görkem ile cümle

görkem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Efrayimin görkemi bir kuş gibi uçup gidecek, Ne doğum ne gebelik olacak, kimse gebe kalmayacak.Čo do Efraima, ich sláva zaletí jako vták na toľko, že nebude pôrodu ani tehotenstva ani počatia.
Efrayimin görkemi bir kuş gibi uçup gidecek, Ne doğum ne gebelik olacak, kimse gebe kalmayacak.Cual ave volará la gloria de Efraín: sin nacimiento, sin embarazo y sin concepción
Efrayimin görkemi bir kuş gibi uçup gidecek, Ne doğum ne gebelik olacak, kimse gebe kalmayacak.Deres Herlighed flyver som Fugle, Fødsel, Svangerskab, Undfangelse forbi!
Efrayimin görkemi bir kuş gibi uçup gidecek, Ne doğum ne gebelik olacak, kimse gebe kalmayacak.Efraim! Elszáll dicsõségök, mint a madár! Nem lesz szülés, sem terhesség, sem fogamzás!
Efrayimin görkemi bir kuş gibi uçup gidecek, Ne doğum ne gebelik olacak, kimse gebe kalmayacak.Efraim jako pták zaletí, i sláva jejich od narození a od života, nýbrž od početí.
Efrayimin görkemi bir kuş gibi uçup gidecek, Ne doğum ne gebelik olacak, kimse gebe kalmayacak.Efraim - lintuna lentää pois heidän kunniansa: ei synnyttämistä, ei raskautta, ei sikiämistä enää.
Efrayimin görkemi bir kuş gibi uçup gidecek, Ne doğum ne gebelik olacak, kimse gebe kalmayacak.Efraimova slava odleti kakor ptica. Ne bo poroda, ne noseče, ne spočetja;
Efrayimin görkemi bir kuş gibi uçup gidecek, Ne doğum ne gebelik olacak, kimse gebe kalmayacak.Efra'ims herlighet skal flyve bort som en fugl. Ingen fødsel, intet fruktsommelig morsliv, ingen undfangelse!
Efrayimin görkemi bir kuş gibi uçup gidecek, Ne doğum ne gebelik olacak, kimse gebe kalmayacak.에브라임의 영광이 새같이 날아 가리니 해산함이나 아이 뱀이나 잉태함이 없으리라
Efrayimin görkemi bir kuş gibi uçup gidecek, Ne doğum ne gebelik olacak, kimse gebe kalmayacak.La gloire d`Éphraïm s`envolera comme un oiseau: Plus de naissance, plus de grossesse, plus de conception.
Efrayimin görkemi bir kuş gibi uçup gidecek, Ne doğum ne gebelik olacak, kimse gebe kalmayacak.La gloria di Efraim volerà via come un uccello, non più nascite, né gravidanze, né concepimenti
Efrayimin görkemi bir kuş gibi uçup gidecek, Ne doğum ne gebelik olacak, kimse gebe kalmayacak.Quanto a Efraim, a sua glória como ave voará; não haverá nascimento, nem gravidez, nem concepção.
Efrayimin görkemi bir kuş gibi uçup gidecek, Ne doğum ne gebelik olacak, kimse gebe kalmayacak.Slava lui Efraim va sbura ca o pasăre: nu mai este nicio naştere, nicio însărcinare, şi nicio zămislire!
Efrayimin görkemi bir kuş gibi uçup gidecek, Ne doğum ne gebelik olacak, kimse gebe kalmayacak.Sự vinh hiển của Ép-ra-im sẽ bay đi như chim: sẽ không đẻ, không thai, không nghén nữa!
Efrayimin görkemi bir kuş gibi uçup gidecek, Ne doğum ne gebelik olacak, kimse gebe kalmayacak.Sự vinh_hiển của Ép - ra-im sẽ bay đi như chim : sẽ không đẻ , không thai , không nghén nữa !
Efrayimin görkemi bir kuş gibi uçup gidecek, Ne doğum ne gebelik olacak, kimse gebe kalmayacak.У Ефремлян, как птица улетит слава: ни рождения, ни беременности,ни зачатия не будет .
Efrayimin görkemi bir kuş gibi uçup gidecek, Ne doğum ne gebelik olacak, kimse gebe kalmayacak.אפרים כעוף יתעופף כבודם מלדה ומבטן ומהריון׃
Efrayimin görkemi bir kuş gibi uçup gidecek, Ne doğum ne gebelik olacak, kimse gebe kalmayacak.افرايم تطير كرامتهم كطائر من الولادة ومن البطن ومن الحبل.
Efrayimin görkemi bir kuş gibi uçup gidecek, Ne doğum ne gebelik olacak, kimse gebe kalmayacak.至 於 以 法 蓮 人 、 他 們 的 榮 耀 必 如 鳥 飛 去 、 必 不 生 產 、 不 懷 胎 、 不 成 孕
Efrayimin görkemi bir kuş gibi uçup gidecek, Ne doğum ne gebelik olacak, kimse gebe kalmayacak.至於 以法 蓮人 、 他 們 的 榮耀必 如 鳥飛 去 、 必不生產 、 不 懷胎 、 不 成 孕
El yazması eserlerde açılış sayfaları görkemli olur, onlar gibi görkemli yapılmışlar.Laten we eens kijken naar het eerste dubbele paneel.
El yazması eserlerde açılış sayfaları görkemli olur, onlar gibi görkemli yapılmışlar.Można by pomyśleć, że to jak pierwsza iluminowana litera rozapoczynająca czasami manuskrypt.
El yazması eserlerde açılış sayfaları görkemli olur, onlar gibi görkemli yapılmışlar.Možná vám to připomene iniciálu na začátku iluminovaného rukopisu.
El yazması eserlerde açılış sayfaları görkemli olur, onlar gibi görkemli yapılmışlar.Її можна порівняти з оздобленою великою літерою, яка починає рукопис.
Evet, O kendisinden korkanları kurtarmak üzeredir, Görkemi ülkemizde yaşasın diye.(84:10) Так, близко к боящимся Его спасение Его, чтобы обитала слава в земле нашей!
Evet, O kendisinden korkanları kurtarmak üzeredir, Görkemi ülkemizde yaşasın diye.(85:10) Oui, son salut est près de ceux qui le craignent, Afin que la gloire habite dans notre pays.
Evet, O kendisinden korkanları kurtarmak üzeredir, Görkemi ülkemizde yaşasın diye.Certamente que a sua salvação está perto aqueles que o temem, para que a glória habite em nossa terra.
Evet, O kendisinden korkanları kurtarmak üzeredir, Görkemi ülkemizde yaşasın diye.Ciertamente cercana está su salvación para los que le temen, para que habite la gloria en nuestra tierra
Evet, O kendisinden korkanları kurtarmak üzeredir, Görkemi ülkemizde yaşasın diye.Da, mîntuirea Lui este aproape de ceice se tem de El, pentruca în ţara noastră să locuiască slava.
Evet, O kendisinden korkanları kurtarmak üzeredir, Görkemi ülkemizde yaşasın diye.Doch ist ja seine Hilfe nahe denen, die ihn fürchten, daß in unserm Lande Ehre wohne;
Evet, O kendisinden korkanları kurtarmak üzeredir, Görkemi ülkemizde yaşasın diye.ja, nær er hans Frelse for dem, som frygter ham, snart skal Herlighed bo i vort Land;
Evet, O kendisinden korkanları kurtarmak üzeredir, Görkemi ülkemizde yaşasın diye.진실로 그의 구원이 그를 경외하는 자에게 가까우니 이에 영광이 우리 땅에 거하리이다
Evet, O kendisinden korkanları kurtarmak üzeredir, Görkemi ülkemizde yaşasın diye.Res, blizu je njim, ki se njega bojé, zveličanje njegovo, da bi zopet slava prebivala v deželi naši.
Evet, O kendisinden korkanları kurtarmak üzeredir, Görkemi ülkemizde yaşasın diye.Sự cứu rỗi của Ngài thật ở gần những kẻ kính sợ Ngài, hầu cho sự vinh hiển được ở trong xứ chúng ta.
Evet, O kendisinden korkanları kurtarmak üzeredir, Görkemi ülkemizde yaşasın diye.Sự cứu_rỗi của Ngài thật ở gần những kẻ kính sợ Ngài , hầu cho sự vinh_hiển được ở trong xứ chúng_ta .
Evet, O kendisinden korkanları kurtarmak üzeredir, Görkemi ülkemizde yaşasın diye.Sungguh, Ia siap menyelamatkan orang yang takwa, Allah yang agung akan berdiam di negeri kita
Evet, O kendisinden korkanları kurtarmak üzeredir, Görkemi ülkemizde yaşasın diye.Βεβαιως πλησιον των φοβουμενων αυτον ειναι η σωτηρια αυτου, δια να κατοικη δοξα εν τη γη ημων.
Evet, O kendisinden korkanları kurtarmak üzeredir, Görkemi ülkemizde yaşasın diye.Наистина Неговото спасение е близо при ония, които Му се боят, За да обитава слава в нашата земя.
Evet, O kendisinden korkanları kurtarmak üzeredir, Görkemi ülkemizde yaşasın diye.אך קרוב ליראיו ישעו לשכן כבוד בארצנו׃
Evet, O kendisinden korkanları kurtarmak üzeredir, Görkemi ülkemizde yaşasın diye.‎لان خلاصه قريب من خائفيه ليسكن المجد في ارضنا‎.
Evet, O kendisinden korkanları kurtarmak üzeredir, Görkemi ülkemizde yaşasın diye.他 的 救 恩 、 誠 然 與 敬 畏 他 的 人 相 近 、 叫 榮 耀 住 在 我 們 的 地 上
Evet, O kendisinden korkanları kurtarmak üzeredir, Görkemi ülkemizde yaşasın diye.他 的 救恩 、 誠然與敬畏 他 的 人 相近 、 叫 榮耀 住在 我 們 的 地上
‹‹Ey kral, Yüce Tanrı atan Nebukadnessara krallığı, büyüklüğü, yüceliği, görkemi verdi.Åt din fader Nebukadnessar, o konung, gav den högste Guden rike, storhet, ära och härlighet;
‹‹Ey kral, Yüce Tanrı atan Nebukadnessara krallığı, büyüklüğü, yüceliği, görkemi verdi.Den højeste Gud, o Konge, gav din Fader Nebukadnezar Kongedømme, Magt, Herlighed og Ære;
‹‹Ey kral, Yüce Tanrı atan Nebukadnessara krallığı, büyüklüğü, yüceliği, görkemi verdi.El Dios Altísimo, oh rey, dio a tu padre Nabucodonosor la realeza, la grandeza, la majestad y el esplendor
‹‹Ey kral, Yüce Tanrı atan Nebukadnessara krallığı, büyüklüğü, yüceliği, görkemi verdi.Herr König, Gott der Höchste hat deinem Vater, Nebukadnezar, Königreich, Macht, Ehre und Herrlichkeit gegeben.
‹‹Ey kral, Yüce Tanrı atan Nebukadnessara krallığı, büyüklüğü, yüceliği, görkemi verdi.Împărate, Dumnezeul cel Prea Înalt dăduse tatălui tău Nebucadneţar: împărăţie, mărime, slavă şi strălucire;
‹‹Ey kral, Yüce Tanrı atan Nebukadnessara krallığı, büyüklüğü, yüceliği, görkemi verdi.왕이여 지극히 높으신 하나님이 왕의 부친 느부갓네살에게 나라와 큰 권세와 영광과 위엄을 주셨고
‹‹Ey kral, Yüce Tanrı atan Nebukadnessara krallığı, büyüklüğü, yüceliği, görkemi verdi.Konge! Den høieste Gud gav Nebukadnesar, din far, riket og makten og æren og herligheten;
‹‹Ey kral, Yüce Tanrı atan Nebukadnessara krallığı, büyüklüğü, yüceliği, görkemi verdi.O Altíssimo Deus, ó rei, deu a Nabucodonozor, teu pai, o reino e a grandeza, glória e majestade;
‹‹Ey kral, Yüce Tanrı atan Nebukadnessara krallığı, büyüklüğü, yüceliği, görkemi verdi.O re, il Dio altissimo aveva dato a Nabucodònosor tuo padre regno, grandezza, gloria e magnificenza
‹‹Ey kral, Yüce Tanrı atan Nebukadnessara krallığı, büyüklüğü, yüceliği, görkemi verdi.Ti, o kralj! Bog Najvišji je dal Nebukadnezarju, očetu tvojemu, kraljestvo in velikost in čast in slavo;
‹‹Ey kral, Yüce Tanrı atan Nebukadnessara krallığı, büyüklüğü, yüceliği, görkemi verdi.Ty králi, slyš: Bůh nejvyšší královstvím a důstojností i slávou a okrasou obdařil Nabuchodonozora otce tvého,
‹‹Ey kral, Yüce Tanrı atan Nebukadnessara krallığı, büyüklüğü, yüceliği, görkemi verdi.Ty, ó, kráľu počuj! Bôh Najvyšší dal Nabuchodonozorovi, tvojmu otcovi, kráľovstvo a veličenstvo, česť a slávu.
‹‹Ey kral, Yüce Tanrı atan Nebukadnessara krallığı, büyüklüğü, yüceliği, görkemi verdi.Царь! Всевышний Бог даровал отцу твоему Навуходоносору царство,величие, честь и славу.
‹‹Ey kral, Yüce Tanrı atan Nebukadnessara krallığı, büyüklüğü, yüceliği, görkemi verdi.Царю, Всевишният Бог даде на дядо ти Навуходоносора царство и величие, сила и чест;
‹‹Ey kral, Yüce Tanrı atan Nebukadnessara krallığı, büyüklüğü, yüceliği, görkemi verdi.אנתה מלכא אלהא עליא מלכותא ורבותא ויקרא והדרה יהב לנבכדנצר אבוך׃
‹‹Ey kral, Yüce Tanrı atan Nebukadnessara krallığı, büyüklüğü, yüceliği, görkemi verdi.انت ايها الملك فالله العلي اعطى اباك نبوخذناصّر ملكوتا وعظمة وجلالا وبهاء.
‹‹Ey kral, Yüce Tanrı atan Nebukadnessara krallığı, büyüklüğü, yüceliği, görkemi verdi.王 阿 、 至 高 的 神 曾 將 國 位 、 大 權 、 榮 耀 、 威 嚴 、 賜 與 你 父 尼 布 甲 尼 撒
‹‹Ey kral, Yüce Tanrı atan Nebukadnessara krallığı, büyüklüğü, yüceliği, görkemi verdi.王阿 、 至高 的 神曾將國 位 、 大權 、 榮耀 、 威嚴 、 賜與 你 父 尼布甲尼撒

İlgili Sayfalar