görk ile cümle

görk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Fakat heykelcilik de, tüm o görkemli heykel yapıtları, böyle oluşmuştur.أفهمه من النحت العظيم، هو تفكيكي، لأنك ترى القطعة،
Fakat heykelcilik de, tüm o görkemli heykel yapıtları, böyle oluşmuştur.彫刻も分解的です なぜなら部分をとらえ そこから不要なものを
Flow çok huzur verici ve görkemli. Deniz yaratığı olmanın nasıl bir şey olduğu hakkında bir oyun.Es acerca de la serenidad y de lo sublime, de experimentar lo que significa ser una criatura del mar.
Flow çok huzur verici ve görkemli. Deniz yaratığı olmanın nasıl bir şey olduğu hakkında bir oyun.Flow recherche la sérénité et le sublime, et permet d'expérimenter ce que c'est d'être une créature des mers.
Flow çok huzur verici ve görkemli. Deniz yaratığı olmanın nasıl bir şey olduğu hakkında bir oyun.Trò đó thể hiện cảnh thanh bình và sự uy nghi về sự trải nghiệm cảm giác khi là một loài động vật biển
Flow çok huzur verici ve görkemli.Es geht um Gelassenheit und das Erhabene.
Flow çok huzur verici ve görkemli.É sobre a serenidade e o sublime.
Flow çok huzur verici ve görkemli.Ha a che fare con la serenità e con il sublime.
Flow çok huzur verici ve görkemli.Het gaat over sereniteit en bewondering.
Flow çok huzur verici ve görkemli.바다 생명체로 존재하는 의미를 경험하는 것입니다.
Flow çok huzur verici ve görkemli.Maga a nyugalom, és fenséges.
Flow çok huzur verici ve görkemli.Πρόκειται για ηρεμία και πρόκειται για μεγαλείο.
Flow çok huzur verici ve görkemli.Она полна спокойствия и возвышенности.
Flow çok huzur verici ve görkemli.Ця гра про безтурботність і піднесення.
Flow çok huzur verici ve görkemli.זה כמו, זה על שלווה וזה על הנשגב.
Flow çok huzur verici ve görkemli.أنها مثل، حول الصفاء وحول سامية.
Flow çok huzur verici ve görkemli.海の生物になった 感覚を体験できます
Gelişini görmek, görkemli bir andı.Bol to nádherný okamih vidieť ho prichádzať.
Gelişini görmek, görkemli bir andı.Es war ein siegreicher Moment.
Gelişini görmek, görkemli bir andı.It was a glorious moment, seeing him arrive.
Gelişini görmek, görkemli bir andı.Pompás pillanat volt látni megérkezni.
Gelişini görmek, görkemli bir andı.To była wspaniała chwila.
Gelişini görmek, görkemli bir andı.Vederlo arrivare fu un momento glorioso.
Gelişini görmek, görkemli bir andı.Пристигането му беше един велик момент."
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.A glória dos jovens é a sua força; e a beleza dos velhos são as cãs.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Az ifjaknak ékessége az õ erejök; és a véneknek dísze az õsz haj.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Der Jünglinge Stärke ist ihr Preis; und graues Haar ist der Alten Schmuck.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.De ungas ära är deras kraft, och de gamlas prydnad äro deras grå hår.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.De unges pryd er deres kraft, og de gamles ære er de grå hår.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Het sieraad van de jeugd is kracht, dat van de ouderen het grijze haar.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.젊은 자의 영화는 그 힘이요 늙은 자의 아름다운 것은 백발이니라
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.La force est la gloire des jeunes gens, Et les cheveux blancs sont l`ornement des vieillards.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.La gloria de los jóvenes es su fuerza; y el esplendor de los ancianos, sus canas
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Orang muda dikagumi karena kekuatannya, dan orang tua dihormati karena ubannya
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Ozdoba mládenců jest síla jejich, a okrasa starců šediny.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Ozdoba młodzieńców jest siła ich, a sędziwość poczciwością starców.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Ozdobou mládencov je ich sila a okrasou starcov šediny.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Slava tinerilor este tăria, dar podoaba bătrînilor sînt perii albi. -
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Sức lực của gã trai trẻ là vinh hiển của người; Còn tóc bạc là sự tôn trọng của ông già.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Sức_lực của gã trai_trẻ là vinh_hiển của người ; Còn tóc bạc là sự tôn_trọng của ông_già .
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Unges Stolthed er deres Styrke, gamles Smykke er grånet Hår.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Vanto dei giovani è la loro forza, ornamento dei vecchi è la canizie
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Voima on nuorukaisen kunnia, ja harmaat hapset ovat vanhusten kaunistus.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Καυχημα των νεων ειναι η δυναμις αυτων και δοξα των γεροντων η πολια.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Славата на младите е силата им, И украшението на старците са белите им коси.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Слава юношей – сила их, а украшение стариков - седина.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.תפארת בחורים כחם והדר זקנים שיבה׃
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.فخر الشبان قوتهم وبهاء الشيوخ الشيب.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.強 壯 乃 少 年 人 的 榮 耀 . 白 髮 為 老 年 人 的 尊 榮
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.強壯 乃 少年人 的 榮耀 . 白髮為 老年人 的 尊榮
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.A realidade e a História têm dotado esse título de grandeza.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.A valóság és a történelem tiszteletet parancsolóvá tette a nevet.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.De werkelijkheid en de geschiedenis hebben de titel met grandeur bekleed.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.Họ có được danh hiệu của sự kính trọng.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.현실과 역사는 그 명칭에 위엄을 가져다 주었습니다.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.La realidad y la historia han dotado al título de grandiosidad .
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.La réalité et l'histoire ont doté ce titre d'une grandeur.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.Realita a historie obdařily tento titul honosností.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.Realitatea și istoria au înobilat acel titlu cu grandoare.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.Realtà e storia hanno conferito grandezza a quel titolo.

İlgili Sayfalar