görk ile cümle
görk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.Car les châtiments de Dieu m`épouvantent, Et je ne puis rien devant sa majesté.
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.Denn ich fürchte Gottes Strafe über mich und könnte seine Last nicht ertragen.
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.For Guds straff fylte mig med redsel, og mot hans velde maktet jeg intet.
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.Jag måste då frukta ofärd ifrån Gud och skulle stå maktlös inför hans majestät.
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.나는 하나님의 재앙을 심히 두려워하고 그 위엄을 인하여 아무 것도 할 수 없느니라
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.Lebo išiel na mňa strach pred zkazou silného Boha, a pre jeho velebnosť nemohol som vykonať takú vec.
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.Nebo jsem se bál, aby mne Bůh nesetřel, jehož bych velebnosti nikoli neznikl.
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.perché mi incute timore la mano di Dio e davanti alla sua maestà non posso resistere
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.Pois a calamidade vinda de Deus seria para mim um horror, e eu não poderia suportar a sua majestade.
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.Porque he temido el castigo de Dios, contra cuya majestad yo no podría actuar
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.Sillä silloin olisi minun peljättävä turmiota Jumalalta, enkä kestäisi hänen valtasuuruutensa edessä.
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.szen [úgy] rettegtem Isten csapásától, és fensége elõtt tehetetlen valék!
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.Tak akan aku berbuat begitu, sebab hukuman Allah sangat mengecutkan hatiku
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.Thi Guds Rædsel var kommet over mig, og når han rejste sig, magted jeg intet!
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.Zakaj pogubljenje od Boga mogočnega mi je bilo v strah in vpričo Njegove vzvišenosti nisem mogel ničesar.
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.Διοτι ο παρα του Θεου ολεθρος ητο εις εμε φρικη και δια την μεγαλειοτητα αυτου δεν ηθελον δυνηθη να ανθεξω.
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.Защото погибел от Бога беше ужас за мене, И пред Неговото величие не можех да сторя нищо.
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.ибо страшно для меня наказание от Бога: пред величием Его не устоял бы я.
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.כי פחד אלי איד אל ומשאתו לא אוכל׃
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.لان البوار من الله رعب عليّ ومن جلاله لم استطع
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.因 神 降 的 災 禍 、 使 我 恐 懼 、 因 他 的 威 嚴 、 我 不 能 妄 為
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.因 神 降 的 災禍 、 使我 恐懼 、 因 他 的 威嚴 、 我 不 能 妄為
Dallanıp budaklanacaklar, Görkemleri zeytin ağacını, Kokuları Lübnan sedirini andıracak.(14:7) Расширятся ветви его, и будет красота его, как маслины, и благоухание от него, какот Ливана.
Dallanıp budaklanacaklar, Görkemleri zeytin ağacını, Kokuları Lübnan sedirini andıracak.Jeg vil være Israel som Dug, han skal blomstre som Liljen, Rod skal han slå som en Poppel
Dallanıp budaklanacaklar, Görkemleri zeytin ağacını, Kokuları Lübnan sedirini andıracak.Jeho mládniky sa rozídu, a jeho nádhera bude jako nádhera olivy, a jeho vôňa bude jako vôňa Libanona.
Dallanıp budaklanacaklar, Görkemleri zeytin ağacını, Kokuları Lübnan sedirini andıracak.그 가지는 퍼지며 그 아름다움은 감람나무와 같고 그 향기는 레바논 백향목 같으리니
Dallanıp budaklanacaklar, Görkemleri zeytin ağacını, Kokuları Lübnan sedirini andıracak.Minä olen oleva Israelille kuin kaste, se on kukoistava kuin lilja ja juurtuva syvälle kuin Libanon.
Dallanıp budaklanacaklar, Görkemleri zeytin ağacını, Kokuları Lübnan sedirini andıracak.Olyanná leszek Izráelnek, mint a harmat. Virágozni fog, mint a liliom, és gyökeret ver, mint a Libánon.
Dallanıp budaklanacaklar, Görkemleri zeytin ağacını, Kokuları Lübnan sedirini andıracak.Ramurile lui se vor întinde; măreţia lui va fi ca a măslinului, şi miresmele lui ca ale Libanului.
Dallanıp budaklanacaklar, Görkemleri zeytin ağacını, Kokuları Lübnan sedirini andıracak.Razprostro se njegove veje, in lepota njegova bode kakor oljka in duh njegov kakor Libanon.
Dallanıp budaklanacaklar, Görkemleri zeytin ağacını, Kokuları Lübnan sedirini andıracak.Rozloží se ratoléstky jeho, a bude jako oliva okrasa jeho, a vůně jeho jako Libánská.
Dallanıp budaklanacaklar, Görkemleri zeytin ağacını, Kokuları Lübnan sedirini andıracak.Rozrosną się gałęzie jego, a ozdoba jego będzie jako oliwne drzewo, a woń jego jako Libańska.
Dallanıp budaklanacaklar, Görkemleri zeytin ağacını, Kokuları Lübnan sedirini andıracak.Sarò come rugiada per Israele; esso fiorirà come un giglio e metterà radici come un albero del Libano
Dallanıp budaklanacaklar, Görkemleri zeytin ağacını, Kokuları Lübnan sedirini andıracak.Ses rameaux s`étendront; Il aura la magnificence de l`olivier, Et les parfums du Liban.
Dallanıp budaklanacaklar, Görkemleri zeytin ağacını, Kokuları Lübnan sedirini andıracak.Sus ramas se extenderán. Su esplendor será como el del olivo, y su fragancia como la del Líbano
Dallanıp budaklanacaklar, Görkemleri zeytin ağacını, Kokuları Lübnan sedirini andıracak.Οι κλαδοι αυτου θελουσιν εξαπλωθη και η δοξα αυτου θελει εισθαι ως ελαιας και η οσμη αυτου ως του Λιβανου.
Dallanıp budaklanacaklar, Görkemleri zeytin ağacını, Kokuları Lübnan sedirini andıracak.Клоновете му ще се разпространят; Славата му ще бъде като на маслина, И благоуханието му като Ливан.
Dallanıp budaklanacaklar, Görkemleri zeytin ağacını, Kokuları Lübnan sedirini andıracak.ילכו ינקותיו ויהי כזית הודו וריח לו כלבנון׃
Dallanıp budaklanacaklar, Görkemleri zeytin ağacını, Kokuları Lübnan sedirini andıracak.تمتد خراعيبه ويكون بهاؤه كالزيتونة وله رائحة كلبنان.
Dallanıp budaklanacaklar, Görkemleri zeytin ağacını, Kokuları Lübnan sedirini andıracak.他 的 枝 條 必 延 長 、 他 的 榮 華 如 橄 欖 樹 、 他 的 香 氣 如 利 巴 嫩 的 香 柏 樹
Dallanıp budaklanacaklar, Görkemleri zeytin ağacını, Kokuları Lübnan sedirini andıracak.他 的 枝條必 延長 、 他 的 榮華 如 橄欖樹 、 他 的 香氣如利巴 嫩的 香柏樹
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›Gốc nho đã được trồng nơi đất tốt , gần nơi nhiều nước , hầu cho nứt tược , ra trái , trở_nên cây nho tốt .
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›Gốc nho đã được trồng nơi đất tốt, gần nơi nhiều nước, hầu cho nứt tược, ra trái, trở nên cây nho tốt.
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›Hij stond in goede aarde met genoeg water om een uitstekende wijnstok met veel bladeren en vruchten te worden.
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›그 포도나무를 큰 물 가 옥토에 심은 것은 가지를 내고 열매를 맺어서 아름다운 포도나무를 이루게 하려 하였음이니라
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›Zasadený bol na dobrom poli a pri mnohých vodách, aby vyhnal haluzi a niesol ovocie, aby bol krásnym viničom.
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›Тя бе посадена на добра почва, при много води, За да пусне пръчки и да принесе плод, Та да стане добра лоза.
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›אל שדה טוב אל מים רבים היא שתולה לעשות ענף ולשאת פרי להיות לגפן אדרת׃
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›في حقل جيد على مياه كثيرة هي مغروسة لتنبت اغصانا وتحمل ثمرا فتكون كرمة واسعة.
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›這 樹 栽 於 肥 田 多 水 的 旁 邊 、 好 生 枝 子 、 結 果 子 、 成 為 佳 美 的 葡 萄 樹
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›這樹 栽於 肥田 多水 的 旁邊 、 好生 枝子 、 結果子 、 成為 佳 美的 葡萄樹
Devrilir sana başkaldıranlar büyük görkemin karşısında, Gönderir gazabını anız gibi tüketirsin onları.A w wielkości Majestatu twego podwróciłeś przeciwniki twoje; puściłeś gniew twój, który je pożarł jako słomę.
Devrilir sana başkaldıranlar büyük görkemin karşısında, Gönderir gazabını anız gibi tüketirsin onları.con sublime grandezza abbatti i tuoi avversari, scateni il tuo furore che li divora come paglia
Devrilir sana başkaldıranlar büyük görkemin karşısında, Gönderir gazabını anız gibi tüketirsin onları.Fenséged nagyságával zúzod össze támadóid, kibocsátod haragod s megemészti az õket mint tarlót.
Devrilir sana başkaldıranlar büyük görkemin karşısında, Gönderir gazabını anız gibi tüketirsin onları.I din Højheds Vælde fælder du dine Modstandere, du slipper din Harme løs, den fortærer dem som Strå.
Devrilir sana başkaldıranlar büyük görkemin karşısında, Gönderir gazabını anız gibi tüketirsin onları.주께서 주의 큰 위엄으로 주를 거스리는 자를 엎으시나이다 주께서 진노를 발하시니 그 진노가 그들을 초개같이 사르니이다
Devrilir sana başkaldıranlar büyük görkemin karşısında, Gönderir gazabını anız gibi tüketirsin onları.Og i din høihets velde slår du dine motstandere ned; du slipper din vrede løs, den fortærer dem som strå.
Devrilir sana başkaldıranlar büyük görkemin karşısında, Gönderir gazabını anız gibi tüketirsin onları.Величием славы Твоей Ты низложил восставших против Тебя. Ты послалгнев Твой, и он попалил их, как солому.
Devrilir sana başkaldıranlar büyük görkemin karşısında, Gönderir gazabını anız gibi tüketirsin onları.С превъзходното Си величие изтребил си противниците Си Пратил си гнева Си, и пояде ги като слама.
Devrilir sana başkaldıranlar büyük görkemin karşısında, Gönderir gazabını anız gibi tüketirsin onları.וברב גאונך תהרס קמיך תשלח חרנך יאכלמו כקש׃