görk ile cümle
görk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
12
ORT. KELİME
Böylece 1194 yılında Chartes şehri görkemiyle onun önemine eşdeğer olacak bir kilise inşa edebilecekti.Chtěla, aby uvolnil místo, na kterém v roce 1194 mohl stát kostel vhodný Panně Marii.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.De priesters mcesten gewoon naar buiten, want de heerlijkheid en glorie van de HERE vulde het hele gebouw.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.제사장이 그 구름으로 인하여 능히 서서 섬기지 못하였으니 이는 여호와의 영광이 여호와의 전에 가득함이었더라
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.takže nemohli kňazi obstáť a slúžiť pre oblak, lebo sláva Hospodinova naplnila dom Hospodinov.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.Tak že nemohli kněží ostáti a sloužiti pro ten oblak; nebo sláva Hospodinova naplnila dům Hospodinův.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.и не могли священники стоять на служении, по причине облака, ибослава Господня наполнила храм Господень.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.ולא יכלו הכהנים לעמד לשרת מפני הענן כי מלא כבוד יהוה את בית יהוה׃
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.ولم يستطع الكهنة ان يقفوا للخدمة بسبب السحاب لان مجد الرب ملأ بيت الرب
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.甚 至 祭 司 不 能 站 立 供 職 、 因 為 耶 和 華 的 榮 光 充 滿 了 殿
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.甚至 祭司 不 能 站立 供職 、 因為 耶和華 的 榮光 充滿 了 殿
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.제사장이 그 구름으로 인하여 능히 서서 섬기지 못하였으니 이는 여호와의 영광이 하나님의 전에 가득함이었더라
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.Og for skyens skyld kunde prestene ikke bli stående og gjøre tjeneste; for Herrens herlighet fylte Guds hus.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.så at Præsterne af Skyen hindredes i at stå og udføre deres Tjeneste, thi HERRENs Herlighed fyldte Guds Hus.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.Tak iż się nie mogli kapłani ostać, i służyć dla onego obłoku; albowiem napełniła była chwała Pańska dom Boży.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.takže nemohli kňazi obstáť a svätoslúžiť pre oblak, lebo sláva Hospodinova naplnila dom Boží.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.Tak že nemohli kněží ostáti a sloužiti pro ten oblak; nebo sláva Hospodinova byla naplnila dům Boží.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.и не могли священники стоять на служении по причине облака, потомучто слава Господня наполнила дом Божий.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.ולא יכלו הכהנים לעמוד לשרת מפני הענן כי מלא כבוד יהוה את בית האלהים׃
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.ولم يستطع الكهنة ان يقفوا للخدمة بسبب السحاب لان مجد الرب ملأ بيت الله
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.甚 至 祭 司 不 能 站 立 供 職 、 因 為 耶 和 華 的 榮 光 充 滿 了 神 的 殿
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.甚至 祭司 不 能 站立 供職 、 因為 耶和華 的 榮光 充滿 了 神 的 殿
Bu görkemli vücut, yaklaşan ölüme teslim olmak üzere. .Ano, je. Je to nadherne atleticke telo, ktore prave celi blizkej smrti.
Bu görkemli vücut, yaklaşan ölüme teslim olmak üzere. .Asa-i. Este un corp atletic, frumos, infrant acum de moartea iminenta.
Bu görkemli vücut, yaklaşan ölüme teslim olmak üzere. .Es. Es ese hermoso cuerpo atlético que Ahora es derrotado por una muerte inminente.
Bu görkemli vücut, yaklaşan ölüme teslim olmak üzere. .Het is dat prachtige atletische lichaam die nu verslagen is door dreigende dood.
Bu görkemli vücut, yaklaşan ölüme teslim olmak üzere. .To ano. Toto krásné atletické tělo, které je nyní přemoženo bížící se smrtí.
Bu görkemli vücut, yaklaşan ölüme teslim olmak üzere. .Όντως! Είναι ότι αυτό το όμορφο γυμνασμένο σώμα κατανικάται τώρα από τον επερχόμενο θάνατο.
Bu görkemli vücut, yaklaşan ölüme teslim olmak üzere. .Ж: Верно. Это прекрасное тело одолевает неминуемая смерть.
Bu görkemli vücut, yaklaşan ölüme teslim olmak üzere. .Це те прекрасне атлетичне тіло, що потерпає тепер поразку від неминучої смерті.
Bu iki integrali toplayabiliriz. Ne buluruz? Görkemli sonucumuzu elde ederiz. -A diferencial de área, certo, que nós podemos imaginar como um da, que é a mesma coisa que um dx da!
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.이 일 후에 다른 천사가 하늘에서 내려오는 것을 보니 큰 권세를 가졌는데 그의 영광으로 땅이 환하여지더라
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.Potom pak viděl jsem anděla sstupujícího s nebe, majícího moc velikou, a země osvícena byla od slávy jeho.
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.Potom som videl iného anjela, sostupujúceho z neba, ktorý mal veľkú moc, a zem bola osvietená od jeho slávy.
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.А після сього бачив я ангела, що сходив з неба, що мав велику власть; а земля осьвітилась від слави його.
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.И земните търговци плачат и жалеят за нея, защото никой вече не купува стоките им,
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.После сего я увидел иного Ангела, сходящего с неба и имеющего власть великую; земля осветилась от славы его.
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.אחרי כן ראיתי מלאך אחר יורד מן השמים אשר לו שלטן גדול והארץ האירה מכבדו׃
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.ثم بعد هذا رأيت ملاكا آخر نازلا من السماء له سلطان عظيم واستنارت الارض من بهائه.
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.此 後 、 我 看 見 另 有 一 位 大 權 柄 的 天 使 從 天 降 下 . 地 就 因 他 的 榮 耀 發 光
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.此後 、 我看見 另 有 一 位 大權柄 的 天使 從天 降下 . 地 就 因 他 的 榮耀發光
Bunun gibi bir şey; çok görkemli değil; çok sofistike değil. Bu.Algo parecido a esto, sin mucha pompa, no muy sofisticado, esto.
Bunun gibi bir şey; çok görkemli değil; çok sofistike değil. Bu.Asi takhle, nic pompézního, nic sofistikovaného, tohle.
Bunun gibi bir şey; çok görkemli değil; çok sofistike değil. Bu.Cam așa, fără multă pompă, nu foarte sofisticat, așa.
Bunun gibi bir şey; çok görkemli değil; çok sofistike değil. Bu.Come questo: né sfarzoso, né complesso: così.
Bunun gibi bir şey; çok görkemli değil; çok sofistike değil. Bu.Coś takiego - niezbyt wyszukanego, niezbyt napuszonego, o "tak".
Bunun gibi bir şey; çok görkemli değil; çok sofistike değil. Bu.이렇게요, 화려하지도 복잡하지도 않게, 이렇게.
Bunun gibi bir şey; çok görkemli değil; çok sofistike değil. Bu.Quelque chose comme ça, ni très pompeux ni très sophistiqué, ça.
Bunun gibi bir şey; çok görkemli değil; çok sofistike değil. Bu.Så där, inget speciellt, inget sofistikerat, så.
Bunun gibi bir şey; çok görkemli değil; çok sofistike değil. Bu.Seperti ini, tidak terlalu megah, tidak terlalu berkelas, ini.
Bunun gibi bir şey; çok görkemli değil; çok sofistike değil. Bu.So was, zum Beispiel, gar nicht pompös, gar nicht kompliziert, so.
Bunun gibi bir şey; çok görkemli değil; çok sofistike değil. Bu.Valami ilyesmit, semmi flanc, semmi kifinomultság, ennyi.
Bunun gibi bir şey; çok görkemli değil; çok sofistike değil. Bu.Zoiets als dit, niet heel uitbundig, niet heel geraffineerd, gewoon zoiets als dit.
Bunun gibi bir şey; çok görkemli değil; çok sofistike değil. Bu.Κάτι σαν αυτό, όχι πολύ πομπώδες, ούτε πολύ σοφιστικέ, αυτό.
Bunun gibi bir şey; çok görkemli değil; çok sofistike değil. Bu.Нещо такова - не много помпозно, не много изтънчено, така.
Bunun gibi bir şey; çok görkemli değil; çok sofistike değil. Bu.משהו כגון זה, לא בולט מדי, לא מאד מתוחכם, כזה.
Bunun gibi bir şey; çok görkemli değil; çok sofistike değil. Bu.إشارة كهذه، ليست سريعة وغير معقدة، هكذا
Bunun gibi bir şey; çok görkemli değil; çok sofistike değil. Bu.すると突然 混沌の中から 秩序が生まれる
Bunun gibi bir şey; çok görkemli değil; çok sofistike değil.Что-то вроде этого... без напыщенности или изощренности. Вот так...
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.Ce sont de grandes oeuvres montrant la torture et l'abus de pouvoir dans le style tout en volumes de Botero.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.Chúng là những bức tranh lớn về sự tra tấn và lạm dụng quyền lực, theo nhiều phong cách Botero