görevliler ile cümle

görevliler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Gün doğunca yargıçlar görevlileri göndererek, ‹‹O adamları serbest bırak›› dediler.A když bylo ve dne, poslali úředníci služebníky, řkouce: Vypusť ty lidi.
Gün doğunca yargıçlar görevlileri göndererek, ‹‹O adamları serbest bırak›› dediler.A keď bol deň, poslali velitelia hajdúchov s odkazom: Prepusti tých ľudí!
Gün doğunca yargıçlar görevlileri göndererek, ‹‹O adamları serbest bırak›› dediler.Cuando se hizo de día, los magistrados enviaron a los oficiales a decirle: --Suelta a esos hombres
Gün doğunca yargıçlar görevlileri göndererek, ‹‹O adamları serbest bırak›› dediler.Da det nu var blitt dag, sendte styresmennene bud med sine tjenere: Gi disse mennesker fri!
Gün doğunca yargıçlar görevlileri göndererek, ‹‹O adamları serbest bırak›› dediler.Ðến sáng , thượng_quan sai lính nói cùng người đề_lao rằng : Hãy thả các người ấy đi .
Gün doğunca yargıçlar görevlileri göndererek, ‹‹O adamları serbest bırak›› dediler.Ðến sáng, thượng quan sai lính nói cùng người đề lao rằng: Hãy thả các người ấy đi.
Gün doğunca yargıçlar görevlileri göndererek, ‹‹O adamları serbest bırak›› dediler.Fattosi giorno, i magistrati inviarono le guardie a dire: «Libera quegli uomini!»
Gün doğunca yargıçlar görevlileri göndererek, ‹‹O adamları serbest bırak›› dediler.날이 새매 상관들이 아전을 보내어 이 사람들을 놓으라 하니
Gün doğunca yargıçlar görevlileri göndererek, ‹‹O adamları serbest bırak›› dediler.Ko se je pa zdanilo, pošljejo uradniki biriče, naj reko: Izpusti tista moža:
Gün doğunca yargıçlar görevlileri göndererek, ‹‹O adamları serbest bırak›› dediler.Men da det var blevet Dag, sendte Høvedsmændene Bysvendene hen og sagde: "Løslad de Mænd!"
Gün doğunca yargıçlar görevlileri göndererek, ‹‹O adamları serbest bırak›› dediler.Men när det hade blivit dag, sände domarna åstad rättstjänarna och läto säga: »Släpp ut männen.»
Gün doğunca yargıçlar görevlileri göndererek, ‹‹O adamları serbest bırak›› dediler.Mikor pedig megvirradt, a bírák elküldék a poroszlókat, mondván: Bocsásd el azokat az embereket.
Gün doğunca yargıçlar görevlileri göndererek, ‹‹O adamları serbest bırak›› dediler.Päivän tultua päälliköt lähettivät oikeudenpalvelijat sanomaan: "Päästä irti ne miehet".
Gün doğunca yargıçlar görevlileri göndererek, ‹‹O adamları serbest bırak›› dediler.Quand il fit jour, les préteurs envoyèrent les licteurs pour dire au geôlier: Relâche ces hommes.
Gün doğunca yargıçlar görevlileri göndererek, ‹‹O adamları serbest bırak›› dediler.Quando amanheceu, os magistrados mandaram quadrilheiros a dizer: Soltai aqueles homens.
Gün doğunca yargıçlar görevlileri göndererek, ‹‹O adamları serbest bırak›› dediler.'s Morgens vroeg stuurden de rechters hun dienaars met een boodschap naar de cipier.
Gün doğunca yargıçlar görevlileri göndererek, ‹‹O adamları serbest bırak›› dediler.Und da es Tag ward, sandten die Hauptleute Stadtdiener und sprachen: Laß die Menschen gehen!
Gün doğunca yargıçlar görevlileri göndererek, ‹‹O adamları serbest bırak›› dediler.Αφου δε εγεινεν ημερα, εστειλαν οι στρατηγοι τους ραβδουχους, λεγοντες Απολυσον τους ανθρωπους εκεινους.
Gün doğunca yargıçlar görevlileri göndererek, ‹‹O adamları serbest bırak›› dediler.Когда же настал день, воеводы послали городских служителей сказать: отпусти тех людей.
Gün doğunca yargıçlar görevlileri göndererek, ‹‹O adamları serbest bırak›› dediler.Як же настав день, прислали воїводи наличників, кажучи: Відпусти людей сих.
Gün doğunca yargıçlar görevlileri göndererek, ‹‹O adamları serbest bırak›› dediler.ובחית הבקר שלחו השרים את השוטרים לאמר שלח את האנשים ההם׃
Gün doğunca yargıçlar görevlileri göndererek, ‹‹O adamları serbest bırak›› dediler.ولما صار النهار ارسل الولاة الجلادين قائلين اطلق ذينك الرجلين‎.
Gün doğunca yargıçlar görevlileri göndererek, ‹‹O adamları serbest bırak›› dediler.到 了 天 亮 、 官 長 打 發 差 役 來 說 、 釋 放 那 兩 個 人 罷
Gün doğunca yargıçlar görevlileri göndererek, ‹‹O adamları serbest bırak›› dediler.到了 天亮 、 官長打發 差役 來說 、 釋放 那 兩 個人罷
- Güvenlik görevlilerini saymıyorum bile.Sem contar os seguranças.
- Güvenlik görevlilerini saymıyorum bile. - Yukarıda başka kimse var mı? Hayır.Za kogo oni się mają?
- Güvenlik görevlilerini saymıyorum bile.Няма да споменавам охраната.
Her kâhin bunları hazine görevlilerinden alsın. Tapınağın neresinde yıkık bir yer varsa, onarılsın.››제사장들이 각각 아는 자에게서 받아 들여서 전의 어느 곳이든지 퇴락한 것을 보거든 그것으로 수리하라 하였더니
Her kâhin bunları hazine görevlilerinden alsın. Tapınağın neresinde yıkık bir yer varsa, onarılsın.››Vezmou kněží k sobě, jeden každý od známého svého, a oni opraví zbořeniny domu všudy, kdež by bylo zboření.
Her kâhin bunları hazine görevlilerinden alsın. Tapınağın neresinde yıkık bir yer varsa, onarılsın.››יקחו להם הכהנים איש מאת מכרו והם יחזקו את בדק הבית לכל אשר ימצא שם בדק׃
Her kâhin bunları hazine görevlilerinden alsın. Tapınağın neresinde yıkık bir yer varsa, onarılsın.››ليأخذها الكهنة لانفسهم كل واحد من عند صاحبه وهم يرمّمون ما تهدم من البيت كل ما وجد فيه متهدما.
Her kâhin bunları hazine görevlilerinden alsın. Tapınağın neresinde yıkık bir yer varsa, onarılsın.››你 們 當 從 所 認 識 的 人 收 了 來 、 修 理 殿 的 一 切 破 壞 之 處
Her kâhin bunları hazine görevlilerinden alsın. Tapınağın neresinde yıkık bir yer varsa, onarılsın.››你 們當從 所 認識 的 人 收 了來 、 修理 殿 的 一切 破壞之處
Hiçbir şey düzenli amacıyla yapılan ve birkaç yerli görevlilerinin gibiydi아무것도 정기 순서대로 수행하지 않고 원래 하인 몇 가지가 보였어
Hiçbir şey düzenli amacıyla yapılan ve birkaç yerli görevlilerinin gibiydiNimic nu a fost făcut pentru ei şi mai multe periodice ale funcţionarilor nativ părea
Hiçbir şey düzenli amacıyla yapılan ve birkaç yerli görevlilerinin gibiydiשום דבר לא נעשה על מנת הרגיל וכמה המשרתים הילידים נראה
Hiçbir şey düzenli amacıyla yapılan ve birkaç yerli görevlilerinin gibiydiلم تفعل شيئا في نظامها العادية وبدا العديد من الخدم الأم
Hiçbir şey düzenli amacıyla yapılan ve birkaç yerli görevlilerinin gibiydiメアリーはslunkを見たり、粉を吹いたとおびえた顔で約急いでそれらの人ながら、行方不明。
Hükümdar yalana kulak verirse, Bütün görevlileri de kötü olur.Ako vladar rad posluša lažnivosti besede, bodo vsi služabniki njegovi brezbožni.
Hükümdar yalana kulak verirse, Bütün görevlileri de kötü olur.A mely uralkodó a hamisságnak beszédire hallgat, annak minden szolgái latrok.
Hükümdar yalana kulak verirse, Bütün görevlileri de kötü olur.Cînd celce stăpîneşte dă ascultare cuvintelor mincinoase, toţi slujitorii lui sînt nişte răi. -
Hükümdar yalana kulak verirse, Bütün görevlileri de kötü olur.Den furste som aktar på lögnaktigt tal, hans tjänare äro alla ogudaktiga.
Hükümdar yalana kulak verirse, Bütün görevlileri de kötü olur.Een leider, die naar leugens luistert, heeft goddeloze dienaars.
Hükümdar yalana kulak verirse, Bütün görevlileri de kötü olur.Ein Herr, der zu Lügen Lust hat, des Diener sind alle gottlos.
Hükümdar yalana kulak verirse, Bütün görevlileri de kötü olur.En Fyrste, som lytter til Løgnetale, får lufter gudløse Tjenere.
Hükümdar yalana kulak verirse, Bütün görevlileri de kötü olur.Hallitsija, joka kuuntelee valhepuheita, saa palvelijoikseen pelkkiä jumalattomia.
Hükümdar yalana kulak verirse, Bütün görevlileri de kötü olur.Jika penguasa memperhatikan berita dusta, pegawainya akan menjadi jahat semua
Hükümdar yalana kulak verirse, Bütün görevlileri de kötü olur.관원이 거짓말을 신청하면 그 하인은 다 악하니라
Hükümdar yalana kulak verirse, Bütün görevlileri de kötü olur.Når en hersker akter på løgnens ord, blir alle hans tjenere ugudelige.
Hükümdar yalana kulak verirse, Bütün görevlileri de kötü olur.Nếu vua lắng tai nghe lời giả dối, Thì các tôi tớ người trở nên gian ác.
Hükümdar yalana kulak verirse, Bütün görevlileri de kötü olur.Nếu vua lắng_tai nghe lời giả_dối , Thì các tôi_tớ người trở_nên gian_ác .
Hükümdar yalana kulak verirse, Bütün görevlileri de kötü olur.O governador que dá atenção �s palavras mentirosas achará que todos os seus servos são ímpios.
Hükümdar yalana kulak verirse, Bütün görevlileri de kötü olur.Pana, który rad słucha słów kłamliwych, wszyscy słudzy jego są niepobożni.
Hükümdar yalana kulak verirse, Bütün görevlileri de kötü olur.Pána toho, kterýž rád poslouchá slov lživých, všickni služebníci jsou bezbožní.
Hükümdar yalana kulak verirse, Bütün görevlileri de kötü olur.Panovník, ktorý pozoruje ušima na lživé slovo, máva všetkých svojich sluhov bezbožníkov.
Hükümdar yalana kulak verirse, Bütün görevlileri de kötü olur.Quand celui qui domine a égard aux paroles mensongères, Tous ses serviteurs sont des méchants.
Hükümdar yalana kulak verirse, Bütün görevlileri de kötü olur.Se un principe dà ascolto alle menzogne, tutti i suoi ministri sono malvagi
Hükümdar yalana kulak verirse, Bütün görevlileri de kötü olur.Si el gobernante atiende a palabras mentirosas, todos sus servidores serán unos impíos
Hükümdar yalana kulak verirse, Bütün görevlileri de kötü olur.Εαν ο διοικητης προσεχη εις λογους ψευδεις, παντες οι υπηρεται αυτου γινονται ασεβεις.
Hükümdar yalana kulak verirse, Bütün görevlileri de kötü olur.Ако слуша управителят лъжливи думи, То всичките му слуги стават нечестиви.
İlgili Sayfalar