görevliler ile cümle
görevliler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Finliler genellikle insanlara ve resmi görevlilere güvenirler.On yleistä, että suomalaiset luottavat toisiin ihmisiin ja viranomaisiin.
Finliler genellikle insanlara ve resmi görevlilere güvenirler.В Финляндии принято доверять другим людям и органам государственной власти.
Finliler genellikle insanlara ve resmi görevlilere güvenirler.من الشائع أن يثق الفنلنديون بالأناس الآخرين وبالسلطات.
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.Et Pharaon dit à ses serviteurs: Trouverions-nous un homme comme celui-ci, ayant en lui l`esprit de Dieu?
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.Il faraone disse ai ministri: «Potremo trovare un uomo come questo, in cui sia lo spirito di Dio?»
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.In Faraon reče služabnikom svojim: Najdemo li mar temu enakega moža, ki je v njem duh Božji?
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.I rzekł Farao do sług swoich: Izaż znajdziemy podobnego mężowi temu, w którym by był Duch Boży?
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.Ja farao sanoi palvelijoilleen: "Voisimmeko löytää ketään, jossa on Jumalan henki niinkuin tässä?"
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.바로가 그 신하들에게 이르되 이와 같이 하나님의 신에 감동한 사람을 우리가 어찌 얻을 수 있으리요 하고
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.Monda azért a Faraó az õ szolgáinak: Találhatnánk-é ehhez hasonló férfit, a kiben az Isten lelke van?
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.Och Farao sade till sina tjänare: »Kunna vi finna någon i vilken Guds Ande så är som i denne?»
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.og Farao sagde til sine Tjenere: "Hvor finder vi en Mand, i hvem Guds Ånd er som i ham?"
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.Og Farao sa til sine tjenere: Mon det finnes nogen som han, en mann som har Guds ånd?
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.Perguntou, pois, Faraó a seus servos: Poderíamos achar um homem como este, em quem haja o espírito de Deus?
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.Tedy řekl Farao služebníkům svým: Najdeme-liž podobného tomuto muži, v němž by byl Duch Boží?
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.Und Pharao sprach zu seinen Knechten: Wie könnten wir einen solchen Mann finden, in dem der Geist Gottes sei?
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.V tedy povedal faraon svojim služobníkom: Či najdeme iného takého muža, v ktorom by bol Duch Boží?
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.И сказал фараон слугам своим: найдем ли мы такого, как он, человека, в котором был бы Дух Божий?
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.И Фараон каза на слугите си: Можем ли да намерим човек, като тоя, в когото има Божия Дух?
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.ויאמר פרעה אל עבדיו הנמצא כזה איש אשר רוח אלהים בו׃
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.فقال فرعون لعبيده هل نجد مثل هذا رجلا فيه روح الله.
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.法 老 對 臣 僕 說 、 像 這 樣 的 人 、 有 神 的 靈 在 他 裡 頭 、 我 們 豈 能 找 得 著 呢
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.法老 對臣 僕說 、 像 這樣 的 人 、 有神 的 靈在 他 裡頭 、 我們豈 能 找 得 著 呢
Firavunla görevlilerine, önderlerine ve halkına,a Faraó, rei do Egito, e a seus servos, e a seus príncipes, e a todo o seu povo;
Firavunla görevlilerine, önderlerine ve halkına,A Faraót, Égyiptom királyát, az õ szolgáit és fejedelmeit és minden õ népét,
Firavunla görevlilerine, önderlerine ve halkına,Al faraón rey de Egipto, a sus servidores, a sus magistrados, a todo su puebl
Firavunla görevlilerine, önderlerine ve halkına,anche al faraone re d'Egitto, ai suoi ministri, ai suoi nobili e a tutto il suo popolo
Firavunla görevlilerine, önderlerine ve halkına,A Pharaon, roi d`Égypte, A ses serviteurs, à ses chefs, et à tout son peuple;
Firavunla görevlilerine, önderlerine ve halkına,auch Pharao, dem König in Ägypten, samt seinen Knechten, seinen Fürsten und seinem ganzen Volk;
Firavunla görevlilerine, önderlerine ve halkına,cho Pha-ra-ôn , vua nước Ê - díp-tô , cho những đầy_tớ người , cho các quan trưởng và dân_sự người ;
Firavunla görevlilerine, önderlerine ve halkına,cho Pha-ra-ôn, vua nước Ê-díp-tô, cho những đầy tớ người, cho các quan trưởng và dân sự người;
Firavunla görevlilerine, önderlerine ve halkına,Egyptens konge Farao og hans tjenere og hans høvdinger og hele hans folk
Firavunla görevlilerine, önderlerine ve halkına,Farao, Ægypterkongen, med alle hans Tjenere og Fyrster og alt hans Folk,
Firavunla görevlilerine, önderlerine ve halkına,faraona, egyptského kráľa, jeho sluhov a jeho kniežatá i celý jeho ľud
Firavunla görevlilerine, önderlerine ve halkına,Faraona krále Egyptského i služebníky jeho, i knížata jeho, i všecken lid jeho,
Firavunla görevlilerine, önderlerine ve halkına,Faraona też, króla Egipskiego, i sług jego, i książąt jego, i wszystek lud jego;
Firavunla görevlilerine, önderlerine ve halkına,Faraonu, kralju egiptovskemu, in hlapcem njegovim in knezom njegovim in vsemu njegovemu ljudstvu,
Firavunla görevlilerine, önderlerine ve halkına,faraota, Egyptin kuningasta, ja hänen palvelijoitansa ja ruhtinaitansa ja koko hänen kansaansa;
Firavunla görevlilerine, önderlerine ve halkına,또 애굽 왕 바로와 그의 신하들과 그의 방백들과 그의 모든 백성과
Firavunla görevlilerine, önderlerine ve halkına,lui Faraon, împăratul Egiptului, slujitorilor lui, căpeteniilor lui, şi tot poporului lui;
Firavunla görevlilerine, önderlerine ve halkına,vidare Farao, konungen i Egypten, med hans tjänare, hans furstar och allt hans folk,
Firavunla görevlilerine, önderlerine ve halkına,τον Φαραω βασιλεα της Αιγυπτου και τους δουλους αυτου και τους μεγιστανας αυτου και απαντα τον λαον αυτου,
Firavunla görevlilerine, önderlerine ve halkına,египетският цар Фараона, със слугите му, първенците му , и всичките му люде;
Firavunla görevlilerine, önderlerine ve halkına,фараона, царя Египетского, и слуг его, и князей его и весь народ его,
Firavunla görevlilerine, önderlerine ve halkına,את פרעה מלך מצרים ואת עבדיו ואת שריו ואת כל עמו׃
Firavunla görevlilerine, önderlerine ve halkına,وفرعون ملك مصر وعبيده ورؤساءه وكل شعبه.
Firavunla görevlilerine, önderlerine ve halkına,又 有 埃 及 王 法 老 、 和 他 的 臣 僕 、 首 領 、 以 及 他 的 眾 民
Firavunla görevlilerine, önderlerine ve halkına,又 有 埃及 王法老 、 和 他 的 臣僕 、 首領 、 以及 他 的 眾民
Firavun o gün angaryacılara ve halkın başındaki görevlilere buyruk verdi:A faraon prikázal toho dňa pohoničom, ktorí boli nad ľudom, a jeho úradníkom a povedal:
Firavun o gün angaryacılara ve halkın başındaki görevlilere buyruk verdi:Aquel mismo día el faraón mandó decir a los capataces del pueblo y a sus vigilantes
Firavun o gün angaryacılara ve halkın başındaki görevlilere buyruk verdi:Därefter bjöd Farao samma dag fogdarna och tillsyningsmännen över folket och sade:
Firavun o gün angaryacılara ve halkın başındaki görevlilere buyruk verdi:Darum befahl Pharao desselben Tages den Vögten des Volks und ihren Amtleuten und sprach:
Firavun o gün angaryacılara ve halkın başındaki görevlilere buyruk verdi:Et ce jour même, Pharaon donna cet ordre aux inspecteurs du peuple et aux commissaires:
Firavun o gün angaryacılara ve halkın başındaki görevlilere buyruk verdi:Hari itu juga para pengawas bangsa Mesir dan mandor-mandor bangsa Israel mendapat perintah dari raja
Firavun o gün angaryacılara ve halkın başındaki görevlilere buyruk verdi:In quel giorno il faraone diede questi ordini ai sorveglianti del popolo e ai suoi scribi:
Firavun o gün angaryacılara ve halkın başındaki görevlilere buyruk verdi:In ukazal je Faraon tistega dne priganjačem ljudstva in nadzornikom njegovim, rekoč:
Firavun o gün angaryacılara ve halkın başındaki görevlilere buyruk verdi:I přikázal Farao v ten den úředníkům nad lidem a šafářům jeho, řka:
Firavun o gün angaryacılara ve halkın başındaki görevlilere buyruk verdi:Ja farao antoi sinä päivänä käskyn kansan työnteettäjille ja päällysmiehille, sanoen:
Firavun o gün angaryacılara ve halkın başındaki görevlilere buyruk verdi:바로가 당일에 백성의 간역자들과 패장들에게 명하여 가로되
Firavun o gün angaryacılara ve halkın başındaki görevlilere buyruk verdi:Naquele mesmo dia Faraó deu ordem aos exatores do povo e aos seus oficiais, dizendo: