gören ile cümle

gören kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Peki, gözleri görenler için, bu destekleyici kontakt lenslere ne dersiniz?Ou para aqueles de nós que vemos, que tal termos umas lentes de contacto que nos assistem?
Peki, gözleri görenler için, bu destekleyici kontakt lenslere ne dersiniz?Ou pour ceux d'entre nous qui sont voyants, que diriez-vous d'avoir des lentilles de contact de vie assistée?
Peki, gözleri görenler için, bu destekleyici kontakt lenslere ne dersiniz?Sau pentru cei dintre noi care văd, cum ar fi să aveți lentila de contact asistată?
Peki, gözleri görenler için, bu destekleyici kontakt lenslere ne dersiniz?Vagy mi akik látunk, mit szólnánk az élő kapcsolattal rendelkező kontaktlencsékről?
Peki, gözleri görenler için, bu destekleyici kontakt lenslere ne dersiniz?Ή, για όσους από εμάς έχουν όραση, τι λέτε για το "φακό επαφής υποβοηθούμενης διαβίωσης";
Peki, gözleri görenler için, bu destekleyici kontakt lenslere ne dersiniz?А люди с неидеальным зрением, как вы отнесётесь к контактным линзам со встроенной электроникой?
Peki, gözleri görenler için, bu destekleyici kontakt lenslere ne dersiniz?או לאלו מאיתנו שיכולים לראות, מה עם עדשת מגע שתעזור לנו בחיי היום יום?
Peki, gözleri görenler için, bu destekleyici kontakt lenslere ne dersiniz?أو للمبصرين منا، ماذا عن عدسات عين لاصقة تساعدنا في حياتنا اليومية؟
Peki, gözleri görenler için, bu destekleyici kontakt lenslere ne dersiniz?補助コンタクトレンズなどいかがでしょう? BlueTooth や WiFi を介して視界に画像を返します
Prag meydanındaki yüzler veya Gana'daki mecliste, demokrasinin hayallerine ses kazandırdığını gören kişiler.وجوه في ساحة في براغ أو البرلمان في غانا الذين يرون الديمقراطية إسماع صوت تطلعاتهم.
Prag meydanındaki yüzler veya Gana'daki mecliste, demokrasinin hayallerine ses kazandırdığını gören kişiler.リオの貧民街や ムンバイの学校で 期待に目を輝かせる若者
Prenses'in saraydan ayrıldığını gören kimse oldu mu?Il y a 2 jours, quelqu'un a-t-il vu la princesse sortir ?
Prenses'in saraydan ayrıldığını gören kimse oldu mu?Két napja látta valaki a hercegnőt távozni?
Prenses'in saraydan ayrıldığını gören kimse oldu mu?Είδε κάποια από εσάς την Πριγκίπισσα να φεύγει από το παλάτι;
Prenses'in saraydan ayrıldığını gören kimse oldu mu?هل رأى احدكم الاميرة تترك القصر؟
RABbin kendisine Yevuslu Ornanın harman yerinde yanıt verdiğini gören Davut, orada kurbanlar kesti.Abban az idõben, mikor látta Dávid, hogy az Úr õt meghallgatta a Jebuzeus Ornán szérûjén, áldozék ott.
RABbin kendisine Yevuslu Ornanın harman yerinde yanıt verdiğini gören Davut, orada kurbanlar kesti.Allora, visto che il Signore l'aveva ascoltato sull'aia di Ornan il Gebuseo, Davide offrì là un sacrificio
RABbin kendisine Yevuslu Ornanın harman yerinde yanıt verdiğini gören Davut, orada kurbanlar kesti.Da David så at Herren hadde bønnhørt ham på jebusitten Ornans treskeplass, så ofret han der på den tid.
RABbin kendisine Yevuslu Ornanın harman yerinde yanıt verdiğini gören Davut, orada kurbanlar kesti.Då, när David förnam att HERREN hade bönhört honom på jebuséen Ornans tröskplats, offrade han där.
RABbin kendisine Yevuslu Ornanın harman yerinde yanıt verdiğini gören Davut, orada kurbanlar kesti.이 때에 다윗이 여호와께서 여부스 사람 오르난의 타작마당에서 응답하심을 보고 거기서 제사를 드렸으니
RABbin kendisine Yevuslu Ornanın harman yerinde yanıt verdiğini gören Davut, orada kurbanlar kesti.Onego czasu widząc Dawid, iż go wysłuchał Pan na bojewisku Ornana Jebuzejczyka, ofiarował tam ofiary.
RABbin kendisine Yevuslu Ornanın harman yerinde yanıt verdiğini gören Davut, orada kurbanlar kesti.På den Tid ofrede David på Jebusiten Ornans Tærskeplads, fordi han havde set, at HERREN havde svaret ham der;
RABbin kendisine Yevuslu Ornanın harman yerinde yanıt verdiğini gören Davut, orada kurbanlar kesti.Pe vremea aceasta, David, văzînd că Domnul îl ascultase în aria lui Ornan, Iebusitul, aducea jertfe acolo.
RABbin kendisine Yevuslu Ornanın harman yerinde yanıt verdiğini gören Davut, orada kurbanlar kesti.Toen David zag dat de HERE zijn gebed had verhoord, bracht hij Hem daar opnieuw enkele offers.
RABbin kendisine Yevuslu Ornanın harman yerinde yanıt verdiğini gören Davut, orada kurbanlar kesti.Toho času když uzřel David, že jej vyslyšel Hospodin na humně Ornana Jebuzejského, obětovával tu oběti.
RABbin kendisine Yevuslu Ornanın harman yerinde yanıt verdiğini gören Davut, orada kurbanlar kesti.Toho času, keď videl Dávid, že sa mu ohlásil Hospodin na humne Ornána Jebuzejského, obetoval tam bitné obeti.
RABbin kendisine Yevuslu Ornanın harman yerinde yanıt verdiğini gören Davut, orada kurbanlar kesti.V tistem času, ko je David videl, da mu je GOSPOD odgovoril na gumnu Ornana Jebusejca, je daroval ondi.
RABbin kendisine Yevuslu Ornanın harman yerinde yanıt verdiğini gören Davut, orada kurbanlar kesti.В это время Давид, видя, что Господь услышал его на гумне Орны Иевусеянина, принес там жертву.
RABbin kendisine Yevuslu Ornanın harman yerinde yanıt verdiğini gören Davut, orada kurbanlar kesti.בעת ההיא בראות דויד כי ענהו יהוה בגרן ארנן היבוסי ויזבח שם׃
RABbin kendisine Yevuslu Ornanın harman yerinde yanıt verdiğini gören Davut, orada kurbanlar kesti.في ذلك الوقت لما رأى داود ان الرب قد اجابه في بيدر ارنان اليبوسي ذبح هناك.
RABbin kendisine Yevuslu Ornanın harman yerinde yanıt verdiğini gören Davut, orada kurbanlar kesti.那 時 大 衛 見 耶 和 華 在 耶 布 斯 人 阿 珥 楠 的 禾 場 上 應 允 了 他 、 就 在 那 裡 獻 祭
RABbin kendisine Yevuslu Ornanın harman yerinde yanıt verdiğini gören Davut, orada kurbanlar kesti.那 時 大衛見 耶和華 在 耶布 斯人 阿珥楠 的 禾場 上 應允 了 他 、 就 在 那 裡獻祭
RAB'bin Mısırlılar'a gösterdiği büyük gücü gören İsrail halkı RAB'den korkup O'na ve kulu Musa'ya güvendi.이스라엘이 여호와께서 애굽 사람들에게 베푸신 큰 일을 보았으므로 백성이 여호와를 경외하며 여호와와 그 종 모세를 믿었더라
RAB'bin Mısırlılar'a gösterdiği büyük gücü gören İsrail halkı RAB'den korkup O'na ve kulu Musa'ya güvendi.וירא ישראל את היד הגדלה אשר עשה יהוה במצרים וייראו העם את יהוה ויאמינו ביהוה ובמשה עבדו׃
RAB'bin Mısırlılar'a gösterdiği büyük gücü gören İsrail halkı RAB'den korkup O'na ve kulu Musa'ya güvendi.ورأى اسرائيل الفعل العظيم الذي صنعه الرب بالمصريين. فخاف الشعب الرب وآمنوا بالرب وبعبده موسى
RAB'bin Mısırlılar'a gösterdiği büyük gücü gören İsrail halkı RAB'den korkup O'na ve kulu Musa'ya güvendi.以 色 列 人 看 見 耶 和 華 向 埃 及 人 所 行 的 大 事 、 就 敬 畏 耶 和 華 、 又 信 服 他 和 他 的 僕 人 摩 西
RAB'bin Mısırlılar'a gösterdiği büyük gücü gören İsrail halkı RAB'den korkup O'na ve kulu Musa'ya güvendi.以色列人 看見 耶和華 向 埃及人 所 行 的 大事 、 就 敬畏 耶和華 、 又 信服 他 和 他 的 僕人 摩西
RABbin yaptığı bu büyük işlerin tümünü gören sizsiniz.Ale oči vaše viděly všecky skutky Hospodinovy veliké, kteréž činil.
RABbin yaptığı bu büyük işlerin tümünü gören sizsiniz.A oczy wasze widziały wszystkie sprawy Pańskie wielkie, które czynił.
RABbin yaptığı bu büyük işlerin tümünü gören sizsiniz.Căci aţi văzut cu ochii voştri toate lucrurile mari pe cari le -a făcut Domnul.
RABbin yaptığı bu büyük işlerin tümünü gören sizsiniz.Car vos yeux ont vu toutes les grandes choses que l`Éternel a faites.
RABbin yaptığı bu büyük işlerin tümünü gören sizsiniz.Ciertamente son vuestros ojos los que han visto toda la gran obra que Jehovah ha hecho
RABbin yaptığı bu büyük işlerin tümünü gören sizsiniz.Denn eure Augen haben die großen Werke des HERRN gesehen, die er getan hat.
RABbin yaptığı bu büyük işlerin tümünü gören sizsiniz.for I har selv med egne øine sett alle de storverk Herren har gjort.
RABbin yaptığı bu büyük işlerin tümünü gören sizsiniz.너희가 여호와의 행하신 이 모든 큰 일을 목도하였느니라
RABbin yaptığı bu büyük işlerin tümünü gören sizsiniz.Lebo vaše vlastné oči to boly, ktoré to videly všetky tie veľké skutky Hospodinove, ktoré činil.
RABbin yaptığı bu büyük işlerin tümünü gören sizsiniz.Maar L hebt deze machtige wonderen wel gezien!
RABbin yaptığı bu büyük işlerin tümünü gören sizsiniz.Mert saját szemeitekkel láttátok az Úrnak minden nagy cselekedetét, a melyeket cselekedett.
RABbin yaptığı bu büyük işlerin tümünü gören sizsiniz.Perché i vostri occhi hanno visto le grandi cose che il Signore ha operate
RABbin yaptığı bu büyük işlerin tümünü gören sizsiniz.porquanto os vossos olhos são os que viram todas as grandes obras que fez o Senhor.
RABbin yaptığı bu büyük işlerin tümünü gören sizsiniz.Thi med egne Øjne har I set al den Stordåd, HERREN har øvet!
RABbin yaptığı bu büyük işlerin tümünü gören sizsiniz.Ty I haven ju med egna ögon sett alla de stora gärningar som HERREN har gjort.
RABbin yaptığı bu büyük işlerin tümünü gören sizsiniz.vaan minä puhun teille, jotka olette omin silmin nähneet kaikki Herran suuret teot, jotka hän on tehnyt.
RABbin yaptığı bu büyük işlerin tümünü gören sizsiniz.Vì tận mắt các ngươi đã thấy hết thảy những việc lớn mà Ðức Giê-hô-va đã làm.
RABbin yaptığı bu büyük işlerin tümünü gören sizsiniz.Vì tận_mắt các ngươi đã thấy hết_thảy những việc lớn mà Ðức_Giê - hô-va đã làm .
RABbin yaptığı bu büyük işlerin tümünü gören sizsiniz.Ya, kamulah yang dengan mata kepala sendiri telah melihat semua keajaiban yang dilakukan TUHAN.
RABbin yaptığı bu büyük işlerin tümünü gören sizsiniz.Zakaj vaše oči so videle vsa velika dela GOSPODOVA, ki jih je storil.
RABbin yaptığı bu büyük işlerin tümünü gören sizsiniz.αλλ' οι οφθαλμοι σας ειδον παντα τα εργα του Κυριου τα μεγαλα, οσα εκαμε.
RABbin yaptığı bu büyük işlerin tümünü gören sizsiniz.ибо глаза ваши видели все великие дела Господа, которые Он сделал.
RABbin yaptığı bu büyük işlerin tümünü gören sizsiniz.но на вас говоря, чиито очи видяха всичките велики дела, които Господ извърши), -
İlgili Sayfalar