gören ile cümle
gören kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Olayı görenler, cinli adamın nasıl kurtulduğunu halka anlattılar.看 見 這 事 的 、 便 將 被 鬼 附 著 的 人 怎 麼 得 救 、 告 訴 他 們
Olayı görenler, cinli adamın nasıl kurtulduğunu halka anlattılar.看 見這 事 的 、 便將 被 鬼 附著 的 人 怎 麼 得救 、 告訴 他們
Ölmek üzereyken kendisini uyandıran... ...Prensini gören Pamuk Prenses gibi bakıyorsun.Ahogy most rámnéz, olyan mint amikor Hófehérke felébred és meglátja a hercegét.
Ölmek üzereyken kendisini uyandıran... ...Prensini gören Pamuk Prenses gibi bakıyorsun.Έχεις το βλέμμα της Χιονάτης, που είδε τον Πρίγκιπα της όταν ξύπνησε αφού είχε σχεδόν πεθάνει.
Ölmek üzereyken kendisini uyandıran... ...Prensini gören Pamuk Prenses gibi bakıyorsun.لديك الان نظرات بياض الثلج عندما استفاقت ورأت الامير
O'nları gökyüzünde görürüz, bazen de gören başkalarının hikayelerini dinleriz." "È"½•û"à"¨"ç""¤"Å"·"ª A
O'nları gökyüzünde görürüz, bazen de gören başkalarının hikayelerini dinleriz.Wir sehen sie an unserem Himmel, wir hören Geschichten von anderen, die sie gesehen haben.
O'nları gökyüzünde görürüz, bazen de gören başkalarının hikayelerini dinleriz.Мы видим их в небе, мы слышим истории других, кто видел их, мы даже видели их сами.
O'nları gökyüzünde görürüz, bazen de gören başkalarının hikayelerini dinleriz.היו איתנו מאז תחילת הזמן והם ביקרו אותנו באופן קבוע
Onları gören devamlı sessizlik içinde.De ziener is constant en stil.
Onları gören devamlı sessizlik içinde.Тот, кто видит, находится в тишине.
Onların ne kadar gürültülü olduğu farketmez, Onları gören devamlı sessizlik içinde.Peu importe à quel point c'est bruyant, celui qui observe est continuellement silencieux.
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.Akik az életbe visszatértek, azok voltak, akik megértették, hogy az erotika a halál ellenszere.
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.Aqueles que voltaram à vida foram os que entenderam o erótico como um antídoto para a morte.
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.Cei care se întorseseră la viaţă erau cei care înţelegeau eroticul ca pe un antidot pentru moarte.
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.Ceux qui ont revenus à la vie étaient ceux qui voyaient l'érotisme comme un antidote à la mort.
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.Ci, co powrócili do życia, to ci, którzy zrozumieli erotykę jako antidotum na śmierć.
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.Coloro che sono ritornati a vivere sono stati quelli che hanno inteso l'erotismo come antidoto alla morte.
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.Degenen die weer tot leven kwamen, begrepen het erotische als een tegengif tegen dood.
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.Dem, der kom tilbage til livet var dem der forstod det erotiske som en modgift til døden.
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.De som hade återvänt till livet var de som såg erotiken som ett motgift till döden.
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.Diejenigen, die zum Leben zurückfanden, verstanden Erotik als Gegenmittel zum Tod.
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.일상으로 돌아온 사람들은 에로틱함을 죽음에 대한 해독제로 받아들인 사람들이었습니다.
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.Los que regresaron a la vida fueron aquellos que entendieron lo erótico como un antídoto a la muerte.
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.Ne, jotka palasivat elämään, olivat niitä, jotka ymmärsivät erotiikan vastalääkkeenä kuolemalle.
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.Ti, kteří se navrátili k životu, vnímali erotiku jako protijed smrti.
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.Tisti, ki so ponovno oživeli, so bili tisti, ki so razumeli, da je erotika protistrup smrti.
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.Αυτοί που επανήλθαν στη ζωή ήταν εκείνοι που καταλάβαιναν τον ερωτισμό, ως αντίδοτο στο θάνατο.
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.Тези, които се бяха върнали към живота, виждаха еротиката като антитяло срещу смъртта.
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.Те люди, которые вернулись к жизни, прочувствовали эротику и признали её противоядием от смерти.
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.Ті, хто повернувся до життя, розуміли еротичність як протиотруту смерті.
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.אלו שחזרו לחיים היו האנשים שתפשו את הארוטיות כסם-נגד למוות.
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.وأولئك الذين عادوا إلى الحياة كانوا أؤلئك الذين فهموا العلاقة الجنسية بإعتبارها مضاد للموت.
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.エロチシズムは 死を免れる薬だと理解していました 彼らは どうやったら生き延びられるか 知っていたのです
Onu Mavi Saray için tüm ulus tarafından... ...kabul gören bir konuşmacı yapalım.Azt mondom, csináljon belőle egy olyan szónokot, akit az egész nemzet elfogad, egy szónokot a Kék Háznak.
Onu Mavi Saray için tüm ulus tarafından... ...kabul gören bir konuşmacı yapalım. Prenses'i.دع الاميرة تصبح متحدثة مقبولة من الشعب
Onu Mavi Saray için tüm ulus tarafından... ...kabul gören bir konuşmacı yapalım.Κάνε την εκπρόσωπο για το Γαλάζιο Οίκο. Μια πριγκίπισσα που είναι αποδεκτή από ολόκληρο το έθνος.
"Onun gören gözleri olurum, işiten kulakları, tutan elleri, ve yürüyen ayakları, ve hisseden kalbi olurum.""나는 너희가 보는 눈이 되고, 너희가 듣는 귀가 되며, 너희가 잡는 손이 되고,
"Onun gören gözleri olurum, işiten kulakları, tutan elleri, ve yürüyen ayakları, ve hisseden kalbi olurum.""torno-me nos olhos com que ele vê, "nas orelhas com que ele ouve, "na mão com que ele agarra,
"Onun gören gözleri olurum, işiten kulakları, tutan elleri, ve yürüyen ayakları, ve hisseden kalbi olurum."أصبحت العيون الذي أو التي ترى بهما ، الآذنان الذي هو أو هي تستمع بهما، يداه التي يبطش به أو بها،
"Onun gören gözleri olurum, işiten kulakları, tutan elleri, ve yürüyen ayakları, ve hisseden kalbi olurum."聞く耳となり つかむ手となり 歩く足となり
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.A viděv jej Ježíš zarmouceného, řekl: Aj, jak nesnadně ti, kdož statky mají, do království Božího vejdou!
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.Ðức Chúa Jêsus thấy người buồn rầu, bèn phán rằng: Kẻ giàu vào nước Ðức Chúa Trời là khó dường nào!
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.Ðức_Chúa_Jêsus thấy người buồn_rầu , bèn phán rằng : Kẻ giàu vào nước Ðức_Chúa_Trời là khó dường nào !
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.E Jesus, vendo-o assim, disse: Quão dificilmente entrarão no reino de Deus os que têm riquezas!
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.Jezus keek hem na en zei: "Wat is het voor rijke mensen moeilijk om in het Koninkrijk van God te komen!
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.예수께서 저를 보시고 가라사대 재물이 있는 자는 하나님의 나라에 들어가기가 어떻게 어려운지
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.Ko ga pa vidi Jezus žalostnega, reče: Kako težko pridejo v kraljestvo Božje, kateri imajo bogastvo!
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.Og da Jesus så det, sa han: Hvor vanskelig det er for de rike å komme inn i Guds rike!
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.Quando Gesù lo vide, disse: «Quant'è difficile, per coloro che possiedono ricchezze entrare nel regno di Dio
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.Иисус, видя, что он опечалился, сказал: как трудно имеющим богатство войти в Царствие Божие!
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.И Исус като го видя, каза: Колко мъчно ще влязат в Божието царство ония, които имат богатство!
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.Побачивши ж його Ісус, що вельми сумний став, рече: Як тяжко багацтва маючи увійти в царство Боже!
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.וירא ישוע כי נעצב ויאמר כמה יקשה לבעלי נכסים לבוא אל מלכות האלהים׃
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.فلما رآه يسوع قد حزن قال ما اعسر دخول ذوي الاموال الى ملكوت الله.
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.耶 穌 看 見 他 就 說 、 有 錢 財 的 人 進 神 的 國 、 是 何 等 的 難 哪
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.耶穌看見 他 就 說 、 有 錢財 的 人 進神 的 國 、 是 何等 的 難哪
Orada doğup büyüdüğüne dair kayıtlar olsa da, Bradley ailesini gören bir tek kimse yok.Хотя имеются данные о том, что он там родился и вырос, нет ни одного человека, который видел бы родных Брэдли.
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››Aby almužna tvá byla v skrytě, a Otec tvůj, kterýž vidí v skrytě, odplatí tobě zjevně.
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››aby bola tvoja almužna v skrytosti, a tvoj Otec, ktorý vidí v skrytosti, on ti odplatí zjavne.
İlgili Sayfalar