gören ile cümle

gören kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gören var mı?Kann es jemand sehen?
Gören var mı?Kan nogen se det?
Gören var mı? Kimse?Adakah yang dapat melihatnya?
Gören var mı? Kimse?Alguém consegue vê-lo?
Gören var mı? Kimse?Îl vede cineva ?
Gören var mı? Kimse?Is er iemand die het zien kan?
Gören var mı? Kimse?Kan någon se det?
Gören var mı? Kimse?Vidí ho niekto?
Gören var mı? Kimse? Yok?아무도 못 보시나요? 한 분도 없나요?
Gören var mı? Kimse? Yok?Μπορεί κανείς να το δει; Κανείς; Όχι;
Gören var mı? Kimse? Yok?האם מישהו יכול לראות אותו? מישהו? לא?
Gören var mı? Kimse? Yok?هل يستطيع أحدكم أن يراه ؟ أي أحد ؟ لا ؟
Gören var mı? Kimse? Yok?では、反射する光の質が作り出す光景を見てみましょう
Gören var mı? Kimse?Чи може хоч хтось побачити його?
Gören var mı?Látja valaki?
Gören var mı?¿Puede verlo alguien?
Gören var mı?Qualcuno lo vede?
Gören var mı?Vidí ho někdo?
Gören var mı?Вижда ли го някой?
Gören var mı?Кто-то видит? Ну, кто?
Gören varsa, lütfen dürüstçe bana anlatsın.Ha valaki látta, kérem, mondja el az igazat.
Gören varsa, lütfen dürüstçe bana anlatsın.Si c'est le cas, dites-moi la vérité, s'il vous plaît.
Gören varsa, lütfen dürüstçe bana anlatsın.Αν υπάρχει κάποια, σας παρακαλώ να είναι ειλικρινής και να μου το πει.
Gören varsa, lütfen dürüstçe bana anlatsın.اذا نعم من فضلكم اخبروني
Greenpeace, ve Sierra Kulübü, ve diđerleri- dođayý kaynak olarak gören, ayný kültürel yalandan köklerini alýr.기업활동에 대중적 가치를 부여하려는 시도입니다. - 현대의 대다수 사람들은 이 사회와 문명 속에서 그들이 행하는 것과
Güneşi görene kadar bekledimCzekałam na wschód słońca
Güneşi görene kadar bekledimEsperé hasta que vi el sol.
Güneşi görene kadar bekledimHo aspettato finché non ho visto il sole.
Güneşi görene kadar bekledimПока не увидала солнца я ждала
Hacer, ‹‹Beni gören Tanrıyı gerçekten gördüm mü?›› diyerek kendisiyle konuşan RABbe ‹‹El-Roi›› adını verdi.하갈이 자기에게 이르신 여호와의 이름을 감찰하시는 하나님이라 하였으니 이는 내가 어떻게 여기서 나를 감찰하시는 하나님을 뵈었는고 함이라
Hacer, ‹‹Beni gören Tanrıyı gerçekten gördüm mü?›› diyerek kendisiyle konuşan RABbe ‹‹El-Roi›› adını verdi.ותקרא שם יהוה הדבר אליה אתה אל ראי כי אמרה הגם הלם ראיתי אחרי ראי׃
Hacer, ‹‹Beni gören Tanrıyı gerçekten gördüm mü?›› diyerek kendisiyle konuşan RABbe ‹‹El-Roi›› adını verdi.فدعت اسم الرب الذي تكلم معها انت ايل رئي. لانها قالت أههنا ايضا رأيت بعد رؤية.
Hacer, ‹‹Beni gören Tanrıyı gerçekten gördüm mü?›› diyerek kendisiyle konuşan RABbe ‹‹El-Roi›› adını verdi.夏 甲 就 稱 那 對 他 說 話 的 耶 和 華 為 看 顧 人 的 神 . 因 而 說 、 在 這 裡 我 也 看 見 那 看 顧 我 的 麼
Hacer, ‹‹Beni gören Tanrıyı gerçekten gördüm mü?›› diyerek kendisiyle konuşan RABbe ‹‹El-Roi›› adını verdi.夏 甲 就 稱那對 他 說話 的 耶和華 為 看 顧人 的 神 . 因而 說 、 在 這裡 我 也 看見 那 看顧 我 的 麼
Harekete geçebilecek olanlar, değişime olan ihtiyacı görenler ve dinlemeye hazır olanlardır.Ci sono persone mobili, che sentono il bisogno di cambiamento e sono preparati ad ascoltarlo e ad accoglierlo.
Harekete geçebilecek olanlar, değişime olan ihtiyacı görenler ve dinlemeye hazır olanlardır.Degenen die beweeglijk zijn. Zij zien de behoefte aan verandering en zijn bereid ernaar te luisteren.
Harekete geçebilecek olanlar, değişime olan ihtiyacı görenler ve dinlemeye hazır olanlardır.Der er mennesker der er bevægelige, mennesker der ser behovet for forandring og er klar til at lytte til det.
Harekete geçebilecek olanlar, değişime olan ihtiyacı görenler ve dinlemeye hazır olanlardır.Det finns personer som är rörliga personer som ser behovet av förändring och är beredda att lyssna till det.
Harekete geçebilecek olanlar, değişime olan ihtiyacı görenler ve dinlemeye hazır olanlardır.Există oameni care pot fi mișcați, oameni care înțeleg nevoia de schimbare și sînt gata să asculte.
Harekete geçebilecek olanlar, değişime olan ihtiyacı görenler ve dinlemeye hazır olanlardır.Hay personas que son movibles, quienes ven la necesidad de un cambio y están preparadas para escucharlo.
Harekete geçebilecek olanlar, değişime olan ihtiyacı görenler ve dinlemeye hazır olanlardır.또 다른 부류는 움직이고 변화하는 사람들입니다. 변화를 필요성을 이해하고 변화에 귀기울일 준비가 되어있죠.
Harekete geçebilecek olanlar, değişime olan ihtiyacı görenler ve dinlemeye hazır olanlardır.Ludzie, którzy potrafią zmienić zdanie, którzy widzą potrzebę zmian, i są gotowi słuchać.
Harekete geçebilecek olanlar, değişime olan ihtiyacı görenler ve dinlemeye hazır olanlardır.Obstajajo ljudje, ki so premakljivi, ljudje, ki vidijo potrebo po spremembah in so pripravljeni prisluhniti.
Harekete geçebilecek olanlar, değişime olan ihtiyacı görenler ve dinlemeye hazır olanlardır.Pak jsou i lidé, kteří jsou tvární, jsou si vědomi potřeby změny a jsou připraveni poslouchat.
Harekete geçebilecek olanlar, değişime olan ihtiyacı görenler ve dinlemeye hazır olanlardır.Vannak, akik mozdíthatók, akik érzik a változás szükségét és készen állnak arra, hogy hallgassanak rá.
Harekete geçebilecek olanlar, değişime olan ihtiyacı görenler ve dinlemeye hazır olanlardır.Є рухомі люди, ті, хто бачать потребу у змінах та готові дослухатись до цього.
Harekete geçebilecek olanlar, değişime olan ihtiyacı görenler ve dinlemeye hazır olanlardır.Има хора, които са подвижни, хора, които виждат нуждата от промяна и са готови да се вслушат.
Harekete geçebilecek olanlar, değişime olan ihtiyacı görenler ve dinlemeye hazır olanlardır.ישנם אלה שניתנים להזזה, אנשים שרואים את הצורך בשינוי ומוכנים להקשיב לו.
Harekete geçebilecek olanlar, değişime olan ihtiyacı görenler ve dinlemeye hazır olanlardır.وهناك الأشخاص الذين يمكن تحريكهم، الأشخاص الين يرون الحاجة للتغيير وهم مستعدون للاستماع إليها.
Harekete geçebilecek olanlar, değişime olan ihtiyacı görenler ve dinlemeye hazır olanlardır.変化の必要性を理解し 話を聞く用意がある そして動く人間がいて
Hatta bağımsızlığımızı kazandıktan sonra 1963 deki isyanı görenler bile bu yaşananlara inanamıyordu.그리고 1963년 반란을 겪었던 사람들마저도 우리 독립이후에 말이죠, 그들도 어떤 상황인지 믿지 못했어요
Hatta bağımsızlığımızı kazandıktan sonra 1963 deki isyanı görenler bile bu yaşananlara inanamıyordu.Chiar si cei care au trait revolta din 1963, dupa independenta noastra, nu puteau sa creada ce se intampla.
Hatta bağımsızlığımızı kazandıktan sonra 1963 deki isyanı görenler bile bu yaşananlara inanamıyordu.E anche la gente che aveva fatto la rivolta del 1963, dopo l'indipendenza, non credeva a quello che succedeva.
Hatta bağımsızlığımızı kazandıktan sonra 1963 deki isyanı görenler bile bu yaşananlara inanamıyordu.Và thậm chí những ai kinh qua trận bạo loạn năm 1963, sau độc lập, họ còn không tin vào những gì đã diễn ra.
Hatta bağımsızlığımızı kazandıktan sonra 1963 deki isyanı görenler bile bu yaşananlara inanamıyordu.И даже люди, которые пережили восстание 1963 года после нашей независимости, не верили своим глазам.
Hatta bağımsızlığımızı kazandıktan sonra 1963 deki isyanı görenler bile bu yaşananlara inanamıyordu.ואפילו אנשים שעברו את המרד של 1963, לאחר שקיבלנו את עצמאותינו, לא האמינו למה שהתרחש.
Hatta bağımsızlığımızı kazandıktan sonra 1963 deki isyanı görenler bile bu yaşananlara inanamıyordu.حتى أولئك الاشخاص الذين عاصروا التمرد في عام 1963 بعد الاستقلال لم يصدقوا ماحدث
Hatta bağımsızlığımızı kazandıktan sonra 1963 deki isyanı görenler bile bu yaşananlara inanamıyordu.国の独立後、目の前で起きていたことが信じられませんでした 彼らは人々を殺し、 やりたい放題でした
Hayaletleri gören benim!Akulah satu-satunya orang yang dapat melihat hantu!
Hayaletleri gören benim!Ik ben degene die geesten ziet!
İlgili Sayfalar