gören ile cümle

gören kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.他 們 必然 絆跌 、 被 自己 的 舌頭 所 害 . 凡 看見 他 們的 、 必 都 搖頭
Discovery Channel belgeselini görenleriniz, şüphesiz bundan haberdardır.Eu fui um dos três cientistas dessa expedição que ocorreu no verão passado ao largo da costa do Japão.
Discovery Channel belgeselini görenleriniz, şüphesiz bundan haberdardır.J'étais l'un des trois scientifiques dans cette expédition qui a eu lieu au Japon l'été dernier.
Discovery Channel belgeselini görenleriniz, şüphesiz bundan haberdardır.여러분 중에 디스커버리 채널 기록물을 보신 분들은 더 이상 의심하지 않을 것입니다.
Discovery Channel belgeselini görenleriniz, şüphesiz bundan haberdardır.Oglądający filmy Discovery Channel nie będą zdziwieni.
Discovery Channel belgeselini görenleriniz, şüphesiz bundan haberdardır.Ti z vás, kteří viděli dokumentární film z Discovery Channel, o tom určitě vědí.
Discovery Channel belgeselini görenleriniz, şüphesiz bundan haberdardır.We hebben videobewijs, zoals je weet als je de documentaire op Discovery Channel hebt gezien.
Discovery Channel belgeselini görenleriniz, şüphesiz bundan haberdardır.אלה מכם אשר ראו את הסרט התיעודי של ערוץ דיסקברי מודעים לזה ללא ספק.
Discovery Channel belgeselini görenleriniz, şüphesiz bundan haberdardır.أمّا الذين شاهدوا منكم قناة ديسكفري الوثائقيّة فهم يعلمون ذلك بلا شك.
Discovery Channel belgeselini görenleriniz, şüphesiz bundan haberdardır.私は 昨年夏に日本沖で行われた調査に
Dokuz ülkeyi kapsayan ve tedavi gören tüm hastalara odaklanan yeni bir proje, birincil opioidAf de 387 000 behandlingsanmodninger, der blev indberettet i 2006 (data fra 24 lande), blev heroin
Dokuz ülkeyi kapsayan ve tedavi gören tüm hastalara odaklanan yeni bir proje, birincil opioidInjecterend drugsgebruik onder opioïdengebruikers die in behandeling gaan
Dokuz ülkeyi kapsayan ve tedavi gören tüm hastalara odaklanan yeni bir proje, birincil opioidOEDT, în colaborare cu un grup de experţi naţionali, a elaborat
Dokuz ülkeyi kapsayan ve tedavi gören tüm hastalara odaklanan yeni bir proje, birincil opioidVo väčšine krajín sa zaznamenáva počet žiadostí
Dokuz ülkeyi kapsayan ve tedavi gören tüm hastalara odaklanan yeni bir proje, birincil opioidХИВ/СПИН, хепатит), или смъртни случаи, предизвикани от употреба на наркотици.
Durumdan zarar gören birisi olarak bu haksızlığa ve istismara anlam veremiyorum.Como uno de los afectados no puedo entender esta injusticia y esta indignante y abusiva explotación.
Durumdan zarar gören birisi olarak bu haksızlığa ve istismara anlam veremiyorum.Jako jeden z postižených nerozumím nespravedlnosti a pobuřujícímu, urážlivému využívání.
En azından, bu slaytları görene dek öyle sanıyordum.Akhirnya saya berpikir hingga mendapat slide ini.
En azından, bu slaytları görene dek öyle sanıyordum.Almeno credevo che lo fosse finché ho trovato queste immagini.
En azından, bu slaytları görene dek öyle sanıyordum.Cel puțin, am crezut că e așa, până am primit aceste cadre.
En azından, bu slaytları görene dek öyle sanıyordum.Cuối cùng, tôi nghĩ đến điều đó chỉ khi tôi làm ra những slide này.
En azından, bu slaytları görene dek öyle sanıyordum.Du moins, c'est ce que je pensais jusqu'à ce que je ne voie ces diapositives.
En azından, bu slaytları görene dek öyle sanıyordum.적어도 제가 이런 사진들을 갖게 되었을 때까지 그렇게 생각했습니다.
En azından, bu slaytları görene dek öyle sanıyordum.Legalábbis, úgy gondoltam, amíg meg nem kaptam ezeket a képeket.
En azından, bu slaytları görene dek öyle sanıyordum.Pelo menos foi o que eu pensei até que vi estes slides.
En azından, bu slaytları görene dek öyle sanıyordum.Por lo menos, eso es lo que creía hasta que obtuve estas diapositivas.
En azından, bu slaytları görene dek öyle sanıyordum.Tak uważałem do momentu, kiedy dostałem te zdjęcia.
En azından, bu slaytları görene dek öyle sanıyordum.Teda, to som si myslel, kým mi neprišli tieto snímky.
En azından, bu slaytları görene dek öyle sanıyordum.Tedy, myslel jsem si to, dokud jsem nedostal tyhle obrázky.
En azından, bu slaytları görene dek öyle sanıyordum.Tenminste, dat dacht ik, tot ik deze dia's kreeg.
En azından, bu slaytları görene dek öyle sanıyordum.Zumindest dachte ich das, bis mir jemand das schickte.
En azından, bu slaytları görene dek öyle sanıyordum.Τουλάχιστον, πίστευα πως ήταν μέχρι να λάβω αυτές τις διαφάνειες.
En azından, bu slaytları görene dek öyle sanıyordum.По крайней мере, я так думал, пока я не получил эти слайды.
En azından, bu slaytları görene dek öyle sanıyordum.Принаймні так я думав, поки не отримав ці слайди.
En azından, bu slaytları görene dek öyle sanıyordum.כך לפחות חשבתי עד שקיבלתי את השקופיות האלה.
En azından, bu slaytları görene dek öyle sanıyordum.على الأقلّ، ظننت أنّ الأمر كذلك إلى أن حصلت على هذه الشّرائح.
En azından, bu slaytları görene dek öyle sanıyordum.カモの死骸が写っています
En sevdiklerimden biri bu, çünkü iş gören çeşitli bölümleri var.Az egyik kedvencem, mivel mindenféle élő résszel rendelkezik.
En sevdiklerimden biri bu, çünkü iş gören çeşitli bölümleri var.C'est une de mes préférées, car elle a toutes sortes de parties mobiles.
En sevdiklerimden biri bu, çünkü iş gören çeşitli bölümleri var.Es ist einer meiner Lieblinge, weil es alle möglichen Funktionsteile hat.
En sevdiklerimden biri bu, çünkü iş gören çeşitli bölümleri var.Este preferata mea, pentru că are tot felul de membre în mişcare.
En sevdiklerimden biri bu, çünkü iş gören çeşitli bölümleri var.E' una delle mie preferite, perché ha un gran numero di parti in movimento.
En sevdiklerimden biri bu, çünkü iş gören çeşitli bölümleri var.Je to jedna z mojich obľúbených, pretože má všetky druhy funkčných častí.
En sevdiklerimden biri bu, çünkü iş gören çeşitli bölümleri var.흥미로운건 이녀석은 나름 분업화된 몸을 가지고있는건데요
En sevdiklerimden biri bu, çünkü iş gören çeşitli bölümleri var.Nó là một trong những loài yêu thích của tôi bởi nó chiếm phần lớn công việc
En sevdiklerimden biri bu, çünkü iş gören çeşitli bölümleri var.Είναι μια από τις αγαπημένες μου, γιατί έχει όλα τα είδη λειτουργικών τμημάτων.
En sevdiklerimden biri bu, çünkü iş gören çeşitli bölümleri var.Один из моих любимых видов, потому что у неё столько всяких щупалец!
En sevdiklerimden biri bu, çünkü iş gören çeşitli bölümleri var.Тя ми е една от любимите, защото има всякакви работещи части.
En sevdiklerimden biri bu, çünkü iş gören çeşitli bölümleri var.זה אחד המועדפים עלי,בגלל שהוא מורכב מחלקים שונים
En sevdiklerimden biri bu, çünkü iş gören çeşitli bölümleri var.إنها واحدة من مفضلاتي، لانها حصلت على جميع انواع قطع العمل.
En sevdiklerimden biri bu, çünkü iş gören çeşitli bölümleri var.これは実は水中で最長の生物なんですよ
Esrar, tedavi görenler arasında alkolden sonra (% 38) ikinci olarak en sık belirtilen ikincil maddedir (43).Dies lässt darauf schließen, dass Cannabis bei jungen Menschen an Beliebtheit verloren hat (39).
Esrar, tedavi görenler arasında alkolden sonra (% 38) ikinci olarak en sık belirtilen ikincil maddedir (43).Efter alkohol (38 %) är cannabis den näst oftast uppgivna sekundärdrogen för klienter i behandling (43).
Esrar, tedavi görenler arasında alkolden sonra (% 38) ikinci olarak en sık belirtilen ikincil maddedir (43).Kannabis on alkoholin jälkeen (38 %) toiseksi yleisin toissijainen päihde hoidossa olevilla potilailla (43).
Esrar, tedavi görenler arasında alkolden sonra (% 38) ikinci olarak en sık belirtilen ikincil maddedir (43).Údaje z dalšího kola studie ESPAD by měly být k dispozici v příštím roce.
Gelenekleri, görenekleri ortadan kaldırıyorlar.De utplånar traditioner och seder.
Gelenekleri, görenekleri ortadan kaldırıyorlar.Ele extermină tradiții și practici.
Gelenekleri, görenekleri ortadan kaldırıyorlar.Están destruyendo tradiciones y costumbres.
Gelenekleri, görenekleri ortadan kaldırıyorlar.Estão a aniquilar tradições e hábitos.
Gelenekleri, görenekleri ortadan kaldırıyorlar.Ils anéantissent des traditions et des pratiques.
İlgili Sayfalar