gören ile cümle
gören kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
‹Çok gün görenler konuşsun› dedim, ‹Çok yıl yaşayanlar bilgeliği öğretsin.›Dejal sem: Naj leta govore in visoka starost naj oznani modrost.
‹Çok gün görenler konuşsun› dedim, ‹Çok yıl yaşayanlar bilgeliği öğretsin.›Dizia eu: Falem os dias, e a multidão dos anos ensine a sabedoria.
‹Çok gün görenler konuşsun› dedim, ‹Çok yıl yaşayanlar bilgeliği öğretsin.›Eu îmi ziceam: ,Să vorbească bătrîneţa, marele număr de ani să înveţe pe alţii înţelepciunea.`
‹Çok gün görenler konuşsun› dedim, ‹Çok yıl yaşayanlar bilgeliği öğretsin.›Gondoltam: Hadd szóljanak a napok; és hadd hirdessen bölcseséget az évek sokasága!
‹Çok gün görenler konuşsun› dedim, ‹Çok yıl yaşayanlar bilgeliği öğretsin.›Ich dachte: Laß das Alter reden, und die Menge der Jahre laß Weisheit beweisen.
‹Çok gün görenler konuşsun› dedim, ‹Çok yıl yaşayanlar bilgeliği öğretsin.›Jag tänkte: »Må åldern tala, och må årens mängd förkunna visdom.»
‹Çok gün görenler konuşsun› dedim, ‹Çok yıl yaşayanlar bilgeliği öğretsin.›Je disais en moi-même: Les jours parleront, Le grand nombre des années enseignera la sagesse.
‹Çok gün görenler konuşsun› dedim, ‹Çok yıl yaşayanlar bilgeliği öğretsin.›jeg tænkte: "Lad Alderen tale og Årenes Mængde kundgøre Visdom!"
‹Çok gün görenler konuşsun› dedim, ‹Çok yıl yaşayanlar bilgeliği öğretsin.›Jeg tenkte: La alderen tale og de mange år forkynne visdom!
‹Çok gün görenler konuşsun› dedim, ‹Çok yıl yaşayanlar bilgeliği öğretsin.›내가 말하기를 날이 많은 자가 말을 낼 것이요 해가 오랜 자가 지혜를 가르칠 것이라 하였으나
‹Çok gün görenler konuşsun› dedim, ‹Çok yıl yaşayanlar bilgeliği öğretsin.›Minä ajattelin: `Puhukoon ikä, ja vuosien paljous julistakoon viisautta`.
‹Çok gün görenler konuşsun› dedim, ‹Çok yıl yaşayanlar bilgeliği öğretsin.›Myślałem: Długi wiek mówić będzie, a mnóstwo lat nauczy mądrości.
‹Çok gün görenler konuşsun› dedim, ‹Çok yıl yaşayanlar bilgeliği öğretsin.›Myslil jsem: Staří mluviti budou, a mnoho let mající v známost uvedou moudrost.
‹Çok gün görenler konuşsun› dedim, ‹Çok yıl yaşayanlar bilgeliği öğretsin.›Pensavo: Parlerà l'età e i canuti insegneranno la sapienza
‹Çok gün görenler konuşsun› dedim, ‹Çok yıl yaşayanlar bilgeliği öğretsin.›Pensé que hablarían los días, y los muchos años darían a conocer sabiduría
‹Çok gün görenler konuşsun› dedim, ‹Çok yıl yaşayanlar bilgeliği öğretsin.›Pikirku, kamulah yang harus berbicara, yang lebih tua harus membagikan hikmatnya
‹Çok gün görenler konuşsun› dedim, ‹Çok yıl yaşayanlar bilgeliği öğretsin.›Tôi nghĩ rằng : Ai đã sống lâu ngày sẽ nói , Số năm cao sẽ dạy sự khôn_ngoan .
‹Çok gün görenler konuşsun› dedim, ‹Çok yıl yaşayanlar bilgeliği öğretsin.›Tôi nghĩ rằng: Ai đã sống lâu ngày sẽ nói, Số năm cao sẽ dạy sự khôn ngoan.
‹Çok gün görenler konuşsun› dedim, ‹Çok yıl yaşayanlar bilgeliği öğretsin.›Want ik dacht: Laat de ouderen eerst aan het woord, zij zullen zeker ook wijzer zijn.
‹Çok gün görenler konuşsun› dedim, ‹Çok yıl yaşayanlar bilgeliği öğretsin.›Εγω ειπα, Αι ημεραι ας λαλησωσι και το πληθος των ετων ας διδαξη, σοφιαν.
‹Çok gün görenler konuşsun› dedim, ‹Çok yıl yaşayanlar bilgeliği öğretsin.›Аз рекох: Дните нека говорят, И многото години нека учат мъдрост.
‹Çok gün görenler konuşsun› dedim, ‹Çok yıl yaşayanlar bilgeliği öğretsin.›Я говорил сам себе: пусть говорят дни, и многолетие поучает мудрости.
‹Çok gün görenler konuşsun› dedim, ‹Çok yıl yaşayanlar bilgeliği öğretsin.›אמרתי ימים ידברו ורב שנים ידיעו חכמה׃
‹Çok gün görenler konuşsun› dedim, ‹Çok yıl yaşayanlar bilgeliği öğretsin.›قلت الايام تتكلم وكثرة السنين تظهر حكمة.
‹Çok gün görenler konuşsun› dedim, ‹Çok yıl yaşayanlar bilgeliği öğretsin.›我 說 、 年 老 的 當 先 說 話 、 壽 高 的 當 以 智 慧 教 訓 人
‹Çok gün görenler konuşsun› dedim, ‹Çok yıl yaşayanlar bilgeliği öğretsin.›我說 、 年老 的 當先說話 、 壽高 的 當以 智慧 教 訓人
Davutun yaklaştığını gören Ornan, harman yerinden çıktı, varıp Davutun önünde yüzüstü yere kapandı.Ketika Arauna melihat Raja Daud datang, ia mendapatkan Daud dan sujud di depannya
Davutun yaklaştığını gören Ornan, harman yerinden çıktı, varıp Davutun önünde yüzüstü yere kapandı.다윗이 오르난에게 나아가매 오르난이 내어다보다가 다윗을 보고 타작마당에서 나와서 얼굴을 땅에 대고 절하매
Davutun yaklaştığını gören Ornan, harman yerinden çıktı, varıp Davutun önünde yüzüstü yere kapandı.Toen Ornan de koning zag naderen, verliet hij zijn dorsvloer en boog neer op de grond voor koning David.
Davutun yaklaştığını gören Ornan, harman yerinden çıktı, varıp Davutun önünde yüzüstü yere kapandı.И пришел Давид к Орне. Орна, взглянув и увидевДавида, вышел из гумна и поклонился Давиду лицем до земли.
Davutun yaklaştığını gören Ornan, harman yerinden çıktı, varıp Davutun önünde yüzüstü yere kapandı.ויבא דויד עד ארנן ויבט ארנן וירא את דויד ויצא מן הגרן וישתחו לדויד אפים ארצה׃
Davutun yaklaştığını gören Ornan, harman yerinden çıktı, varıp Davutun önünde yüzüstü yere kapandı.وجاء داود الى ارنان وتطلّع ارنان فرأى داود وخرج من البيدر وسجد لداود على وجهه الى الارض.
Davutun yaklaştığını gören Ornan, harman yerinden çıktı, varıp Davutun önünde yüzüstü yere kapandı.大 衛 到 了 阿 珥 楠 那 裡 、 阿 珥 楠 看 見 大 衛 、 就 從 禾 場 上 出 去 、 臉 伏 於 地 、 向 他 下 拜
Davutun yaklaştığını gören Ornan, harman yerinden çıktı, varıp Davutun önünde yüzüstü yere kapandı.大衛 到 了 阿珥楠 那裡 、 阿珥楠 看 見 大衛 、 就 從禾場 上 出去 、 臉伏 於地 、 向 他 下拜
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.(63:9) языком своим они поразят самих себя; все, видящие их, удалятся от них .
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.(64:9) Leur langue a causé leur chute; Tous ceux qui les voient secouent la tête.
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.Ale gdy Bóg na nich wypuści prędką strzałę, porażeni będą;
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.Ale jakž Bůh vystřelí na ně prudkou střelu, poraženi budou.
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.Ale strelí do nich Bôh; prebodne ich strela, tak čo sa nenazdajú a budú porazení.
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.Assim serão levados a tropeçar, por causa das suas próprias línguas; todos aqueles que os virem fugirão.
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.Då skjuter Gud dem; plötsligt sårar dem hans pil.
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.Da skyter Gud dem; med ett kommer pilen; slaget har rammet dem.
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.De meglövi õket az Isten; hirtelen nyíl üt rajtok sebet.
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.han styrter dem for deres Tunges Skyld. Enhver, som ser dem, ryster på Hovedet;
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.Ihre eigene Zunge wird sie fällen, daß ihrer spotten wird, wer sie sieht.
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.in pasti morajo; naklep njih jezika pride nadnje; kdorkoli jih bo videl, bo majal z glavo.
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.이러므로 저희가 엎드러지리니 저희의 혀가 저희를 해함이라 저희를 보는 자가 다 머리를 흔들리로다
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.Limba lor le -a pricinuit căderea; şi toţi cei ce -i văd, clatină din cap.
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.Los hará caer por sus propias lenguas; todos los que los vean moverán la cabeza
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.Maar God kan hen onverwacht treffen; als Hij een pijl afschiet, is het altijd raak; zij zijn gewond.
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.Ma Dio li colpisce con le sue frecce: all'improvviso essi sono feriti
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.Mereka binasa karena perkataan mereka sendiri; semua yang melihatnya menggelengkan kepala
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.Mutta Jumala ampuu heidät nuolella, äkisti kohtaavat heitä iskut.
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.Như vậy chúng nó sẽ vấp ngã, lưỡi chúng nó nghịch lại chúng nó; Hết thảy ai thấy đến đều sẽ lắc đầu.
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.Như_vậy chúng_nó sẽ vấp_ngã , lưỡi chúng_nó nghịch lại chúng_nó ; Hết_thảy ai thấy đến đều sẽ lắc_đầu .
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.Και οι λογοι της γλωσσης αυτων θελουσι πεσει επ' αυτου θελουσι φευγει παντες οι βλεποντες αυτους.
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.Така собственият им език, като ги осъжда, ще ги спъне; Всички, които ги гледат, ще поклащат глава.
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.ויכשילוהו עלימו לשונם יתנדדו כל ראה בם׃
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.ويوقعون السنتهم على انفسهم. ينغض الراس كل من ينظر اليهم.
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.他 們 必 然 絆 跌 、 被 自 己 的 舌 頭 所 害 . 凡 看 見 他 們 的 、 必 都 搖 頭
İlgili Sayfalar