göreceli ile cümle

göreceli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Zaman, göreceli bir kavramdır.Tænkning er altid et udtryk for tid.
Uygulama alanı tarafından uyarılan manyetik moment alan gücünde doğrusaldır ve göreceli olarak zayıftır.Det magnetiske moment, som fremkaldes af det anvendte felt, har lineær feltstyrke og er ret svagt.
Saçmalık görecelidir, kişiden kişiye değişkenlik gösterir.Personalisering er at foretage tilpasning af noget til en enkelt person.
Bu içerikte ofset bazen göreceli adresleme olarak adlandırılır.I denne sammenheng er offset noen ganger kalt en relativ adresse.
Ama bu tanımlamalar görecelidir ve kesin sınırları yoktur.Det er snakk om æresgjeld, og den kjenner ingen grenser.
Zaman, göreceli bir kavramdır.Tiden som sådan er en illusjon.
Afrika Eksarhlığı'nın göreceli zenginliği bir ayaklanmayı yeterince finanse edebilirdi.Kekayaan relatif Eksarkat dari Afrika dapat cukup membiayai pemberontakan.
Mutlak (absolute), göreceli (relative) ve sabitlenmiş (fixed) yerleştirme özelliği.Pembinaan dapat berupa teguran, peringatan, dan tindakan tegas yakni pembubaran.
Bu birçok göreceli enerji ve momentum deneylerinde kanıtlanmıştır. .Ini secara eksperimental dibuktikan di banyak uji energi relativistik dan momentum.
Uyum, Yin ve Yang'ın göreceli denklik halidir.Pada waktu itu, ia masih sehat dan sempat mengunjungi kota Yan'an.
Kendileri göreceli olarak çok hızlı şekilde hareket edebilir.Dapat membuat daftar putar sendiri dengan sangat cepat.
Fakat bu cümlelerde herhangi birinin doğruluğu her zaman kuramın tamamına göre değişir(görecelidir).Masing-masing agama mengklaim bahwa penyebutan yang benar adalah menurut cara mereka masing-masing.
Geometrik birim sistemleri göreceli fizikte kullanışlıdır.Orbit geostasioner tersebut memiliki kegunaan penting.
Bu birçok göreceli enerji ve momentum deneylerinde kanıtlanmıştır. .Điều này đã được xác nhận bằng thực nghiệm trong nhiều thí nghiệm về năng lượng và động lượng tương đối tính.
Zırhın göreceli sertliği RHA (rolled homogeneous armour) ile karşılaştırılarak gösterilir.装甲を貫く力は、均質圧延鋼装甲(RHA:Rolled Homogeneous Armor)を貫ける厚さで表現される。
Bu göreceli küçük yenilgiye rağmen gözüpek şekilde Ekim sonu ya da Kasım başıda Avrupa'ya geçti.トマスはこの比較的小さな挫折にひるむことは無く、10月後半か11月前半のいずれかの時点でヨーロッパへと渡った。
Görecelilik kuramı, mutlak eşzamanlılığın var olmaması nedeniyle mutlak zamanın varlığına izin vermez.相対性理論では絶対的な同時性というものが存在しないため、絶対時間の存在を認めない。
Kendileri göreceli olarak çok hızlı şekilde hareket edebilir.突発的に素早く動くこともできる。
Özel görecelik yasasına göre bilgi veya enerjinin hareket edebileceği en yüksek sürat ışık hızıdır.物理学における光速からの類推で、情報が伝わる最高速度を光速という。
Göreceli olarak daha olgunlaşmamışken daha yumuşaktır.「わたしより小柄なのに信じられないくらい速く走るのです。
Gelecek kitabın ise özel göreceliliğe odaklanması bekleniyor.^ ただし、基本的に次の特別競輪には斡旋される。
Göreceli büyüklüğü nedeniyle önce bir yıldız gibi görünecektir.惑星は、恒星と違って、はっきりとした見かけの大きさ(視直径)がある。
Saçmalık görecelidir, kişiden kişiye değişkenlik gösterir.キレると人格が変わる。
Temelde mutlaklık değil, izafilik (görecelik) söz konusudur.此為真實存在的武功,但口訣已不詳。
Dört şeritteki farklı bantların göreceli konumlarına bakılarak DNA dizisi (alttan yukarı doğru) okunabilir.四个泳道之间的不同暗带的相对位置可以用来读取(从底部到顶部)DNA序列,從而得到該目標片斷的鹼基排列順序。
Değişik mahlaslarla (takma ad/nick name) göreceli olarak çok az makale yazdı.游戏中的人物—特别是主角尼克(Niko)—收到了大量正面的评论。
Rus toplama kamplarında göreceli olarak daha rahat bir yaşantıya kavuşur, kamp kumandanının sekreteri olur.在俄国战俘营中,他度过了一段相对较为轻松的时光,因为他被指派给战俘营的长官作秘书。
Bu yıldız oluşumu, birçok küresel yıldız kümesinin yaşı düşünüldüğünde göreceli olarak kısadır.這個恆星形成的時期相較於許多球狀星團的年齡,顯然相對較短。
Özel göreceliliğe göre c, evrendeki bütün madde ve bilgilerin hareket edebileceği maksimum hızdır.根據狹義相對論,宇宙中所有物質和訊息的運動和傳播速度都不能超過c。
Bu liste tam bir liste değildir ve göreceli olarak önemli eserlerini içermektedir.이하의 목록은 완전한 목록이 아니며, 대표적인 작품들만 나열한 것이다.
Temelde mutlaklık değil, izafilik (görecelik) söz konusudur.무상(無相)은 불교 용어로, 무상삼매(無相三昧)를 말한다.
Bu tanım görecelidir ve kesin sınırları yoktur.‘그것의 종자는 별도의 실제 사물이 있는 것이 아니며, 이 안에서 머무는 것 역시 별개가 아닌 것이 아니다.
Yollar göreceli olarak az sayıdadır.그 길이가 거의 일률적으로 짧아졌어요.
Uyum, Yin ve Yang'ın göreceli denklik halidir.본관은 김녕(金寧)이며 호(號)는 신결(信結)이다.
Sonuç olarak, onların az ölçüde farklı göreceli hızları onları galaksi boyunca görülebilir yapmıştır.결과적으로 그들의 상대적으로 미세한 속력차가 그것들을 은하의 여러 곳으로 흩어지게 한다.
Bunların üstüne göreceli olarak daha kalın bir altın tabakası kaplanır.그런 금희 앞에 매력적인 떨림으로 준하가 다가온다.
Yine de göreceli hatayı logaritmada göz önünde bulundurabiliriz.자세한 사항은 (말레이어 위키백과)에서 찾아볼 수 있다.
Genel göreceliğin gelişiyle, klasik hareket denklemleri değiştirildi.עם התקדמות תורת היחסות הכללית, המשוואות הקלאסיות של התנועה השתנו.
Göreceli olasılıklar oranı Tehlike oranıהאם יש לציין את עוצמת הסכנה?
Değer yargıları görecelidir, alışkanlığa bağlıdır.הנוסח לשטר התנאים גם הוא תלוי במנהגים.
Yıldız topluluğu, göreceli olarak dağınık bir yıldız kümesidir.סמל העיר כולל כוכב משושה וחצי סהר.
Uyum, Yin ve Yang'ın göreceli denklik halidir.Ин и Ян се привличат – Ин привлича Ян и Ян привлича Ин.
Bu yüzden üretim göreceli olarak pahalıdır.Drugim riječima, financiranje mora biti proporcionalno.
Böylece logaritmadaki göreceli hata sadece %10 olur.U Āryabhaṭīyi je također izračunat opseg Zemlje s pogreškom od samo 1%.
Ama bu tanımlamalar görecelidir ve kesin sınırları yoktur.Uglavnom je masivna i nema jasno definirane granice.
Yine de göreceli hatayı logaritmada göz önünde bulundurabiliriz.Mogu se smatrati nastavkom Evanđelja po Luki.
Bazıları ise neredeyse ışık hızında giderek göreceli bir hızlı yolculuk yaparlar.U zraku ih je gotovo nemoguće vidjeti jer lete prevelikom brzinom.
Pitavastatin'in göreceli etkinliği henüz belli değildir.Veľkosť Liopleurodona zatiaľ nie je istá.
Döviz tabelası yalnızca sikkelerin göreceli değerlerini göstermektedir.Vývoj ceny iba pozvoľne kopíruje vývoj hodnoty.
Göreceli olarak daha tutucu ve genel olarak erken dönem Budizmine en yakınıdır.Je relativno konservativna in večinoma najbližje zgodnjemu budizmu.
Modern göreceliler Mach’in kurallarının etkilerini başlangıç değer problemlerinde görür.Sodobni strokovnjaki za relativistično fiziko vidijo zametke Machovega načela v problemu začetnih vrednosti.
Bu yöntemler sınırlara itildiğinde, göreceli olmayan Schrödinger denkleminin tam çözümüne yaklaşırlar.Te metode se v skrajnosti približajo točni rešitvi nerelativistične Schrödingerjeve enačbe.
İstemi göreceli olarak Bumin'in egemenliğine tabi idi.Izredno razgibano pa je bilo Budinovo javno delovanje.
Pitavastatin'in göreceli etkinliği henüz belli değildir.Paties Pitagoro likimas neaiškus.
Göreceli olarak daha tutucu ve genel olarak erken dönem Budizmine en yakınıdır.Ši mokykla yra ganėtinai konservatyvi ir apskritai ji yra pati artimiausia ankstyvajam budizmui.
Her şeyin aktığı öğretisi ve göreceliği sofistlerin şüpheciliğinin en büyük dayanaklarından olmuştur.Viskas, ko buvo mokoma ar daroma, buvo didžiausia paslaptis.
Venedikliler ile ilişkileri göreceli olarak daha iyiyidi.Jų santykiai su romėnais iš esmės buvo geri.
Protesto, göreceli olarak bir olaya ve duruma karşı aksi yönde tepki göstermektir.Protest väljendab avalikult reaktsiooni mingi sündmuse või olukorra kohta.
Bu içerikte ofset bazen göreceli adresleme olarak adlandırılır.Selliseid funktsionaalse kontrolli kommentaare nimetatakse vahel annotatsioonideks.
Göreceli olasılık oranı sıfırdan küçük olamaz.Kindlat suuruse alammäära ei saa siiski anda.
İlgili Sayfalar