görecekler ile cümle
görecekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.Господ в отговор ми рече: Напиши видението и изложи го ясно на дъсчици, За да може да се чете бързо.
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.ויענני יהוה ויאמר כתוב חזון ובאר על הלחות למען ירוץ קורא בו׃
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.فاجابني الرب وقال اكتب الرؤيا وانقشها على الالواح لكي يركض قارئها.
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.他 對 我 說 、 將 這 默 示 明 明 的 寫 在 版 上 、 使 讀 的 人 容 易 讀 。 〔 或 作 隨 跑 隨 讀
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.他 對我說 、 將這 默示 明明 的 寫在 版上 、 使讀 的 人 容易 讀 。 〔 或 作隨 跑 隨讀
Tabii ki görecekler.Biztos, hogy valaki meg fog látni.
Tabii ki görecekler. Bu sarayda etrafı izleyen bir sürü göz var.Φυσικά και θα μας δούνε, αφού υπάρχουν τόσα πολλά άτομα μέσα στο παλάτι.
Tabii ki görecekler. Bu sarayda etrafı izleyen bir sürü göz var.طبعا الاخرين سيروننا, فهنا الكثير من الاشخاص
Tabii ki görecekler.C'est évident qu'on va nous voir.
Tüm görecekleri budur.C'est tout ce qu'ils vont voir.
Tüm görecekleri budur.Esto es todo lo que verán.
Tüm görecekleri budur.이 작은 구멍이 환자에게 남는 흔적의 전부니까요.
Tüm görecekleri budur.Tohle je vše, co mu po operaci zůstane.
Tüm görecekleri budur.To jest wszystko co zobaczy.
Tüm görecekleri budur.Το μόνο που θα δουν είναι αυτό.
Tüm görecekleri budur.Той ще види само това.
Tüm görecekleri budur.זה שקוף. זה כל מה שהם ייראו.
Tüm görecekleri budur.انها شفافة. هذا كل ما سيرونه.
Tüm görecekleri budur.この手法で外科はどこに到達するのか、とても興奮します
Ve inanın, görecekleriniz çok korkunç.Croyez-moi, cela va faire peur.
Ve inanın, görecekleriniz çok korkunç.En geloof me, het zal eng zijn.
Ve inanın, görecekleriniz çok korkunç.I możecie mi wierzyć, to będzie straszne.
Ve inanın, görecekleriniz çok korkunç.절 믿으세요, 무서울 것입니다.
Ve inanın, görecekleriniz çok korkunç.Og tro mig, det bliver meget skræmmende.
Ve inanın, görecekleriniz çok korkunç.Și credeți-mă, va fi înspăimântător.
Ve inanın, görecekleriniz çok korkunç.Und glauben Sie mir, es wird Sie erschrecken.
Ve inanın, görecekleriniz çok korkunç. Ürküntü verecek, ama sizi aydınlatacak.E credetemi, farà sicuramente paura, vi spaventerà, ma sarà illuminante.
Ve inanın, görecekleriniz çok korkunç.Verte mi, bude to nahánať strach.
Ve inanın, görecekleriniz çok korkunç.Věřte mi bude to strašidelné.
Ve inanın, görecekleriniz çok korkunç.Y créanme, será escalofriante.
Ve inanın, görecekleriniz çok korkunç.Και πιστέψτε με, θα είναι τρομακτικό.
Ve inanın, görecekleriniz çok korkunç.И поверьте мне, это будет страшновато.
Ve inanın, görecekleriniz çok korkunç.И повярвайте ми, това ще е страшно.
Ve inanın, görecekleriniz çok korkunç.І повірте мені, це буде страшнувато.
Ve inanın, görecekleriniz çok korkunç.ותאמינו לי, זה יהיה מפחיד.
Ve inanın, görecekleriniz çok korkunç.وصدقوني , ستكون مخيفه .
Ve inanın, görecekleriniz çok korkunç.それは恐ろしいことです 恐ろしいことですが、あなたを賢くもします
Yani, aranızdan konferans sonrası tura çıkanlar gerçek bir savananın neye benzediğini görecekler.Bagi anda yang akan mengikuti tur setelah konferensi ini, anda akan melihat sebuah sabana yang sesungguhnya.
Yani, aranızdan konferans sonrası tura çıkanlar gerçek bir savananın neye benzediğini görecekler.Chi di voi, dopo la conferenza, farà uno dei tour, potrà vedere com'è fatta una savana.
Yani, aranızdan konferans sonrası tura çıkanlar gerçek bir savananın neye benzediğini görecekler.Ci z was, którzy wyruszą po tej konferencji na jedną z wycieczek, zobaczą jak naprawdę wygląda sawanna.
Yani, aranızdan konferans sonrası tura çıkanlar gerçek bir savananın neye benzediğini görecekler.그래서 여러분 중 회의 후의 투어에 간다면, 여러분은 정말로 사바나같은 것을 보게 될 것 입니다.
Yani, aranızdan konferans sonrası tura çıkanlar gerçek bir savananın neye benzediğini görecekler.Nehmen Sie an Ausflügen nach der Konferenz teil? Dann erleben Sie eine richtige Savanne.
Yani, aranızdan konferans sonrası tura çıkanlar gerçek bir savananın neye benzediğini görecekler.Wie van jullie op tochtjes gaat na de conferentie krijgt echte savanne te zien.
Yani, aranızdan konferans sonrası tura çıkanlar gerçek bir savananın neye benzediğini görecekler.אז אלה מכם שיוצאים לסיור אחרי הכנס, אתם תראו איך הסוואנה באמת נראית.
Yani, aranızdan konferans sonrası tura çıkanlar gerçek bir savananın neye benzediğini görecekler.لذا من كان منكم سيذهب إلى أحد جولات ما بعد المؤتمر سيرى كيف تكون السافانا،
Yani, aranızdan konferans sonrası tura çıkanlar gerçek bir savananın neye benzediğini görecekler.本物のサバンナの姿がわかりますよ 基本的に肉の宝庫です
Yani, insanlar Twitter hesabına baktığında yalnız küçük bir yumurta görecekler.그래서 사람들은 필립의 트위터 계정에서 고독한 달걀만 보게되요.
Yani, insanlar Twitter hesabına baktığında yalnız küçük bir yumurta görecekler.אז כשאנשים מסתכלים על חשבון הטוויטר שלו כל מה שהם רואים זו ביצה קטנה ובודדה.
Yani, insanlar Twitter hesabına baktığında yalnız küçük bir yumurta görecekler.لذا عندما ينظر الناس لصفحته على "تويتر Twitter" كل ما يرونه هو بيضة وحيدة صغيرة.
Yani, insanlar Twitter hesabına baktığında yalnız küçük bir yumurta görecekler.プロフィールの編集はとても簡単です。
Yazılmış olduğu gibi: ‹‹Ondan habersiz olanlar görecekler. Duymamış olanlar anlayacaklar.››ale jako je napísané: Tí, ktorým nebolo zvestované o ňom, uvidia; a ktorí nepočuli, porozumejú.
Yazılmış olduğu gibi: ‹‹Ondan habersiz olanlar görecekler. Duymamış olanlar anlayacaklar.››Ale jako napisano: Którym nie powiadano o nim, oglądają; a którzy o nim nie słyszeli, zrozumieją.
Yazılmış olduğu gibi: ‹‹Ondan habersiz olanlar görecekler. Duymamış olanlar anlayacaklar.››Ale jakož psáno jest: Kterýmž není zvěstováno o něm, uzří, a ti, jenž neslýchali, srozumějí.
Yazılmış olduğu gibi: ‹‹Ondan habersiz olanlar görecekler. Duymamış olanlar anlayacaklar.››antes, como está escrito: Aqueles a quem não foi anunciado, o verão; e os que não ouviram, entenderão.
Yazılmış olduğu gibi: ‹‹Ondan habersiz olanlar görecekler. Duymamış olanlar anlayacaklar.››Ceux à qui il n`avait point été annoncé verront, Et ceux qui n`en avaient point entendu parler comprendront.
Yazılmış olduğu gibi: ‹‹Ondan habersiz olanlar görecekler. Duymamış olanlar anlayacaklar.››기록된바 주의 소식을 받지 못한 자들이 볼 것이요 듣지 못한 자들이 깨달으리라 함과 같으니라
Yazılmış olduğu gibi: ‹‹Ondan habersiz olanlar görecekler. Duymamış olanlar anlayacaklar.››ma come sta scritto: e coloro che non ne avevano udito parlare, comprenderanno
Yazılmış olduğu gibi: ‹‹Ondan habersiz olanlar görecekler. Duymamış olanlar anlayacaklar.››marveč kakor je pisano: „Katerim se ni oznanilo o njem, bodo videli, in kateri niso slišali, bodo razumeli“.
Yazılmış olduğu gibi: ‹‹Ondan habersiz olanlar görecekler. Duymamış olanlar anlayacaklar.››men, som skrevet er: De som ikke har fått budskap om ham, skal se, og de som ikke har hørt, skal forstå.
Yazılmış olduğu gibi: ‹‹Ondan habersiz olanlar görecekler. Duymamış olanlar anlayacaklar.››а яко ж писано: Кому не звіщено про Него, побачать, і котрі не чули, зрозуміють.
İlgili Sayfalar