görebilmek ile cümle

görebilmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Günümüzde sahip olduğumuz mikroskoplar, aslında tek tek atomları görebilmekte.של אטומים בודדים.
Günümüzde sahip olduğumuz mikroskoplar, aslında tek tek atomları görebilmekte.والمجاهر التي نتوفر عليها اليوم، تستطيع أن ترى
Günümüzde sahip olduğumuz mikroskoplar, aslında tek tek atomları görebilmekte.いくつか原子の写真を
Hayvanı görebilmek için sona bakın.Am Ende sehen Sie das Tier.
Hayvanı görebilmek için sona bakın.Guardate all'estremità per vedere l'animale.
Hayvanı görebilmek için sona bakın.Kig til slut for at se dyret.
Hayvanı görebilmek için sona bakın.Kijk naar het einde om het dier te zien.
Hayvanı görebilmek için sona bakın.저기 끝에 있는 도마뱀을 보세요.
Hayvanı görebilmek için sona bakın.Miren al final para ver el animal.
Hayvanı görebilmek için sona bakın.Na jej końcu zwierzę.
Hayvanı görebilmek için sona bakın.Nhìn về cuối đường để thấy con vật.
Hayvanı görebilmek için sona bakın.Regardez le bout de la trajectoire pour voir l'animal.
Hayvanı görebilmek için sona bakın.Uitaţi-vă la sfârşit să vedeţi animalul.
Hayvanı görebilmek için sona bakın.Погледнете в края, за да видите животното.
Hayvanı görebilmek için sona bakın.Смотрите в конец, чтобы увидеть животное.
Hayvanı görebilmek için sona bakın.התבוננו בקצהו כדי לראות את החיה.
Hayvanı görebilmek için sona bakın.انظروا إلى النهاية لترو الحيوان
Hayvanı görebilmek için sona bakın.でも木に近づいてきたら
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.A alergat înainte, şi s'a suit într'un dud ca să -L vadă; pentrucă pe drumul acela avea să treacă.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.A bieżawszy naprzód, wstąpił na drzewo leśnej figi, aby go ujrzał; bo tamtędy iść miał.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Allora corse avanti e, per poterlo vedere, salì su un sicomoro, poiché doveva passare di là
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.A předběh napřed, vstoupil na strom planého fíku, aby jej viděl; neb tudy měl jíti.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.A predbehol napred a vyšiel na planý fík, aby ho videl, lebo tade mal ísť.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Daarom liep hij hard vooruit en klom in een wilde vijgeboom om Hem toch te kunnen zien.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Da sprang han i forveien og steg op i et morbærtre for å få se ham; for hans vei gikk der forbi.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.E correndo adiante, subiu a um sicômoro a fim de vê-lo, porque havia de passar por ali.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Entonces corrió delante y subió a un árbol sicómoro para verle, pues había de pasar por allí
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.És elõre futván felhága egy eperfüge fára, hogy õt lássa; mert arra vala elmenendõ.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Il courut en avant, et monta sur un sycomore pour le voir, parce qu`il devait passer par là.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.In poteče naprej in spleza na murvovo smokvo, da bi ga videl, ker je imel tod mimo iti.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.앞으로 달려가 보기 위하여 뽕나무에 올라가니 이는 예수께서 그리로 지나가시게 됨이러라
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Niin hän juoksi edelle ja nousi metsäviikunapuuhun nähdäkseen hänet, sillä Jeesus oli kulkeva siitä ohitse.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Und er lief voraus und stieg auf einen Maulbeerbaum, auf daß er ihn sähe: denn allda sollte er durchkommen.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Vậy , Xa-chê chạy trước , trèo lên cây sung , để ngó thấy Ðức_Chúa_Jêsus , vì Ngài phải đi qua đó .
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Vậy, Xa-chê chạy trước, trèo lên cây sung, để ngó thấy Ðức Chúa Jêsus, vì Ngài phải đi qua đó.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.και δραμων εμπρος ανεβη επι συκομορεαν δια να ιδη αυτον επειδη δι' εκεινης της οδου εμελλε να περαση.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.и, забежав вперед, взлез на смоковницу, чтобы увидеть Его, потому что Ему надлежало проходить мимо нее.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.И завтече се напред и се покачи на една черница за да Го види; понеже през оня път щеше да мине.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.побігши наперед, вилїз на шовковицю, щоб подивитись па Него; бо туди мав проходити.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.ויקדם וירץ ויעל על שקמה לראותו כי שם הדרך אשר יעבר בה׃
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.فركض متقدما وصعد الى جميزة لكي يراه. لانه كان مزمعا ان يمرّ من هناك.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.就 跑 到 前 頭 、 爬 上 桑 樹 、 要 看 耶 穌 、 因 為 耶 穌 必 從 那 裡 經 過
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.就 跑到 前頭 、 爬上 桑樹 、 要 看 耶穌 、 因為耶穌必從 那 裡經過
Kişi adı, e- posta adresi veya anlık mesajlaşma durumlarını görebilmek için bu seçeneği işaretleyin.Aktivera det här för att visa kontaktegenskaper som namn, e- postadress eller direktmeddelandestatus.
Mike'in tanıtımını yaptığı içeriği kendi Google+ sayfalarında da görebilmektedir.자전거에 취미를 갖는 사람들인데요, 그 사람들은 마이크의 글을 자신만의 구글플러스 소식통을 통해서 보게됩니다.
Mike'in tanıtımını yaptığı içeriği kendi Google+ sayfalarında da görebilmektedir.là những người yêu thích xe đạp, có thể nhìn thấy bài này trên Google+.
Mike'in tanıtımını yaptığı içeriği kendi Google+ sayfalarında da görebilmektedir.وهم هواة للدراجات, رأوا مشاركته الجديدة في تحديثات ملفاتهم الشخصية.
Mike'in tanıtımını yaptığı içeriği kendi Google+ sayfalarında da görebilmektedir.佢地都可以係Google + 度 睇到Mike 嘅post
Mike'in tanıtımını yaptığı içeriği kendi Google+ sayfalarında da görebilmektedir.見ることができるようになるのです。 数週間後、マイクの友人の スーザンが
Onlar evlerini, para kazanmak için,yeni beceriler edinebilmek için ve dünyayı görebilmek için terkediyorlar.Ei aleg să plece de acasă pentru a câștiga bani, pentru a învăța noi îndeletniciri și ca să vadă lumea.
Onlar evlerini, para kazanmak için,yeni beceriler edinebilmek için ve dünyayı görebilmek için terkediyorlar.Eligen dejar sus hogares para ganar dinero, para aprender nuevas habilidades y ver el mundo.
Onlar evlerini, para kazanmak için,yeni beceriler edinebilmek için ve dünyayı görebilmek için terkediyorlar.Họ chọn rời khỏi nhà mình để kiếm tiền, để học những kỹ năng mới, và để nhìn ra thế giới.
Onlar evlerini, para kazanmak için,yeni beceriler edinebilmek için ve dünyayı görebilmek için terkediyorlar.그들은 돈을 벌고, 새로운 기술을 배우고, 세상을 경험하기 위해서 고향을 떠나는 것입니다.
Onlar evlerini, para kazanmak için,yeni beceriler edinebilmek için ve dünyayı görebilmek için terkediyorlar.Odločijo se zapustiti domove, da bi zaslužili, se izučili novih spretnosti in videli svet.
Onlar evlerini, para kazanmak için,yeni beceriler edinebilmek için ve dünyayı görebilmek için terkediyorlar.Opuścili domy dla zarobku, by nauczyć się nowych rzeczy i zobaczyć świat.
Onlar evlerini, para kazanmak için,yeni beceriler edinebilmek için ve dünyayı görebilmek için terkediyorlar.Ze willen hun thuis verlaten om geld te verdienen, om nieuwe vaardigheden te leren en de wereld te zien.
Onlar evlerini, para kazanmak için,yeni beceriler edinebilmek için ve dünyayı görebilmek için terkediyorlar.Вони вирішують покинути домівку для того, щоб заробляти гроші, опанувати нові навички і побачити світ.
Onlar evlerini, para kazanmak için,yeni beceriler edinebilmek için ve dünyayı görebilmek için terkediyorlar.Они решили покинуть свои дома, чтобы заработать деньги, чтобы получить новые навыки, и чтобы увидеть мир.
Onlar evlerini, para kazanmak için,yeni beceriler edinebilmek için ve dünyayı görebilmek için terkediyorlar.Те избират да напуснат домовете си, за да спечелят пари, за да придобият нови умения и да видят света.
Onlar evlerini, para kazanmak için,yeni beceriler edinebilmek için ve dünyayı görebilmek için terkediyorlar.הם בוחרים לעזוב את בתיהם כדי להרוויח כסף, ללמוד מקצועות חדשים, ולראות את העולם.

İlgili Sayfalar