görebilmek ile cümle

görebilmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.Wanneer je naar een boom kijkt heb je een vergrootglas nodig om een reuzenboom te zien.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.Като гледаш едно дърво, е нужна лупа, за да видиш гигантско дърво.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.Когда вы на него смотрите, вам понадобится увелечительное стекло, чтобы увидеть гигантское дерево.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.כאשר אנו מביטים בעץ, אנו זקוקים לזכוכית מגדלת כדי לראות את העץ הענק.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.عندما تنظرون إلى شجرة. تتطلب عدسة مكبرة لرؤية شجرة عملاقة.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.残念ながら この講演の締めくくりに
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Entusiasmo-me quando vejo esse pensamento em grande escala.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Ich bin aufgeregt, wenn ich diese Art Denkerlass erblicke.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Ik ben enthousiast als ik die denktrant groot uitgeschreven zie.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Innostun, kun näen tällaisen ajattelutavan ilmenevän käytännössä.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Jestem podekscytowany, gdy zauważam, że taki rodzaj myślenia się upowszechnia.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Je suis enthousiaste en imaginant ce type de pensée à grande échelle.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.그런 생각들이 커져가는 것을 어렴풋이 볼 때 전 흥분됐습니다.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Mă încântă când întrezãresc acest mod de a gândi scris cu majuscule.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Me emociona cuando veo ese tipo de pensamiento a gran escala.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Mi emoziona cogliere quel modo di pensare in grande stile.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Με ενθουσιάζει αυτή η σκέψη με κεφαλαία γράμματα.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Възхищавам се на проявленията на това глобално мислене.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Меня восхищают проявления этого более глобального мышления.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.אני נלהב כשאני מביט בהתעצמות הזו.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.انا متحمس عندما ألمح هذا النوع من التفكير في أوضح صوره.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.僕が見たいのはすべての制約から切り離された理想主義だ
Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.또 다른 선물도 받았습니다. 그리고 돌아와서 다르게 살고 있습니다.
Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Lahko sem pogledal v prihodnost in prišel nazaj ter zaživel drugače.
Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.וזו היכולת לראות לתוך העתיד ולחזור ולחיות אחרת.
Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.و هي القدرة على رؤية المستقبل والعودة والعيش بشكل مختلف.
Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.戻ってきて 以前と違う 生き方ができる奇跡もです 今日 飛行機に乗る方は
Bulduğunuzda, imleci ekranda görebilmek için onu biraz oynatmanız gerekecek.Când găsești mouse-ul și trebuie să îl miști puţin pentru ca să vezi unde este cursorul pe ecran.
Bulduğunuzda, imleci ekranda görebilmek için onu biraz oynatmanız gerekecek.Dan moet je de muis een beetje heen en weer bewegen om te zien waar de cursor is op het scherm.
Bulduğunuzda, imleci ekranda görebilmek için onu biraz oynatmanız gerekecek.마우스를 찾긴 해야겠죠. 마우스를 찾은 뒤에는 마우스를 잡고 조금 흔들어 보아서 마우스의 커서가 화면의 어디에 위치해 있는지 확인해야 합니다.
Bulduğunuzda, imleci ekranda görebilmek için onu biraz oynatmanız gerekecek.Puis, on la trouve, on doit la remuer un peu pour voir où le curseur se trouve sur l'écran.
Bulduğunuzda, imleci ekranda görebilmek için onu biraz oynatmanız gerekecek.Una volta trovato dovete agitarlo un po' per capire dov'è il cursore sullo schermo.
Bulduğunuzda, imleci ekranda görebilmek için onu biraz oynatmanız gerekecek.Потом вы её находите... теперь вам нужно немного ею поводить, для того чтобы найти курсор на экране.
Bulduğunuzda, imleci ekranda görebilmek için onu biraz oynatmanız gerekecek.След това намирате мишката и ще трябва да я размърдате малко, за да видите къде е стрелката на екрана.
Bulduğunuzda, imleci ekranda görebilmek için onu biraz oynatmanız gerekecek.אבל אתה צריך למצוא, בערך, את העכבר הזה. אז תמצא את העכבר, ותצטרך לנענע אותו טיפה לאתר את הסמן על גבי המסך.
Bulduğunuzda, imleci ekranda görebilmek için onu biraz oynatmanız gerekecek.عليك ان تجد المؤشر، ثم تجده ثم عليك ان تهزه قليلا لتجد أين يقف المؤشر في الشاشة
Bulduğunuzda, imleci ekranda görebilmek için onu biraz oynatmanız gerekecek.すこしグルグルさせて カーソルを探します 位置が分かったら
Bu mesafenin en kısa mesafe olduğunu görebilmek için doğru üzerindeki başka bir noktaya bakın. . .Je kunt zien dat dit de kortste afstand is, als je hem vergelijkt met een willekeurig ander punt op de lijn.
Bu mesafenin en kısa mesafe olduğunu görebilmek için doğru üzerindeki başka bir noktaya bakın. . .가장 짧은 거리라고 할 수 있는데 상대적으로는 이 점과 이 선 위에 있는 다른 점, 이 위의
Bunu bulmanın bir diğer yolu da, y kareli sabitin pozitif olduğunu görebilmektir. *yの2乗の項が正です。 yの2乗の項が正です。
Bunu bulmanın bir diğer yolu da, y kareli sabitin pozitif olduğunu görebilmektir. *اذاً هذا سيكون خط عامودي، و وطريقة اخرى للتخمين، اذا رأيت ان عبارة y^2
Bunun nasıl olduğunu görebilmek için matris işlemlerinin nasıl yapıldığını anlamanız gerekir.行列の代数がどうなってるか知る必要がある。 今や行列の基礎のチュートリアルが終わったのだから、例で実行してみよう。
Bu videoda yapmak istediğim şey ise bu bağıntıların doğru orantılı olup olmadığını görebilmek.오늘 하고자 하는 것은 두 변수 간의 관계가 정비례 관계인지 확인하는 것인데 즉 그들이 서로 비례해서 변하는지
Bu videoda yapmak istediğim şey ise bu bağıntıların doğru orantılı olup olmadığını görebilmek.وما ارغب بفعله في هذا العرض هو ان ارى اذا كان يمكن ان اعرف ما اذا كانت العلاقات عبارة عن علاقات مباشرة
Daha kolay görebilmek için tekrar çizdim.이것을 다시 그린 이유는 지금까지의 설명을 다시 말해주기 위해서 입니다
Daha kolay görebilmek için tekrar çizdim.Překreslil jsem je, takže to, co budu psát tady, se bude vztahovat právě k nim.
Daha kolay görebilmek için tekrar çizdim.Vi tegnede dem op, så vi kan referere til dem, når vi skriver hernede.
Daha kolay görebilmek için tekrar çizdim.Я намалював їх знову, щоби на них можна було посилатись.
Dediğim gibi, bunları görebilmek için her evde bir görüntüleme elektron mikroskobu olmalı.Chaque foyer devrait posséder un microscope à balayage électronique pour pouvoir voir ça.
Dediğim gibi, bunları görebilmek için her evde bir görüntüleme elektron mikroskobu olmalı.Como eu digo, todas as casas deviam ter um microscópio electrónico de varrimento para poderem ver isto.
Dediğim gibi, bunları görebilmek için her evde bir görüntüleme elektron mikroskobu olmalı.Eu spun că fiecare casă ar trebui să aibă un microscop electronic cu scanare pentru a putea vedea asta.
Dediğim gibi, bunları görebilmek için her evde bir görüntüleme elektron mikroskobu olmalı.Hovorievam, že každý by mal doma mať elektrónový mikroskop, aby to mohol pozorovať.
Dediğim gibi, bunları görebilmek için her evde bir görüntüleme elektron mikroskobu olmalı.제 생각에는, 모든 가정들이 전자 현미경을 하나씩 구매해서 이런 것들을 들여다 볼 수 있어야 한다고 생각합니다.
Dediğim gibi, bunları görebilmek için her evde bir görüntüleme elektron mikroskobu olmalı.Minden háztartásban jól jönne egy elektronmikroszkóp, amivel láthatjuk mindezt.
Dediğim gibi, bunları görebilmek için her evde bir görüntüleme elektron mikroskobu olmalı.Říkávám, že každý by měl mít doma rastrovací elektronový mikroskop, aby to mohl pozorovat.
Dediğim gibi, bunları görebilmek için her evde bir görüntüleme elektron mikroskobu olmalı.Seperti yang saya katakan, setiap rumah seharusnya punya mikroskop elektron. agar dapat melihat ini.
Dediğim gibi, bunları görebilmek için her evde bir görüntüleme elektron mikroskobu olmalı.Siempre digo que en todo hogar debería haber un microscopio electrónico para poder verlas.
Dediğim gibi, bunları görebilmek için her evde bir görüntüleme elektron mikroskobu olmalı.Wie ich immer sage: jeder müsste Zuhause ein Rasterelektronenmikroskop haben, um sie sehen zu können.
Dediğim gibi, bunları görebilmek için her evde bir görüntüleme elektron mikroskobu olmalı.Zoals ik al zei zou elk huis over een scanning-elektronenmicroscoop moeten beschikken om dit te kunnen zien.
Dediğim gibi, bunları görebilmek için her evde bir görüntüleme elektron mikroskobu olmalı.Както казах, във всеки дом трябва да има сканиращ електронен микроскоп, за да можете да ги видите.

İlgili Sayfalar