görebilmek ile cümle

görebilmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Daha iyi görebilmek için daha yükseğe tırmandık.We climbed higher so that we might get a better view.
Onun tek isteği oğlunu son bir kez olsun görebilmekti.Her only wish was to see her son one last time.
Bu yıldızı çıplak gözle görebilmek mümkün değil.This star cannot be seen by the naked eye.
Bunu hemen hemen her filminde görebilmekteyiz.It happens on almost every film.
Simon, artık Jace'i görebilmektedir ve üçlü birlikte Luke'un kitap dükkanına giderler.Simon, now able to see Jace, arrives and they go to Luke's bookstore.
Oyunda, araba ve bazı binalar gibi belirli nesneler de hasar görebilmektedir.Certain objects, such as cars and some buildings, are destructible.
Akıl, İslam'da akıl zekadan ziyade ileriyi görebilmek ve ona göre hazırlık yapabilmektir.Before Raye dies, he sees Light, realizing that he is indeed Kira.
Tanrım o zaman Elena'nın güzel gözlerini iyice görebilmek mümkün olacak.")Why show me Elena's fair eyes?").
Trigorin'i gitmeden önce son bir kez görebilmek için yalvarır ancak, sonra geri çekilir.She retreats after begging for one last chance to see Trigorin before he leaves.
Lorne (ya da Host) insanların geleceklerini görebilmekte ve düşüncelerini okuyabilmektedir.Lorne is able to read peoples' destinies and intentions.
Onu sadece Peter görebilmektedir.Only Batman sees him.
Bu okullarda yaklaşık 15-20 öğrenci aynı anda eğitim görebilmektedir.The School accepts 15 to 20 students in this program.
Ayrıca oyuncular denizde ilerlerken çevreyi görebilmek için dürbün kullanabilmekteler.Therefore, visitors are able to see the scenery of the sea while taking the elevator.
Artık yalnızca bedensel gözleriyle değil, ruhani gözüyle (kalp gözüyle) de görebilmektedir.He is perceptible neither by the sense nor by the imagination, but only by the intellectual eye.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.I'm excited when I glimpse that kind of thinking writ large.
Ve az sonra göreceğiniz gibi, ayrıntı görebilmek bu deneyin anahtarıdır.And as you'll see in a moment, the ability to see detail is key to this experiment.
- Daha kolay görebilmek için tekrar çizdim.So, if we say that this is A B and C, and this right over here is, X, XYZ
Aynı zamanda bu format ilgimi çekti çünkü görebilmek için aynı zamanda da yürümeniz gerekiyor.I was also interested in the physicality of this format, because you have to walk to see it.
Tek dileğim çocuklarımın büyüdüğünü görebilmek.I only wish I could see my kids grow up.
O yüzden, nereye gittiğimizi görebilmek için bu son yüzyılın ne olduğuna bakalım.So let's look at what this last century has been to see where we're going.
Tek dileğim annemi görebilmek,My only wish is to meet my mother
Hayvanı görebilmek için sona bakın.Look at the end to see the animal.
Gazze'deki durumu daha iyi görebilmek için GazaReport.com 'u ziyaret edin.Visit GazaReport.com for more insight into the situation afflicting Gaza.
Önemli olan buradaki farklılıkları görebilmek.We would call the things that we think are like this animal right here, a horse.
Dediğim gibi, bunları görebilmek için her evde bir görüntüleme elektron mikroskobu olmalı.As I say, every home should have a scanning electron microscope to be able to see these.
Ve gorebilmek icin resimden bir hayli geriye yurumeniz gerekli.And you have to walk very far to be able to see it.
Demek istediğim, bakteriler o kadar küçük ki, onları görebilmek için mikroskop gerekiyor.I mean they're incredibly small, you have to have a microscope to see one.
Tüketim kalıplarından bunu görebilmek kolaydı.It's easy to see by the patterns of consumption they have.
Günümüzde sahip olduğumuz mikroskoplar, aslında tek tek atomları görebilmekte.And microscopes that we have today can actually see individual atoms.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.As you look at a tree, it takes a magnifying glass to see a giant tree.
Sanırım benim tablolarım, diğer dünyayı görebilmekle ilgili.My paintings are about, I think, seeing through the other world,
Yüzünü görebilmek için kucağımda taşırım.I'll carry you in my arms. So I can see your face.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.He ran on ahead, and climbed up into a sycamore tree to see him, for he was to pass that way.
Saniyeleri görebilmek için saniye gösterge ışıklarının gösterilmesini istiyorsanız işaretleyin.Check this if you want to display seconds LEDs in order to see the seconds.
Kişi adı, e- posta adresi veya anlık mesajlaşma durumlarını görebilmek için bu seçeneği işaretleyin.Enable this to show contact properties like their name, email address or instant messaging status.
Ve bazen seni görebilmek için gözlerimi kapatıyorum.Und manchmal schließe ich meine Augen, damit ich dich sehen kann.
Yıldızları görebilmek için belli bir miktar karanlığa ihtiyaç vardır.Ein gewisses Maß an Dunkelheit ist nötig, um die Sterne sehen zu können.
Artık yalnızca bedensel gözleriyle değil, ruhani gözüyle (kalp gözüyle) de görebilmektedir.Er kann aber nicht mit leiblichen Augen gesehen werden, sondern nur von Geistern.
1950’li yıllarda, Amerika’daki transseksüeller, hormon tedavisi görebilmekteydiler.Seit den 1940er Jahren konnten Transsexuelle in den USA eine Hormontherapie erhalten.
Üçlüyü görebilmek için küçük bir teleskop ya da bir dürbün yeterli olur.Schon ein kleines Teleskop oder ein Feldstecher reicht jedoch aus, um ihn beobachten zu können.
Onu sadece Peter görebilmektedir.Nur Cole konnte ihn sehen.
Bunu hemen hemen her filminde görebilmekteyiz.Sie ist in fast jeder Szene des Films zu sehen.
Bu noktayı kullanan yaya ve sürücüler çeşmenin sadece çatısını görebilmektedir.Wanderer und Fahrradfahrer können das Wegenetz nutzen, um das Gebiet zu besichtigen.
Bu okullarda yaklaşık 15-20 öğrenci aynı anda eğitim görebilmektedir.Es gibt immer etwa 15 bis 20 Schüler, die an dieser Fahrt teilnehmen.
İlerleyen aylarda koşulları daha iyi görebilmek için mülteci kamplarını ziyaret etti.Dort erarbeitete er sich während der folgenden Monate die Grundlagen für seine späteren Landschaftspoesien.
Bu grubu daha iyi görebilmek için bir dürbün kullanmanız gerekebilir.Solch einen Freund könnte ich gut brauchen.
Bu tür dillerde her bir hece, kelime anlamını değiştiren bir görev görebilmektedir.In diesem Mund befindet sich jeweils ein Auge, das wie eine Zunge bewegt werden kann.
Bu sırada ilk aşkı da onu son kez görebilmek için aceleyle oraya doğru ilerlemektedir.Schon auf dem Weg dorthin holt ihn die Wirklichkeit ein letztes Mal ein.
Onu sadece Peter görebilmektedir.Mais seul Bob semble capable de le voir.
Subay olan babasını çok az görebilmektedir.Malheureusement le fils connaîtra trop peu son père.
İnsanlar yeni odaları görebilmek için 3.5 saate yakın bir süre bekledi.La boucle prend environ 3,5 heures à compléter.
Bunun dışında gerek güney gerekse kuzey yönlerinde pilaster izleri görebilmek mümkündür.Il est encore possible d'apercevoir au nord du marais des fosses destinées au rouissage.
Alanlar, fikirler ve kavramlar arasındaki bağları görebilmek temel beceridir.La possibilité de voir les liens entre les domaines, les idées et les concepts est une compétence de base.
Karin de hayaletleri daha az bir seviyede görebilmektedir ve kardeşleri babasına göre çok daha normaldirler.Choromatsu a une bouche en triangle et ses pupilles sont plus petits que ses frères.
Bunu hemen hemen her filminde görebilmekteyiz.Il s'observe dans l'ensemble de ses films.
Alanlar, fikirler ve kavramlar arasındaki bağları görebilmek temel beceridir.La habilidad para ver las conexiones entre los campos, ideas y conceptos es primordial.
Üçlüyü görebilmek için küçük bir teleskop ya da bir dürbün yeterli olur.Sólo un pequeño telescopio se requiere para verla.
UNICS taraftarı Avrupa'da bir başarı görebilmek için de çok uzun süre beklememiştir.Los fans de UNICS no tuvieron que esperar mucho tiempo para ver a su equipo ganar un título europeo, también.
Gülümsemeni tekrar görebilmek için, okyanusları aşardım.Attraverserei l'oceano per poter rivedere il tuo sorriso.
Böylece pilot arkasını da görebilmektedir.Anche il pilota conferma.

İlgili Sayfalar