gördük ile cümle

gördük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Beni gördüklerinde,Když mě viděly, řekly jen:
Beni gördüklerinde,Keď ma uvideli, povedali:
Beni gördüklerinde,Ketika mereka melihat saya, mereka mengatakan,
Beni gördüklerinde,Khi mấy em thấy tôi, mấy em nói:
Beni gördüklerinde,Kiedy mnie zobaczyły, oświadczyły:
Beni gördüklerinde,애들이 저를 보고는 말하더군요.
Beni gördüklerinde,Quand ils m'ont vu, ils m'ont dit,
Beni gördüklerinde,Quando mi hanno visto, mi hanno detto,
Beni gördüklerinde,Toen ze me zagen zeiden ze:
Beni gördüklerinde,Όταν με είδαν είπαν:
Beni gördüklerinde,Когато ме видяха, казаха:
Beni gördüklerinde,Когда они меня увидели, они сказали:
Beni gördüklerinde,Коли вони побачили мене, то сказали:
Beni gördüklerinde,כשהם ראו אותי, הם אמרו לי -
Beni gördüklerinde,و عندما رأوني قالوا لي،
Beni gördüklerinde,「もっと速いプロセッサと マウスに変えて」
Beni ilk gördüklerinde insanlar korkuyorlarAs pessoas enlouquecem quanto as vejo pela primeira vez
Beni ilk gördüklerinde insanlar korkuyorlarLa gente se asusta cuando me ve por primera vez.
Beni ilk gördüklerinde insanlar korkuyorlarLidi docela vyšilují, když mě poprvé vidí.
Beni ilk gördüklerinde insanlar korkuyorlarOrang-orang keheranan ketika melihatku pertama kali.
Beni ilk gördüklerinde insanlar korkuyorlarالناس يشعرون بالخوف عندما يرونني لأول مرة
Ben nadiren bir adam gibi kas gördük.Am vazut rar astfel de Brawn într-un om.
Ben nadiren bir adam gibi kas gördük.Én ritkán láttam ilyen Brawn egy ember.
Ben nadiren bir adam gibi kas gördük.Ich habe selten so Brawn in einen Mann gesehen.
Ben nadiren bir adam gibi kas gördük.Ik heb zelden gezien zo'n spierkracht in een man.
Ben nadiren bir adam gibi kas gördük.I rzadko widział tak salceson w człowieku.
Ben nadiren bir adam gibi kas gördük.Jag har sällan sett en sådan muskler i en människa.
Ben nadiren bir adam gibi kas gördük.J'ai rarement vu une telle Brawn chez un homme.
Ben nadiren bir adam gibi kas gördük.Jeg har sjældent set en sådan råstyrke i en mand.
Ben nadiren bir adam gibi kas gördük.난 드물게 사람에서 그런 힘이 본 적이있다.
Ben nadiren bir adam gibi kas gördük.Málokdy jsem viděl takový Brawn v člověku.
Ben nadiren bir adam gibi kas gördük.Málokedy som videl taký Brawn v človeku.
Ben nadiren bir adam gibi kas gördük.Olen harvoin nähnyt niin Brawn on mies.
Ben nadiren bir adam gibi kas gördük.Pocas veces he visto a un hombre en la fuerza muscular.
Ben nadiren bir adam gibi kas gördük.Poucas vezes vi brawn como em um homem.
Ben nadiren bir adam gibi kas gördük.Raramente ho visto muscoli in un uomo.
Ben nadiren bir adam gibi kas gördük.Saya telah jarang terlihat otot seperti pada pria.
Ben nadiren bir adam gibi kas gördük.Sem redko videl tako Brawn v človeku.
Ben nadiren bir adam gibi kas gördük.Tôi ít khi thấy bắp như một người đàn ông.
Ben nadiren bir adam gibi kas gördük.Έχω δει σπάνια τέτοια Brawn σε έναν άνδρα.
Ben nadiren bir adam gibi kas gördük.Рядко съм виждал такива мускули в един мъж.
Ben nadiren bir adam gibi kas gördük.Я редко видел такие мускулы в человеке.
Ben nadiren bir adam gibi kas gördük.Я рідко бачив такі м'язи в людині.
Ben nadiren bir adam gibi kas gördük.ראיתי רק לעתים רחוקות בשר חזיר כזה גבר.
Ben nadiren bir adam gibi kas gördük.لقد رأيت مثل هذه العضلات نادرا في رجل.
Ben nadiren bir adam gibi kas gördük.彼の顔は対照的に彼の白い歯がまぶしいこと、深く茶色と焼けていた。
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.Am văzut cărămizi pe fondul dumbravă de stejar acolo.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.Eu tenho visto tijolos no meio da bosque de carvalho lá.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.He visto los ladrillos en medio de la arboleda del roble allí.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.Ho visto i mattoni in mezzo al bosco di quercia lì.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.Ich habe Steine ​​inmitten der Eichenwald dort zu sehen.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.Ik heb stenen te midden van de eiken kreupelhout daar.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.Jag har sett tegelstenar mitt i ek hagen där.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.J'ai vu des briques au milieu des taillis de chêne là-bas.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.Jeg har set sten midt i eg Krat der.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.내가 거기 참나무 작은 관목 숲 가운데 벽돌을 본적이있어.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.Láttam tégla közepette tölgy csalit is.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.luut! " Olen nähnyt tiilien keskellä tammen vesakko siellä.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.Saya telah melihat batu bata di tengah-tengah pepohonan ek di sana.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.Tôi đã thấy những viên gạch trong bối cảnh lùm cây sồi có.

İlgili Sayfalar