gördük ile cümle
gördük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Minä puhun, mitä minä olen nähnyt Isäni tykönä; niin tekin teette, mitä olette kuulleet omalta isältänne."
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Ta nói điều ta đã thấy nơi Cha ta ; còn các ngươi cứ làm điều đã học nơi cha mình .
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Ta nói điều ta đã thấy nơi Cha ta; còn các ngươi cứ làm điều đã học nơi cha mình.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Εγω λαλω ο, τι ειδον πλησιον του Πατρος μου και σεις ομοιως καμνετε ο, τι ειδετε πλησιον του πατρος σας.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Юдеите, прочее, Го търсеха на празника, и казваха: Къде е Онзи?
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Я говорю то, что видел у Отца Моего; а вы делаете то, что видели у отца вашего.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Я, що видїв ув Отця мого, глаголю; а ви, що видїли в отця вашого, робите.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››אני מדבר את אשר ראיתי אצל אבי ואתם עשים את אשר ראיתם אצל אביכם׃
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››انا اتكلم بما رأيت عند ابي. وانتم تعملون ما رأيتم عند ابيكم.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››我 所 說 的 、 是 在 我 父 那 裡 看 見 的 . 你 們 所 行 的 、 是 在 你 們 的 父 那 裡 聽 見 的
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››我 所 說 的 、 是 在 我 父 那 裡看見 的 . 你 們所 行 的 、 是 在 你 們 的 父 那 裡聽見的
"Ben bayan gördüklerim o çok farklı bir yer gerçekten görünüyor"Da quello che ho visto della signora che sembra davvero di essere su un ben diverso
"Ben bayan gördüklerim o çok farklı bir yer gerçekten görünüyor"나는 그 여자의 본 것은부터 그녀는 매우 다른 있어야만 실제로 보인다
"Ben bayan gördüklerim o çok farklı bir yer gerçekten görünüyor"Von dem, was ich der Dame gesehen scheint sie in der Tat auf eine ganz andere sein
"Ben bayan gördüklerim o çok farklı bir yer gerçekten görünüyor"ממה שאני ראיתי של הגברת נראה שהיא אכן להיות שונה מאוד
"Ben bayan gördüklerim o çok farklı bir yer gerçekten görünüyorواضاف "ما رأيته من سيدة يبدو أنها في الواقع لتكون على مختلف جدا
"Ben bayan gördüklerim o çok farklı bir yer gerçekten görünüyor陛下のレベルは、"ホームズは冷たく言った。
Ben bir şey gördük, ben hatırlamıyorum. kadar ince. ""Dia memiliki setiap kebutuhan.
Ben bir şey gördük, ben hatırlamıyorum. kadar ince. "En muista milloin olen nähnyt mitään niin hienoa. "
Ben bir şey gördük, ben hatırlamıyorum. kadar ince. "Ik kan me niet herinneren wanneer ik heb iets gezien zo fijn. "
Ben bir şey gördük, ben hatırlamıyorum. kadar ince. "Jeg kan ikke huske, når jeg har set noget så fin. "
Ben bir şey gördük, ben hatırlamıyorum. kadar ince. "다른 대답했습니다. '그는 모든 요구 사항이 있습니다. 난 아무것도 본 적 있니 때 기억 안나 너무 괜찮아요. "
Ben bir şey gördük, ben hatırlamıyorum. kadar ince. "Nem emlékszem, mikor láttam semmit így jó. "
Ben bir şey gördük, ben hatırlamıyorum. kadar ince. "Ne morem se spomniti, ko sem videl ničesar tako v redu. "
Ben bir şey gördük, ben hatırlamıyorum. kadar ince. "Nu-mi amintesc cand am vazut nimic atat de fine. "
Ben bir şey gördük, ben hatırlamıyorum. kadar ince. "Я не могу вспомнить, когда я видел что-нибудь так в порядке ".
Ben bir şey gördük, ben hatırlamıyorum. kadar ince. "Я не можу пригадати, коли я бачив що-небудь так гаразд ".
Ben bir şey gördük, ben hatırlamıyorum. kadar ince. "אחר ענה. "יש לו כל דרישה. אני לא זוכר מתי ראיתי דבר עדין כל כך. "
Ben bir şey gördük, ben hatırlamıyorum. kadar ince. "أجاب الآخر. "انه لديها كل المتطلبات. لا أذكر متى رأيت شيئا غرامة لذلك. "
Ben bir şey gördük, ben hatırlamıyorum. kadar ince. ""彼はすべての要件があります。私は何を見ているときに思い出すことができない その罰金。" 彼は、一歩後退しました片側に頭を傾け、私が感じたまで私の髪を見つめ
Ben, bugün bile daldığımda gördüklerime hayret ediyorum.Ancora oggi, sono intimorito da quello che vedo quando faccio le immersioni.
Ben, bugün bile daldığımda gördüklerime hayret ediyorum.Aún hoy, sigo absolutamente sobrecogido de lo que he visto cuando hago estas inmersiones.
Ben, bugün bile daldığımda gördüklerime hayret ediyorum.Bis zum heutigen Tage empfinde ich tiefste Ehrfurcht für das, was ich auf meinen Tauchgängen sehe.
Ben, bugün bile daldığımda gördüklerime hayret ediyorum.Đến bây giờ tôi vẫn hoàn toàn tôn sùng và sợ hãi những điều tôi khi tôi đi lặn.
Ben, bugün bile daldığımda gördüklerime hayret ediyorum.Encore aujourd'hui, je suis en admiration totale devant ce que je vois quand je fais ces plongées.
Ben, bugün bile daldığımda gördüklerime hayret ediyorum.Eu sunt complet uimit încă de ceea ce văd când fac aceste scufundări.
Ben, bugün bile daldığımda gördüklerime hayret ediyorum.I dnes oněmím úžasem vždy, když se potopím a rozhlédnu se kolem.
Ben, bugün bile daldığımda gördüklerime hayret ediyorum.Jag är fortfarande tills denna dag i absolut vördnad av vad jag ser när jag gör dessa dykningar.
Ben, bugün bile daldığımda gördüklerime hayret ediyorum.Jeg har stadig, den dag i dag, dyb respekt for det jeg ser, når jeg dykker.
Ben, bugün bile daldığımda gördüklerime hayret ediyorum.저는 아직도 잠수를 할 때면 제 앞에 펼쳐지는 풍경에 절대적 경외심을 느낍니다.
Ben, bugün bile daldığımda gördüklerime hayret ediyorum.Még ma is elképesztőnek találok minden egyes merülést.
Ben, bugün bile daldığımda gördüklerime hayret ediyorum.Po dziś dzień jestem pełen podziwu dla tego, co widzę, gdy nurkuję.
Ben, bugün bile daldığımda gördüklerime hayret ediyorum.Tot op deze dag, heb ik groots ontzag voor wat ik zie tijdens deze duiken.
Ben, bugün bile daldığımda gördüklerime hayret ediyorum.Yhä edelleen olen äimistynyt kaikesta siitä, mitä näen, kun sukellan.
Ben, bugün bile daldığımda gördüklerime hayret ediyorum.Μέχρι σήμερα αισθάνομαι απόλυτο δέος με όσα βλέπω στις καταδύσεις μου.
Ben, bugün bile daldığımda gördüklerime hayret ediyorum.И до ден днесен се захласвам от това, което виждам, когато правя се гмуркам.
Ben, bugün bile daldığımda gördüklerime hayret ediyorum.І я досі затримую подих від того, що бачу під час занурень.
Ben, bugün bile daldığımda gördüklerime hayret ediyorum.Я до сих пор испытываю трепет от того, что я вижу во время погружений.
Ben, bugün bile daldığımda gördüklerime hayret ediyorum.עדיין, עד עצם היום הזה, אני משתאה לנוכח מה שאני רואה כשאני יוצא לצלילות אלה.
Ben, bugün bile daldığımda gördüklerime hayret ediyorum.ومازلت وحتى اليوم اقف متعجباً مما رأيت عندما كنت أغوص الى الاعماق
Ben, bugün bile daldığımda gördüklerime hayret ediyorum.畏敬の念を禁じ得ません 私の海への情熱は昔も今も
Ben hem de gördük çünkü gözlendi.난 둘 다 봤으니까 관찰했다.
Ben hem de gördük çünkü gözlendi.כי יש לי גם לראות וגם ציין.
Ben hem de gördük çünkü gözlendi.لأن لدي كل من ينظر إلى ومراعاتها.
Ben hem de gördük çünkü gözlendi.で-ように、あなたに興味を持っているので、
Beni gördüklerinde,Als sie mich sahen, sagten sie:
Beni gördüklerinde,Amikor megláttak azt mondták:
Beni gördüklerinde,Când m-au văzut, mi-au zis:
Beni gördüklerinde, "Daha hızlı bir işlemci ve daha iyi bir fare istiyoruz" dediler.Cuando me vieron, dijeron: "queremos un procesador más rápido y un ratón mejor".
Beni gördüklerinde,He sanoivat: