gördük ile cümle

gördük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun başladığını çoktan gördük.(Laughter) It's the same thing in war.
Aramanın problem çözmede neler yapabileceğini gördük.We've seen what search can do for problem solving.
Ve son iki ya da üç yıl içinde, çim biçen robotlar gördük:And we've seen, over the last two or three years, lawn-mowing robots,
Protestan Reformu ve anayasal demokrasilerin mümkün olduğunu gördük.And again, new forms of wealth emerged.
Eklemek isterim ki, aynı şeyi SARS'ta da gördük.And I would just add we saw the same thing with SARS.
Bu korkunç posterleri gördükten sonra kim gelecek ki?Who do you think will come after taking a look at this ugly poster?
Tüm hayatları boyunca gördükleri zaten buydu.That's what they had all their lives.
Gözlerinizle gördükleriniz sizi çıldırtacak.so that you shall be mad for the sight of your eyes which you shall see.
Karısına, ‹‹Kesinlikle öleceğiz›› dedi, ‹‹Çünkü Tanrıyı gördük.››Manoah said to his wife, "We shall surely die, because we have seen God."
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.When the five lords of the Philistines had seen it, they returned to Ekron the same day.
Davutun büyük başarısını gördükçe Saulun korkusu daha da artıyordu.When Saul saw that he behaved himself very wisely, he stood in awe of him.
Çünkü kötülerin gönencini gördükçe, Küstahları kıskanıyordum.For I was envious of the arrogant, when I saw the prosperity of the wicked.
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.Then I saw, and considered well. I saw, and received instruction:
Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.My eye affects my soul, because of all the daughters of my city.
İsa onlara şöyle karşılık verdi: ‹‹Gidin, işitip gördüklerinizi Yahyaya bildirin.Jesus answered them, "Go and tell John the things which you hear and see:
İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.When they saw him, they bowed down to him, but some doubted.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.But they were terrified and filled with fear, and supposed that they had seen a spirit.
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.››for we can't help telling the things which we saw and heard."
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.We have seen and testify that the Father has sent the Son as the Savior of the world.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››I speak that which I have seen with my Father: and ye do that which ye have seen with your father.
Ancak karısı hariç. Onun da (suçlularla beraber) kalanlardan olmasını uygun gördük."Other than his wife who, it is decreed, will remain with those who will stay behind."
Zulmedenler azabı gördükleri zaman artık azab onlardan ne hafifletilir, ne de onlara fırsat verilir.And when the wicked shall face the torment it will not be decreased, nor will they be reprieved.
Seni gördükleri zaman, mutlaka seni eğlence konusu yapıyorlar; "Allah bunu mu elçi göndermiş?"When they see you they take you only in jest: "Is this the one whom God has sent as messenger?
Azabı gördükleri zaman kimin yolunun sapık olduğunu bileceklerdir.They will know soon who is farther away from the path when they see the punishment!
Hayır, ama babalarımızın böyle yaptıklarını gördük, (onun için biz de böyle yapıyoruz). dediler.They said: "No. But we found our fathers doing so."
Ve azabı gördüklerinde, içlerinde pişmanlıklarını gizlediler.When they see the punishment they will express repentance.
Fakat hışmımızı gördükleri zaman inanmaları, kendilerine bir fayda sağlamadı.But then their affirming served them nothing after they had seen Our torment.
Bir ticaret veya eğlence gördükleri zaman hep dağılıp ona giderler ve seni ayakta bırakırlar.Yet when they see some buying and selling, or some sport, they go for it, leaving you standing.
Yoo, yemin ederim; gördüklerinize,So, I call to witness what you see
İnananları gördüklerinde: "Şunlar sapık insanlar" derlerdi.And when they saw them, they said: "They have indeed gone astray."
O zulmedenler, azabı gördüklerinde, onlara ne (azap) hafifletilecek, ne süre tanınacak.And when the wicked shall face the torment it will not be decreased, nor will they be reprieved.
Bir ayet (mucize) gördüklerinde de, alay konusu edinip eğleniyorlar.When they see a sign, they laugh at it,
Ama Bizim dayanılmaz-azabımızı gördükleri zaman, imanları kendilerine hiçbir yarar sağlamadı.But then their affirming served them nothing after they had seen Our torment.
Nihayet onu pek yakında gördüklerinde, o inkar edenlerin yüzleri kötüleşip-karardı.When they realise it has come upon them, distraught will be the faces of unbelievers.
Hayır; gördüklerinize yemin ederim,So, I call to witness what you see
Onları gördükleri zaman ise: "Bunlar elbette şaşkın-sapıklardır" derlerdi.And when they saw them, they said: "They have indeed gone astray."
Azabı gördükleri zaman, kimin yolunun sapık olduğunu bileceklerdir.They will know soon who is farther away from the path when they see the punishment!
Azabı gördüklerinde, ettiklerine içleri yanar.When they see the punishment they will express repentance.
Bir mucize gördüklerinde onu eğlenceye alırlar.When they see a sign, they laugh at it,
Zulüm gördükten sonra hakkını alan kimselere, işte onların aleyhine bir yol yoktur.If one avenges himself after he has been wronged, there is no way of blaming him.
Onlar bir kazanç veya bir eğlence gördüklerinde, seni ayakta bırakarak oraya yöneldiler.Yet when they see some buying and selling, or some sport, they go for it, leaving you standing.
İnananları gördükleri zaman: "Doğrusu bunlar sapık olanlardır" derlerdi.And when they saw them, they said: "They have indeed gone astray."
Seni, gördükleri zaman da Allah bunu mu peygamber olarak gönderdi diye alaya alıyorlar.When they see you they take you only in jest: "Is this the one whom God has sent as messenger?
"Şu gördüklerinizin, içinde bulundukları din çökmüştür. Yapmakta oldukları da boşa çıkacaktır.""These people and their ways will surely be destroyed, for false is what they practise.
Azabı gördüklerinde, yolca kimin daha sapık olduğunu bilecekler.They will know soon who is farther away from the path when they see the punishment!
Nihayet, azabı gördüklerinde, pişmanlığı içlerine gömerler.When they see the punishment they will express repentance.
Ne var ki, şiddetimizi gördüklerinde, ettikleri iman kendilerine yarar sağlamadı.But then their affirming served them nothing after they had seen Our torment.
Onu yakından gördüklerinde, inkâr edenlerin yüzleri kötüleşti.When they realise it has come upon them, distraught will be the faces of unbelievers.
Hayır, sandıkları gibi değil! Yemin ederim gördüklerinize,So, I call to witness what you see
İnananları gördüklerinde: "Şunlar var ya! Şaşkın, sapık bunlar!" derlerdi.And when they saw them, they said: "They have indeed gone astray."
O zulmedenler azabı gördüklerinde, artık onlardan azap hafifletilmez, onlara mühlet de verilmez.And when the wicked shall face the torment it will not be decreased, nor will they be reprieved.
Azabı gördükleri zaman, asıl kimin yolunun sapık olduğunu bilecekler!They will know soon who is farther away from the path when they see the punishment!
Fakat azabımızı gördükleri zaman imanları kendilerine bir fayda vermeyecektir.But then their affirming served them nothing after they had seen Our torment.
Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız?Will you dispute with him what he saw?
Fakat bahçeyi gördüklerinde: Mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız! dediler.When they saw (and did not recognise it) they said: "Surely we have lost the way.
Müminleri gördüklerinde: "Şüphesiz bunlar sapıtmış" derlerdi.And when they saw them, they said: "They have indeed gone astray."
Çünkü o gördüklerinizin içinde bulundukları din, yok olmaya mahkûmdur ve bütün yaptıkları batıldır."These people and their ways will surely be destroyed, for false is what they practise.
Seni gördükleri zaman "Bu mu Allah'ın Peygamber olarak gönderdiği?" diye hep seni alaya alıyorlar.When they see you they take you only in jest: "Is this the one whom God has sent as messenger?
Azabı gördükleri zaman, kimin yolunun sapık olduğunu bilecekler!They will know soon who is farther away from the path when they see the punishment!
Bunlar azabı gördükleri zaman içlerinden pişmanlık getirmektedirler.When they see the punishment they will express repentance.

İlgili Sayfalar