görürsem ile cümle
görürsem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onu görürsem inanırım.I'll believe it when I see it.
Bu cümleyi bir daha görürsem, çeviririm.Next time I see this sentence, I will translate it.
Tom'u görürsem bunu ona söylerim.If I see Tom, I'll tell him that.
Tom'u görürsem onu aradığını ona söylerim.If I see Tom, I'll tell him that you're looking for him.
Onu görürsem ona inanırım.I'll believe that when I see it.
Seni bir daha bu çevrede görürsem öldürürüm.If I see you around here again, I'll kill you.
Onu görürsem Tom’a ne söylemem gerekir?What should I tell Tom if I see him?
Eğer Seung Jo'yu görürsem, kalbim tekrar titreyebilir.If I see Seung Jo, my heart might waver again.
Uđradýđýnýz için sađolun, eđer Laura'yý görürsem eve göndereceđim!Well, thanks so much for dropping by, and if Laura turns up, weil send her over to you!
Eğer her gün gülümseyen yüzünü görürsem,If I got to see your smiling face everyday,
Başkentten döndüğümde... onu iyi görürsem, memnun olurum !It will be fine if I find him well... after I come back from the capital.
Kötü bir şey görürsem hakikaten mutsuz olacağım.And if I see something negative, I'm going to be miserable, indeed."
Güvenebileceğim ışığını görürsem dost olurum.Když uslyšíte "Gravity Of Light", uvěříte.
Güvenebileceğim ışığını görürsem dost olurum.가정에서 기르면 신뢰가 가는 친구가 될 수 있다.
Güvenebileceğim ışığını görürsem dost olurum.Kui tuulispasaks käija tuttav isik, võib teda kohe ära tunda.
Bana bak. Eđer bir daha o pisliđin içinde... ...görürsem seni mahvederim.Няма да си мълча, ако те видя пак на това гадно място!
Eđer bir daha o pisliđin içinde... ...görürsem seni mahvederim.Κουζέυ!
Eğer her gün gülümseyen yüzünü görürsem, Herhalde yemek yemesem bile doymuş olurum.Če bi ga lahko vsak dan videl, bi bil verjetno sit, tudi če ne bi nič pojedel.
Eğer her gün gülümseyen yüzünü görürsem, Herhalde yemek yemesem bile doymuş olurum.Daca reusesc sa-ti vad fata zambitoare in fiecare zi, probabil m-as simti plin, chiar si fara mancare.
Eğer her gün gülümseyen yüzünü görürsem, Herhalde yemek yemesem bile doymuş olurum.Om jag får se ditt leende ansikte varje dag, så kommer jag vara mått även om jag inte har ätit mat.
Eğer her gün gülümseyen yüzünü görürsem, Herhalde yemek yemesem bile doymuş olurum.Se avessi l'occasione di vederti ogni giorno, probabilmente mi sentirei pieno anche senza mangiare.
Eğer her gün gülümseyen yüzünü görürsem, Herhalde yemek yemesem bile doymuş olurum.Wenn ich dein lächelndes Gesicht jeden Tag sehe, würde ich wahrscheinlich voll sein ohne dass ich was esse.
Eğer her gün gülümseyen yüzünü görürsem, Herhalde yemek yemesem bile doymuş olurum.Αν μπορούσα να το βλέπω καθημερινά, μάλλον θα ένιωθα πλήρης ακόμα κι αν δεν έτρωγα τίποτα.
Eğer her gün gülümseyen yüzünü görürsem, Herhalde yemek yemesem bile doymuş olurum.Если бы я видел твое улыбающееся лицо каждый день, вероятно, был бы сыт, даже ничего не съев.
Eğer her gün gülümseyen yüzünü görürsem,Jeśli będę cię widywał uśmiechniętą codziennie,
Eğer her gün gülümseyen yüzünü görürsem,JIka aku bisa melihat senyummu setiap hari,
Eğer her gün gülümseyen yüzünü görürsem,Nếu mình được nhìn thấy cậu cười mỗi ngày.
Eğer her gün gülümseyen yüzünü görürsem,,אם הייתי זוכה לראות אותך מחייכת כל יום
Eğer her gün gülümseyen yüzünü görürsem,أذا رأيت وجهك المبتسم كل يوم
Eğer her gün gülümseyen yüzünü görürsem,何も食べなくてもお腹一杯だろうな
Eğer iyi bir şey görürsem, buradaki iki hafta çok iyi geçecek."Se vir algo bom, vou passar um tempo excelente aqui, nestas duas semanas.
Eğer Seung Jo'yu görürsem, kalbim tekrar titreyebilir.Als ik Seung Jo zie, gaat mijn hart misschien weer twijfelen.
Eğer Seung Jo'yu görürsem, kalbim tekrar titreyebilir.Daca il vad pe Seung Jo, inima mea ar putea ezita din nou.
Eğer Seung Jo'yu görürsem, kalbim tekrar titreyebilir.Jeśli go zobaczę, moje serce może zabić znów mocniej.
Eğer Seung Jo'yu görürsem, kalbim tekrar titreyebilir.Jika bertemu Seung Jo, perasaanku pasti akan berubah lagi.
Eğer Seung Jo'yu görürsem, kalbim tekrar titreyebilir.Keď uvidím Seung Jo-a, moje srdce opäť zaváha.
Eğer Seung Jo'yu görürsem, kalbim tekrar titreyebilir.Nếu gặp cậu ta... ý chí của mình sẽ bị lung lay mất.
Eğer Seung Jo'yu görürsem, kalbim tekrar titreyebilir.Om jag ser Seung Jo mitt hjärta kanske darrar igen.
Eğer Seung Jo'yu görürsem, kalbim tekrar titreyebilir.Se vedo Seung Jo, il mio cuore potrebbe vacillare di nuovo.
Eğer Seung Jo'yu görürsem, kalbim tekrar titreyebilir.Wenn ich Seung Jo sehen, könnte mein Herz wieder flattern.
Eğer Seung Jo'yu görürsem, kalbim tekrar titreyebilir.Αν δώ τον Σουνγκ Τζο, η καρδιά μου μπορεί να αμφιταλαντεύεται ξανά.
Eğer Seung Jo'yu görürsem, kalbim tekrar titreyebilir.Ако видя Сънг Джо, сърцето ми може да се разтупти отново.
Eğer Seung Jo'yu görürsem, kalbim tekrar titreyebilir.Если я увижу Сын Чжо моё сердце может снова дрогнуть.
Eğer Seung Jo'yu görürsem, kalbim tekrar titreyebilir.,אם אני יראה את סונג ג'ו .יכול להיות שהלב שלי שוב היה בספקות
Eğer Seung Jo'yu görürsem, kalbim tekrar titreyebilir.إذا رايت بيك سيونغ جوو,ـ قلبي قد يتردد مره اخرى
Eğer Seung Jo'yu görürsem, kalbim tekrar titreyebilir.また心が揺れるかもしれない どうしたらいいのか ホント
Kendi kendime şöyle düşündüm: Eğer iyi bir şey görürsem, buradaki iki hafta çok iyi geçecek.- 만약 뭔가 좋은 것을 본다면 여기 있는 2주 동안 멋진 시간을 보낼 것이고
Kendi kendime şöyle düşündüm: Eğer iyi bir şey görürsem, buradaki iki hafta çok iyi geçecek.- dacht ik: als ik iets goeds zie, dan ga ik hier een geweldige tijd hebben tijdens mijn twee weken.
Kendi kendime şöyle düşündüm: Eğer iyi bir şey görürsem, buradaki iki hafta çok iyi geçecek.- m-am gândit așa: dacă văd ceva bun, mă voi simți foarte bine aici în timpul celor două săptămâni.
Kendi kendime şöyle düşündüm: Eğer iyi bir şey görürsem, buradaki iki hafta çok iyi geçecek.-- pensai: se vedo qualcosa di buono, starò benissimo nelle prossime due settimane qui.
Kendi kendime şöyle düşündüm: Eğer iyi bir şey görürsem, buradaki iki hafta çok iyi geçecek.Tôi tự nhủ "Nếu thấy điềm lành, tôi sẽ có một khoảng thời gian đẹp ở đây trong 2 tuần.
Kendi kendime şöyle düşündüm: Eğer iyi bir şey görürsem, buradaki iki hafta çok iyi geçecek.חשבתי שאם אראה משהו טוב, אני עומד להנות מאוד
Kendi kendime şöyle düşündüm: Eğer iyi bir şey görürsem, buradaki iki hafta çok iyi geçecek.راودتني فكرة، إذا رأيت شيئاً جيداً فذلك سيعني بأنني سأقضي وقتاً رائع
Kendi kendime şöyle düşündüm: Eğer iyi bir şey görürsem, buradaki iki hafta çok iyi geçecek.もし何か嫌なものを見たら 本当に酷いものになるだろう と
Kötü bir şey görürsem hakikaten mutsuz olacağım.En als ik iets negatiefs zie, zal het slecht met me gaan.
Kötü bir şey görürsem hakikaten mutsuz olacağım.E se vedo qualcosa di negativo, sarò infelice.
Kötü bir şey görürsem hakikaten mutsuz olacağım.Et si je vois quelque chose de négatif, je vais être malheureux.
Kötü bir şey görürsem hakikaten mutsuz olacağım.만약 뭔가 부정적인 것을 본다면 전 정말 우울한 나날을 보낼 거로 생각했습니다.
Kötü bir şey görürsem hakikaten mutsuz olacağım."Se vir algo negativo, vou ser muito infeliz, de certeza."
Kötü bir şey görürsem hakikaten mutsuz olacağım.Și daca văd ceva rău, va fi nasol.