görür ile cümle

görür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Beni dostunuz olarak görürseniz dostunuz olurum.Saya akan menjadikan kamu pacar saya.
Bu savunmayı, çember gibi görürler.Genre ini masih dapat digolongkan sebagai keroncong.
Fore handleri tabiri caizse onun için silah görevi görür.Senjata Panah melambangkan bahwa TNI AU selalu siap siaga melaksanakan tugas.
Ağzından alev çıkartabilir.İkisi hayvan olduğundan beri o, Hayalet Surat'ı kendine rakip görür.Sebagaimana semasa masih hidup, keduanya juga bekerja dengan rajin setelah menjadi hantu penjaga.
Bu sırada çöp kutusunun hareket etmekte olduğunu görür.Pada saat itu, lalu lintas peti kemas terus berkembang.
Light'ı tanrı olarak görür.Cahaya dihayati sebagai sifat ilahi.
Fakat pek çok turist burayı gondollar ile gezip görür.Tidak begitu banyak wisatawan yang datang untuk menikmati pemandangan.
Önünde ne görürse yer.Ia mengambilnya dan memakannya di depan mata mereka.
Etkenler ortadan kaldırılmazsa akciğerler kalıcı şekilde zarar görür.Bila tidak diperbaiki, kerusakan bentuk ini akan menjadi permanen.
Fakat durağa vardığında, Spears'ın çoktan oradan ayrıldığını görür.Ketika sampai di sana, mereka melihat Grimes datang dengan cara mereka.
Ama en son pencereden yeni bir hayalet görürler.Akhirnya raja tiba, tiba-tiba sesosok hantu muncul di jendela.
Tara, uzaklarda bir askeri aracın durduğunu görür ve ona doğru seslenir.Pada satu titik, Paul yakin mereka telah mengambil jalan yang salah dan memberitahu pengemudi untuk berhenti.
Kişi hayal gücüyle oluşturduğu görüntüleri "akıl gözü" ile görür.Gambaran citra dimengerti sebagai sesuatu yang dilihat oleh "mata pikiran".
Gözlerim kapalı olarak bir alem görür, elsiz avuçsuz güller devşirirdim.”Aku tahu siapa Giran,” seru Kukuban dengan wajah memerah.
O sırada Buffy'yi görürler.Ia kemudian dijuluki Tuffy.
Jon ve Tyrion, Benjen ile ulaştıkları Duvar'ı ilk kez görürler.Jon và Tyrion lần đầu tiên nhìn thấy Bức Tường khi họ đến với chú Benjen.
488. günde, Summer Tom’u şehrin en sevdiği yerinde görür ve ikili bir süre konuşur.Vào ngày 488, Summer gặp Tom ở nơi ưa thích của anh trong thành phố, và họ nói chuyện.
Jose'nin tüfeğiyle ateş ettiğini görür ve kayalar arasına saklanır.Cô thấy José đang bắn một khẩu súng, và giấu nó trong đá.
Stüdyoya girdiğinde, yokluğunda Lily'nin Kuğu Kraliçesi olarak dans ettiğini görür.Khi đến trường quay, cô ấy thấy Lily đang nhảy vai Nữ hoàng Thiên nga.
Her insan onu farklı kılıkta görür.Mỗi người nhìn toàn cầu hoá theo một kiểu khác nhau.
Ben ne görmemi istersem, onu görürsünüz" Ve İlk gider.Em ước anh có thể thấy điều mà em thấy" ("You're special.
Tara onları görür ve gülümser.Sasha nhìn anh và mỉm cười.
Maggie tren raylarını takip ederken, Son Durak'a ait bir tabela daha görür.Khi Maggie đang đi theo đường ray, cô nhìn thấy một tấm biển khác của Terminus.
Öyleyse nasıl hoş görürsün Bu hain adamları?Vì cái gì mà người trong sạch gặp vạ thế này?”
Tavanın kalınlığı yalıtım görevi görür.Nóc buồng lái cải biến nhìn bao quát.
Burada bir tabut görür.Ông phát hiện thấy một nghĩa địa tại đây.
Gözlerini hastahanede açan Joel, karşısında Marlene'i görür.Trong bệnh viện, Joel gặp Marlene.
Kadın çok büyük saygı görür.Bà rất được kính trọng.
Önünde ne görürse yer.Bạn có thể đi ngay bên cạnh nó ngay trước mặt bạn.
Tüm eşyayı Allah Teala ile görür.Trần trụi gặp chúa.
Bu sırada mührünün yarısı zarar görür.Quân Tháo thiệt hại quá nửa.
Filmin devamında Schindler onun, sadece üstündeki kırmızı ceket sayesinde tanınabilen ölü bedenini görür.Sau đó, Schindler nhận ra xác của cô bé đang bị mang đi thiêu hủy nhờ chiếc áo choàng đỏ mà cô bé mặc.
Ghajini'nin telefona cevap verdiğini görür.Se Kyung phát hiện Ji Hoon toàn trả tiền điện thoại cho mình.
Toplumcu gerçeklik, sanatçıyı toplumsal bir varlık olarak görür.Đối với ông, nghệ thuật được nhìn nhận là một hoạt động xã hội.
O gece, Donna, Dale ile Andrea'yı sevişirken görür.Sau đó, Dale tình cờ nghe thấy Andrea.
Glenn'in grubu bir tünele ulaşır ve Maggie'ye ait olan bir işaret daha görürler.Nhóm đành phải đi cùng Glenn, nhưng tới một đường hầm, nơi có những dòng nhắn của nhóm Maggie.
Bazıları yemeklerin malzemelerini temin eder, bazıları da pişen yemeklerin dağıtımında hizmet görürlerdi.Trong một vài dịp anh có thể đưa các bạn đến quán ăn thay cho việc nấu ăn sáng.
Bunun sonucunda şehir büyük zarar görür.Thành phố bị hư hại nặng.
Orada Hannah Montana'yı görür.Như lời ca khúc, nói về Hannah Montana.
Bu savunmayı, çember gibi görürler.Sự giãn này được biết đến như là chỗ phình thùy triều.
Kamyonu açtığında kamyonda bir yeti olduğunu görür.Khi mở được cửa thì thấy chiếc xe.
Haritanın gösterdiği noktanın, şu anda büyükelçilik olduğunu görür ve içeri sızmaya karar verir.Ngô-Thục căn cứ vào bản đồ ấy, quyết định mở cuộc tấn công.
Daha sonra onu çırılçıplak bir çölde görürüz.Sau đó đem di cốt rải xuống biển.
Ancak Ty, Emma'yı sadece bir arkadaş gibi görür.Tuy nhiên, cô chỉ coi Lee Yul như một người bạn của mình.
Hızlı büyüme yapar ama kısa ömürlüdür ve kolayca fırtınalardan zarar görür.Sinh trưởng nhanh nhưng Vông đồng dễ bị tổn thương do gió bão.
Bu arada Jack, geleceğinde tekrar babasını görür.Hai người ước có thể nhìn thấy cha của Max một lần nữa.
Her şeyden önce onu o anda güvenilir bir dost olarak görür.Lão vừa coi như con vừa coi như một người bạn trung thành.
İndikleri bölgede bazı sivil Fransızlardan yardım görürler.Họ được một số người Pháp tốt bụng giúp rời khỏi thành phố.
Alan içeriye girdiğinde kendisinin kontrolünü kaybetmiş bir şekilde yerde yattığını görür.Khi Bob nhìn xuống phía dưới thân mình, anh nhận ra đã mất đi một bên chân.
Geçide geldiklerinde Share'nin kaçırıldığı görürler.Mọi người kết luận rằng lúc bị tấn công, Ran đã thấy được mặt hung thủ.
Kendini çok hamarat ve iyi aşçı olarak görür.Bà rất cẩn thận và nấu ăn ngon.
Liderleri adamlarını uyandırmaya geldiğinde hepsinin ya ölü ya da kaçtığını görür.Khi các lãnh tụ bị bắt hay chết thì quân của họ hoặc giải tán hay đầu hàng.
Trakyalı Dacialılar onu tek gerçek Tanrı olarak görürdü.Người Soliga xem loài thú này như vị thần đáng tôn thờ của họ.
Bunlar yalancı kiriş görevi görür.Trùm lừa đảo tín dụng đa cấp
Herkes uygun görür.Mọi người đều khen hay.
Yeniçeriler birbirlerine çok bağlıydı, kendilerini birbirlerinin ailesi olarak görürlerdi.Ba người rất thân thiết với nhau, coi nhau như anh em một nhà.
Halime Sultan kervana gittiğinde her tarafın yakılıp yıkıldığını görür.Tào Nhân thất kinh chạy ra thì thấy cả vùng lửa cháy ngút trời.
Eğer siz de münasip görürseniz bu işi uzatmadan bitirelim" denir.あなたがたは既に負けている!我々は好意をもって言おう。
Sonraki gece Jon, Craster'ın yeni doğan bir erkek bebeği orman içine götürdüğünü görür.ジョンはその夜遅く、クラスターが生まれたばかりの赤子を森に連れていくのを見る。
Orada meleklerin yaratılış nedenlerini, nasıl yaratıldiklarını ve Adam-Kadamon'un bedenini görürler.天使・魔族 神が退屈凌ぎに人間に次いで創造した天界・魔界の住人。

İlgili Sayfalar