Ana içeriğe geç
Sözlük

görüntüler ile cümle

görüntüler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu videoda cisimlerin aynadaki görüntülerden bahsedeceğiz.Nakreslím celou knihu. Tak toto je moje celá kniha.
Bu yeşil balonlar kullanıcıların yarattığı foto-sentetik (photosynth) görüntüler.Các bong bóng xanh nhỏ đó biểu diễn các ảnh 3 chiều do người dùng tạo ra.
Bu yeşil balonlar kullanıcıların yarattığı foto-sentetik (photosynth) görüntüler.Ces petites bulles vertes représentent des Photosynths créés par les utilisateurs.
Bu yeşil balonlar kullanıcıların yarattığı foto-sentetik (photosynth) görüntüler.Deze groene belletjes vertegenwoordigen photosynths die door gebruikers zijn gemaakt.
Bu yeşil balonlar kullanıcıların yarattığı foto-sentetik (photosynth) görüntüler.Diese kleinen grünen Punkte sind Photosynth-Bilder von Anwendern.
Bu yeşil balonlar kullanıcıların yarattığı foto-sentetik (photosynth) görüntüler.Esas pequeñas burbujas verdes representan "photosynths" creadas por los usuarios.
Bu yeşil balonlar kullanıcıların yarattığı foto-sentetik (photosynth) görüntüler.Estes pequenos pontos verdes representam as "photosynths" criadas pelos utilizadores
Bu yeşil balonlar kullanıcıların yarattığı foto-sentetik (photosynth) görüntüler.Ezek a kis, zöld buborékok photosyntheket ábrázolnak amelyeket felhasználók készítettek.
Bu yeşil balonlar kullanıcıların yarattığı foto-sentetik (photosynth) görüntüler.Gelembung hijau kecil ini melambangkan photosynths yang telah dibuat pengguna.
Bu yeşil balonlar kullanıcıların yarattığı foto-sentetik (photosynth) görüntüler.이 작은 녹색 원들은 사용자들이 만든 포토신스 이미지들입니다.
Bu yeşil balonlar kullanıcıların yarattığı foto-sentetik (photosynth) görüntüler.Nuo pienet vihreät kuplat ilmaisevat kuvayhdistelmiä, joita käyttäjät ovat tehneet.
Bu yeşil balonlar kullanıcıların yarattığı foto-sentetik (photosynth) görüntüler.Photosynthです。これもこれ以上 深入りはしませんがPhotosynthのデータを地図に埋め込むものです。
Bu yeşil balonlar kullanıcıların yarattığı foto-sentetik (photosynth) görüntüler.Αυτές οι μικρές πράσινες φούσκες αναπαριστούν φωτοσυνθέσεις που έχουν φτιάξει χρήστες.
Bu yeşil balonlar kullanıcıların yarattığı foto-sentetik (photosynth) görüntüler.Тези малки зелени мехурчета представляват фотосинтове (фотографски синтези), които потребителите са направили.
Bu yeşil balonlar kullanıcıların yarattığı foto-sentetik (photosynth) görüntüler.Эти зелёные пузыри показывают галереи Фотосинты, сделанные пользователями.
Bu yeşil balonlar kullanıcıların yarattığı foto-sentetik (photosynth) görüntüler.הבועות הירוקות האלו מייצגות פוטוסינט'ים (photosynths) שמשתמשים יצרו.
Bu yeşil balonlar kullanıcıların yarattığı foto-sentetik (photosynth) görüntüler.هذه الفقاقيع الصغيرة الخضراء تمثل التعليمات (photosynths) التي وضعها المستخدمون.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.Ale je tam veľký filmový štáb, ktorý potom zaslal všetky tieto obrázky do celého sveta.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.Była tam też liczna ekipa filmowa, która potem rozsyłała zdjęcia po świecie.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.C'era anche una nutrita troupe cinematografica che poi ha fatto girare per il mondo le immagini.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.Cо мной находится большая съемочная группа, которая потом разошлет все фотографии по миру.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.Dar a fost o echipă mare de filmare care apoi au difuzat imaginile în jurul lumii.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.Da war ein riesen Film-Team, um alle Bilder auf der ganzen Welt zu senden.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.Havia também uma equipa de filmagens que enviou as imagens para o mundo inteiro.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.그리고 대규모 촬영팀이 전세계로 화면을 전송하기 위해 동행했습니다.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.Mà còn có 1 đội quay phim sẽ gửi những hình ảnh đó đi khắp thế giới.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.Mais il y a une équipe de tournage importante qui à ce moment-là envoie des images au monde entier.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.Namun ada kru film dalam jumlah besar yang mengirimkan semua gambar-gambarnya ke seluruh dunia.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.Ott volt velem egy népes filmes stáb is, hogy képeket küldjön szerte a világba.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.Sino que hay un gran equipo de filmación que luego envían las imágenes por todo el mundo.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.Tam je tudi velika filmska ekipa, ki je potem poslala slike po vsem svetu.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.Ακολουθεί και ένα μεγάλο κινηματογραφικό συνεργείο το οποίο στέλνει τις εικόνες σε όλον τον κόσμο.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.Има и голям филмов екип, който после изпраща всички образи по целия свят.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.סחבו את כל הציוד למעלה להר הזה לא היה לי רק את הספידו (בגד הים) שלי
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.لكن هناك فريق كبير للتصوير الذي كان يرسل الصور لكل العالم حينئذ
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.本格的な撮影班も一緒でした この水泳で大変だったのは
Bu yüzden bu ürpetici görüntüleri yaptım.Also machte ich diese ziemlich blutigen Bilder.
Bu yüzden bu ürpetici görüntüleri yaptım.Astfel am creat aceste imagini insangerate.
Bu yüzden bu ürpetici görüntüleri yaptım.Dus maakte ik deze nogal gruwelijke beelden.
Bu yüzden bu ürpetici görüntüleri yaptım.Entonces hice estas imágenes más bien sangrientas.
Bu yüzden bu ürpetici görüntüleri yaptım.Foi aí que criei estas imagens dantescas.
Bu yüzden bu ürpetici görüntüleri yaptım.J'ai donc réalisé ces images plutôt sanglantes.
Bu yüzden bu ürpetici görüntüleri yaptım.그래서 저는 이런 조금 무서운 사진들을 만들어냈지요.
Bu yüzden bu ürpetici görüntüleri yaptım.Nên tôi đã tạo ra nhiều bức ảnh khá máu me.
Bu yüzden bu ürpetici görüntüleri yaptım.Quindi ho prodotto queste immagini abbastanza cruente.
Bu yüzden bu ürpetici görüntüleri yaptım.Więc zrobiłam te, raczej, krwawe wizerunki.
Bu yüzden bu ürpetici görüntüleri yaptım.Затова направих тези доста кървави изображения.
Bu yüzden bu ürpetici görüntüleri yaptım.Поэтому я сделала эти довольно кровавые фотографии.
Bu yüzden bu ürpetici görüntüleri yaptım.אז עשיתי את דמויות מכוסות הדם הללו.
Bu yüzden bu ürpetici görüntüleri yaptım.ولذلك صنعت تلك الصور الملطخة بالدماء
Bu yüzden bu ürpetici görüntüleri yaptım.その後で彼女のイメージを 入れ替える事が可能かどうか考えました
Bu yüzden, güzel görüntüler yakalayabiliyor.Obviamente la Luna se mueve así que no voy a decirles que esto exacto parche del cielo es.
Bu yüzden, güzel görüntüler yakalayabiliyor.Jól rálát mindenre.
"Çalışırken bu kişileri ve görüntülerin anlattığı hikayeleri düşünmekten kendimi alamadım."Bei meiner Arbeit musste ich an die Menschen denken, an die Geschichten hinter diesen Bildern.
"Çalışırken bu kişileri ve görüntülerin anlattığı hikayeleri düşünmekten kendimi alamadım."Enquanto trabalhava, não conseguia deixar de pensar nas pessoas "e nas histórias representadas nas imagens.
"Çalışırken bu kişileri ve görüntülerin anlattığı hikayeleri düşünmekten kendimi alamadım."În timp ce lucram, nu m-am putut abține să nu mă gândesc la oamenii şi la poveştile reprezentate de imagini.
"Çalışırken bu kişileri ve görüntülerin anlattığı hikayeleri düşünmekten kendimi alamadım."Jak jsem pracovala, nemohla jsem nemyslet na jednotlivé lidi a příběhy zachycené na fotkách.
"Çalışırken bu kişileri ve görüntülerin anlattığı hikayeleri düşünmekten kendimi alamadım."Keď som pracovala, stále som musela rozmýšľať o jednotlivých ľuďoch a príbehoch zachytených na fotkách.
"Çalışırken bu kişileri ve görüntülerin anlattığı hikayeleri düşünmekten kendimi alamadım."Khi làm việc, tôi không thể không nghĩ đến mỗi thân phận và những câu chuyện chứa đựng trong các bức ảnh.
"Çalışırken bu kişileri ve görüntülerin anlattığı hikayeleri düşünmekten kendimi alamadım."이 일을 하면서, 저는 이미지에 나타나 있는 개인들과 이야기들을 생각하지 않을 수 없었어요.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod