görünme ile cümle

görünme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kaba yapılı vücudunun sanki yarısı eksikmiş gibi görünmektedir.Nekateri kraterji izgledajo napol pogreznjeni.
Gerçekten görünmez olmak demekti.Pokazal se je sicer za nepraktičnega.
Apollo 17'nin 00:33 (EST)'te fırlatılması, Afrika'nın uçuşun ilk saatlerinde aydınlık görünmesini sağlamıştır.Ob izstrelitvi Apolla 17 (12:33 EST) je bil v Afriki dan.
Zıt olarak, testosteron gibi erkek eşey hormonları bağışıklık baskılayıcı olarak görünmektedirler.Po drugi strani pa so moški spolni hormoni, kot je testosteron, imunosupresivni.
Bazı değişkenler de koruyucu gibi görünmektedir.Nekatere variante zgleda vplivajo zaščitno.
1950'li yılların sonlarından itibaren televizyonda görünmeye başladı.V poznih petdesetih letih 20. stoletja se je začel pojavljati v televizijskih serijah.
Diğer ışınlar farklı açılarda yayılırlar ve görünmezler.Drugi žarki zadenejo oko pod drugimi koti in jih ne moremo videti.
Bu göç Troya Savaşı'ndan biraz önce veya sonra gerçekleşmiş görünmektedir.To naj bi se zgodilo že dolgo pred trojansko vojno.
Onun anne babası asla görünmemiştir, sadece bahsedilir.Njegove matere ni omenjene, tudi kasneje ne.
Ve 8 ay ringlerde görünmedi.Na nebu je bila vidna 8 mesecev.
Kadın, kaderine razı olmuş gibi görünmektedir.Lahko bi rekli, da je vdan v usodo.
Lois & Clark: The New Adventures of Superman dizisiyle ekranlarda görünmeye başlamıştır.Lois & Klark: Supermanove nove dogodivščine.
Bundan sonra cehenneme döndü ve bir daha görünmedi.Pozneje so ga zopet izgubili in ga nikoli več niso videli.
Görünmezlikle Lothlorien'e gelir.Vdrl je v Lotaringijo.
Aralık gündönümü yaklaştığından Antarktika da aydınlık görünmektedir.Ker se je bližal zimski Sončev obrat, je bila osvetljena tudi Antarktika.
Tanrısal karakteriyle görünmez Tanrı'nın görünümüdür.Tako neizpodbitno dokaže Svojo božanskost.
Ölüm Yadigarları'nda, Harry'nin görünmezlik pelerininin Ölüm Yadigarları'ndan biri olduğu ortaya çıkar.Nekje sem napisala, da se mi je zdelo, da ima o Jankovi smrti vsak od njegovih tovarišev svojo resnico.
Görünmeyen tayfalar yelkenleri sararlar.Križarji neuspešno oblegajo Tir.
Bu gelenek 2009'da sona ermiş görünmektedir.Ta tradicija pa se je končala leta 1995.
Uçağa geri döndü, bir süre görünmedi.Letalo je nekajkrat nenadzorovano letelo za kratek čas.
Bazen sadece vahşi sesleri duyulur, görünmezdirler.Običajno ni videti znakov boja in tudi ne slišati glasov.
Fakat, kendisi için bu konu gayet açık görünmektekteydi.Vse to se mu je zdelo neobhodno nujno.
Adımın her zaman görünmesi hem benim için hem de dergi için doğru değildi.Mislim, da ne želim, da bi moje ime prevečkrat prihajalo v javnost.
Alberta ekonomisi, Kanada'nın en güçlüsü olarak görünmektedir.Albertos ekonominė padėtis viena geriausių Kanadoje.
Grubun elemanları görünmektedir.Ten, kur gimsta grupės narių idėjos.
Tesdüfen karşılaşan nişanlılardan kız, nişanlısından kaçar ve görünmez.Ji nori nutraukti jų sužadėtuves ir bėga nuo savo sužadėtinio.
Göze görünmezler, Tanrı tarafından seçilmişlerdir.Turtuolis – Dievo išrinktasis.
Thomalla ayrıca tv reklamlarındada sıklıkla görünmektedir.Taip pat jis dažnai filmuodavosi televizijos reklamų klipuose.
Tanrısal karakteriyle görünmez Tanrı'nın görünümüdür.Dievo simbolis yra Apvaizdos akis.
Vazilyass bu olaydan sonra bir süre ortalarda görünmedi.Nuo to laiko Kernavė niekada nebuvo ilgesniam laikui apleista.
Ancak tabutun içindeki kişi kamera açısından görünmemektedir.Etalis – sporokarpas nesuskirstytas į kameras.
Örtme kuvvetinin hedefi, olduğundan daha büyük görünmeliydi.Patalų prikazas galėjo būti svarbesnis, negu atrodo iš jo pavadinimo.
Özellikle kemik iltihabı dikkat çekecek kadar yaygın görünmektedir.Ypač išskirtinis yra veidrodinių saulažuvių snukis.
Bazen de onları görünmez yapan sihirli gömlekleridir.Dažnai apsiausto kraštus prilaikantys vaizduojami angelai.
Daha sonra kuaföre gidip farklı görünmek istediğini söyler.Tačiau merginos abejoja, ar jis ten pasirodys.
Dönen tek kısım motorun içindedir ve büyük ihtimalle dışarıdan görünmez.Įtaisyta mašinos viduje, iš išorės nematoma.
17 Temmuz'da Lituanica görünmedi ve sabah insanlar ayrılmaya başladı.Liepos 17 d. „Lituanica“ nepasirodė, paryčiui žmonės pradėjo skirstytis.
Alberta ekonomisi, Kanada'nın en güçlüsü olarak görünmektedir.Alberta majandus on üks Kanada tugevamaid.
Tercüme 1384 senesinde tamamlanmış görünmektedir.Evangeeliumite tõlge valmis juba 383. aastal.
Bu terim Antik Yunan ve Yakın Doğu dinlerinde tanrıların görünmesini tariflemek için kullanılır olmuştur.Seda sõna on kasutatud jumalate ilmumise tähenduses Vana-Kreeka ja Lähis-Ida usundites.
Görünmez adamın oğludur.Suure mehe tundmatu poeg.
Hızlanan genişleme: Uzayın metrik genişlemesi hızlanıyor gibi görünmektedir.Kiirenev paisumine: ruumi meetriline paisumine tundub kiirenevat.
Ayrıca aynada görünmeme gibi bir özelliği de vardır.Ma ju ka näen näiteks peeglist oma silmi.
14. tablet: Ayın görünme süresini gösteren bir çizelge."14" memorandumi nimes tähistab aastaarvu.
Müttefikler'in askeri bir müdahalesi için artık olanak görünmemektedir.SA ei ohustanud enam armee positsiooni.
Fakat aynı kişi olduklarını öne sürmek pek mümkün görünmemektedir.Ma juba püüdsin näidata, et identsed nad ei ole.
Böylece film yapımcıları filmdeki olayların gerçekmiş görünmesi sağladılar.On huvitav näha, kuidas filmitegijad on sidunud tegelikke sündmusi antud filmi loosse.
Gözle görünmeyen varlıkları gösterir.Ilmas on väga palju nähtamatuid olendeid.
Kadın, kaderine razı olmuş gibi görünmektedir.Inimesel tuleb oma saatusega leppida.
Bunun sebebi binaların kuş görünümü adacıklar şeklinde görünmesidir.Staadionit kutsustakse ka linnupesaks omapärase väljanägemise pärast.
Görünmezlikle Lothlorien'e gelir.Nad võtavad suuna Lothlorieni poole.
Orada kendim görünmem için, orada görünen biriyle çıkıyor olmam gerekir.Tõsi küll, selleks et teise juurde minna, on tarvis olla iseenda juures.
Böylelikle hiçbir köpek eşit olarak görünmez.Ükski füüsiline nähtus ei ilmuta midagi sarnast.
Bu tartışmanın daha eski bir versiyonu da Adam Smith’in çalışmasıyla bilinen görünmez el metaforudur.Sellest perioodist on teatakse ka Adam Smithi poolt formuleeritud nähtamatu käe teooria.
Film H. G. Wells'in Görünmez Adam romanından esinlenmiştir.See põhineb Herbert George Wellsi romaanil "Nähtamatu mees".
Her yerde bulunabilirler fakat göze görünmezler.Ta on kõikjal ja eikusagil ega näita end selgelt.
10 gibi görünmesin.Asegúrese de que no es de 10.
10 gibi görünmesin.Ich möchte sicherstellen, dass das nicht von 10 ist.
10 gibi görünmesin.Poprawię, żeby nie wyglądało jak 10.
10 gibi görünmesin.Ujistěme se, že to není z 10.

İlgili Sayfalar