görünme ile cümle
görünme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu gökadalar görüntüden kaybolacak ve görünmez olacaklardır.Lopulta satelliitti himmenee ja katoaa näkymättömiin.
Görünmeyen, Amerikalı yazar Paul Auster'in 2009 tarihli romanı.Näkymätön (Invisible) on Paul Austerin romaani vuodelta 2009.
Özellikle bayağı ahtapot, akvakültür için uygun görünmektedir.Erityisen hyvin valmiste näyttää sopivan aaltomaisesti etenevässä tautityypissä.
Bazı değişkenler de koruyucu gibi görünmektedir.Μερικές παραλλαγές, επίσης, φαίνονται να είναι προστατευτικές.
Yumurtlayan balıklar ve yavrular, yüksek TDS seviyelerine karşı daha duyarlı görünmektedir.Οι γόνοι των ψαριών και τα νεαρά ψάρια φαίνεται να είναι πιο ευαίσθητα σε υψηλά επίπεδα TDS.
Benjamin ... seni seviyoruz ... huzur içinde yat." şeklinde görünmektedir.Μπέντζαμιν ... σε αγαπάμε ... αναπαύσου σε ειρήνη».
M64, ilk bakışta normal bir sarmal gökada gibi görünmektedir.Με την πρώτη ματιά, ο Μεσιέ 64 μοιάζει να είναι ένας αρκετά συνηθισμένος γαλαξίας.
1944 yılında Kanadalı bir gazete Şanina'yı "Doğu Prusya'nın görünmeyen terörü" olarak nitelendirdi.Το 1944, μια καναδική εφημερίδα ονόμασε τη Σάνινα «τον αθέατο τρόμο της Ανατολικής Πρωσίας».
Sihirbazlar imkansız olan şeyi yapmıyorlar, sadece yapıyormuş gibi görünmelerini sağlıyorlar.Δεν κάνουν κάτι αδύνατο, αλλά απλά φαίνεται πως το καταφέρνουν.
Daha sonra hiç görünmemiştir, o düşüşten sonra büyük ihtimalle ölmüştür.Τελικά δεν ανέλαβε ποτέ τη θέση αυτή και ίσως πέθανε ελάχιστα αργότερα.
Çalışmalarından biri görünmeyeni görünür hale getirebilen harekettir.Για παράδειγμα, ένα από τα πράγματα που ισχυρίσθηκε ήταν πως μπορούσε να γίνει αόρατη.
NGC 1316, kuzeydeki küçük bir sarmal gökada olan NGC 1317 ile etkileşim halinde gibi görünmektedir.Ο NGC 1316 φαίνεται να αλληλεπιδρά με το NGC 1317, ένα μικρό σπειροειδή γαλαξία προς τα βόρεια.
Boynundaki atkı dışında çıplak görünmektedir.Η μορφή είναι γυμνή εκτός από ένα τορκ στο λαιμό.
Aynı zamanda, garip yaratıklar ve büyücüler Tokyo şehriinde görünmeye başlar.Τα παιδιά και η μάγισσα ξεκινάν για το Λονδίνο.
Görebildiğinizi düşündüğünüz şeylerin görünmeyen yanlarını göremezsiniz.Δικαίου) δεν έπρεπε να πιστεύσετε όσα ακούσατε.
Padişah pencereden görünmek zorunda kaldı.Με βαριά καρδιά τραβήχτηκα από το παράθυρο.
Lösler engebeli arazileri örterek onların basık bir şekilde görünmesine neden olurlar.Αυτός είναι ο λόγος που τα αειθαλή φυτά μοιάζουν να κρατάνε το φύλλωμά τους.
2002 yılında, Krystal televizyon reklamlarında görünmeye başladı.Το 2009 ο Μουρ εμφανίσθηκε σε διαφήμιση για τα ταχυδρομεία.
Tercüme 1384 senesinde tamamlanmış görünmektedir.Η μετάφραση αυτή ολοκληρώθηκε το 1283.
Resmi kayıtlarda 1503 olarak görünmektedir.Επίσης, βλέπουμε χαραγμένη την επιγραφή 1507.
Bu açıdan akla yatkın görünmektedir.Όμως ιδεολογικά μού ακούγεται δίκαιο.
Ayrıca Cengiz ismi ile de ilgili görünmektedir.Αναφέρεται επίσης και με το όνομα Κρισναβένι.
Anlayışı kurnazdı ve çok yönlüydü ve herhangi bir acil durumdan kendini kurtarması mümkün görünmekteydi.Ήταν πρακτικός, προσγειωμένος άνθρωπος, που επιθυμούσε να επιλύσει άμεσα προβλήματα.
7. sezona kadar bir daha görünmeyecektir.Δεν κατάφερε να βαθμολογηθεί μέχρι τον έβδομο αγώνα της χρονιάς.
İkici mektup "Monty Hall problemi" teriminin ilk kullanımı gibi görünmektedir.Det andet brev forekommer at være den første gang udtrykket Monty Hall-problem bruges.
Ölüm Yadigarları'nda, Harry'nin görünmezlik pelerininin Ölüm Yadigarları'ndan biri olduğu ortaya çıkar.I Dødsregalierne er bliver det afsløret at Harrys usynlighedskappe er en af de tre Dødsregalier.
Edge bir süre görünmedi.Edge holdt sig dog ikke væk fra WWE længe.
Bu da daha uzakta görünmelerine sebep oluyor.Dette får også næbet til at se længere ud.
Filmde kısa olarak Jack Nicholson da görünmektedir.I en mindre rolle ses Jack Nicholson.
Döngünün tipik minimum döneminde çok az Güneş lekesi görünür ve hatta bazen hiç görünmez.Ved et typisk solminimum ses kun få solpletter og af og til slet ingen.
Bu, insanların olabildiğince 'normal' görünmeleri isteğine sahip olduklarını göstermektedir.Således skete det, at han pludselig ville have "normale" mennesker omkring sig.
Onun anne babası asla görünmemiştir, sadece bahsedilir.Deres far er kun blevet nævnt en gang, men er aldrig blevet set.
O zamanlar çoğu bilim adamı orada vakum yerine görünmez bir maddenin olduğunu ileri sürmüştür.De fleste forskere på det tidspunkt tvivlede på at der ville blive nogen synlige mærker på planeten.
Asla görünmemiştir.Den findes aldrig.
Claude Rains (Christopher Eccleston): Kendisi görünmezdir.Mette Frederiksen: Det er ikke sjovt.
Diğer bölmelerinde büyü kitapları, Karanlık Bulucular ve Moody'nin Görünmezlik Pelerini vardır.De andre rum indeholder et blandet sortiment af Mørkedetektorer, tryllebøger og Dunders Usynlighedskappe.
Sonrasında Old Vic Londra tiyatrosunda düzenli olarak görünmeye başlamıştır.Siden 2003 har han været teaterchef på teatret Old Vic i London.
Bundan sonra görünmemiştir.Hun er ikke blevet set siden.
Ayrıca genellikle kullakları görünmeyecek şekildedir.Her ligeledes oftest uden torne.
Ancak tabutun içindeki kişi kamera açısından görünmemektedir.Folk på Rådhuspladsen kigger ind i kameraet.
1970'lerde televizyon filmlerinde görünmeye başladı.Endelig havde hun nogle roller i tv-film i 1970'erne.
Kadın, kaderine razı olmuş gibi görünmektedir.Han besluttede sig for at gå ud efter sin skæbne.
1950'li yılların sonlarından itibaren televizyonda görünmeye başladı.I starten af 1950erne kom TV.
Kıyıya çıkmayı sevmez ve insanların gözüne de görünmezmiş.Han bor alene i en grotte og kan ikke lide nogen mennesker.
Vazilyass bu olaydan sonra bir süre ortalarda görünmedi.Saneringen skete ikke lige fra den ene dag til den anden.
Dağların eteklerinden tamamen muhteşem bir görünüm görünmektedir.I Bergen Billedgalleri findes således et udmærket lille fjordbillede af ham.
1598 ile, ismi bir satış noktası oldu ve baş sayfalarda görünmeye başladı.Ved 1598 hadde hans navn blitt et salgsargument og begynte å bli vist på tittelsidene.
Örneğin Tikal’deki kuzey akropolü 1500 yıl boyunca mimari değişikliklere uğramış görünmektedir.Særlig den nordlige høyborgen ved Tikal synes å være totalsummen av 1500 år med arkitektoniske endringer.
Birlikte bu etkiler bir galaksinin bittiği ve diğerinin bağladığı yerin görünmesini zorlaştırır.I disse situasjonene kan det være vanskelig å snakke om hvor en galakse slutter og den andre begynner.
Pano genellikle görünmez kalır.Ringmerket er vanligvis ikke synlig.
Sonrasında Old Vic Londra tiyatrosunda düzenli olarak görünmeye başlamıştır.Showet ble filmet i Old Vic Theatre i London.
Kesimleri görünmez, dikkat çekmeyen yapmak için çok çaba harcanır.Desperat ønske om å være usynlig.
Sonrasında WWE televizyonda bir süre görünmedi.Rhodes var deretter flere uker borte fra tv-showet.
Gasterosteiformeslerden daha çok Syngnathiformes takımına aitmiş gibi görünmektedir.Her ser en litt mer av feieaggregatet.
Diğer yönden Pers süvari unsurları Atina ve diğer Grek kent devletlerini oldukça etkilemiş görünmektedir.Paradoksalt nok var kvinner mer undertrykt i Athen enn noen annen gresk bystat.
Genel bir ayrım varsayılmakta birlikte kuramsal ayrım çizgilerini belirlemek kolay görünmemektedir.Det er derfor ikke lett å definere klare skiller.
Daha çok geceleri avlandığı için avlandığı pek sık görünmez.Det hender sjelden at den jakter på dagtid.
Brabant’ların başında Kont Friedrich von Telramund ve karısı Ortrud görünmektedir.De er anført av grev Friedrich av Telramund, som også har sin hustru Ortrud ved sin side.
2002 yılında, Krystal televizyon reklamlarında görünmeye başladı.I januar 2008, dukket Whitmore opp i rekke TV-reklamer.
Güneyde ise Söğüt ilçesi görünmektedir.I sør har man utsikt til Skagastølstindane.