görünme ile cümle
görünme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Asla görünmemiştir.Jamais présenté.
Dawn ise evde görünmez bir güç tarafından rahatsız edilmektedir.Plus tard, Draper est noyée par une force invisible.
Ebeveynlerinin yüzü görünmez.Elle n'a jamais vu le visage de ses parents.
Film H. G. Wells'in Görünmez Adam romanından esinlenmiştir.Il est inspiré d'un roman de H. G. Wells, L'Homme invisible.
Claude görünmezlik yeteneğine sahipti.Claude Véga l'imite avec talent.
Genellikle görünmezler ama bazen sivri kafalı insanlar olarak veya hayvan olarak ortaya çıkarlar.Il n’est pas chassé mais parfois capturé comme animal de compagnie.
Maxwell bu duruma rağmen hiç gücenmiş gibi görünmemiş, şikayet etmeden durumu kabullenmiştir.Maxwell semble cependant ne pas s'offusquer du qualificatif, le portant sans se plaindre pendant des années.
Azerbaycan tarihindeki Maglar ile de alakalı bir kavram olarak görünmektedir.Cet article est une ébauche concernant une personnalité azerbaïdjanaise et l’histoire.
Kapsülün mikroskop altında kolay görünmesi için çini mürekkebi kullanılır.Au microscope, la coloration à l'encre de Chine est utilisée pour visualiser facilement la capsule.
Görünmez olma gücüne sahiptir.Ils ont la capacité de devenir invisibles.
Ay görünmeye başladı.C’est la lune qui se lève.
Kadın, kaderine razı olmuş gibi görünmektedir.La jeune fille avait, semble-t-il, pressenti son destin.
Ayrıca Cengiz ismi ile de ilgili görünmektedir.Il est également appelé Centimane.
Kızkardeşi Virginia Madsen'ın oynadığı filmlerde herhangi bir şekilde çıplak görünmesini reddetmişti.Carol Hawkins a refusé de jouer dans le film en raison des scènes de nudité qu'elle aurait dû tourner.
Görünmezlik rünü sizi belli bir süre görünmez yapar.Son don lui permet de se rendre invisible pour quelques secondes.
Sonrasında Old Vic Londra tiyatrosunda düzenli olarak görünmeye başlamıştır.Ensuite, il a participé aux ateliers du Théâtre Old Vic à Londres.
BTR-80 - BTR-80K BTR-80A APC Resimlerde 30 mm top taşıyan araç görünmektedir.BTR-80S - Variante du BTR-80A mais équipée d'une mitrailleuse lourde KPV.
O zamanlar çoğu bilim adamı orada vakum yerine görünmez bir maddenin olduğunu ileri sürmüştür.Certains scientifiques de l'époque estimaient qu'un homme invisible serait nécessairement aveugle.
Unitaş Hayalet : Görünmez olmaya yarar.Invisibilité - Six peut se rendre invisible.
Saat ne olursa olsun, restoran geniş ve boş görünmektedir.Une trattoria est un restaurant italien, simple et sans prétention.
Yapının örgütlenmesi hiyerarşik bir modeli takip eder görünmektedir.La facade de l'édifice observe une architecture de type moderne.
1959 - Sovyet uzay roketi Luna-3, Ayın görünmeyen yüzünün ilk fotoğraflarını çekti.1959 - 7 octobre : La sonde soviétique Luna 3 transmet les premières images de la face cachée de la lune.
Öyküyü okurken insan ilişkilerinin nasıl donuklaştığını görünmektedir.Cette approche essaye de comprendre comment les relations humaines se nouent.
Jenerik videosu, oyuncu ve canlandırdığı karakterlerin ekranda görünmesiyle son bulur.Combat : Le ou les ennemis et vos personnages apparaissent à l'écran.
Bu şarkı sonrasında Neneh Cherry, uzun süre ortalıkta görünmedi.Areen, depuis cette sombre soirée, ne chante plus.
Hemen oğluna ortadan kaybolması ve bir daha hiç gözüne görünmemesi emrini verir.Il réitère à son fils l'ordre de ne plus la voir.
Ancak Lesnar yine görünmedi.L'épave n'a jamais été retrouvée.
Bazen de onları görünmez yapan sihirli gömlekleridir.Elles portent souvent des bijoux massifs sommairement ouvragés.
Esasen bu tehditlerin ciddiyeti ve kararlığı pek fark edilmemiş gibi görünmemektedir.De prime abord, ces événements et leurs conséquences ne semblent guère présenter un grave danger.
Aynı zamanda görünmez nesneler de olabilir.Enfin, certaines de leurs unités peuvent également se rendre invisible.
Vupkan kendini görünmez kılar.Il permet de se rendre invisible.
Plan aslında basit gibi görünmektedir.Tout cela a l'air si simple.
Bu dağ, görünen ve görünmeyen dünyalar arasındaki sınırdır.Ils sont les intermédiaires entre le monde visible et invisible.
Fakat dağlarla çevrelenmesinden dolayı Güneş 21 Kasım ve 21 Temmuz arasında görünmez.À la latitude du camp, le soleil ne s’est pas couché entre le 13 mai et le 30 juillet.
Kaba yapılı vücudunun sanki yarısı eksikmiş gibi görünmektedir.Le relèvement de la partie écroulée lui parait une demi-mesure inacceptable.
Güneyde ise Söğüt ilçesi görünmektedir.Au sud, le pilier semble bâclé.
Mozağin eksik bölümleri, resimli yüzeyin parçalanmış bir tablo gibi görünmesine sebep oluyordu.Les cheveux en désordre semblent percer la surface du tableau.
Bu kitaplardaki hikâyelerin akışında sürekli göz önünde değildir, her zaman görünmez.Nous n'avons jamais lu les livres Nous n'avons pas le temps de le lire.
Ancak ehr bölümde görünmemiştir.Munir ne figure pas dans la liste.
Tom aptal görünmek istemiyor.Tom no quiere parecer tonto.
Yıldız gökyüzünde görünmeye başladı.Se empezaron a ver estrellas en el cielo.
O daha genç görünmek istiyor.Quiere parecer más joven.
Kimse aptal gibi görünmek istemez.Nadie quiere parecer idiota.
Tom gibi görünmek istiyorum.Quiero parecerme a Tom.
Daha genç görünmek istemiyorum.No quiero parecer más joven.
Okulun saygınlığı, Tom'un salaklığı yüzünden zarara uğramış görünmekte.La reputación de la escuela se ha visto dañada por la estupidez de Tom.
Semptomlar kötüleşirse bir doktora görünmelisin.Deberías ir al médico si los síntomas empeoran.
Ayrıca Angel da ara sıra Buffy'de görünmeye devam etti.Ángel también siguió apareciendo de vez en cuando en Buffy.
Blaschko çizgileri normal şartlarda görünmeyen deri çizgileridir.Las líneas de Blaschko son líneas cutáneas invisibles en condiciones normales.
Adam, gülümseyerek sağ tarafa baksa da o yönde oturan kadına bakar gibi görünmemektedir.Sonríe y mira a la derecha, pero parece no ver a la mujer.
Christiane ve onun 5 yaşındaki oğlu August aynı evde görünmez olmuşlardı.Christiane Vulpius y su hijo de cinco años, August Goethe, se mantuvieron invisibles en su propia casa.
1944 yılında Kanadalı bir gazete Şanina'yı "Doğu Prusya'nın görünmeyen terörü" olarak nitelendirdi.(1944). En 1944 un periódico canadiense describió a Shanina como "el terror oculto de Prusia del Este".
Fazla rüzgar görünmemektedir.No existe Viento.
Örneğin; Fizyokratların "Doğal Düzen"i, Adam Smith’in "Görünmez El"i spontan sosyal düzeni açıklamaktadır.El título puede ser una alusión a Adam Smith "invisible hand".
Londra kanalizasyonunda iki işçi görünmeyen bir güç tarafından saldırıya uğrar.En las alcantarillas de Londres, una fuerza desconocida ataca a dos trabajadores.
Buna karşılık, dev kara deliklerin konumu doğrudan gözlem bakımından daha elverişli görünmektedir.¿O no habéis sido testigos de la mayor canallada que humanos ojos han visto?
Öncelikle, bizim merkezi bir çizgiye böylesine yakınlaşmamız zor görünmektedir.Primero, apenas alguna vez nos acercaremos bastante estrechamente con una línea tan central.
Bölümün son sahnelerinde Griffin ailesi TV Gafları adındaki bir programı izlerken görünmektedir.El episodio comienza con la familia Griffin viendo la televisión.
Dead aynı zamanda Candlemass'in "Bewitched" adlı video klibinin kısa bir bölümünde görünmektedir.Dead también hace una breve aparición en el vídeo musical de Candlemass "Bewitched".
Işıktan dolayı Aurora Nisan ve Ağustos arası görünmez duruma gelir.A causa de la luz, no es posible ver la aurora entre abril y mediados de agosto.