görünen ile cümle
görünen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat görünen o ki insanlar daha fazlasını duymaya istekli değiller, dinlemeye ya da paylaşmaya...他人の意見を聞いたり 意見交換することも 私も同様に カッとしやすい性格ですが-
"Genç ve güzel görünen kadınlar aranıyor."Cercasi donne, giovani e di bell'aspetto.
"Genç ve güzel görünen kadınlar aranıyor."Recherchons femme jeune, bonne présentation.
"Genç ve güzel görünen kadınlar aranıyor.«Требуются молодые и красивые девушки.
Gerçek moleküller gibi görünen, ama biraz farklı olan moleküller ürettik.실제 분자와 유사한 가짜 분자를 만들었습니다. 보시다시피 약간의 차이는 있지만
Gerçek moleküller gibi görünen, ama biraz farklı olan moleküller ürettik.Olyan molekulákat csináltunk, amik hasonlítanak az igaziakra -- amiket mutattam -- de egy kicsit mégis mások.
Gerçek moleküller gibi görünen, ama biraz farklı olan moleküller ürettik.Ustvarili smo molekule, ki so videti kot prave -- take, kot ste jih videli -- a so nekoliko drugačne.
Gerçek moleküller gibi görünen, ama biraz farklı olan moleküller ürettik.Vi har tillverkat molekyler som ser ungefär ut som de riktiga - som du såg - men som är aningen annorlunda.
Gerçek moleküller gibi görünen, ama biraz farklı olan moleküller ürettik.We hebben moleculen gemaakt die lijken op de echte -- die je zag -- maar ze zijn een beetje anders.
Gerçek moleküller gibi görünen, ama biraz farklı olan moleküller ürettik.Έτσι, φτιάξαμε μόρια που προσομοιάζουν με τα αληθινά -- αυτά που είδατε -- αλλά διαφέρουν λιγάκι.
Gerçek moleküller gibi görünen, ama biraz farklı olan moleküller ürettik.Мы создали молекулы, которые выглядят как настоящие, которые вы видели, но они немного отличаются.
Gerçek moleküller gibi görünen, ama biraz farklı olan moleküller ürettik.Направихме молекули, които изглеждат доста като истинските, които видяхте, но те са малко различни.
Gerçek moleküller gibi görünen, ama biraz farklı olan moleküller ürettik.יצרנו מולקולות דומות לאמיתיות שראיתם אבל עם הבדל קטן -
Gerçek moleküller gibi görünen, ama biraz farklı olan moleküller ürettik.فقمنا بعمل جزيئات شبيهه بالجزيئات الاصليه والتي رأيتموها سابقا ولكن مختلفة قليلا عنها
Gerçek moleküller gibi görünen, ama biraz farklı olan moleküller ürettik.ご覧のように、少し違ったものを作ります それでこの物質はレセプターに結合し
Gerçek televizyonda görünen şeyin ne kadar gerçek olduğuna zorla inanmak hayret vericiydi.Betapa mengagumkan bahwa jauh lebih mengerikan yang terlihat di kenyataan daripada di TV.
Gerçek televizyonda görünen şeyin ne kadar gerçek olduğuna zorla inanmak hayret vericiydi.E' stupefacente quanto fosse più difficile crederci nella vita reale che nella TV.
Gerçek televizyonda görünen şeyin ne kadar gerçek olduğuna zorla inanmak hayret vericiydi.Și a fost uimitor cu cât mai greu era de crezut în realitate față de ceea ce era la televizor.
Gerçek televizyonda görünen şeyin ne kadar gerçek olduğuna zorla inanmak hayret vericiydi.To niesamowite, jak o wiele trudniej uwierzyć było w rzeczywistość, niż w to co pokazywano w telewizji.
Gerçek televizyonda görünen şeyin ne kadar gerçek olduğuna zorla inanmak hayret vericiydi.정말로 참혹한 광경이었어요. TV가 아닌 실제로 일어난다는 것이 믿기 어려웠습니다.
Gerçek televizyonda görünen şeyin ne kadar gerçek olduğuna zorla inanmak hayret vericiydi.Und es war erstaunlich, wie viel schwieriger es war, in der Realität daran zu glauben, als im TV.
Gerçek televizyonda görünen şeyin ne kadar gerçek olduğuna zorla inanmak hayret vericiydi.Y era impresionante cuanto mas duro era el creerlo en la vida real que en la Televisión.
Gerçek televizyonda görünen şeyin ne kadar gerçek olduğuna zorla inanmak hayret vericiydi.Беше изумително колко по-трудно беше да се повярва в реалния живот, отколкото по телевизията.
Gerçek televizyonda görünen şeyin ne kadar gerçek olduğuna zorla inanmak hayret vericiydi.Поразительно, насколько тяжелее оказалось видеть все в живую, а не по телевизору.
Gerçek televizyonda görünen şeyin ne kadar gerçek olduğuna zorla inanmak hayret vericiydi.וקשה לתאר עד כמה שזה היה קשה להאמין לחיים האמיתיים יותר מאשר לטלוויזיה.
Gerçek televizyonda görünen şeyin ne kadar gerçek olduğuna zorla inanmak hayret vericiydi.من المذهل أن رؤية الأمر أكثر صعوبة على أرض الواقع من التلفاز
Gerçekten tuhaf görünen birisiydi.Aveva un aspetto davvero curioso.
Gerçekten tuhaf görünen birisiydi.Byl to na něj prazvláštní pohled.
Gerçekten tuhaf görünen birisiydi.Chiar era ciudat la vedere.
Gerçekten tuhaf görünen birisiydi.Era realmente uma figura curiosa.
Gerçekten tuhaf görünen birisiydi.Er war ein wirklich interessanter Anblick.
Gerçekten tuhaf görünen birisiydi.Hij was een merkwaardig iemand om te zien.
Gerçekten tuhaf görünen birisiydi.Igazán furán nézett ki.
Gerçekten tuhaf görünen birisiydi.Il était vraiment étrange à voir.
Gerçekten tuhaf görünen birisiydi.그의 외모는 정말 특이했습니다.
Gerçekten tuhaf görünen birisiydi.Verlo era realmente una visión curiosa.
Gerçekten tuhaf görünen birisiydi.Wyglądał jak prawdziwe dziwadło.
Gerçekten tuhaf görünen birisiydi.Ήταν πραγματικά αξιοπερίεργος.
Gerçekten tuhaf görünen birisiydi.Наистина представляваше интересна гледка.
Gerçekten tuhaf görünen birisiydi.На него любопытно было поглядеть.
Gerçekten tuhaf görünen birisiydi.הוא היה בהחלט מוזר למראה.
Gerçekten tuhaf görünen birisiydi.كان منظره يثير الريبة.
Gerçekten tuhaf görünen birisiydi.彼はシカゴ大学に現れ
Gerçekte, ya çok daha derindeki bir sorunun belirtisi ve buz dağının görünen kısmıysa?Co když je to v podstatě symptom mnohem hlubšího problému, příslovečná špička ledovce?
Gerçekte, ya çok daha derindeki bir sorunun belirtisi ve buz dağının görünen kısmıysa?Dacă e doar simptomul unei probleme mult mai complicate, vârful icebergul-ui?
Gerçekte, ya çok daha derindeki bir sorunun belirtisi ve buz dağının görünen kısmıysa?E se for um sintoma de um problema muito mais profundo? A ponta de um icebergue proverbial?
Gerçekte, ya çok daha derindeki bir sorunun belirtisi ve buz dağının görünen kısmıysa?E se fosse il sintomo di un problema molto più profondo, la punta di un gigantesco iceberg?
Gerçekte, ya çok daha derindeki bir sorunun belirtisi ve buz dağının görünen kısmıysa?Jeśli to objaw znacznie głębszego problemu, wierzchołek przysłowiowej góry lodowej?
Gerçekte, ya çok daha derindeki bir sorunun belirtisi ve buz dağının görünen kısmıysa?사실 더 깊은 문제가 있고 비만증은 표면적인 증상에 지나지 않는다면, 흔히 말하는 빙산의 일각일 뿐이라면 어떻겠습니까?
Gerçekte, ya çok daha derindeki bir sorunun belirtisi ve buz dağının görünen kısmıysa?Tänk om det är ett symptom på ett mycket djupare problem, toppen på ett gigantisk isberg?
Gerçekte, ya çok daha derindeki bir sorunun belirtisi ve buz dağının görünen kısmıysa?Wenn sie nur ein Symptom eines viel größeren Problems ist, die Spitze des sprichwörtlichen Eisbergs?
Gerçekte, ya çok daha derindeki bir sorunun belirtisi ve buz dağının görünen kısmıysa?Ουσιαστικά, τι γίνεται αν είναι σύμπτωμα ενός βαθύτερου προβλήματος, η κορυφή ενός παροιμιώδους παγόβουνου;
Gerçekte, ya çok daha derindeki bir sorunun belirtisi ve buz dağının görünen kısmıysa?Ами ако това е симптом на много по-дълбок проблем, ако е просто върха на айсберга?
Gerçekte, ya çok daha derindeki bir sorunun belirtisi ve buz dağının görünen kısmıysa?Справді, якщо це симптом набагато глибшої проблеми, верхівка горезвісного айсберга?
Gerçekte, ya çok daha derindeki bir sorunun belirtisi ve buz dağının görünen kısmıysa?Что, если это только верхушка айсберга - симптом более серьезной проблемы?
Gerçekte, ya çok daha derindeki bir sorunun belirtisi ve buz dağının görünen kısmıysa?מה אם השמנת יתר אינה הגורם של תנגודת לאינסולין בכלל? למעשה, מה אם היא סימפטום של בעיה עמוקה בהרבה,
Gerçekte, ya çok daha derindeki bir sorunun belirtisi ve buz dağının görünen kısmıysa?如果肥胖反映緊一個更深嘅問題?
Gerçekte, ya çok daha derindeki bir sorunun belirtisi ve buz dağının görünen kısmıysa?氷山の一角を見てるだけかもしれません 肥満が蔓延しているこの時代に ばかげて聞こえるかもしれませんが
Gezegenimizin görünen kısmını da güneşin X ışınları değiştirmiştir.ces rayons X ont trans en nous laissant observer d'une toute nou
Gezegenimizin görünen kısmını da güneşin X ışınları değiştirmiştir.terug op aarde