görün ile cümle
görün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bundan hoşlanmış gibi görünüyorsun.You looked like you enjoyed that.
Eğleniyorsun gibi görünüyordun.You looked like you were enjoying yourself.
Bundan benim aldığım kadar çok zevk alıyor gibi görünüyorsun.You seem to be enjoying this as much as I am.
O Hintli gibi görünüyor.She looks like an Indian.
O bir kızılderili gibi görünüyor.She looks like an Indian.
Tom normal olarak diğer insanlarla geçinemiyor gibi görünüyor.Tom seems to be unable to interact normally with other people.
Oldukça iyi bir iş yaptın gibi görünüyor.It looks like you did a pretty good job.
Yağmur yağacak gibi görünüyor. Pencereleri kapatmalıyız.It looks like rain. We should close the windows.
Onun iyi görünüşüne kanmayın.Don't be fooled by his good looks.
Birinin sorunu olduğunda Tom hissedebiliyor gibi görünüyor.Tom seems to be able to sense when someone is in trouble.
Tom başı dertteymiş gibi görünmüyordu.Tom didn't sound as if he was in trouble.
Tom'un başı tekrar belada gibi görünüyor.It sounds like Tom is in trouble again.
Sanki kızım onun gerçek annesi olmadığımın biraz farkında gibi görünüyor.It seems as if my daughter is faintly aware that I'm not her real mother.
Kötü görünüyorsun.You look terrible.
Onun sahne görüntüsü geçen yıldan beri gerçekten gelişti.His stage presence has really improved since last year.
O harika bir fikir gibi görünüyor.That sounds like a great idea.
Yağmur yağacak gibi göründüğü için onu yüzmeye gitmekten vazgeçirdim.I discouraged him from going swimming because it looked like it was going to rain.
O çok kolay görünüyordu.It seemed too easy.
Bu çok kolay görünüyor.This seems too easy.
Büyük bir tane yakaladın gibi görünüyor.It looks like you've hooked a big one.
O lezzetli görünümlü bir balık.That's a delicious-looking fish.
Balıklar bu sabah oltaya vuruyor gibi görünmüyor.The fish don't seem to be biting this morning.
Mutlu görünmüyordu.She did not look happy.
Tom'un neden bizimle balık avlamaktan hoşlanmıyor gibi görünmediğini merak ettim.I wondered why Tom didn't seem to enjoy fishing with us.
Aptalca görünmek istemiyorum.I don't want to look foolish.
Daha genç görünmek istemiyorum.I don't want to look younger.
Tom onu istiyor gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to want that.
Tom'un tek derdi para gibi görünüyor.All Tom seems to want is money.
Tom'un tek istediği para gibi görünüyor.All Tom seems to want is money.
Tom Mary'ye yardım etmek istiyor gibi görünüyor.Tom seems to want to help Mary.
Aptalca görünmemizi istemiyorum.I don't want us to look foolish.
Tom asla uyumak istiyor gibi görünmüyor.Tom never seems to want to sleep.
Tom yardımımızı istiyor gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to want our help.
Tom birçok şey istiyor gibi görünüyor.Tom seems to want a lot of things.
Buradaki hiç kimse yardımımızı istiyor gibi görünmüyor.No one here seems to want our help.
Ne yapacağını bilmek istiyor gibi görünüyorsun.You seem to want to know what to do.
Evet dememi istiyor gibi görünmüyorsun.You don't seem to want me to say yes.
Ben daha yaşlı görünüyorum.I look older.
O daha genç görünmek istiyor.She wants to look younger.
Kim genç ve seksi görünmek istemez ki?Who doesn't want to look young and sexy?
Bizimle gelmek istemiyor gibi görünmüyorsun.You don't seem to want to come with us.
Neden her zaman tartışmak istiyor gibi görünüyorsun?Why do you always seem to want to argue?
Tüm krediyi almak istiyor gibi görünüyorsun.You seem to want to take all the credit.
Tom ve Mary gerçekten öpüşmek istiyor gibi görünüyor.Tom and Mary seem to really want to kiss.
Görünüm kasvetli.The outlook is bleak.
Seninle bunun dışında konuşmamı istiyor gibi görünüyorsun.You seem to want me to talk you out of it.
O mutlu görünmüyordu.He didn't look happy.
Mutlu görünmüyorHe doesn't look happy.
Tom'un nasıl göründüğünü bilmek istemiyor musun?Don't you want to know what Tom looks like?
Başarılı olmamı istemiyorsun gibi görünüyor.It seems that you don't want me to succeed.
Doktora görünmek istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to go to the doctor?
Tom bunu Mary kadar çok istiyor gibi görünüyor.Tom seems to want this as badly as Mary does.
Saldırgan görünmek istemiyorum.I don't want to seem pushy.
Saldırgan görünmek istemedim.I didn't want to seem pushy.
Tom burada olmak istemiyor gibi görünüyor.It looks like Tom doesn't want to be here.
Bir şey yapmıyor gibi görünmek istemiyorum.I don't want to look like I'm not doing anything.
Tom bizimle görünmek istemiyor gibi davranıyor.Tom acts like he doesn't want to be seen with us.
Tom bu soruyu yanıtlamak istiyor gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to want to answer this question.
Aileden gelme gibi görünüyor.It seems to run in the family.
Görünce şoka girmiştim.I was shocked to see it.