görün ile cümle

görün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Göründüğü kadar kolay değil.This isn't as easy as it looks.
Bu, anlam ifade eder görünmüyor.This doesn't seem to make sense.
Keman taşıyan adam üzgün görünüyordu.The man carrying a violin seemed upset.
Parkta çok sıradışı bir şeyler oluyor gibi görünüyor.Something very unusual seems to be happening in the park.
Haklıydın gibi görünüyor. Mary'nin kemanını çalan adam Tom'du.It looks like you were right. Tom was the guy who stole Mary's violin.
Bir erkek çocuğu gibi görünüyorsun.You look like a boy.
Bir kadına alenen yardım etme. Şüpheli görüneceksin.Don't help a woman in public. You'll look suspicious.
Tom odaya girer girmez herkes mutlu görünmeye başladı.As soon as Tom walked into the room, everyone started to look happy.
Onlar gerçekten ıspanak sevmiyor gibi görünüyor.They really seem to dislike spinach.
Onlar rahatlamış görünüyor.They look relieved.
Tom'un izlediği aynı TV programlarını izlemek istiyor gibi görünmüyorum.I never seem to want to watch the same TV programs as Tom does.
O benimle ilgileniyor gibi görünüyor.She seems interested in me.
Benimle ilgili gibi görünüyor.He seems interested in me.
O onunla ilgileniyor gibi görünüyor.He seems interested in her.
İsrail Parlementosu dört ay içindeki İsrail seçimlerinden sonra farklı görünecek.The Knesset will look different after the Israeli elections within four months.
Farklı görünmek istiyorum.I want to look different.
Şişman görünüyor muyum?Do I look fat?
Polis onun kafasına kendi açtığı kurşun yarası gibi göründüğünü söyledi.The policeman said that it looked like a self-inflicted gunshot wound to the head.
Ölüm nedeni bir kurşun yarası gibi görünüyor.The cause of death seems to be a gunshot wound.
Tom onu sinir bozucu buluyor görünüyor.Tom seems to find that annoying.
Tom rahatsız olmuş görünüyor.Tom seems to be annoyed.
Tom kendisine kızgın görünüyordu.Tom seems to be annoyed with himself.
Tom biraz rahatsız gibi görünüyor.Tom seems to be slightly annoyed.
Tom kızgından daha sinirli görünüyor.Tom seems more annoyed than angry.
Tom gerçekten sinirli görünüyor.Tom seems really annoyed.
Tom rahatsız ve kızgın görünüyor.Tom seems uncomfortable and annoyed.
Tom'un yüzünde rahatsız olmuş bir görünüm vardı.Tom had an annoyed look on his face.
Bu şey bu gece tekrar göründü mü?Has this thing appeared again tonight?
O çok iyi görünüyor.She looks very good.
Artık kimse gülecek gibi görünmüyor.No one seems to smile anymore.
Artık kimse bizi dinlemiyor gibi görünüyor.No one seems to listen to us anymore.
Artık hiç kimsenin onu yapmak için cesareti var gibi görünmüyor.No one seems to have the guts to do that anymore.
Artık hiç kimse Tom'un fotoğraflarıyla ilgileniyor gibi görünmüyor.No one seems interested in Tom's paintings anymore.
Ben Tom'un Mary'ye ödediğini düşündüm ama görünüşe bakılırsa ben yanlışmışım.I thought Tom had paid Mary, but apparently I was wrong.
Korkunç görünüyorsun, ne oldu?You look terrible. What happened?
Berbat görünüyorsun. Ne oldu?You look terrible. What happened?
Biz birlikte görünemeyiz.We can't be seen together.
Bu göründüğü gibi olamaz.This can't be what it looks like.
Tom Mary'nin ne kadar mutlu göründüğüne inanamıyor.Tom can't believe how happy Mary seems to be.
Ben herhangi bir şeyi doğru yapar gibi görünemiyorum.I can't seem to do anything right.
Tom'u kızdırmayan bir şey yapamam gibi görünmüyorum.I can't seem to do anything that doesn't make Tom angry.
Sen herhangi bir şeyi bitiriyor gibi görünemiyorsun.You can't seem to finish anything.
Isınıyor gibi görünemiyorum. Bütün gün üşüdüm.I can't seem to get warm. I've been cold all day.
Beladan uzak duruyor gibi görünemiyorsun.Tom can't seem to keep out of trouble.
Keşke senin göründüğün kadar mutlu olsam.I only wish I could be as happy as you seem to be.
Onların tanıdık göründüğünü düşündüm.I thought they looked familiar.
Bunun tanıdık göründüğünü düşündüm.I thought this looked familiar.
Tom bir aptal gibi görünüyor.Tom seems like an idiot.
Şu göl bir okyanus gibi görünüyor.That lake looks like an ocean.
Michelangelo tablosu gibi görünüyor.It looks like a Michelangelo painting.
O saygın bir iş adamı gibi görünüyor ama aslında Mafyanın bir üyesidir.He seems like a respectable businessman, but he's really part of the Mafia.
Onların kim olduğunu bilmiyorum ama onlar samimi görünmüyor.I don't know who they are, but they don't look friendly.
Odanın ortasında modern görünümlü bir kahve sehpası vardı.There was a modern-looking coffee table in the center of the room.
"Üzgün görünüyorsun." " Aslında oldukça mutluyum.""You look sad." "Actually, I'm quite happy."
Bu aslında çok eğlenceli gibi görünüyor.It actually looks like a lot of fun.
Aslında göründüğünden çok daha kolaydır.It's actually a lot of easier than it looks.
Hokkabazlık aslında göründüğünden çok daha kolaydır.Juggling is actually a lot easier than it looks.
O aslında sorun gibi görünüyor.That actually seems to be the problem.
Onu anlamamışız gibi görünüyor.It looks like we didn't understand him.
Tom ve Mary her zaman birlikte takılıyor gibi görünüyor.Tom and Mary always seem to be hanging out together.

İlgili Sayfalar