görün ile cümle
görün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onun hasta olduğu açıkça görünüyor.It seems obvious that he is sick.
Uzaktan bakıldığında pek çok şey hoş görünecektir.If you look from afar, most things will look nice.
Hasta görünüyorsun. Öyle mi?You look ill. Are you?
Nancy yorgun görünüyor.Nancy seems tired.
O bir öğrenci gibi görünüyor.He seems to be a student.
Onun iyi bir tarzı var, bu yüzden giydiği her şey iyi görünüyor.She has good style, so she looks good in anything she wears.
Dün gece dışarı çıktın mı? Çünkü bugün oldukça kötü görünüyorsun.Did you go out last night? Because you look pretty bad today ...
Onun ifadesine bakılırsa o endişeli görünüyordu.Judging by her expression, she looked worried.
Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür.The grass is always greener on the other side.
Sizinle yapılan takaslar sonsuza dek sürecek gibi görünüyor.Exchanges with you seem to go on endlessly.
Onun bir sürü arkadaşı var gibi görünüyor.It looks like she's got a lot of friends.
Onun birçok arkadaşları var gibi görünüyor.It looks like she has a lot of friends.
Onun futbola hiç ilgisi yok gibi görünüyor.She seems to have no interest in soccer.
Dün bavulumu bagaj odasına koydum ama şimdi kayıp gibi görünüyor.I put my suitcase in the baggage room yesterday, but now it seems to be missing.
Ne olduğunu görünce gitmeye karar verdik.Upon seeing what was happening, we decided to leave.
Onun hikayesi gerçek görünüyor.His story sounds true.
Beni ağabeyimle karıştırmış görünüyorsun.You seem to have mistaken me for my older brother.
Ken cana yakın bir kişi gibi görünüyor.Ken seems to be a friendly person.
Ken dost canlısı bir kişi olarak görünüyor.Ken appears to be a friendly person.
O, hoş görünen bir çaydanlık!That's a nice-looking teapot!
Görünüşe göre bu civarda bir iki tane Müslüman restoranı var.It looks like there's a few Muslim restaurants around here.
Görünüşe göre, otobüs geç kaldı.Apparently, the bus is late.
Yamanaka yaşına göre genç görünüyor.Yamanaka looks young for his age.
Bir sürü insan onu tanıyor gibi görünüyor.It looks like a ton of people know her.
O genç görünüyor, ama o aslında senden daha yaşlıdır.She looks young, but she's actually older than you are.
Tamamen Asyalı gibi görünmesine rağmen Takahaşi'nin melez olduğunu duydum.Although Takahashi looks completely Asian, I've heard he's of mixed blood.
Yağmur yağacak gibi görünüyor.It looks like it's going to rain.
O kuş tüyü yastık pahalı görünüyor.That down pillow looks expensive.
Bir tuzağa düştük gibi görünüyor.It looks like we fell into a trap.
Sosyal ağlarda zararsız bir kişi gibi görünen bir katil olabilir.There may be a killer who looks harmless in any social network.
Sanırım biraz dinlenmelisin. Solgun görünüyorsun.I think you should rest a bit. You look pale.
Dünya'nın Ay'dan görüntüsü, 20. yüzyılın ikonik resimlerinden birisidir.The view of the Earth from the Moon is one of the iconic images of the 20th century.
Dünyanın Ay'dan görünümü, 20. yüzyılın simgesel görüntülerinden biridir.The view of the Earth from the Moon is one of the iconic images of the 20th century.
Neden o çok somurtkan görünüyor?Why does he look so black?
İnsanları görünüşle yargılama.Don't judge people by appearance.
Bu iyi bir fikir gibi görünüyordu.It seemed like a good idea.
Oldukça büyük bir müze gibi görünüyor.Looks like that's a pretty big museum.
Şu anda Tatoeba'da iki binin üzerinde Uygurca cümle var gibi görünüyor.It looks like there are now over two thousand Uyghur sentences on Tatoeba!
Onlar Amerikalılar gibi görünmüyor.They don't seem to be Americans.
Hava açacak gibi görünüyor.It looks like it'll be clearing up.
Bu herkesin sahip olduğu bir yetenek gibi görünüyor.It looks like it's an ability that everyone has.
Beni kız kardeşimle karıştırdı gibi görünüyor.It seems that he mistook me for my sister.
Kitap raflarımı tekrar cilalamak zorunda kalacağım gibi görünüyor.It looks like I'm going to have to varnish my bookshelves again.
Hasta görünüyordu.She looked ill.
Derinleşen ekonomik krizin görünürde bir sonu var mı?Is there any end in sight to the deepening economic crisis?
O sanki günlerce yemek yememiş gibi görünüyordu.She looked as if she hadn't eaten in days.
Ayrılmayacaklar gibi görünüyor.It sounds like they're not going to leave.
Biraz dinleneceğim gibi görünmüyor.It doesn't sound like I will get any rest.
Kaşgar'a gidecek gibi görünüyor.It sounds like he is going to Kashgar.
Bugün çalışacaksın gibi görünmüyor.It doesn't sound like you'll be working today.
Cumartesi günü de dersiniz olacak gibi görünüyor.It sounds like you will have class on Saturday as well.
Uzun zaman önce terkedilmiş küçük kasaba zamanla donmuş gibi görünüyor.The small town, abandoned long ago, seems frozen in time.
Onlar sonuçtan memnun gibi görünüyorlar.It looks like they're satisfied with the result.
O yaşlı görünüyor, ancak o henüz 30'a ulaşmadı.He looks old, but he hasn't reached 30 yet.
Onu görünce ayağa kalktı.Seeing that, he stood up.
Ben sadece blogunuza bir göz attım-O ilginç görünüyor.I just had a look at your blog— it looks interesting.
Tren geç kalmış gibi görünüyor.The train seems to be late.
Bu teklif gerçek olamayacak kadar çok iyi görünüyor. Bit yeniği nedir.That offer sounds too good to be true. What's the catch?
Garip görünmüyor ama nedense garip hissettiriyor.It doesn't seem strange, but for some reason it feels strange...
O, oldukça güzel görünüyor.She looks quite pretty.