görünür ile cümle
görünür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
"Dünya bir sahne gibidir," sadece daha zayıf ve sıkıcı görünür."Мир похож на театр" звучит слабее и банальнее.
Dünya kendi etrafında dönüyormuş gibi olsaydı nasıl görünürdü?" (Gülüşmeler)A jak by to wyglądało, gdyby Ziemia wirowała?" (Śmiech)
Dünya kendi etrafında dönüyormuş gibi olsaydı nasıl görünürdü?" (Gülüşmeler)(Gelach)
Dünya kendi etrafında dönüyormuş gibi olsaydı nasıl görünürdü?" (Gülüşmeler)어땠을까?" (웃음)
Dünya kendi etrafında dönüyormuş gibi olsaydı nasıl görünürdü?" (Gülüşmeler)(Nevetés)
Dünya kendi etrafında dönüyormuş gibi olsaydı nasıl görünürdü?" (Gülüşmeler)(Risos)
Dünya kendi etrafında dönüyormuş gibi olsaydı nasıl görünürdü?" (Gülüşmeler)"אילו היה נראה כאילו הארץ היא זו שנעה?" [צחוק]
Dünya kendi etrafında dönüyormuş gibi olsaydı nasıl görünürdü?" (Gülüşmeler)لو أن الأمر بدا كما لو ان الأرض كانت تدور؟" (ضحك)
Dünya kendi etrafında dönüyormuş gibi olsaydı nasıl görünürdü?" (Gülüşmeler)岩やクリスタルのように明らかに固いものが
Durum Çubuğu GörünürStatuslinjen er synlig
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Cel care vorbeşte întîi în pricina lui, pare că are dreptate, dar vine celalt, şi -l ia la cercetare. -
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Den, der taler først i en Trætte har Ret, til den anden kommer og går ham efter.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Den som först lägger fram sin sak har rätt; sedan kommer vederparten och uppdagar huru det är.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Den som taler først i en rettsstrid, synes å ha rett; men så kommer motparten og gransker hans ord.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Ein jeglicher ist zuerst in seiner Sache gerecht; kommt aber sein Nächster hinzu, so findet sich's.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.El primero que aboga por su causa parece ser justo, pero viene su prójimo y lo pone a prueba
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Igaza van annak, a ki elsõ a perben; mígnem eljõ az õ peresfele, és megvizsgálja õt.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Il primo a parlare in una lite sembra aver ragione, ma viene il suo avversario e lo confuta
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Käräjissä on kukin ensiksi oikeassa, mutta sitten tulee hänen riitapuolensa ja ottaa hänestä selvän.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.송사에 원고의 말이 바른 것 같으나 그 피고가 와서 밝히느니라
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Le premier qui parle dans sa cause paraît juste; Vient sa partie adverse, et on l`examine.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Người tiên cáo nghe như phải lẽ ; Song bên đàng kia đến , bèn tra_xét người .
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Người tiên cáo nghe như phải lẽ; Song bên đàng kia đến, bèn tra xét người.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.O que primeiro começa o seu pleito parece justo; até que vem o outro e o examina.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Pravičen se vidi, kdor je prvi v pravdi svoji, dokler ne pride bližnji njegov ter ga izpraša.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Spravedlivým sa vidí ten, kto je prvý vo svojom spore; ale keď prijde jeho blížny, ide mu na dno.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Spravedlivý zdá se ten, kdož jest první v své při, ale když přichází bližní jeho, tedy stihá jej.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Sprawiedliwym zda się ten, kto pierwszy w sprawie swojej; ale gdy przychodzi bliźni jego, dochodzi go.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Ο πρωτολογων εν τη κρισει αυτου φαινεται δικαιος αλλ' ο αντιδικος αυτου ερχεται και εξελεγχει αυτον.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Който пръв защитава делото си изглежда да е прав, Но съседът му идва и го изпитва.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Первый в тяжбе своей прав, но приходит соперник его и исследывает его.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.צדיק הראשון בריבו יבא רעהו וחקרו׃
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.الاول في دعواه محق. فياتي رفيقه ويفحصه.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.先 訴 情 由 的 、 似 乎 有 理 . 但 鄰 舍 來 到 、 就 察 出 實 情
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.先 訴 情由 的 、 似乎 有理 . 但 鄰舍 來到 、 就 察 出實情
Düzenleme penceresindeki araç çubuğunun görünür hale gelmesi.Om verktøylinjen i redigeringsvinduet skal være synlig.
Düzenleme penceresinin altında bulunan durum çubuğunun görünür hale gelmesi.Om statuslinjen nederst i redigeringsvinduet skal være synlig.
Eğer 100, Eğer 100'ü bir kare olarak düşünürsek, 75 böyle görünürdü.Als 100, als we denken aan 100 als een vierkant, zou 75 er zo uitzien.
Eğer 100, Eğer 100'ü bir kare olarak düşünürsek, 75 böyle görünürdü.Bem, se 100, se pensarmos em 100 como sendo um quadrado, 75 teria este aspeto.
Eğer 100, Eğer 100'ü bir kare olarak düşünürsek, 75 böyle görünürdü.Bene, se visualizziamo 100 come un quadrato, 75 sarebbe così.
Eğer 100, Eğer 100'ü bir kare olarak düşünürsek, 75 böyle görünürdü.Bueno, si 100... si pensamos 100 como un cuadrado 75 sería algo así.
Eğer 100, Eğer 100'ü bir kare olarak düşünürsek, 75 böyle görünürdü.Et bien si 100, et si nous pensons à 100 comme à un carré 75 ressemblerait à ça.
Eğer 100, Eğer 100'ü bir kare olarak düşünürsek, 75 böyle görünürdü.Jeśli pomyślimy o 100 jako kwadracie 75 wyglądało by tak:
Eğer 100, Eğer 100'ü bir kare olarak düşünürsek, 75 böyle görünürdü.Jika 100, jika kita berpikir 100 sebagai persegi, 75 akan terlihat seperti ini.
Eğer 100, Eğer 100'ü bir kare olarak düşünürsek, 75 böyle görünürdü.Jos 100, jos ajatellaan, että 100 on neliö, 75 näyttäisi tältä.
Eğer 100, Eğer 100'ü bir kare olarak düşünürsek, 75 böyle görünürdü.Například když si představíme 100 jako čtverec, 75 bude vypadat asi takto.
Eğer 100, Eğer 100'ü bir kare olarak düşünürsek, 75 böyle görünürdü.Nếu 100, nếu chúng ta nghĩ về 100 như một hình vuông, 75 sẽ trông giống thế này.
Eğer 100, Eğer 100'ü bir kare olarak düşünürsek, 75 böyle görünürdü.Nos, ha a 100-asra gondolunk, ha a 100-asra mint négyzetre gondolunk, a 75-ös így nézne ki.
Eğer 100, Eğer 100'ü bir kare olarak düşünürsek, 75 böyle görünürdü.Nun, 100, wenn wir uns 100 wie ein Quadrat vorstellen, würde 75 so aussehen.
Eğer 100, Eğer 100'ü bir kare olarak düşünürsek, 75 böyle görünürdü.Păi, dacă 100, dacă ne gândim la 100 ca fiind un pătrat, 75 ar arăta așa.
Eğer 100, Eğer 100'ü bir kare olarak düşünürsek, 75 böyle görünürdü.Λοιπόν αν το 100, αν φανταστούμε το 100 να είναι σαν τετράγωνο, το 75 θα μοιάζει με αυτό.
Eğer 100, Eğer 100'ü bir kare olarak düşünürsek, 75 böyle görünürdü.Ами ако 100, ако си мислим за 100, като за квадрат, 75 би изглеждало така.
Eğer 100, Eğer 100'ü bir kare olarak düşünürsek, 75 böyle görünürdü.Если взять сотню, если представить, что сотня — это квадрат, то 75 будет выглядеть так.
Eğer 100, Eğer 100'ü bir kare olarak düşünürsek, 75 böyle görünürdü.Якщо взяти 100, якщо уявити що 100 це квадрат, то 75 виглядатиме ось так.
Eğer 100'ü bir kare olarak düşünürsek, 75 böyle görünürdü.만약 우리가 100을 정사각형같다고 생각한다면 75는 이와 같이 보일 것입니다.
Eğer 100'ü bir kare olarak düşünürsek, 75 böyle görünürdü.75はこのようになります ですからどうするかと言うと
Eğer 100'ü bir kare olarak düşünürsek, 75 böyle görünürdü.אם חושבים על 100 בתור ריבוע, 75 ייראה כך.
Eğer 100'ü bir kare olarak düşünürsek, 75 böyle görünürdü.ان فكرنا ب 100 كمربع فان 75 سيبدو هكذا
Eğer birilerini seviyorsanız,onlar size daha iyi görünür.Ak máte niekoho radi, vyzerá podľa vás lepšie.
Eğer birilerini seviyorsanız,onlar size daha iyi görünür.Als je iemand leuk vindt, lijkt hij mooier.