görünür ile cümle

görünür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Daha morumsu, mavimsi veya koyu görünür diyebiliriz.le dioxyde de carbone.
Daha morumsu, mavimsi veya koyu görünür diyebiliriz.Parece que tipo de púrpura, azulado oscuro--algo.
Daha morumsu, mavimsi veya koyu görünür diyebiliriz.Sembra tipo di violaceo, bluastro, scure - qualcosa.
Daha morumsu, mavimsi veya koyu görünür diyebiliriz.Tampaknya jenis keunguan, kebiruan, darkish - sesuatu.
Daha morumsu, mavimsi veya koyu görünür diyebiliriz.Він фіолетовий, блакитний, щось таке.
Daha morumsu, mavimsi veya koyu görünür diyebiliriz.אז צבעו קצת סגלגל-כחול כהה -בערך.
Dedi ki, "Hey dostum, sen böyle görünürken, insanların seni yargılamamalarını nasıl bekliyorsun?Il m'a dit, "Eh, mec, avec ton apparence, comment peux-tu ne pas t'attendre à ce qu'on te juge ?"
Dedi ki, "Hey dostum, sen böyle görünürken, insanların seni yargılamamalarını nasıl bekliyorsun?알리가 하는 말이, "이봐요, 친구 당신이 이런 얼굴로 쳐다보기 시작하면 다른 사람들이 어떻게 당신을 판단하겠어요?"
Dedi ki, "Hey dostum, sen böyle görünürken, insanların seni yargılamamalarını nasıl bekliyorsun?Me dijo: "Eh, amigo, cuando empiezas a verte así, ¿cómo esperas que no te juzguen?"
Dedi ki, "Hey dostum, sen böyle görünürken, insanların seni yargılamamalarını nasıl bekliyorsun?Mi-a zis, "Hei, amice, când începi să arăţi aşa cum te aştepţi ca lumea să nu te judece?"
Dedi ki, "Hey dostum, sen böyle görünürken, insanların seni yargılamamalarını nasıl bekliyorsun?"Stary, jeżeli tak wyglądasz, jak chcesz, żeby ludzie cię nie oceniali?".
Dedi ki, "Hey dostum, sen böyle görünürken, insanların seni yargılamamalarını nasıl bekliyorsun?כלומר, כמה פרסום צריך בשביל שנשנה את דעתנו או ניצור דעות על אנשים אחרים?
Dedi ki, "Hey dostum, sen böyle görünürken, insanların seni yargılamamalarını nasıl bekliyorsun?قال لي : عندما تبدوا بهذا الشكل كيف لا تتوقع أن يحكم الناس عليك؟
Dikey ise görünürSynlig når vertikal
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Akoby prichádzali zvonku a napodobňovali vnímanie.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Chúng dường như đến từ bên ngoài, và giống như nhận thức thực.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.De lader til at komme udefra og [lader til] at efterligne opfattelsen.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.De verkar komma utifrån och härmar synintryck.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.외부적인 것처럼 느껴지고 지각을 모방합니다.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.On dirait qu'elles viennent de l'extérieur, et imitent notre perception.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Parecem vir do exterior, Parecem imitar a perceção.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Parece que vienen del exterior, para imitar la percepción.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Par sa vină din exteriorul nostru, şi [par] să imite percepţia.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Přicházejí jakoby z venku a napodobují smyslové vnímání.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Sembrano venire dall'esterno, e [sembrano] imitare la percezione.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Sie scheinen von außen zu kommen, und sie imitieren scheinbar die reale Wahrnehmung.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Tuntuu kuin ne tulisivat ulkopuolelta ja jäljittelisivät havaintojamme.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Úgy tűnik, mintha kívülről jönne, és a percepciót másolná.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Wydaje się, że płyną z zewnątrz, w czym przypominają percepcję.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Φαίνεται να έρχονται από έξω, μιμούμενες την αντίληψη.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Здається, що вони приходять ззовні та імітують сприймання.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Кажется, что они приходят извне и являются подражательным ощущением.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Като че ли идват отвън и [изглежда] имитират възприятие.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.הן לא נמצאות תחת שליטתנו. הן מגיעות מבחוץ
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.يبدو وكأنها آتيه من خارجنا وتبدو و كأنها تسخر من ادراكنا
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.現実と区別がつきにくい その幻覚について話をします
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.Các ngươi cũng vậy , bề_ngoài ra_dáng công_bình , nhưng ở trong thì chan_chứa sự giả hình và tội_lỗi .
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.Các ngươi cũng vậy, bề ngoài ra dáng công bình, nhưng ở trong thì chan chứa sự giả hình và tội lỗi.
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.Così anche voi apparite giusti all'esterno davanti agli uomini, ma dentro siete pieni d'ipocrisia e d'iniquità
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.이와 같이 너희도 겉으로는 사람에게 옳게 보이되 안으로는 외식과 불법이 가득하도다
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.Tak aj vy, zvonku síce zdáte sa ľuďom, že ste spravedliví, ale vnútri ste plní pokrytectva a neprávosti.
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.Tak i vy zevnitř zajisté zdáte se lidem spravedliví, ale vnitř plní jste pokrytství a nepravosti.
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.Tako se kažete tudi vi ljudem zunaj pravične, znotraj pa ste polni hinavstva in krivičnosti.
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.Także i wy z wierzchu zdacie się być ludziom sprawiedliwi; ale wewnątrz jesteście pełni obłudy i nieprawości.
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.U doet u heel vroom en oprecht voor, maar in uw hart bent u huichelachtig en slecht.
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.Също така и вие отвън се виждате на човеците праведни, но отвътре сте пълни с лицемерие и беззаконие.
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.так и вы по наружности кажетесь людям праведными, а внутри исполнены лицемерия и беззакония.
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.Так і ви зверху являєтесь людям праведні, в серединї ж повні лицемірства та беззаконня.
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.ככה גם אתם מחוץ נראים כצדיקים אל בני אדם ותוככם מלא חנפה ואון׃
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.هكذا انتم ايضا من خارج تظهرون للناس ابرارا ولكنكم من داخل مشحونون رياء واثما.
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.你 們 也 是 如 此 、 在 人 前 、 外 面 顯 出 公 義 來 、 裡 面 卻 裝 滿 了 假 善 和 不 法 的 事
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.你 們 也 是 如此 、 在 人前 、 外面 顯出 公義來 、 裡面 卻裝滿 了 假 善 和 不法 的 事
Dolaşımı canlandırır, böylece daha zinde görünürsünüz.Estimula la circulación así tendrá mejor aspecto.
Dolaşımı canlandırır, böylece daha zinde görünürsünüz.Ils stimulent la circulation et embellissent la peau.
Dolaşımı canlandırır, böylece daha zinde görünürsünüz.Stimola la circolazione e la aiuterā ad essere pių bella.
Dolaşımı canlandırır, böylece daha zinde görünürsünüz.Τονώνει την κυκλοφορία του αίματοs και δείχνουν όμορφεs.
Dolaşımı canlandırır, böylece daha zinde görünürsünüz.Он стимулирует кровообращение, и вы выглядите лучше.
Dolayısıyla üçgen kareden farklı görünür, daire ve diğerleri de birbirinden farklı olur.Assim, um triângulo é diferente de um quadrado, é diferente de um círculo, e por aí adiante.
Dolayısıyla üçgen kareden farklı görünür, daire ve diğerleri de birbirinden farklı olur.Een driehoek ziet er anders uit dan een vierkant of een cirkel enzovoort.
Dolayısıyla üçgen kareden farklı görünür, daire ve diğerleri de birbirinden farklı olur.Entonces, un triángulo se ve diferente a un cuadrado, se ve diferente a un círculo, y así sucesivamente.

İlgili Sayfalar