Psikoloji öğrenimi görüyorum.I study psychology.
O genç görünüyor ama aslında 40 yaşın üzerinde.He seems young, but he's actually over 40 years old.
Aniden daha büyük görünüyor.Suddenly, it looks bigger.
Okulda görüşürüz.See you at school.
Eğer Bay Long'u görürsen, lütfen ona karısının nasıl olduğunu sormayı unutma.If you see Mr. Long, please don't forget to ask him how his wife's doing.
Dünyayı seyahat etmekten hoşlanıyor gibi görünüyorsun.It seems you enjoy travelling the world.
Biri o telefon görüşmesini kabul edebilir mi?Can someone accept that phone call?
İşinden ayrılmaya karar verdiğinden dolayı mutlu görünüyorsun.Now that you've decided to quit your job, you look happy.
Tom öyle görünen bir ceketi asla giymezdi.Tom would never wear a coat that looked like that.
Tom hayal görüyordu.Tom was daydreaming.
Tom büyük bir adam gibi görünüyor.Tom sounds like a great guy.
Tom şaşırmış görünüyordu.Tom sounded surprised.
Tom her zaman geçici işlerde gibi görünüyor.Tom always seems to be between jobs.
En heyecanlı anda herkes çok gergin görünüyordu.In the most thrilling moment, everyone looked very tense.
O bir böcek gibi görünüyor.He looks like a bug.
Ağaçların arasında bir adam görüyorum.I see a man between the trees.
Sen onu nerede görüyorsun?Where do you see him?
Bir adam görüyorsun.You are seeing a man.
Bir adam görüyor musun?Are you seeing a man?
Sen gazı göremezsin; görünülmezdir.You can't see gas; it's invisible.
Bu şirket Paris borsasında işlem görüyor.This company is listed on the Paris stock exchange.
Onların işi bana iyi görünüyor.Their work seems good to me.
Roma'da bütün görülecek yerleri bir günde görmek imkansızdır.It's impossible to see all the sights in Rome in one day.
Tom bazen televizyonda görünür.Tom sometimes appears on TV.
Tom bunu farklı bir şekilde görür.Tom sees this in a different way.
Tom'un enerjisi eksik gibi görünüyor.Tom seems to lack energy.
Tom hasta gibi görünüyor.Tom seems to be sick.
Tom kaybolmuş gibi görünüyor.Tom seems to be lost.
Tom bela arıyor gibi görünüyor.Tom seems to be looking for trouble.
Tom âşık gibi görünüyor.Tom seems to be in love.
Tom sağlıklı gibi görünüyor.Tom seems to be in good health.
Tom eğleniyor gibi görünüyor.Tom seems to be having fun.
Tom mutlu gibi görünüyor.Tom seems to be happy.
Tom çok yalnız görünüyor.Tom seems so lonely.
Tom çok üzgün görünüyor.Tom seems quite upset.
Tom mutlu görünüyor.Tom seems happy.
Tom asla hasta gibi görünmüyor.Tom never seems to get sick.
Tom asla bir şey bitirecek gibi görünmüyor.Tom never seems to finish anything.
Tom yeni bir sözleşme görüştü.Tom negotiated a new contract.
Tom çok onurlu görünüyor.Tom looks very dignified.
Tom tamamen yok olmuş görünüyor.Tom looks totally wiped out.
Tom Mary 'den biraz daha büyük görünüyor.Tom looks quite a bit older than Mary.
Tom bir tür yorgun görünüyor.Tom looks kind of tired.
Tom biraz sarsılmış görünüyor.Tom looks a little shaken.
Tom, herkesle iyi geçiniyor gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to get along well with anyone.
Tom ve Mary birlikte iyi görünüyorlar.Tom and Mary look good together.
Her nedense bugün çok iyi görünmüyorsun. Sorun mu var?Somehow you don't sound too good today. Is anything the matter?
Bu onun ifadesi gibi görünüyor.It seems to be his statement.
Onlar doğal gözleriyle gördüler ama biz kalbimizin gözleriyle görüyoruz.They saw with their natural eyes but we see with the eyes of our heart.
Tom bugün biraz aptalca hareket ediyor gibi görünüyor.Tom seems to be acting a tad foolish today.
Tom biraz kafası karışmış görünüyor.Tom seems to be a tad confused.
Aynı eski sorunla uğraşmaya devam ediyor gibi görünüyoruz.We seem to keep grappling with the same old problem.
Gerçekten mi? Sen daha genç görünüyorsun.Really? You look younger.
Uzaktan bakıldığında, bu taş bir kişinin yüzü gibi görünüyor.From a distance, that stone looks like a person's face.
Bir telefon görüşmesi yapmak zorundayım.I have to make a call.
Onlar gittiğinden beri ev boş görünüyor.The house looks empty since they left.
O ne görüyor?What does he see?
O ne görür?What does she see?
Birçok kişi DNA'nın % 95'inin önemsiz olduğu görüşünü savunur.Many people uphold the stance that 95% of DNA is junk.
Gökyüzü açık. Görünürde hiç bulut yok.The sky is clear. Not a cloud in sight.