Akşam yemeği geç olacak gibi görünüyor.It seems that supper will be late.
Akşama doğru kar yağacak gibi görünüyor.It looks like snow toward evening.
Bütçe hatalı ve gerçek dışı görünüyor.The budget appears to be inaccurate and unrealistic.
Yoko, şimdi Londra'da. O İngilizce eğitimi görüyor.Yoko is in London now. She's studying English.
Önümüzdeki ay görüşürüz.I'll see you next month.
Bir hafta içinde görüşürüz.I'll see you a week from today.
Fırtına sakinleşti gibi görünüyor.It appears the storm has calmed down.
Görünüşe göre fırtına dindi.It appears the storm has calmed down.
Kara göründü.Land came in sight.
Samimi görüşünüzü duymama izin verin.Let me hear your frank opinion.
Yurtdışında eğitim görüyorum.I study abroad.
İki ülke kriz için bir anlaşma görüşecekler.The two countries will negotiate a settlement to the crisis.
İki ülke bir antlaşmayı görüştü.The two countries negotiated a treaty.
Her iki ülke barış görüşmelerine girdi.Both countries entered into peace negotiations.
Ebeveynlerim Tom'la tekrar görüşmemi yasakladı.My parents forbade me to see Tom again.
Anne babam, görüşüme karşı çıkıyorlar.My parents object to my opinion.
Burada hava güzel olursa, güzel bir görünüm elde edebilirsin.Here, if the weather's good, you can get a lovely view.
İyi görünümlü bir at bazen yıkılabilir.A good-looking horse may sometimes break down.
Trenin zamanında gelmesi pek mümkün görünmüyor.It seems unlikely that the train will arrive on time.
Yaşlı adam habere şaşırmış görünüyordu.The old man looked surprised at the news.
Barış görüşmeleri gelecek hafta başlayacak.Peace talks will begin next week.
Barış görüşmeleri bir süreliğine askıya alındı.The peace talks have been suspended for a while.
Barış görüşmeleri yine başarısız oldu.The peace talks failed again.
Yakında bir fırtına olacak gibi görünüyor.It seems that there will be a storm soon.
O her zaman pisti ve yeterince yiyecek verilmemiş gibi görünüyordu.He was always filthy and looked like he wasn't given enough food.
Ah, peki. Görüşürüz. Ama dikkatli sür.Oh, OK. See you. But drive carefully.
Biz sevişiyorken o sıkılmış görünüyordu.She looked bored while we were making love.
O senin karın mı? Göründüğünden daha fazlası var.She's your wife? There's more to you than meets the eye.
Buradaki hayata alışmak biraz zamanımı alacak gibi görünüyor.It seems like it will take me a while to get accustomed to life here.
Görünüşe iPod nano'nun iyi sesi var.Apparently the iPod nano has good sound.
Bu görüşler arasında ikincisi önemlidir.Among these views, the second one is of importance.
Çiçekler mutlu görünmüyor. Onları sulamak istiyorum. Sulama kovası var mı?The flowers don't look happy. I'd like to water them. Is there a watering can?
Yarın yağmur yağacak gibi görünüyor ama elimden geleni yapacağım.It looks like rain tomorrow, but I'll try my best.
Gökyüzü kara görünüyor,yağmur yağıp yağmayacağını merak ediyorum.The sky looks ominous. I wonder if it will rain.
O senden nefret ediyor gibi görünüyor.It seems she hates you.
Bay Tanaka sınavı geçti gibi görünüyor.It seems that Mr Tanaka has passed the exam.
Tanaka sınavını geçmiş gibi görünüyor.It seems Tanaka passed her exam.
Kendimi kendi tanrım olarak görüyorum.I perceive myself as my own god.
Sonra görüşürüz!See you later!
Görüşmek üzere!See you later!
Sen Hindistanlı gibi görünüyorsun.It looks like you are from India.
Öyle görünüyorki ki sen Hindistanlısın.It looks like you are from India.
Bu araba onunki gibi görünüyor.It looks like this car is his.
O, yazılı görüşünü teslim etti.He submitted his written opinion.
Senin gözlerindeki gözyaşlarını görüyorum.I see tears in your eyes.
Havai fişek görüyorum!I see fireworks!
Grace kızgın görünüyordu.Grace looked angry.
Siyah giyinen bir kadın görüyorum.I see a woman wearing black.
Evimden ayrılmak üzereyken ondan bir telefon görüşmesi aldım.When I was about to leave my house, I got a telephone call from her.
Görünen o ki, o sırrı saklıyor.It seems that she is keeping that secret.
Bu çiçekler Hokkaido yöresinde görülebilir.These flowers can be seen around Hokkaido.
Onun sert görünümü onu konuşmaktan vazgeçirdi.Her stern look got him to quit talking.
Her zaman mutlu görünüyordu fakat asla değildi.She always looked happy, but never was.
O, hayalet görünce şaşırdı.She was surprised when she saw the ghost.
Yeşil Alice'in üstünde iyi görünüyor.Green looks good on Alice.
Ben iyi öğrenciyi görüyorum.I see the good student.
Kadın öğrenim görüyor.The woman is reading.
Saldırganlığın en görünür formları genellikle av ve avcı arasında görülür.The most visible forms of aggression are often seen between prey and predator.
Kırmızı elbise onun üzerinde iyi görünüyordu.The red dress looked good on her.
O kırmızı elbise onun üzerinde iyi görünüyor.That red dress looks good on her.