Ana içeriğe geç
Sözlük

görü ile cümle

görü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bir telefon görüşmesi yapalım.Let's make a phone call.
Telefon görüşmesi onu evden çıkarmak için bir hileydi.The phone call was a trick to get him out of the house.
Ben bir telefon görüşmesi yapmak istiyorum.I want to make a phone call.
Ben bir telefon görüşmesi yapmak zorundayım.I have to make a phone call.
Yanlış numara çevirdim gibi görünüyor.I seem to have the wrong number.
Kızgınlık, gerekçesinin görülmesini engelledi.Anger deprived him of his reason.
Kar olmadan kış gerçek görünmüyor.Winter does not look real without snow.
Adanın yakınındaki o gemiyi görüyor musun?Do you see that ship near the island?
Ada ay ışığında siyah görünüyordu.The island showed black in the moonlight.
Bir daha Tokyo'ya geldiğinde umarım görüşürüz.I hope to see you the next time you are in Tokyo.
Umarım bir dahaki kez Tokyo'da olduğunda seni görürüm.I hope to see you the next time you are in Tokyo.
Tokyo'nun gece görüntüsü muhteşemdir.The night view of Tokyo is wonderful.
Tokyo borsası benzeri görülmemiş bir düşüş gösterdi.The Tokyo stock market recorded an unprecedented loss.
Biz burada nadiren kar görürüz.We seldom have snow here.
Görüşmeye devam edeceğiz.We will continue the discussion.
Şirket, Tokyo Menkul Kıymetler Borsası'nda işlem görüyor.The company is listed on the Tokyo Stock Exchange.
Kaybolmuş gibi görünüyorum.I seem to be lost.
Aniden önümüzde bir ayı göründü.Suddenly a bear appeared before us.
Kapı girişinde aniden bir adam göründü.A man suddenly appeared in the doorway.
Kabine krizi görüşmek üzere bugün buluşuyor.The Cabinet is meeting today to discuss the crisis.
Onların görüşleri arasında ince bir fark vardı.There was a subtle difference between their views.
İki adam yüz yüze görüştüler.Two men met face to face.
Bazı yıldızlar çıplak gözle güçlükle görülebilmektedir.Some stars are hardly visible to the naked eye.
Gök kuşağında kaç tane renk görüyorsun?How many colors do you see in the rainbow?
Japonya'nın gelecek için beklentileri kasvetli görünüyor.The prospects for Japan's future look dismal.
Japonya'ya bir telefon görüşmesi nasıl yapabilirim?How can I make a telephone call to Japan?
Japonlara göre, tek başına uyuyan bir Amerikan bebeği yalnız görünüyor.To Japanese, an American baby sleeping by himself seems lonely.
Bazı Japonlar ülkelerinin yabancıların gözünde nasıl göründüğü hakkında endişeli.Some Japanese are concerned about how their country looks in the eyes of foreigners.
Pazar sabahından beri yıllar geçmiş gibi görünüyor.It seems like years since Sunday morning.
Yaşını göz önünde bulundurursak, o çok güçlü görünüyor.He looks very vigorous, considering his age.
Yoğun sis binaları görünmez yaptı.The dense fog made the building invisible.
Beyaz bir gemi göründü.A white ship came into view.
Onun gri saçı onun görünüşünü daha büyük gösteriyor.Her gray hair makes her look older than her age.
Kısa saçla hoş görünüyorsun.You look nice with your hair short.
Proğramlardan hiçbiri bana ilginç görünmüyor.None of the programs look interesting to me.
Ben sık sık onun bu çevrede yürüyüşe çıktığını görüyorum.I often see him taking a walk in this neighborhood.
O o kadar komik görünüyordu ki gülmekten kendimi alamadım.He looked so funny that I couldn't help laughing.
Ondan bir telefon görüşmesi aldım.I had a phone call from him.
Onu şarkı söylerken görüyorum ama bu sıkça değil.I see him singing, but this isn't often.
O bağırdığında onun boyun damarları açıkça görünüyordu.When he shouted, the veins in his neck stood out clearly.
Binaya girerken görüldü.He was seen to enter the building.
Onun görünmesi partiyi canlandırdı.His appearance animated the party.
O göründüğünde parti canlandı.His appearance animated the party.
O göründüğünde garip bir sessizlik vardı.There was an awkward silence when he appeared.
Onun söylediği bana mantıklı görünüyor.What he says sounds very sensible to me.
Bu sabah onu ofiste görünce şaşırdık.We were surprised when we saw him in the office this morning.
Onun yeniden seçilmesi kesin görünüyor.His reelection seems sure.
Onun kitabını bitirmesi neredeyse imkansız görünüyordu.It looked almost impossible for him to finish his book.
O, caddeyi geçerken görüldü.He was seen crossing the street.
O göründüğünde kalabalık tezahürat yaptı.The crowd cheered when he appeared.
O üst kata giderken görüldü.He was seen to go upstairs.
Onun yüzemeyeceği açıkça görülüyor.It seems obvious that he is unable to swim.
Onunla her zaman orada görüşüyorum.I'm always meeting him there.
Onunla gelecek Cuma görüşeceğim.I am meeting him next Friday.
Onun parası bitmiş gibi görünüyordu.It seemed that he was short of money.
Onu arada bir görürüm.I see him once in a while.
Onu sık sık görüyor musun?Do you see him often?
Onu çok görür müsünüz?Do you see much of him?
Ne sıklıkta onu görürsün?How often do you see him?
Onunla görüşmek istediğimi söylemek için telefon ettim.I telephoned to say that I wanted to see him.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
görü ile cümle - Sayfa 18 - görü kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App