görüşmek ile cümle

görüşmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Yeni bir anlaşmayı görüşmek için buraya geldiğimizi düşündüm.I thought we came here to discuss a new deal.
Tom meseleyi görüşmek için seninle buluşmak istiyor.Tom wants to meet with you to discuss the matter.
Seninle görüşmek isteyen bir kadın var.There's a woman waiting to see you.
Tom ve Mary seninle görüşmek istiyorlar.Tom and Mary want to meet you.
Tom benimle görüşmek istiyor.Tom wants to meet with me.
Tom görüşmek için istekli.Tom is willing to negotiate.
Tom ve Mary ne olduğunu görüşmek için buluştular.Tom and Mary met to discuss what happened.
İşi görüşmek zorundayız.We've got to discuss business.
Tom'la konuyu tamamıyla görüşmek için zamanım yoktu.I haven't had time to fully discuss the matter with Tom.
Sizinle görüşmek istediğim bir şey var.There's something I'd like to discuss with you.
Tom'a derhal onunla görüşmek istediğimi söyle.Tell Tom I'd like to meet with him immediately.
Tom o konuyu görüşmek istemiyor.Tom doesn't want to discuss that topic.
Konuyu seninle görüşmek için hazırım.I'm willing to discuss the matter with you.
Seninle görüşmek istediğim birçok şey var.There are a lot of things I want to discuss with you.
Henüz gidemezsin. Seninle görüşmek istediğim bir sürü şey var.You can't go yet. There are a lot of things I want to discuss with you.
Geldiğiniz için teşekkürler, çocuklar! Görüşmek üzere!Thanks for coming, guys! See you around!
O konuyu Tom'la görüşmek istedim.I wanted to discuss that matter with Tom.
Tom konuyu Mary ile görüşmek istemedi.Tom didn't discuss the matter with Mary.
Daha sonra bir yerde görüşmek ister misin?Do you want to meet somewhere later?
Yarın görüşmek ister misin?Do you want to meet tomorrow?
Onunla görüşmek istiyorum.I'd like to interview him.
Pazartesi 2.30'da doktorla görüşmek için bir randevu aldım.I've made an appointment to see the doctor on Monday at 2:30.
Görüşmek için bir maddemiz daha var.We have one more item to discuss.
Tom'la tekrar görüşmek istiyorum.I'd like to see Tom again.
Bugün seninle görüşmek için havamda değilim.Today, I'm not in a mood to see you.
Hepinizle yakında görüşmek üzere.See you all soon.
Tom ayrıntıları görüşmek istemiyordu.Tom didn't want to discuss the details.
Tom benimle görüşmek ister.Tom wants to meet me.
Görüşmek için mi buradasın?Are you here to negotiate?
Biz görüşmek için istekliyiz.We're willing to negotiate.
Tom bir doktorla görüşmek için Mary ile birlikte gitti.Tom went with Mary to see a doctor.
Görüşmek için hazırım.I'm willing to negotiate.
Leyla, Sami ile kişisel olarak görüşmek için Mısır'a geldi.Layla came to Egypt to meet Sami in person.
Sami, Leyla ile bir dava hakkında görüşmek istedi.Sami wanted to discuss a case with Layla.
Sami, Leyla ile bir konuyu görüşmek istiyordu.Sami wanted to discuss a case with Layla.
Tom'la görüşmek zorunda olduğum bir şeyim var.I have something I have to discuss with Tom.
Tom konuyu tartışmak için sizinle görüşmek istedi.Tom wanted to meet with you to discuss the matter.
Tom Mary ile tekrar görüşmek istedi.Tom wanted to meet Mary again.
Sami, Leyla ile kişisel olarak görüşmek istedi.Sami wanted to meet Layla in person.
Umarım bir dahaki sefere Boston'da seninle görüşmek için bir şansım olur.I hope I'll get a chance to see you next time I'm in Boston.
Sadece Tom'la görüşmek istedim.I just wanted to meet Tom.
Doktorla görüşmek için Tom'u götürdüm.I took Tom to see the doctor.
Seninle görüşmek istiyorum.I want to meet you.
Meseleyi tartışmak için sizinle görüşmek istiyorum.I want to meet with you to discuss the matter.
Konuyu görüşmek için sizinle bir araya gelmek istiyorum.I want to meet with you to discuss the matter.
Sorguya başlamadan önce müvekkilimle görüşmek istiyorum.I want to speak to my client before the interrogation starts.
Hoşçakalın, Valhalla'da görüşmek üzere" demiştir.See you in Valhalla."
Cuma günü görüşmek üzere.Ci vediamo mercoledì.
Görüşmek üzere!: Ikusi arte!See you later!"
Planck Adolf Hitler ile konuyu görüşmek için çalıştı ama başarısız oldu.Planck tried to discuss the issue with Adolf Hitler but was unsuccessful.
Rodolfo uyanmıştır ve Marcello'yu görüşmek için dışarı çıkar.Rodolfo wakes up and comes out looking for Marcello.
SPARC, yazarların akademik yayıncılarla görüşmek için kullanabileceği bir ek yayınlamaktadır.SPARC publishes an addendum which authors may use to negotiate with academic publishers.
Karısından boşanmıştı fakat hala görüşmektedirler.He separated from his wife, with whom, however, he remained in touch.
Birkaç ay içinde görüşmek üzere” dedi.See You Next Wednesday."
Tablo hakkındaki sohbetlerinin ardınından, Castel ve María tekrar görüşmek için sözleşir.Following their discussion about the painting, Castel and María agree to see each other again.
Linge Hitler'e iletileri teslim eden ve Hitler ile görüşmek üzere insanlara refakat ederdi.Linge delivered messages to Hitler and escorted people in to meet with Hitler.
Iki malonaus susitikimo! : Görüşmek üzere!Nice to meet ya!
Seneye görüşmek üzere," yazıyordu."It was a very long year for me," he wrote later.
Casare, Cornelia ve Sesto Mısır Kraliyet Sarayı'na Tolomeo ile görüşmek üzere giderler.Cesare, Cornelia and Sesto go to the Egyptian palace to meet Tolomeo.
Kee, Van Gogh ile görüşmek istemedi ve ebeveynleri "inadının cankısıcı olduğunu" yazdılar.Kee would not meet him, and her parents wrote that his "persistence is disgusting".

İlgili Sayfalar