görüşmek ile cümle

görüşmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Burada bırakıyorum, diğer videoda görüşmek üzere. .Добре, тут ми зупинимось і побачимось у наступному відео.
Burada bırakıyorum, diğer videoda görüşmek üzere. .Добре, ще оставим нещата до тук, и ще се срещнем отново в следващото видео.
Burada bırakıyorum, diğer videoda görüşmek üzere. .و، حسناً، سوف اترككم هنا، وسأراكم في
Bu video diğerlerini anlamanızı kolaylaştıracaktır. Görüşmek üzere.그래도 이번 비디오가 우리가 앞으로 다룰 내용들에 더 친숙하게 다가가는 데 도움이 되었으면 해요
Bu video oldukça uzun oldu, burada duralım. Bir sonraki videoda görüşmek üzere hoşçakalın. .Но както и да е, ще се видим в следващото видео, защото времето ми свърши. .
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Alors que je m'efforçais de faire le deuil, j'étais étonnée de ne vouloir voir personne.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Amíg a gyászmunkát végeztem, magam is elcsodálkoztam, hogy látni sem akarok senkit.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Cuando estaba en el duelo me sorprendió el hecho de no querer ver a nadie.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Enquanto eu estava a atravessar o processo de luto, fiquei espantada porque não queria ver ninguém.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Jak jsem se propracovávala tím truchlením, zaskočilo mě, že se s nikým nechci vidět.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Medtem, ko sem žalovala, sem bila presenečena, da nočem nikogar videti.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Mentre stavo affrontando quel periodo di lutto, ero sorpresa di non voler vedere nessuno.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Prechádzala som tým procesom smútenia a bola som prekvapená, že som nikoho nechcela vidieť.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Przepracowując w sobie żałobę, dziwiłam się sobie, że nie chcę nikogo widzieć.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Saat saya menghadapi masa-masa kesedihan itu, saya heran saya tidak ingin menemui siapapun.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Şi lucram prin acel proces de doliu, am fost uimită că nu voiam să văd pe nimeni.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Tijdens mijn rouwproces was ik verbaasd dat ik niemand wilde zien.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Während ich mich durch den Trauerprozess kämpfte, war ich erstaunt, dass ich niemanden sehen wollte.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Καθώς περνούσα εκείνη την περίοδο πένθους, ένιωσα έκπληκτη που δεν ήθελα να δω κανένα.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Докато преминавах през този траурен процес, бях изумена, че не исках да видя никого.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Проходя через этот скорбный период, я с удивлением обнаружила, что не хочу никого видеть.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Проходячи через цей скорботний період, я з подивом виявила, що не хочу нікого бачити.
Bu yüzden diğer videoda devam edeceğim. Görüşmek üzere.Uvidíme sa čoskoro...
Bu yüzden D olur. Bir sonraki videoda görüşmek üzere.C'est D à tout à l'heure - dans la vidéo suivante
Bu yüzden seninle görüşmek istedim, yani doğrulayabilirsin.Azért kértem, hogy találkozzunk, hogy ezt megerősítse.
Bu yüzden seninle görüşmek istedim, yani doğrulayabilirsin.وجئت لاتأكد
Çocuk gözetmeni ile boşanma ve çocukların geleceği hakkında görüşmek mümkündür.Con el supervisor de la atención al menor podrá hablar sobre el divorcio y sobre el futuro de sus hijos.
Çocuk gözetmeni ile boşanma ve çocukların geleceği hakkında görüşmek mümkündür.Lastenvalvojan kanssa on mahdollista keskustella erosta ja lasten tulevaisuudesta.
Çocuk gözetmeni ile boşanma ve çocukların geleceği hakkında görüşmek mümkündür.Med barnatillsyningsmannen kan du diskutera skilsmässan och barnens framtid.
Çocuk gözetmeni ile boşanma ve çocukların geleceği hakkında görüşmek mümkündür.Вы можете побеседовать с инспектором о разводе и будущем ваших детей.
Çocuk gözetmeni ile boşanma ve çocukların geleceği hakkında görüşmek mümkündür.من الممكن التحدث مع مراقبي الأطفال عن الطلاق وعن مستقبل الأطفال.
Daha tam denklemlerın ne olduğunu size söylemedim. bir sonraki videoda görüşmek üzereEu ainda não disse você ainda é o que é uma equação exata. Eu vou te ver no próximo vídeo.
Daha tam denklemlerın ne olduğunu size söylemedim. bir sonraki videoda görüşmek üzereJeště jsem neřekl, co vlastně exaktní rovnice je. Uvidíme se v dalším videu. .
Daha tam denklemlerın ne olduğunu size söylemedim. bir sonraki videoda görüşmek üzere근데 저는 완전미분방정식에 대해 설명을 하지 않았는데요. 다음 영상에서 봅시다!
Daha tam denklemlerın ne olduğunu size söylemedim. bir sonraki videoda görüşmek üzereNie powiedziałem Tobie nawet, co to jest równanie zupełne. Do zobaczenia w następnym filmie.
Daha tam denklemlerın ne olduğunu size söylemedim. bir sonraki videoda görüşmek üzereNo he dije aún es qué una ecuación exacta. Nos vemos en el siguiente vídeo.
Daha tam denklemlerın ne olduğunu size söylemedim. bir sonraki videoda görüşmek üzereלא אמרנו עדיין מהי משוואה מדויקת. נתראה בסרטון הבא.
Daha tam denklemlerın ne olduğunu size söylemedim. bir sonraki videoda görüşmek üzereلم تكن قد قلت لك بعد هو ما هي معادلة دقيقة. سوف نراكم في مقطع الفيديو التالي.
Daha tam denklemlerın ne olduğunu size söylemedim. bir sonraki videoda görüşmek üzere次のビデオでを見てください。 次のビデオでを見てください。
David ile bu şirkette ne yapabileceğim konusunda görüşmek için buluştum.Aku bertemu dengan David untuk membicarakan tentang apa yang bisa kulakukan untuk perusahaan ini.
David ile bu şirkette ne yapabileceğim konusunda görüşmek için buluştum.Contactei o David para discutirmos sobre o que poderia fazer nesta empresa.
David ile bu şirkette ne yapabileceğim konusunda görüşmek için buluştum.Ich traf mich mit David, um darüber zu sprechen, was ich für seine Firma tun könnte.
David ile bu şirkette ne yapabileceğim konusunda görüşmek için buluştum.Ik ontmoette David om te praten over mijn mogelijke rol in dit bedrijf.
David ile bu şirkette ne yapabileceğim konusunda görüşmek için buluştum.Jag mötte David för att prata om min roll på företaget.
David ile bu şirkette ne yapabileceğim konusunda görüşmek için buluştum.J'ai rencontré David pour parler de ce que je pouvais faire dans sa société.
David ile bu şirkette ne yapabileceğim konusunda görüşmek için buluştum.제가 회사에서 어떤 일을 할지 상의하기 위해 데이비드를 만났습니다. 제가 회사에서 어떤 일을 할지 상의하기 위해 데이비드를 만났습니다.
David ile bu şirkette ne yapabileceğim konusunda görüşmek için buluştum.M-am întâlnit cu David pentru ca să discutăm despre ce aş putea face în companie.
David ile bu şirkette ne yapabileceğim konusunda görüşmek için buluştum.Me reuní con David para hablar de lo que podría hacer en su empresa.
David ile bu şirkette ne yapabileceğim konusunda görüşmek için buluştum.Mi incontrai con David per discutere del mio ruolo nella sua compagnia.
David ile bu şirkette ne yapabileceğim konusunda görüşmek için buluştum.Összejöttünk David-del, hogy megbeszéljük, mivel foglalkozhatnék a cégénél.
David ile bu şirkette ne yapabileceğim konusunda görüşmek için buluştum.Potkala jsem Davida abych s ním probrala, co bych mohla dělat v jeho firmě.
David ile bu şirkette ne yapabileceğim konusunda görüşmek için buluştum.Spotkałam się z Davidem, aby porozmawiać o mojej roli w firmie.
David ile bu şirkette ne yapabileceğim konusunda görüşmek için buluştum.Tôi đã gặp David để bàn về những chuyện tôi có thể làm trong công ty của ông.
David ile bu şirkette ne yapabileceğim konusunda görüşmek için buluştum.Συναντήθηκα με τον Ντέιβιντ για να δούμε τι θα μπορούσα να κάνω στην εταιρεία του.
David ile bu şirkette ne yapabileceğim konusunda görüşmek için buluştum.И я встретилась с Давидом, чтобы обсудить, какой вклад я могла внести в его детище.
David ile bu şirkette ne yapabileceğim konusunda görüşmek için buluştum.Срещнах се с Дейвид, за да поговорим какво бих могла да върша в неговата фирма.
David ile bu şirkette ne yapabileceğim konusunda görüşmek için buluştum.נפגשתי עם דיוויד לדבר על מה שייתכן שאעשה בחברה שלו.
David ile bu şirkette ne yapabileceğim konusunda görüşmek için buluştum.ألتقيت بديفيد لتحدث حول ما ينبغي على فعله في شركته
David ile bu şirkette ne yapabileceğim konusunda görüşmek için buluştum.会社で何をするべきかを話しあいました。 そのころ私は、20年にわたるバーチャルリアリティビジネスから
Diğer videoda görüşmek üzere.À bientôt pour la prochaine vidéo !

İlgili Sayfalar