görüşmek ile cümle

görüşmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir dahaki videoda görüşmek üzere.Nos vemos en el siguiente vídeo.
Bir dahaki videoda görüşmek üzere.Uvidíme sa v ďalšom videu.
Bir dahaki videoda görüşmek üzere.Uvidíme se v dalším videu.
Bir dahaki videoda görüşmek üzere.Vejo você no próximo vídeo.
Bir dahaki videoda görüşmek üzere.Vi ses i næste video.
Bir dahaki videoda görüşmek üzere.We transformeren van een vector naar een andere.
Bir dahaki videoda görüşmek üzere.Побачимось в наступному відео.
Bir dahaki videoda görüşmek üzere.Ще се видим в следващия урок.
Birdahaki videoda görüşmek üzere. -جاهزون للبدء في لعبة الزوايا
Bir dahaki videoda görüşmek üzere.سأراكم في العرض التالي
Bir dahaki videoda görüşmek üzere. "سأراكم في العروض اللاحقة .
Bir dahaki videoda görüşmek üzere.وهو أننا نحول من متجه لآخر
Bir erkek doktor ile görüşmek istiyorsanız, randevu alırken bunu bildirin.Om du vill kan du be om att få träffa en manlig läkare.
Bir erkek doktor ile görüşmek istiyorsanız, randevu alırken bunu bildirin.Si lo desea, puede pedir cita para el urólogo.
Bir erkek doktor ile görüşmek istiyorsanız, randevu alırken bunu bildirin.Voit pyytää päästä mieslääkärin vastaanotolle, jos haluat.
Bir erkek doktor ile görüşmek istiyorsanız, randevu alırken bunu bildirin.Vous pouvez demander d'être consulté par un médecin homme si vous le souhaitez.
Bir erkek doktor ile görüşmek istiyorsanız, randevu alırken bunu bildirin.Если вы хотите, вы можете записаться на приём к урологу.
Bir erkek doktor ile görüşmek istiyorsanız, randevu alırken bunu bildirin.بإمكانك أن تطلب إذا كنت ترغب في ذلك مقابلة طبيب الرجال.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.A ktosi mu povedal: Hľa, tvoja matka i tvoji bratia stoja vonku a chcú s tebou hovoriť.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Atunci cineva I -a zis: ,,Iată, mama Ta şi fraţii Tăi stau afară, şi caută să vorbească cu Tine.``
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Có người thưa cùng Ngài rằng : Ðây nầy , mẹ và anh_em thầy ở ngoài , muốn nói cùng thầy .
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Có người thưa cùng Ngài rằng: Ðây nầy, mẹ và anh em thầy ở ngoài, muốn nói cùng thầy.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Då sade någon till honom: »Se, din moder och dina bröder stå härutanför och vilja tala med dig.»
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Da sa en til ham: Se, din mor og dine brødre står utenfor og søker å få dig i tale.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Da sagde en til ham: "Se, din Moder og dine Brødre stå udenfor og begære at tale med dig."
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Da sprach einer zu ihm: Siehe, deine Mutter und deine Brüder stehen draußen und wollen mit dir reden.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Disse-lhe alguém: Eis que estão ali fora tua mãe e teus irmãos, e procuram falar contigo.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.És monda néki valaki: Ímé a te anyád és testvéreid odakünn állanak, és szólni akarnak veled.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.In nekdo mu reče: Glej, mati tvoja in bratje tvoji stojé zunaj in radi bi s teboj govorili.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.I řekl jemu jeden: Aj, matka tvá i bratří tvoji stojí vně, chtíce s tebou mluviti.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.I rzekł mu niektóry: Oto matka twoja i bracia twoi stoją przed domem, chcąc z tobą mówić.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.한사람이 예수께 여짜오되 보소서 당신의 모친과 동생들이 당신께 말하려고 밖에 섰나이다 하니
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Niin joku sanoi hänelle: "Katso, sinun äitisi ja veljesi seisovat ulkona ja tahtovat sinua puhutella".
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Qualcuno gli disse: «Ecco di fuori tua madre e i tuoi fratelli che vogliono parlarti»
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Quelqu`un lui dit: Voici, ta mère et tes frères sont dehors, et ils cherchent à te parler.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Toen iemand Hem vertelde dat zij er waren, vroeg Hij: "Wie is mijn moeder? En wie zijn mijn broers?"
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Y alguien le dijo: --Mira, tu madre y tus hermanos están afuera, buscando hablar contigo
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Ειπε δε τις προς αυτον Ιδου, η μητηρ σου και οι αδελφοι σου ιστανται εξω, ζητουντες να λαλησωσι προς σε.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.И некто сказал Ему: вот Матерь Твоя и братья Твои стоят вне, желая говорить с Тобою.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.И някой си Му рече: Ето, майка Ти и братята Ти стоят вън и искат да Ти говорят.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Каже ж один до Него: Он мати Твоя й брати Твої стоять надворі, бажаючи говорити з Тобою.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.ויגד אליו הנה אמך ואחיך עמדים בחוץ ומבקשים לדבר אתך׃
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.فقال له واحد هوذا امك واخوتك واقفون خارجا طالبين ان يكلموك.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.有 人 告 訴 他 說 、 看 哪 、 你 母 親 和 你 弟 兄 站 在 外 邊 、 要 與 你 說 話
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.有 人 告訴 他 說 、 看 哪 、 你 母親 和 你 弟兄 站在 外邊 、 要與 你 說話
Birkaç gün sonra Judy Vicky ile dışarıda bir yerde özel görüşmek istedi.Enkele dagen later wilde Judy Vicky buitenshuis ontmoeten. Vooreen kop koffie.
Birkaç gün sonra Judy Vicky ile dışarıda bir yerde özel görüşmek istedi.Néhány nappal később, Judy megkérte Vickyt, hogy találkozzanak kettesben, házon kívül, egy kávéra.
Birkaç gün sonra Judy Vicky ile dışarıda bir yerde özel görüşmek istedi.Vários dias depois, a Judy convidou a Vicky para tomar café, longe de casa.
Bir kadın doktor ile görüşmek istiyorsanız, randevu alırken bunu bildirin.Jos haluat naislääkärin vastaanotolle, kerro se, kun varaat ajan.
Bir kadın doktor ile görüşmek istiyorsanız, randevu alırken bunu bildirin.Om du vill träffa en kvinnlig läkare, ange detta när du bokar tiden.
Bir kadın doktor ile görüşmek istiyorsanız, randevu alırken bunu bildirin.Si desea acudir a la consulta de una ginecóloga, indíquelo cuando pida cita.
Bir kadın doktor ile görüşmek istiyorsanız, randevu alırken bunu bildirin.Si vous voulez consulter un médecin-femme, dites le lorsque vous prenez rendez-vous.
Bir kadın doktor ile görüşmek istiyorsanız, randevu alırken bunu bildirin.Если вы хотите попасть на приём к гинекологу, сообщите об этом, когда будете записываться в поликлинику.
Bir kadın doktor ile görüşmek istiyorsanız, randevu alırken bunu bildirin.إذا رغبتِ بأن تكون في الاستقبال طبيبة امرأة، فأبلغي عن ذلك عند حجز الموعد.
Bir şeyi halletmek için seninle görüşmek istemiştim.Beszélnem kellett veled, hogy néhány dolgot megvitassunk.
Bir şeyi halletmek için seninle görüşmek istemiştim.Υπάρχουν κάποια πράγματα που θέλω να ξεκαθαρίσω μαζί σου, γι'αυτό πήγα στο μουσείο και δεν ήσουν εκεί.
Bir şeyi halletmek için seninle görüşmek istemiştim.دهبت لاسألك عن شيء في المتحف لكنك لم تكوني هناك
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.À bientôt !
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.Also bis bald!
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.Arrivederci.

İlgili Sayfalar