görüşe ile cümle
görüşe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.종교는 우리에게 시간을 관리할 달력도 필요하고 모임을 마련해 주는 체계도 필요하다고 말합니다.
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.La religión dice: necesitamos calendarios, estructurar el tiempo, tenemos que sincronizar encuentros.
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.Potrebujeme kalendáre, potrebuje určenie času, potrebujeme načasovať myšlienky.
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.Religia spune că ne trebuie calendare, trebuie să structurăm timpul. trebuie să sincronizăm evenimentele.
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.Według religii potrzebujemy kalendarzy, dzielenia czasu, musimy synchronizować wydarzenia.
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.Z náboženského pohledu potřebujeme kalendáře, strukturovat čas, synchronizovat setkání.
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.Λέει πως χρειάζονται ημερολόγια, χρειάζεται δομή στο χρόνο, χρειάζεται συγχρονισμός στις συναντήσεις.
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.השקפות עולם דתיות אומרות כי אנו צריכים לוחות שנה, אנחנו צריכים לארגן את הזמן, אנחנו צריכים לתאם מפגשים.
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.وجهة النظر الدينية تقول اننا نحتاج الى تقويم زمني , نحتاج الى هيكل زمني, نحتاج الى مزامنة اللقاءت
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.出会いを仕組む必要があるのです これはまた
-Efendim? -Aynı turta gibi. Peki onunla tekrar görüşecek misin?Так ты собираешься с ним еще встретиться? — Думаю, что да. — О, хорошо. — Билли? — Да.
Eğer yapmak istemiyorsanız başka bir şirketle görüşeceğim.Daca nu vreti, voi cauta o alta companie.
Eğer yapmak istemiyorsanız başka bir şirketle görüşeceğim.Jeśli nie zgadza się pan, znajdę inną wytwórnię.
Eğer yapmak istemiyorsanız başka bir şirketle görüşeceğim.Si vous ne voulez pas le faire, je vais chercher une autre compagnie de divertissement.
Eğer yapmak istemiyorsanız başka bir şirketle görüşeceğim.Tapi jika anda tidak mau, saya bisa berinvestasi di Perusahaan Hiburan lain.
Eğer yapmak istemiyorsanız başka bir şirketle görüşeceğim.Αν δεν θέλετε να το κάνετε, θα κοιτάξω για άλλη εταιρία ψυχαγωγίας.
Evet, benim. Kısa bir süreliğine görüşebilir miyiz?انه انا, هل لديك وقت الان؟
Gidip görüşeceğim.Ik ga om details vragen.
Gidip görüşeceğim.Je vais aller me renseigner.
Gidip görüşeceğim.Mă voi duce să aflu detaliile.
Gidip görüşeceğim.Me informaré.
Gidip görüşeceğim.Vado a sentire di cosa si tratta.
Gidip görüşeceğim.Vou perguntar por mais detalhes.
Gidip görüşeceğim.Θα πάω να ρωτήσω λεπτομέρειες.
Gidip görüşeceğim.Схожу, расспрошу о подробностях.
Gidip görüşeceğim.سأسأل عن التفاصيل
Gökyüzündeki o kocaman kürelerin aslında kocaman uçaklar olduğunu bir anladık, görüşe açık olacaktır.Ha megértjük, hogy az összes gömb az égen csak terjedelmes végtelen síkfelület, akkor az síker élmény lesz.
Gökyüzündeki o kocaman kürelerin aslında kocaman uçaklar olduğunu bir anladık, görüşe açık olacaktır.Jakmile pochopíme, že všechny koule na obloze jsou jen nekonečně velká letadla, bude to nad slunce jasné.
Gökyüzündeki o kocaman kürelerin aslında kocaman uçaklar olduğunu bir anladık, görüşe açık olacaktır.Một khi ta hiểu được tất cả hình cầu trên trời chỉ là những hành tinh lớn vô tận, sẽ rất trơn tru để nhìn.
Gökyüzündeki o kocaman kürelerin aslında kocaman uçaklar olduğunu bir anladık, görüşe açık olacaktır.Odată ce înțelegem că toate sferele din cer sunt doar avioane infinite, va fi ușor de văzut.
Gökyüzündeki o kocaman kürelerin aslında kocaman uçaklar olduğunu bir anladık, görüşe açık olacaktır.Sobald wir verstehen, dass alle Kugeln am Himmel nur riesige unendliche Ebenen sind, sehen wir das eben.
Gökyüzündeki o kocaman kürelerin aslında kocaman uçaklar olduğunu bir anladık, görüşe açık olacaktır.Una volta che capiamo che tutte le sfere in cielo sono solo grandi piani infiniti, vederlo sarà semplice.
Gökyüzündeki o kocaman kürelerin aslında kocaman uçaklar olduğunu bir anladık, görüşe açık olacaktır.Une fois qu'on comprend que toutes les sphères dans le ciel ne sont que des plans infinis, ce sera évident.
Gökyüzündeki o kocaman kürelerin aslında kocaman uçaklar olduğunu bir anladık, görüşe açık olacaktır.Когда мы понимаем, что все сферы в небе просто большие самолёты бесконечности, бесконечно просто это увидеть.
Gökyüzündeki o kocaman kürelerin aslında kocaman uçaklar olduğunu bir anladık, görüşe açık olacaktır.След като разбереме, че всички сфери в небето са само големи безкрайни равнини, ще бъде ясно като бял ден.
Gökyüzündeki o kocaman kürelerin aslında kocaman uçaklar olduğunu bir anladık, görüşe açık olacaktır.Як тільки ми зрозуміємо, що всі ці сфери в небі є лише безкінечними літаками, нам стане легко це побачити.
Gökyüzündeki o kocaman kürelerin aslında kocaman uçaklar olduğunu bir anladık, görüşe açık olacaktır.ברגע שמבינים שכל הכדורים שבשמיים הם רק מישורים גדולים ואינסופיים,
Gökyüzündeki o kocaman kürelerin aslında kocaman uçaklar olduğunu bir anladık, görüşe açık olacaktır.حين نفهم أن كل الأفلاك في السماء هي مستويات ضخمة لامنتهية،
Gökyüzündeki o kocaman kürelerin aslında kocaman uçaklar olduğunu bir anladık, görüşe açık olacaktır.プレーン(平面)だとわかれば プレーンに(たやすく)わかります (笑)
Gökyüzündeki o kocaman kürelerin aslında kocaman uçaklar olduğunu bir anladık, görüşe açık olacaktır.우리가 하늘에 있는 구(球)들을 모두 무한대의 평면으로 이해한다면,
Ha Ni'nin babasıyla görüşecektim.As vrea sa vorbesc cu tatal lui Ha Ni.
Ha Ni'nin babasıyla görüşecektim.Cho tôi nói chuyện với ba của Ha Ni.
Ha Ni'nin babasıyla görüşecektim.Ich würde gerne Ha Ni's Vater sprechen.
Ha Ni'nin babasıyla görüşecektim.Ik zou graag Ha Ni's vader willen spreken.
Ha Ni'nin babasıyla görüşecektim.JAg skulle vilja prata med Ha Ni's pappa.
Ha Ni'nin babasıyla görüşecektim.J'aimerais parler au père d'Ha Ni.
Ha Ni'nin babasıyla görüşecektim.Saya mau berbicara dengan Papanya Ha Ni.
Ha Ni'nin babasıyla görüşecektim.Vorrei parlare col papà di Ha Ni.
Ha Ni'nin babasıyla görüşecektim.Θα ήθελα να μιλήσω με τον πατέρα της Χα Νι.
Ha Ni'nin babasıyla görüşecektim.Я хотела бы поговорить с отцом Ха Ни.
Ha Ni'nin babasıyla görüşecektim..אני ארצה לדבר עם אבא של הא-ני
Ha Ni'nin babasıyla görüşecektim.اريد ان اتكلم مع والد هانى
Ha Ni'nin babasıyla görüşecektim.ペク・スンジョさんのお母さんですか?
Hayır, artık kimseyle görüşemiyorum... Ne diyorsun?لا لم نتصل ببعضنا منذ فترة. عن ماذا تتحدثين؟
Hayır, artık kimseyle görüşemiyorum...- Nem, nem vagyok.
Hayır, artık kimseyle görüşemiyorum...Όχι, δεν επικοινωνούμε μεταξύ μας πιά.
İlk önce Waco'daki Cameron Park Hayvanat Bahçesinden orangutanlarla görüşeceğiz.Allora, il primo luogo che incontreremo è il Cameron Park Zoo a Waco, con gli orangotanghi.
İlk önce Waco'daki Cameron Park Hayvanat Bahçesinden orangutanlarla görüşeceğiz.Das erste, das wir sehen werden, ist der Cameron Park Zoo in Waco mit Orang-Utans.
İlk önce Waco'daki Cameron Park Hayvanat Bahçesinden orangutanlarla görüşeceğiz.El primer lugar que conoceremos es el Zoo Cameron Park de Waco, con orangutanes.
İlk önce Waco'daki Cameron Park Hayvanat Bahçesinden orangutanlarla görüşeceğiz.첫번째 장소에서 우리는 와코의 카메론 공원 동물원에 있는 오랑우탄을 만나겠습니다.