görüş ile cümle

görüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Geleneksel görüş halen yücelterek bizim yaratıcılığı düşündüğümüz şekildeydiThe traditional view, still enshrined in much of the way that we think about creativity
Bu görüş, bana göre, fazlaca yanlış.Well this view, I think, is increasingly wrong.
Barda görüşürüz.I'll see you at the bar.
Ben... ...seninle aynı görüşteyim.I ... ...agree with that.
Görüşmeyeli uzun zaman oldu.Long time no see, girl.
Ve görüşme 40 sayfa uzunluğunda.And the interview was 40 pages long.
Ancak bu küçük alıntı görüşme sırasında söylediklerinin güzel bir özeti.But this little excerpt is a very good summary of what he was saying during the interview.
Anita Roddick görüştüğümüz CEO'lardan bir tanesi.Anita Roddick is another one of these CEOs we interviewed.
Birazdan görüşmek üzere.I'll see you in a second.
Evet,Kang Hwi, Yarın görüşürüz.Yes, Kang Hwi, I'll see you tomorrow.
Yarın görüşürüz.<br />KAng Hwi, sen de.See you tomorrow. Kang Hwi, you, too.
Jackson, hikâye anlatmanın her zaman bir durumun birleşik bir görüşe doğru çalışmadığını beyan eder.Jackson proclaims that storytelling does not always work toward a unified opinion of a situation.
Gelecek videoda görüşürüz !See you in the next video.
Ve doğru sanılan bir sürü görüşün doğru olmadığını kanıtladı.So then he could prove that this is not going to be the truth.
Önemli bir iş görüşmem var.Serious business.
Tamam. Bende avukatınla görüşmek zorunda kalacağımWell, I'll have to talk to your lawyer.
Bunun bir devrim olduğu görüşündeyim.I think this is a revolution.
Fikir ve görüşler nasıl paylaşılır?How will they share ideas and opinions?
Savaş meydanında iyi şanslar! Yeni güncellememizde görüşmek üzere! �Good luck on the battlefield and see you next time! �
Siyasi görüşüne değil ama yaşam enerjisine hayranım.I'm not politically attracted to her, but through her life force,
Neyse, görüşmek üzere. -Anyway, see you
Yaser Arafat ile görüştüm.I met Yasser Arafat.
Bu durumda borç: özkaynak oranım 7:3. .Bir sonraki videoda görüşmek üzere hoşçakalın. .So it's 7:3 is my debt to equity ratio. Anyway, see you in the next video.
Görüşmemiz mümkün mü?Can we meet right now?
Sizinle görüşmeyeli uzun zaman oldu, Vekil So Soon Woo.It has been awhile Senator So Soon Woo.
Seni onunla görüştüreceğim.They want you to meet him.
Siz, Başkan, babamla görüşmeye geldiniz.You, Chairman, came to meet with my father.
Beni babamla görüştüreceğini söylemiştin.You said you were going to let me meet my father...
Babamla görüşmeme yardım edeceğini söylememiş miydin?You said you were going to let me meet my father.
Stoacı felsefeye yakın olan bu görüş, resimdeki mekanın şekillendirilmesinde de etkili olmuş.That stoicism seems to be echoed in a very architecure of this space.
Ancak laik görüşlü insanlar da bu etki altında olabilir.But the secular-minded people can be influenced by that.
Suyun şehri görüşülebilir, hissedilebilir yapma özelliği var.The water has an ability to make the city negotiable, tangible.
Görüşülebilir ile demek istediğim bir şeyi yapmakla yapmamanın fark yaratması.Negotiable meaning that it makes a difference whether you do something or not.
Sonraki videoda görüşmek üzere...See you in the next video.
Ve arkadaşlarınla görüş.And meet your friends.
Oh Ha Ni adında bir öğrenciyle görüşmeye geldim.I came to meet a student named Oh Ha Ni.
Görüş büyük ölçüde onun işgali hakkında ikiye bölündü.Opinion was greatly divided about his occupation.
Yine başka bir görüş, bir yabancı ile ilgili tüm madde açıkladı zararsız bir deli.Yet another view explained the entire matter by regarding the stranger as a harmless lunatic.
Böylece kısa bir görüşme sona erdirildi.So that brief interview terminated.
Birkaç haftaya geri döner ve kendisiyle görüşürüm diye düşündüm.I figured I'd come back in a couple of weeks and talk to the grandmother.
Burada bir sosyal görevli Hyun Sook ile görüşüyor.This is a social worker interviewing Hyun-Sook.
Zamanımız dolu,diğer video da görüşürüz. - -I'm about to run out of time, so I will see you in the next video.
Neyse, bir sonraki videoda görüşmek üzere..Anyway, I'll see you in the next video.
Bir görüş, güzel sanatlar için kamu desteğini büyük ölçüde azaltmak.One idea is to drastically reduce public support for the arts.
Görüşmek üzere. " "See you soon.
Ve bizim vücutla ilgili görüşlerimizi değiştiriyor.And changes the view of the body.
Eh, bir sonraki derste görüşürüz.Well, I'll see you in the next lecture.
Bir sonraki videoda görüşmek üzere hoşça kalın. . . .And I realized I'm out of time again. I will confront that issue in the next video.
Bir sonraki videoda görüşmek üzere. -I will see you in the next video.
Phineas görüş oldukça, kendini hareketlen başladı.When they were quite out of sight, Phineas began to bestir himself.
Bende Nottingham Üniversitesine gittim, ve dilbilim profesörü ile görüşmek istediğimi söyledim.And so I rang up Nottingham University, and I asked to talk to the professor of linguistics.
Yarın görüşürüz.I'll see you tomorrow.
Öyleyse, yarın görüşürüz.Then I will see you tomorrow.
Her neyse, yakında görüşmek dileğiyle. .Anyway, I'll see in the next video.
Farklı bakış açıları olan ve çok farklı dünya görüşüne sahip insanlar.They are human beings with different views and different visions for the world.
Uzmanlığımın yanında diğer bir sebep de insanların gece görüşü ile ilgili kanıtlar ortaya koymamdı.But also because I have expertise and testify about the nature of human night vision.
Görüş derinliğinin 45 santimetreden az olduğunu biliyordum.I knew that the depth of field was 18 inches or less.
Bir kaç ay önce onunla telefonla görüştüm.I spoke with him on the phone a few months ago.
Amerika'da Nasa için kıyafetler yapan bir firmayla görüştüm.I contacted a company in the States who make suits for NASA.
Bir sonraki videoda görüşürüz.See you in the next video.

İlgili Sayfalar