görüş ile cümle
görüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
İki gün içinde görüşürüz.See you in two days.
Dil, bir insanın dünya görüşünü önemli ölçüde belirler.Language determines a person's world view to a considerable extent.
Peki, daha sonra görüşürüz.Well, I'll see you later.
Belki seninle daha sonra görüşeceğim.Maybe I'll see you later.
Bak, seninle daha sonra görüşeceğim.Look, I'll see you later.
Daha sonra görüşürüz sanırım.I guess I'll see you later.
Tom'un başka biriyle görüştüğünü düşünüyor musun?Do you think Tom is seeing someone else?
İyi geceler, sabahleyin görüşürüz.Goodnight, I'll see you in the morning.
Belki seninle Boston'da görüşeceğiz.Maybe I'll see you in Boston.
Tamam, üzgünüm, yarın görüşürüz.OK, sorry, see you tomorrow.
Biri sizinle görüşecek.Someone is going to see you.
Çeviri çevirmenin görüşlerini yansıtmıyor.The translation does not represent the views of the translator.
Tom'a onunla görüşmeyi sabırsızlıkla beklediğimi söyle.Tell Tom I'm looking forward to meeting him.
Zamanı geldiğinde onu görüşeceğiz.We'll discuss that when the time comes.
Onu Tom'la görüşmeni öneririm.I suggest you discuss that with Tom.
Şarkının adını görüştüler.They discuss the title of the song.
Tom ve Mary ne olduğunu görüşmek için buluştular.Tom and Mary met to discuss what happened.
Tom bütün gün o iş için insanları görüşme yapıyor.Tom has been interviewing people for that job all day.
Haftada iki üç kez dedemle görüşüyordum.I saw grandpa two or three times a week.
Dedemle haftada iki üç kez görüşüyordum.I saw grandpa two or three times a week.
Lütfen tüm görüş ve önerilerinizi Tom Jackson'a gönderin.Please send all comments and suggestions to Tom Jackson.
Tom daha düşük bir fiyat görüştü.Tom negotiated a lower price.
Evimiz için başka bir potansiyel alıcı ile görüştüm.I met another potential buyer for our house.
İş görüşmende giymek için yeni bir takım satın almanı istiyorum.I want you to buy a new suit to wear to your job interview.
Senin komşun olduğunu söyleyen bir adamdan bir telefon görüşmen var.You have a phone call from a man who says he's your neighbor.
İlk görüşte dostluğa inanıyorum.I believe in friendship at first sight.
Bu Tom'u son görüşümdü.That was the last time I saw Tom.
Tom ilk görüşte Mary'ye aşık oldu.Tom fell in love with Mary at first sight.
Tom görüştüğü işi almadı.Tom didn't get the job he interviewed for.
Sanırım Tom geniş görüşlü.I think Tom is broad-minded.
Sanırım Tom dar görüşlü.I think Tom is petty.
Öğle yemeğinden sonra görüşürüz.I'll see you after lunch.
Tom'a yakında onunla görüşeceğimi söyle.Tell Tom I'll see him soon.
Onunla maaş zammınızı ne zaman görüşeceksiniz?When are you going to approach him about your pay rise?
Onlar bitişiğimize görüşümüzü berbat edecek bir apartman dairesi inşa ediyorlar.They are building an apartment building next door, which will ruin our view.
Tom yaşamının en önemli telefon görüşmesini yapmak üzereydi.Tom was about to make the most important phone call of his life.
Birimiz görüşmeye katılacak.One of us will attend the meeting.
Ben bazı öğrencilerle görüşeceğim.I'm going to meet with some students.
Görüşmeler çok yavaş ilerliyor.Negotiations are proceeding very slowly.
Görüşme yarına kadar ertelendi.The meeting was postponed until tomorrow.
Görüş yoğun siste ciddi olarak sınırlı idi.Visibility was severely restricted in the heavy fog.
O, benim görüşümü değiştirmeye zorluyor.That obliges me to change my opinion.
İşi görüşmek zorundayız.We've got to discuss business.
Gelecek hafta görüşeceğiz.We'll see you next week.
Yarın görüşeceğiz.We'll see you tomorrow.
Sabahleyin görüşürüz.We'll see you in the morning.
Sadece ikinci bir görüş istiyoruz.We just want a second opinion.
İkinci bir görüş istiyoruz.We want a second opinion.
Tom'la görüşebilir miyiz?Can we interview Tom?
Seninle bir yerde görüşebilir miyim?Can I meet you somewhere?
İkinizle dışarıda görüşebilir miyim?Can I see you two outside?
İkinci bir görüş alabilir miyim?Can I get a second opinion?
Daha sonra biraz görüşebilir miyiz?Can we meet a little later?
İşten sonra benimle görüşebilir misin?Can you meet me after work?
Oyundan sonra benimle görüşebilir misin?Can you meet me after the play?
İşten sonra seninle görüşeceğim.I'll meet you after work.
Dar görüşlü olduğumu sanmıyorum.I don't think I'm narrow-minded.
Dar görüşlü değilim.I'm not narrow-minded.
Açık görüşlüyüm.I'm open-minded.
Biriyle görüşüyorsun, değil mi?You're seeing someone, aren't you?