gönderiyor ile cümle
gönderiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
‹Kulun Yakupun› diyeceksin, ‹Efendisi Esava armağan olarak gönderiyor. Kendisi de arkamızdan geliyor.› ››你 就 說 、 是 你 僕人 雅各 的 、 是 送給 我 主 以掃 的 禮物 、 他 自己 也 在 我 們後邊
laboratuvara gönderiyorsunuz.보통 우편을 이용해서 실험실로 보냅니다.
laboratuvara gönderiyorsunuz.בדואר רגיל למעבדה.
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.Am trimes cu el şi pe fratele a cărui laudă în Evanghelie este răspîndită prin toate Bisericile.
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.A poslali sme s ním brata, ktorý má chválu v evanjeliu po všetkých sboroch,
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.A posłaliśmy wespół z nim brata, który ma chwałę w Ewangielii po wszystkich zborach;
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.Con lui abbiamo inviato pure il fratello che ha lode in tutte le Chiese a motivo del vangelo
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.E juntamente com ele enviamos o irmão cujo louvor no evangelho se tem espalhado por todas as igrejas;
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.Elküldöttük pedig vele együtt amaz atyafit is, a ki az összes gyülekezetekben dícséretes az evangyéliomért;
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.Ja me lähetämme hänen kanssaan veljen, jota evankeliumin julistamisesta kiitetään kaikissa seurakunnissa
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.또 저와 함께 한 형제를 보내었으니 이 사람은 복음으로서 모든 교회에서 칭찬을 받는 자요
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.Med honom sända vi ock här en broder som i alla våra församlingar prisas för sitt nit om evangelium;
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.Og med ham sender vi og den bror som ved sin virksomhet for evangeliet har vunnet ros i alle menigheter,
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.Og sammen med ham sende vi den Broder, hvis Ros i Evangeliet går igennem alle Menighederne,
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.Poslali pa smo ž njim vred brata, čigar hvala zaradi službe v evangeliju je po vseh cerkvah;
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.Poslaliť jsme pak s ním bratra toho, kterýž má velikou chválu v evangelium po všech sbořích,
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.Wir haben aber einen Bruder mit ihm gesandt, der das Lob hat am Evangelium durch alle Gemeinden.
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.Y enviamos juntamente con él al hermano cuyo renombre en el evangelio se oye en todas las iglesias
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.Επεμψαμεν δε μετ' αυτου τον αδελφον, του οποιου ο εν τω ευαγγελιω επαινος γινεται κατα πασας τας εκκλησιας
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.Послали ж ми з ним і брата, котрого похвала в євангелию по всіх церквах.
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.С ним послали мы также брата, во всех церквах похваляемого за благовествование,
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.ועמו יחדו שלחנו האח אשר יצא שבחו בבשורה בכל הקהלות׃
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.وارسلنا معه الاخ الذي مدحه في الانجيل في جميع الكنائس.
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.我 們 還 打 發 一 位 弟 兄 和 他 同 去 . 這 人 在 福 音 上 得 了 眾 教 會 的 稱 讚
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.我 們還 打發 一 位 弟兄 和 他 同去 . 這人 在 福音 上 得了 眾教會 的 稱讚
-Ne oldu? -Onları geri gönderiyorlar. Konvoy üsse dönüyor.McKnight, masz zawrócić i skierować się z powrotem do Hawlwadig.
-Ne oldu? -Onları geri gönderiyorlar. Konvoy üsse dönüyor.Vi skal have de sårede ud nu, og komme væk herfra inden det er for sent-
-Ne oldu? -Onları geri gönderiyorlar.-Se van de regreso.
-Ne oldu? -Onları geri gönderiyorlar.-Τι τρέχει; -Τους γυρίζουν στη βάση.
-Ne oldu? -Onları geri gönderiyorlar.?מה קורה .שולחים אותם חזרה-
Ne olursa olsun, ilk Rus sunucusunda test eden bizdik ve ancak bunun ardından diğer bölgelere gönderiyorduk.출시했고 러시아 서버에서 게임을 테스트한 뒤, 곧 게임을 다른 지역에도 보급했습니다
Ne olursa olsun, ilk Rus sunucusunda test eden bizdik ve ancak bunun ardından diğer bölgelere gönderiyorduk.Nejprve jsme hru otestovali na Ruském serveru a až poté jsme expandovali do dalších regionů.
Ne olursa olsun, ilk Rus sunucusunda test eden bizdik ve ancak bunun ardından diğer bölgelere gönderiyorduk.Nous avons d'abord testé le serveur russe avant d'envoyer le jeu vers les autres régions.
Ölenlerin aileleriyle birlikte yas tutuyorum ve yaralılara dualarımı gönderiyorum. #PakistanMes pensées sont avec les familles des décédés et mes prières avec les blessés.
Ölenlerin aileleriyle birlikte yas tutuyorum ve yaralılara dualarımı gönderiyorum. #PakistanMis pensamientos están con las familias de los fallecidos y mis oraciones con los heridos.
Ölenlerin aileleriyle birlikte yas tutuyorum ve yaralılara dualarımı gönderiyorum. #PakistanМои мысли обращены к семьям погибших, а молитвы — к раненым. #Pakistan
Ona " e-posta gönderiyor musun?" diye sordum.수가타 미트라 : 제가 "이메일도 보내나요?"라고 물어봤습니다.
Ona " e-posta gönderiyor musun?" diye sordum.Och jag frågade honom, "Skickar du e-post?"
Ona " e-posta gönderiyor musun?" diye sordum.Saya bertanya, "Apakah kamu mengirim email?"
Ona " e-posta gönderiyor musun?" diye sordum.SM: A já jsem se ho zeptal, "Posíláš e-maily?"
Ona " e-posta gönderiyor musun?" diye sordum.SM: E eu perguntei-lhe: "Envias emails?"
Ona " e-posta gönderiyor musun?" diye sordum.SM: En ik vroeg hem: "Verstuur je e-mails?"
Ona " e-posta gönderiyor musun?" diye sordum.SM: Jeg spurgte ham, "Sender du emails?"
Ona " e-posta gönderiyor musun?" diye sordum.SM: Kysyin häneltä lähettääkö hän sähköposteja.
Ona " e-posta gönderiyor musun?" diye sordum.SM: L-am întrebat: "Trimiți mail-uri?"
Ona " e-posta gönderiyor musun?" diye sordum.SM: Megkérdeztem, "Küldesz e-maileket?"
Ona " e-posta gönderiyor musun?" diye sordum.SM: Opýtal som sa ho: " Posielaš emaily?"
Ona " e-posta gönderiyor musun?" diye sordum.SM: Rồi tôi hỏi, "Cháu có gửi email không?"
Ona " e-posta gönderiyor musun?" diye sordum.SM: Spytałem czy lubi wysyłać emaile.
Ona " e-posta gönderiyor musun?" diye sordum.SM: Und ich fragte ihn, "Verschickst du auch Emails?"
Ona " e-posta gönderiyor musun?" diye sordum.SM: Y le pregunté: "¿Envías mensajes de correo?"
Ona " e-posta gönderiyor musun?" diye sordum.Τον ρώτησα: "Στέλνεις ηλεκτρονικά μηνύματα;"
Ona " e-posta gönderiyor musun?" diye sordum.СМ: И аз го попитах: "Пращаш ли имейли?"
Ona " e-posta gönderiyor musun?" diye sordum.СМ: Я спитав в нього: "Ти відправляєш електронні листи?"
Ona " e-posta gönderiyor musun?" diye sordum.Я спросил его: "Ты посылаешь имейлы?"
Ona " e-posta gönderiyor musun?" diye sordum.ס.מ.: ושאלתי אותו, "האם אתה שולח אי-מיילים?"
Ona " e-posta gönderiyor musun?" diye sordum."سوغاتا ميترا" : وسألته : "هل يمكنك إرسال رسائل البريد الإلكتروني؟"
Ona " e-posta gönderiyor musun?" diye sordum.「うん 海の向こうまで届いたよ」と言ってました
-Onları geri gönderiyorlar.- Ce se întâmplă? - Îi cheamă la bază.
-Onları geri gönderiyorlar. Konvoy üsse dönüyor. Şimdi anlaşılıyor, değil mi?McKnight, kami ingin kau berbalik dan kembali ke Hawlwadig.