gönderir ile cümle
gönderir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Daha sonra mutlu ve zengin olacak bir çocuk doğuracaksın! " talimatıyla onu eve gönderir.You will then give birth to a boy who will be happy and rich!"
İnsanlar çok çalışırlarsa Peko onlara bol mahsul gönderir.If people of his kin remember his advice and work hard, Peko sends them abundant crops.
Zeus işaret olarak bir kartal gönderir.Zeus sent an eagle (aetos – αετός) as a sign.
Ünlü Truva Savaşı'ndan önce Poseidon, Truva'ya saldırması için bir deniz canavarı gönderir.Before the Trojan War, Poseidon sent a sea monster to attack Troy.
Tanrılar kendi oğlunun öldürülmesine kızarlar ve Girit'e bir veba gönderirler.The gods were angry at the murder of his own son and sent a plague to Crete.
Bu amaçla Neleus ve Pheres'i sürgüne gönderir ve Aeson'ı Iolkos'taki zindanlara kilitler.To this end, he banished Neleus and Pheres and locked Aeson in the dungeons in Iolcus.
Pelias bu tavsiyeye uyar ve Jason'ı Altın Postu alması için gönderir.Pelias took that advice and sent Jason to retrieve the Golden Fleece.
Selene, boğayı sokması için bir at sineği gönderir.Selene sends a gadfly to sting the bull.
Afrodit, Hymenaeus ile kottabos(oyun) oynayan Eros'u getirmesi için Aglaia'yı gönderir.Aphrodite sends Aglaia to fetch Eros, who is playing kottabos with Hymenaeus.
Eteokles daha sonra kardeşini sürgüne gönderir, ancak Polyneikes, yakındaki Argos şehrine sığınır.Eteocles then has his brother exiled, though Polynices soon finds refuge in the city of Argos.
Tommy, Julius'un silahını kapar ve Tuppence ve Jane'i trenle Londra'daki Sör James'e gönderir.Tommy snatches Julius's weapon, and sends Tuppence and Jane by train to Sir James in London.
Kenan sınırlarına varır ve ülkeye casuslar gönderirler.They arrive at the borders of Canaan and send spies into the land.
Mehdi çıkınca Süfyani onu yakalamak ve öldürmek için bir ordu gönderir.When the Mahdi appears, Sufyani will send an army to seize and kill him.
Yazılım, klavye ve fare girişini sunucu üzerinden Android cihazına gönderir. [1]The software pushes keyboard and mouse input to the Android device over the server.[4]
El sallayarak, onu uçakla evine, annesinin yanına gönderir.He, waving goodbye, sends her off on her flight back home to her mother.
Utu, kartala yardım etmesi için Etana adında bir adam gönderir.Utu sends a man, Etana, to help the eagle.
Sunucu, saldırgan tarafından talep edilen URL'yi alır ve yanıtı saldırgana geri gönderir.The server fetches the URL requested by the attacker and sends the response back to the attacker.
Onu postayla gönderir misin?Wirst du es mit der Post schicken?
Pyotr 17 yaşına geldiğinde babası onu askerliğini yapması için Orenburg'a gönderir.Der 17-jährige Pjotr wird vom Vater zum Militärdienst nach Orenburg geschickt.
Okuldan mezun olduktan sonra ebeveynleri onu İspanya'ya gönderir.Nach der Schulzeit sandten ihn seine Eltern nach Spanien.
Sonradan olan oğlu Albert’i yatılı okula gönderir.Den älteren Sohn Albert hat er nach außerhalb aufs Internat geschickt.
Fakat arkasından kendisini öldürmek üzere bir kiralık katil de gönderir.Dennoch wird die Wahrsagerin, bei der sie Unterschlupf fand, getötet.
Elli eyaletin her biri, Kongreye iki senatör gönderir.Jeder der 50 Bundesstaaten ist im Senat durch zwei Senatoren vertreten.
Kente bir tufan gönderirler.Sie kommen auch an den Rändern von Ortschaften vor.
Bunun üzerine Tanrı, Mısır’ın üzerine on bela gönderir.Daraufhin beschwört Moses die „Zehn Plagen“ über Ägypten.
Bu emirleri ekip liderlerine gönderir.Diese gaben den Befehl dann an die Führer der Einsatzgruppen weiter.
Ardından üç farklı yöne de keşifçiler gönderir.Danach verkehren die Züge in drei verschiedene Richtungen.
Saha küçükse sadece çukur içinden bir kez vurarak (hızla iterek) ileri doğru gönderir.Nur ein kleiner Nebenfluss floss noch über eine Gräfte (Graften) in Richtung Åhus.
Od Ana her bir ateşe ve ocağa birer tane İye (koruyucu ruh) gönderir.Jede der (bebauten) Kossätenwörden gab ein Schilling und ein Rauchhuhn.
Daha sonra melekler ve iblisleri Sanctuary'e gönderirler.Engel, Teufel und Dämonen in der christlichen Kunst.
Tanrı Peter'ın evine altı bela gönderir.Der Brief des Petrus an Philippus.
Sonra Fransızlar geri çekilince, ikiliyi Avustralya'ya sürgüne gönderir.Zurück in Amerika unterzeichnen sie die Annullierung.
Yerdeki kötü ruhları izler ve onların saklandığı ağaçların üzerine ateşini gönderir.Unten sind die armen Seelen im Fegefeuer dargestellt, die flehentlich die Hände zum Himmel erheben.
Stephen, Carl'ı diğer odaya kahve almaya gönderir.Donny schickt Bob ins Café, um Frühstück zu holen.
Daenerys Tyrion'ı danışmanı olarak yanına alır ve Jorah'ı yine sürgüne gönderir.Er will Tyrion Daenerys als Geschenk anbieten, um ihre Gunst zurückzuerlangen.
Sonunda bir ACK alınmadıysa,yeniden aktarma zamanlayıcısı DATA paketini yeniden gönderir.Kommt ein Datenpaket nicht an, so bleibt das ACK aus und der Sender schickt das letzte Datenpaket erneut.
Bunun üzerine bir Drakon gönderir.Hierbei wird ein Photon ausgesendet.
Kapıdaki görevli bunları cennete gönderir.Den Brief sollte sie am Tor der himmlischen Stadt abgeben.
Onu hastaneye gönderir.Man liefert ihn ins Krankenhaus ein.
Artık hep yanlarında kalmak isteyen Gulliver’e izin vermez, onu evine gönderirler.Nicht genug, um den einen zu finden, der ihn zurück nach Hause führt.
Yaptığı ilaci hemen o akşam kalfasi Marx ile konta gönderir.Durch Martins Einsatz soll sie zügig auf die Transplantationsliste kommen.
Yusuf onu iyileştirmek için gömleğini gönderir.Die Berührung des Jesusknaben heilt sie wieder.
Kontes onu bir reklam filmi için Kaliforniya'ya gönderir.Doch schon bald zog es ihn nach Kalifornien zum Filmgeschäft.
Pyotr orduya bağlı kalmak istemektedir ve Masha'yi babasının malikânesine gönderir.Pjotr bleibt bei der Truppe und schickt Saweljitsch mit Mascha zu seinen Eltern.
Brown, köpeği Einstein'i geleceğe gönderir.Flexner holte unter anderem Albert Einstein an das Institut.
Her aile hatırladığı kadar ölen geçmişi kadar ekmek gönderir.Alle Medaillen verblieben nach dem Tod des Beliehenen als Erinnerung den Hinterbliebenen.
Kiev’in yağmalanmasından sonra Batu, küçük bir birliği Polonya’ya gönderir.Après le saccage de Kiev, Batu envoie un petit groupe de soldats en Pologne.
Balığı yakalayan balıkçılar, Sambara'nın mutfağına gönderir.Celui-ci est pris par un pêcheur et envoyé à la cuisine de Sambara.
Çıktı: Çözülen verileri belirli bir aygıt veya dosyaya gönderir.Il se lit き (ki) ou け (ke) en lecture on et いき (iki) en lecture kun.
Kubilay başarısız komutan Toghan'ı ömür boyu Yangzhou'ya sürgüne gönderir.Kubilai, furieux d'un tel échec, bannit Toghan à Yangzhou à vie.
Kızları da okula gönderirler.Elle envoie toutes ses filles à l'école.
Sünni mezhebinden olmasına karşın avukat olan babası onu misyoner okuluna gönderir.De confession sunnite, son père qui était avocat l'envoie dans une école de missionnaires.
Doktor'u gerçekliğe geri gönderir.Je veux te ramener à la réalité.
Hem Roma hem de Kartaca Sicilya’ya oldukça büyük ordular gönderir.Rome et Carthage envoyèrent toutes deux des armées en Sicile.
Yusuf onu iyileştirmek için gömleğini gönderir.Il quitte l’armée à sa guérison.
Yurt dışı işçileri ülkelerine döviz gönderirler.On fait appel aux travailleurs étrangers.
Jack hepsini ikişerli olarak patronunun farklı çalışma yerlerine gönderir.Jack décide de le former au métier d'agent secret.
Birini gönderir, seni getirtirim.Tu veux quelque chose, tu vas le chercher.
Asur Kralı Nabukadnezar, İsrail'e ordularını gönderir.Le roi de Babylone, Nabuchodonosor, a soumis Israël.
Zeus gibi Hades de insanlara rüyalar gönderir.En colère, Gaïa envoie aux hommes des rêves prophétiques.