göndereceğim ile cümle

göndereceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Ben onları basacağım ve size geri göndereceğim.그럼 제가 인화해서 여러분에게 다시 보낼겁니다.
Ben onları basacağım ve size geri göndereceğim.Le voi imprima şi vi le voi trimite înapoi.
Ben onları basacağım ve size geri göndereceğim.Moi, je les imprimerai et vous les renverrai.
Ben onları basacağım ve size geri göndereceğim.Saya akan mencetaknya dan mengirim kembali kepada Anda.
Ben onları basacağım ve size geri göndereceğim.Tôi sẽ in chúng và gửi chúng trở lại cho bạn.
Ben onları basacağım ve size geri göndereceğim.Аз ще ги отпечатам и ще ви ги изпратя обратно.
Ben onları basacağım ve size geri göndereceğim.Я буду их распечатывать и отсылать вам обратно.
Ben onları basacağım ve size geri göndereceğim.Я друкуватиму їх і відсилатиму вам назад.
Ben onları basacağım ve size geri göndereceğim.אני אדפיס אותן ואשלח אותן חזרה אליכם.
Ben onları basacağım ve size geri göndereceğim.وسأقوم بطباعتها وإعادة إرسالها إليكم.
Ben onları basacağım ve size geri göndereceğim.皆さんは 自分の主張を表現するのに
Ben üç numarayı alıyorum." Ve onlara üç numarayı göndereceğimizi söyledik.Wracamy do pokoju i znów się witamy.
Bu kez sizi Tanrı'ya temelli geri gönderecegim!Agora, vou mandá-los para o Fundador de vez!
Bu kez sizi Tanrı'ya temelli geri gönderecegim!Esta vez, os enviaré allí para siempre.
Bu kez sizi Tanrı'ya temelli geri gönderecegim!Nu sänder jag tillbaka er till gudomen för gott.
Bu kez sizi Tanrı'ya temelli geri gönderecegim!Nu sender jeg jer tilbage til den mægtige for evigt.
Bu kez sizi Tanrı'ya temelli geri gönderecegim!Nyt minä tapan sinut!
Bu kez sizi Tanrı'ya temelli geri gönderecegim!Questa volta, vi manderò nell'oltretomba una volta per tutte!
Bu kez sizi Tanrı'ya temelli geri gönderecegim!Tym razem odeślę was w zaświaty na dobre.
Bu kez sizi Tanrı'ya temelli geri gönderecegim!Θα σας στείλω στον Ιδρυτή μια και καλή!
Bu kez sizi Tanrı'ya temelli geri gönderecegim!Но теперь я отправлю вас к Нему навеки!
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""A világ négy sarkába fogom szétszórni a négy lányomat."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Bố sẽ cho cả 4 đứa con gái của bố đi bốn phương trời."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Ich werde meine vier Töchter in die vier Ecken der Welt verstreuen."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Ik zal mijn vier dochters naar de vier hoeken van de wereld sturen."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Îmi voi împrăştia toate cele patru fiice în cele patru colţuri ale lumii."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Je vais éparpiller mes quatre filles aux quatre coins du monde."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""나는 우리 네 딸들이 세계 각지로 퍼져나갔으면 좋겠구나."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Moje čtyři dcery budou ve čtyřech koutech země."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Moje štyri dcéry budú v štyroch kútoch zeme."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Roześlę moje córki w cztery krańce świata."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Saya akan mengirimkan keempat putri saya ke empat penjuru dunia."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Spargerò tutte e quattro le mie figlie ai quattro angoli del mondo."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Vou espalhar as minhas quatro filhas pelos quatro cantos do mundo."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Voy a repartir a mis cuatro hijas en cuatro esquinas del planeta".
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Θα διασπείρω τις τέσσερις μου κόρες στα τέσσερα σημεία του ορίζοντα".
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Мои дочки разойдутся во все концы света".
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Ще разпръсна четирите си дъщери по четирите краища на света."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim"" Я розпорошу своїх чотирьох дочок по чотирьох кутках світу. "
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""הבנות שלי יגיעו לארבע קצוות תבל."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""سأقوم بنشر بناتي الأربعة في أربع مناطق مختلفة من العالم."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim"父が何を意味していたか分かりませんが、それは実現しました
Gelelim sana, Bayan Teğmen. Seni derhal üstünün yanına göndereceğim.A więc, pani porucznik, poślę cię od razu w ślad za twoim dowódcą.
Gelelim sana, Bayan Teğmen. Seni derhal üstünün yanına göndereceğim.Então, Menina Tenente, já vou mandá-la atrás do seu superior.
Gelelim sana, Bayan Teğmen. Seni derhal üstünün yanına göndereceğim.Señorita teniente, tú eres la siguiente.
Gelelim sana, Bayan Teğmen. Seni derhal üstünün yanına göndereceğim.Και τώρα, δις Υπολοχαγέ, θα σας στείλω να συναντήσετε τον ανώτερό σας αμέσως.
Gelelim sana, Bayan Teğmen. Seni derhal üstünün yanına göndereceğim.А теперь, мисс лейтенант, я отправлю вас вслед за вашим командиром.
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.Bo jeźli nie będziesz chciał wypuścić ludu mego, oto ja przywiodę jutro szaraóczę na granicę twoję,
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.For dersom du nekter å la mitt folk fare, da vil jeg imorgen la gresshopper komme over ditt land.
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.Kalau engkau masih juga menolak, maka besok akan Kudatangkan belalang ke negerimu
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.네가 만일 내 백성 보내기를 거절하면 내일 내가 메뚜기로 네 경내에 들어가게 하리니
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.Lebo ak nebudeš chcieť prepustiť môj ľud, hľa, zajtra dovediem kobylky na tvoju krajinu.
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.mas se tu recusares deixar ir o meu povo, eis que amanhã trarei gafanhotos aos teus termos;
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.Mert ha te nem akarod az én népemet elbocsátani, ímé én holnap sáskát hozok a te határodra.
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.Nếu từ chối, không cho dân ta đi, nầy, ngày mai ta sẽ sai cào cào đến địa phận ngươi;
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.Nếu từ_chối , không cho dân ta đi , nầy , ngày_mai ta sẽ sai cào_cào đến địa_phận ngươi ;
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.Pakli nechceš propustiti lidu mého, aj, já uvedu zítra kobylky na krajinu tvou.
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.Se tu rifiuti di lasciar partire il mio popolo, ecco io manderò da domani le cavallette sul tuo territorio
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.Sicer ako se boš branil odpustiti ljudstvo moje, glej, jutri pošljem kobilice v pokrajine tvoje.
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.Si rehúsas dejarlo ir, he aquí mañana yo traeré la langosta a tu territorio

İlgili Sayfalar