Ana içeriğe geç
Sözlük

gön ile cümle

gön kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Gönüllülere acil ihtiyaç vardır.There is an urgent need for volunteers.
Polis seni hapse gönderecek.The police will put you behind bars.
İran uzaya maymun göndermeyi planlıyor.Iran plans to launch a monkey into space.
Ailene en iyi dileklerimi gönder.Send my best wishes to your family.
Yakında biz sizi hapse gönderebileceğiz.Soon, we'll be able to send you to prison.
Büyükannem bile SMS gönderebilir.Even my grandma can send an SMS.
O mektup size gönderilmiş.That letter is addressed to you.
Bunu posta ile gönderebilir misin?Can you send it with a mallet?
Nasıl para gönderebileceğimi öğrenir öğrenmez, sana biraz göndereceğim.As soon as I can figure out how to send money, I'll send you some.
Fırsatını bulur bulmaz sana biraz para gönderirim.As soon as I can get the chance, I'll send you some money.
Hiç gönüllü iş yaptın mı?Have you ever done any volunteer work?
O epostayı göndermemeliydim.I shouldn't have sent that email.
Planlarımın bir kopyasını en kısa sürede size göndereceğim.I will send you a copy of my plans as soon as I can.
Elimden geldiğince kısa sürede sana bu resmin bir kopyasını göndereceğim.I will send you a copy of this picture as soon as I can.
Keşke kızımı bir Ivy League üniversitesine gönderecek gücüm olsa.I wish I could afford to send my daughter to an Ivy League university.
Ben onu dün dışarıya gönderdim ve bu yüzden onu yarın geri almalısın.I sent it out yesterday, and so you should get it tomorrow.
Bu mektubu dedeye gönderdim.I sent this letter to grandfather.
Dosya gönderildi.The file has been sent.
Büyükannem bile bir mesaj gönderebilir.Even my grandma can send a text.
Buraya posta gönderme yerine Twitter'ı kullan.Instead of posting here, use Twitter.
Sana bir cevap vâât edemem ama bana posta gönderebilirsin.I can't promise a reply, but you can send mail to me.
Doğum günü için ona bir hediye göndermek istiyorum.I want to send a present for his birthday.
Ben gönüllü itfaiyeye katılmaya karar verdim.I've decided to join the volunteer fire department.
Tom yardımcı olmak için gönüllüydü.Tom volunteered to help.
Tom başka hiç kimsenin yapmak istediği her şeyi yapmak için gönüllüydü.Tom volunteered to do all the things no one else wanted to do.
Tom annesinin ona gönderdiği her mektubu saklar.Tom keeps every letter his mother sends him.
Tom'un gönüllü iş için fazla zamanı yok.Tom doesn't have much time for volunteer work.
Tom, eski bir aile fotoğrafı sayısallaştırdı ve onu annesine e-postayla gönderdi.Tom digitized an old family photo and emailed it to his mother.
Tom gitmek istemiyordu, ama babası onu gönderdi.Tom didn't want to go, but his father made him go.
Tom onu gönüllü olarak yaptı.Tom did it voluntarily.
Tom rapor üzerinde birkaç kelime değiştirdi ve onu yeniden gönderdi.Tom changed a few words on the report and resubmitted it.
Tom çocuklarını üniversiteye göndermeyi göze alamaz.Tom can't afford to send his children to college.
Tom annesine bir Anneler Günü kartı göndermeyi neredeyse asla unutmaz.Tom almost never forgets to send his mother a Mother's Day card.
Tom Mary'ye yardımcı olmak için gönüllü oldu.Tom volunteered to help Mary.
Tom Mary'ye okul giderlerini ödemesine yardımcı olmak için para gönderdi.Tom sent money to Mary to help her pay for school expenses.
Tom Mary'ye bazı çiçekler gönderdi.Tom sent Mary some flowers.
Tom Mary'yi eve gönderdi.Tom sent Mary home.
Tom Mary'ye, üç sayfalık bir mektup gönderdi.Tom sent Mary a three-page letter.
Tom Mary'ye bir mesaj gönderdi.Tom sent Mary a message.
Tom Mary'nin ona gönderdiği parayı asla almadı.Tom never received the money Mary sent him.
Tom ilk olarak Mary'yi gönderdi.Tom made Mary go first.
Tom Mary'nin ona gitarını vermek için gönüllü olacağını düşünmüyor.Tom doesn't think Mary would be willing to lend him her guitar.
Tom hapishanede iken Mary'nin ona gönderdiği bütün mektupları taktir etti.Tom appreciated all the letters Mary sent him while he was in prison.
Hem Tom hem Mary bir faksı nasıl göndereceğini bilmiyordu.Both Tom and Mary didn't know how to send a fax.
O bir önceki yönetmene gönderme yaptı.He made reference to the previous director.
Bana bir Japon oyuncak bebeği gönderiyorsun, değil mi?You are sending me a Japanese doll, right?
O telefona cevap vermedi, bu yüzden ona bir e-posta gönderdim.He did not answer the phone, so I sent him an email.
Postanız başarıyla gönderildi.Your mail has been successfully sent.
Tom yeni bir yetimhane için para toplamaya yardım etmeye gönüllüydü.Tom volunteered to help raise money for a new orphanage.
Tom, Mary'yi şoförü ile havaalanına gönderdi.Tom had his chauffeur drive Mary to the airport.
Tom Mary'ye bir Noel kartı göndermeyi unuttu.Tom forgot to send Mary a Christmas card.
Tom gönüllü olarak çalışır.Tom does volunteer work.
Tom çok fazla gönüllü iş yapar.Tom does a lot of volunteer work.
Tom bir kobay olmak için gönüllü değildi.Tom didn't volunteer to be a guinea pig.
Tom Mary'ye doğum günü kartı göndermeyi hatırlamadı.Tom didn't remember to send Mary a birthday card.
Tom Mary'yi özel bir okula göndermeye karar verdi.Tom decided to send Mary to a private school.
Tom kesinlikle gönüllü olmayacak.Tom certainly isn't going to volunteer.
Tom Mary'yi ona gönderilen bir zarfı açmak için buğulama yapmaya çalışırken yakaladı.Tom caught Mary trying to steam open an envelope addressed to him.
Patron Tom'u iş için Boston'a gönderdi.The boss sent Tom to Boston on business.
Tom'a bir doğum günü kartı göndermeyi unutmamalıyız.We need to remember to send Tom a birthday card.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod