gömlek ile cümle

gömlek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.Có thời tôi bắt các em phải mặc áo sơ mi, áo vét và đeo cà vạt.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.Der var en gang hvor jeg fik dem til at have jakker og skjorter og slips på.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.Eine Zeit lang schrieb ich ihnen vor, Jacketts, Hemden und Krawatten zu tragen.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.Houve um tempo em que os obriguei a usar casacos, camisas e gravatas.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.Hubo un tiempo en que los hacía vestir sacos y camisas y corbatas.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.Il y a une époque où je leur demandais de porter des vestes, chemises et cravates.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.Jeden čas som ich dokonca donútil nosiť saká, košele a kravaty.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.제가 그들에게 자켓과 셔츠와 타이를 매도록 하는 때가 있었습니다.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.Voltak idők, amikor zakót és nyakkendőt köttettem velük.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.Υπήρξε καιρός που τους είχα υποχρεώσει να φορέσουν σακάκια και πουκάμισα και γραβάτες.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.Були часи, коли я змушував їх вдягати піджаки, сорочки і краватки.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.Было время, когда я заставлял их носить пиджаки, рубашки и галстуки.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.Имаше време, когато ги карах да носят сака, ризи и вратовръзки.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.היו תקופות שהכרחתי אותם ללבוש חולצות, חליפות ועניבות.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.كان هنالك وقت عندما جعلتهم يرتدون بدلاتٍ وقمصان, وربطات عنق.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.校長先生がジーンズに
Bu, bay Me'nin sipariş ettiği gömlek.C'est la chemise que Mr Me a commandé.
Bu, bay Me'nin sipariş ettiği gömlek.E camasa pe care a comandat-o Nan Nim.
Bu, bay Me'nin sipariş ettiği gömlek.E' la camicia che ha ordinato il Signor Me.
Bu, bay Me'nin sipariş ettiği gömlek.Es ist das Hemd das Sir Me bestellt hat.
Bu, bay Me'nin sipariş ettiği gömlek.Ini adalah pakaian yang dipesan Na Nim.
Bu, bay Me'nin sipariş ettiği gömlek.To jest ta koszula, którą zamówił Pan Me.
Bu, bay Me'nin sipariş ettiği gömlek.Είναι το πουκάμισο που είχε παραγγείλει ο σερ "Εγώ" <i>(Να Νιμ).
Bu, bay Me'nin sipariş ettiği gömlek.إنه الـقميص الذي طلبه سيـد: مي
Burasi gomlek yapilan tekstil --Aceasta este o fabrică de textile unde confecționează cămăși.
Burasi gomlek yapilan tekstil --Dit is een textielfabriek waar overhemden worden gemaakt.
Burasi gomlek yapilan tekstil --Esta es una fábrica textil donde hacen camisas.
Burasi gomlek yapilan tekstil --Firma tekstylna, w której robią koszule.
Burasi gomlek yapilan tekstil --Hier ist eine Textilfabrik, wo Hemden hergestellt werden -
Burasi gomlek yapilan tekstil --이건 셔츠를 만드는 원단입니다.
Burasi gomlek yapilan tekstil --Là c'est une usine où ils font des chemises.
Burasi gomlek yapilan tekstil --Questa è un'industria tessile in cui fanno camicie,
Burasi gomlek yapilan tekstil --Toto je textilka, kde vyrábějí košile.
Burasi gomlek yapilan tekstil -- Youngor, Cindeki en buyuk gomlek ve elbise fabrikasi.Isto é uma fábrica têxtil onde se fazem camisas — a Youngor, a maior fábrica de camisas e roupas da China.
Burasi gomlek yapilan tekstil --Това е текстилна фабика, където правят ризи.
Burasi gomlek yapilan tekstil --Это текстильное предприятие, где шьют рубашки:
Burasi gomlek yapilan tekstil --זהו מפעל טקסטיל שם הם מייצרים חולצות.
Burasi gomlek yapilan tekstil --هذا هو الغزل والنسيج حيث يصنعون القمصان.
Burasi gomlek yapilan tekstil --雅戈尓(Youngor)といい中国で最大規模の シャツや洋服の工場です
Coppola'nın senaryosu bu adamları şöyle tanımlıyor " gömlekli, tükenmiş bir halde."Coppola forgatókönyve szerint a férfiak "kimerültek, ingujjban.
Coppola'nın senaryosu bu adamları şöyle tanımlıyor " gömlekli, tükenmiş bir halde."Coppola opisuje v scenári týchto chlapíkov, že sú "vyčerpaní, s vysúkanými rukávmi.
Coppola'nın senaryosu bu adamları şöyle tanımlıyor " gömlekli, tükenmiş bir halde."Coppolas Skript beschreibt diese Kerle als "erschöpft in Hemdsärmeln.
Coppola'nın senaryosu bu adamları şöyle tanımlıyor " gömlekli, tükenmiş bir halde."El guión de Coppola describe a estos tipos como "exhaustos en manga corta.
Coppola'nın senaryosu bu adamları şöyle tanımlıyor " gömlekli, tükenmiş bir halde."Il copione di Coppola descrive questi ragazzi come "Esausti, in maniche corte.
Coppola'nın senaryosu bu adamları şöyle tanımlıyor " gömlekli, tükenmiş bir halde."Kịch bản của đạo diễn Coppola miểu tả những anh chàng này "kiệt sức trong chiếc áo dài tay.
Coppola'nın senaryosu bu adamları şöyle tanımlıyor " gömlekli, tükenmiş bir halde."코폴라의 대본에는 이 사람들이 셔츠 차림이고 지쳐있다고 설명하고 있습니다.
Coppola'nın senaryosu bu adamları şöyle tanımlıyor " gömlekli, tükenmiş bir halde."Le scénario les décrit "exténués, chemises ouvertes.
Coppola'nın senaryosu bu adamları şöyle tanımlıyor " gömlekli, tükenmiş bir halde." Saat sabahın dördüdür."Naskah Coppola menggambarkan orang-orang ini "kelelahan dalam kemeja berlengan, pada jam empat pagi."
Coppola'nın senaryosu bu adamları şöyle tanımlıyor " gömlekli, tükenmiş bir halde." Saat sabahın dördüdür."Сценарий Форда Копполы описывает этих ребят, как "измученных работой в 4 часа утра".
Coppola'nın senaryosu bu adamları şöyle tanımlıyor " gömlekli, tükenmiş bir halde."Scenariul lui Coppola descrie aceşti tipi ca "extenuaţi în mâneci de cămaşă.
Coppola'nın senaryosu bu adamları şöyle tanımlıyor " gömlekli, tükenmiş bir halde."Scenariusz Coppoli opisuje facetów: "zmęczeni, bez marynarek.
Coppola'nın senaryosu bu adamları şöyle tanımlıyor " gömlekli, tükenmiş bir halde."Ve scénáři jsou tito chlápci popsání jako "vyčerpaní a v košilích.
Coppola'nın senaryosu bu adamları şöyle tanımlıyor " gömlekli, tükenmiş bir halde."Το σενάριο του Κόπολα τους περιγράφει ως "εξουθενωμένους με πουκάμισα.
Coppola'nın senaryosu bu adamları şöyle tanımlıyor " gömlekli, tükenmiş bir halde."Сценарият на Копола описва тези типове като "Изтощени, по ризи.
Coppola'nın senaryosu bu adamları şöyle tanımlıyor " gömlekli, tükenmiş bir halde."התסריט של קופולה מתאר את החברה האלה כ "תשושים בחולצות שרוולים.
Coppola'nın senaryosu bu adamları şöyle tanımlıyor " gömlekli, tükenmiş bir halde."المخرج كوبولا يصف في نص الفيلم هؤلاء " المنهكون في قمصان نص كم
Coppola'nın senaryosu bu adamları şöyle tanımlıyor " gömlekli, tükenmiş bir halde.""午前4時"に疲れ果てている」
Devlet Simyacısından da bu beklenir. Diğer simyacılardan bir gömlek üsttesiniz.Olet kunnon valtionalkemisti, paljon parempi kuin ne muut.
Diğer simyacılardan bir gömlek üsttesiniz.Du är snäppet bättre än andra alkemister.
Diğer simyacılardan bir gömlek üsttesiniz.Eres mucho mejor que los demás.
İlgili Sayfalar