gömdü ile cümle

gömdü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
O merak ve görmek istedim gibi ne oldu. Neden Sayın Archibald Craven anahtarı gömdüğü?Por que o Sr. Archibald Craven enterrada a chave?
On yıl önce dün, seni kalbime gömdüm.Ieri s-au împlinit zece ani de când te port în suflet.
On yıl önce dün, seni kalbime gömdüm.Voici dix ans hier, que je t'ai porté dans mon coeur.
RAB onu Moav ülkesinde, Beytpeor karşısındaki vadide gömdü. Bugün de mezarının nerede olduğunu kimse bilmiyor.A pochoval ho v doline, v zemi Moábovej, naproti Bét-peoru. A nikto nezvedel o jeho hrobe až do tohoto dňa.
RAB onu Moav ülkesinde, Beytpeor karşısındaki vadide gömdü. Bugün de mezarının nerede olduğunu kimse bilmiyor.A pochoval jej v Gai, v zemi Moábské naproti Betfegor, a žádný nezvěděl o jeho hrobu až do tohoto dne.
RAB onu Moav ülkesinde, Beytpeor karşısındaki vadide gömdü. Bugün de mezarının nerede olduğunu kimse bilmiyor.En de HERE begroef hem in een dal bij Beth-Peor in Moab, maar tot nu toe weet niemand precies waar hij ligt.
RAB onu Moav ülkesinde, Beytpeor karşısındaki vadide gömdü. Bugün de mezarının nerede olduğunu kimse bilmiyor.벧브올 맞은편 모압 땅에 있는 골짜기에 장사되었고 오늘까지 그 묘를 아는 자 없으니라
RAB onu Moav ülkesinde, Beytpeor karşısındaki vadide gömdü. Bugün de mezarının nerede olduğunu kimse bilmiyor.Og han begravde ham i dalen i Moabs land midt imot Bet-Peor, og ingen kjenner til denne dag hans grav.
RAB onu Moav ülkesinde, Beytpeor karşısındaki vadide gömdü. Bugün de mezarının nerede olduğunu kimse bilmiyor.И Господ го погреба в долината в Моавската земя срещу Вет-фегор; а до днес никой не знае где е гробът му.
RAB onu Moav ülkesinde, Beytpeor karşısındaki vadide gömdü. Bugün de mezarının nerede olduğunu kimse bilmiyor.ויקבר אתו בגי בארץ מואב מול בית פעור ולא ידע איש את קברתו עד היום הזה׃
RAB onu Moav ülkesinde, Beytpeor karşısındaki vadide gömdü. Bugün de mezarının nerede olduğunu kimse bilmiyor.ودفنه في الجواء في ارض موآب مقابل بيت فغور ولم يعرف انسان قبره الى هذا اليوم
RAB onu Moav ülkesinde, Beytpeor karşısındaki vadide gömdü. Bugün de mezarının nerede olduğunu kimse bilmiyor.耶 和 華 將 他 埋 葬 在 摩 押 地 、 伯 毘 珥 對 面 的 谷 中 、 只 是 到 今 日 沒 有 人 知 道 他 的 墳 墓
RAB onu Moav ülkesinde, Beytpeor karşısındaki vadide gömdü. Bugün de mezarının nerede olduğunu kimse bilmiyor.耶和華 將 他 埋葬 在 摩押 地 、 伯毘珥對面 的 谷 中 、 只是 到 今日 沒 有 人 知道 他 的 墳墓
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.A vzavše kosti jejich, pochovali je pod stromem v Jábes, a postili se sedm dní.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.A wziąwszy kości ich, pogrzebli je pod drzewem w Jabes, i pościli siedm dni.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.Csontjaikat pedig felszedték, és eltemették a tamaris fa alatt Jábesben; és bõjtölének hét napig.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.Daarna begroeven zij de beenderen onder de eikeboom bij Jabes en vastten zeven dagen.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.Depois tomaram os seus ossos, e os sepultaram debaixo da tamargueira, em Jabes, e jejuaram sete dias.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.Deres ben tok de og begravde under tamarisken i Jabes, og så holdt de faste i syv dager.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.ils prirent leurs os, et les enterrèrent sous le tamarisc à Jabès. Et ils jeûnèrent sept jours.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.In vzamejo njih kosti in jih pokopljejo pod tamarisko v Jabesu in se postijo sedem dni.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.그 뼈를 가져다가 야베스 에셀나무 아래 장사하고 칠일을 금식하였더라
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.lấy cốt của họ mà chôn dưới cây liễu xủ tơ , ở gần Gia-be , và kiêng ăn trong bảy ngày .
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.lấy cốt của họ mà chôn dưới cây liễu xủ tơ, ở gần Gia-be, và kiêng ăn trong bảy ngày.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.le-au luat oasele, şi le-au îngropat subt stejarul din Iabes. Şi au postit şapte zile
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.Luego tomaron sus restos y los sepultaron debajo del tamarisco en Jabes, y ayunaron siete días
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.Poi presero le loro ossa, le seppellirono sotto il tamarisco che è in Iabes e fecero digiuno per sette giorni
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.Potom vzali ich kosti a pochovali ich pod tým stromom v Jabeši a postili sa sedem dní.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.Så tog de deres Ben og jordede dem under Tamarisken i Jabesj og fastede syv Dage.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.Sedan togo de deras ben och begrovo dem under tamarisken i Jabes och fastade så i sju dagar.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.und nahmen ihre Gebeine und begruben sie unter den Baum zu Jabes und fasteten sieben Tage.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.και ελαβον τα οστα αυτων και εθαψαν υπο το δενδρον εν Ιαβεις και ενηστευσαν επτα ημερας.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.И взеха костите им та ги закопаха под дървото в Явис, и постиха седем дена.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.и взяли кости их, и погребли под дубом в Иависе, и постились семь дней.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.ויקחו את עצמתיהם ויקברו תחת האשל ביבשה ויצמו שבעת ימים׃
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.واخذوا عظامهم ودفنوها تحت الاثلة في يابيش وصاموا سبعة ايام
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.將 他 們 骸 骨 葬 在 雅 比 的 垂 絲 柳 樹 下 、 就 禁 食 七 日
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.將 他 們 骸骨 葬在雅 比的 垂絲柳 樹下 、 就 禁食 七日
Tarihin cilvesi, onları sessizliğe gömdü.Au fost reduși la tăcere de un accident istoric nefericit.
Tarihin cilvesi, onları sessizliğe gömdü.Boli umlčaní nešťastnou historickou súhrou okolností.
Tarihin cilvesi, onları sessizliğe gömdü.Byli umlčeni nešťastnou náhodou v historickém vývoji.
Tarihin cilvesi, onları sessizliğe gömdü.De blev gjort tavse af en uheldig begivenhed i historien.
Tarihin cilvesi, onları sessizliğe gömdü.De tystades genom en olycklig historiens slump.
Tarihin cilvesi, onları sessizliğe gömdü.Eles foram silenciados por um infeliz acidente da História.
Tarihin cilvesi, onları sessizliğe gömdü.Elhallgattatta őket a történelem egy szerencsétlen fordulata.
Tarihin cilvesi, onları sessizliğe gömdü.Fueron silenciados por un desafortunado accidente de la historia.
Tarihin cilvesi, onları sessizliğe gömdü.Heidät hiljensi historian onneton käänne.
Tarihin cilvesi, onları sessizliğe gömdü.Hen is het zwijgen opgelegd door een ongelukkige historische gebeurtenis.
Tarihin cilvesi, onları sessizliğe gömdü.Họ im lặng bởi một tai nạn đáng tiếc của lịch sử.
Tarihin cilvesi, onları sessizliğe gömdü.Ils se ont été soumis au silence par un malheureux accident de l'histoire.
Tarihin cilvesi, onları sessizliğe gömdü.인더스 유물들은 불행한 역사의 사고로 침묵을 지켜야 했습니다.
Tarihin cilvesi, onları sessizliğe gömdü.Mereka tetap diam karena kebetulan sejarah belum mengizinkan.
Tarihin cilvesi, onları sessizliğe gömdü.Sono stati messi a tacere da uno sfortunato incidente della storia.
Tarihin cilvesi, onları sessizliğe gömdü.Uciszono ich przez niefortunny przypadek historii.
Tarihin cilvesi, onları sessizliğe gömdü.Zum Schweigen gebracht durch einen unglücklichen Zufall der Geschichte.
Tarihin cilvesi, onları sessizliğe gömdü.Μένουν σιωπηλοί λόγω ενός ατυχούς περιστατικού της ιστορίας.
Tarihin cilvesi, onları sessizliğe gömdü.Вони стали мовчазними через прикрі історичні непорозуміння.
Tarihin cilvesi, onları sessizliğe gömdü.Из-за неудачного стечения обстоятельств мы потеряли с ними связь.
Tarihin cilvesi, onları sessizliğe gömdü.Те са останали нечути заради злощастен инцидент в историята.
Tarihin cilvesi, onları sessizliğe gömdü.הם הושתקו על-ידי תאונה מצערת של היסטוריה.

İlgili Sayfalar