gömdü ile cümle
gömdü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.og da han havde lagt Liget i sin egen Grav, holdt de Dødeklage over ham og sagde: "Ak ve min Broder!"
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Položil pak tělo jeho v hrobě svém, a plakali ho: Ach, bratře můj.
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Puso su cuerpo en su propio sepulcro, e hicieron duelo por él diciendo: --¡Ay, hermano mío
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Und er legte den Leichnam in sein Grab; und sie beklagten ihn: Ach, Bruder!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Και εθεσε το σωμα αυτου εν τω ταφω αυτου και επενθησαν επ' αυτον, λεγοντες, Φευ αδελφε μου
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.И положил тело его в своей гробнице и плакал по нем: увы, братмой!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.И положи тялото му в своя ; и плакаха над него, казвайки : Уви, брате мой!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.וינח את נבלתו בקברו ויספדו עליו הוי אחי׃
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.فوضع جثته في قبره وناحوا عليه قائلين آه يا اخي.
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.就 把 他 的 屍 身 葬 在 自 己 的 墳 墓 裡 、 哀 哭 他 、 說 、 哀 哉 、 我 兄 阿
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.就 把 他 的 屍身葬 在 自己 的 墳墓裡 、 哀哭 他 、 說 、 哀哉 、 我 兄 阿
Daha sonra düşük yaptığı cenini gömdü.Enterró el cadáver del feto.
Daha sonra düşük yaptığı cenini gömdü.Sfortunatamente non si tratta di un caso isolato.
Daha sonra düşük yaptığı cenini gömdü.Έθαψε το νεκρό σώμα του εμβρύου.
Evrim bu bölümü daha karmaşık beyin katmanlarının altına gömdü. Ancak, beyin sapı hala hayatın temeli.La evolución lo ha enterrado en las capas de un cerebro más complejo pero sigue siendo el cimiento de la vida.
Evrim bu bölümü daha karmaşık beyin katmanlarının altına gömdü. Ancak, beyin sapı hala hayatın temeli.L'evoluzione lo ha seppellito sotto strati di un cervello più complesso ma è ancora il fondamento della vita.
Evrim bu bölümü daha karmaşık beyin katmanlarının altına gömdü. Ancak, beyin sapı hala hayatın temeli.Еволюцията го е погребала под слоеве от по-сложно устроен мозък, но той е все още е основата на живота.
Evrim bu bölümü daha karmaşık beyin katmanlarının altına gömdü.しかし、そこは今も生命維持の根幹だ
Gençler kalkıp Hananyanın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.A čo mladší vstanúc upravili ho a vynesúc pochovali.
Gençler kalkıp Hananyanın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.A vstavše mládenci, vzali jej, a vynesše ven, pochovali.
Gençler kalkıp Hananyanın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.A wstawszy młodzieńcy, porwali go, a wyniósłszy pogrzebli.
Gençler kalkıp Hananyanın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.Az ifjak pedig felkelvén, begöngyölék õt, és kivivén eltemeték.
Gençler kalkıp Hananyanın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.Een paar jonge mannen stonden op en legden hem af. Daarna droegen zij hem naar buiten en begroeven hem.
Gençler kalkıp Hananyanın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.Es standen aber die Jünglinge auf und taten ihn beiseite und trugen ihn hinaus und begruben ihn.
Gençler kalkıp Hananyanın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.Flăcăii s'au sculat, l'au învelit, l-au scos afară, şi l-au îngropat.
Gençler kalkıp Hananyanın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.Ja nuoret miehet nousivat ja korjasivat hänet ja kantoivat hänet pois ja hautasivat.
Gençler kalkıp Hananyanın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.젊은 사람들이 일어나 시신을 싸서 메고 나가 장사하니라
Gençler kalkıp Hananyanın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.Les jeunes gens, s`étant levés, l`enveloppèrent, l`emportèrent, et l`ensevelirent.
Gençler kalkıp Hananyanın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.Levantando-se os moços, cobriram-no e, transportando-o para fora, o sepultaram.
Gençler kalkıp Hananyanın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.Luego se levantaron los jóvenes y le envolvieron. Y sacándole fuera, lo sepultaron
Gençler kalkıp Hananyanın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.Maka orang-orang muda datang membungkus mayat Ananias, lalu membawanya ke luar untuk menguburkannya
Gençler kalkıp Hananyanın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.Men de unge Mænd stode op og lagde ham til Rette og bare ham ud og begravede ham.
Gençler kalkıp Hananyanın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.Mladeniči pa vstanejo ter ga pripravijo k pogrebu, odneso in pokopljejo.
Gençler kalkıp Hananyanın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.Nhưng các gã trẻ tuổi đứng dậy khâm liệm thây người và đem đi chôn.
Gençler kalkıp Hananyanın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.Nhưng các gã trẻ tuổi đứng_dậy khâm_liệm thây người và đem đi chôn .
Gençler kalkıp Hananyanın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.Och de yngre männen stodo upp och höljde in honom och buro ut honom och begrovo honom.
Gençler kalkıp Hananyanın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.og de unge menn stod op og la ham til rette og bar ham ut og begravde ham.
Gençler kalkıp Hananyanın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.Si alzarono allora i più giovani e, avvoltolo in un lenzuolo, lo portarono fuori e lo seppellirono
Gençler kalkıp Hananyanın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.Σηκωθεντες δε οι νεωτεροι, ετυλιξαν αυτον και εκβαλοντες εθαψαν.
Gençler kalkıp Hananyanın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.И встав, юноши приготовили его к погребению и, вынеся, похоронили.
Gençler kalkıp Hananyanın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.И като се минаха около три часа; влезе и жена му без да знае за станалото.
Gençler kalkıp Hananyanın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.Уставши молодцї, взяли його і винісши поховали.
Gençler kalkıp Hananyanın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.ויקומו הצעירים ויאספו אתו וישאהו החוצה ויקברהו׃
Gençler kalkıp Hananyanın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.فنهض الاحداث ولفوه وحملوه خارجا ودفنوه
Gençler kalkıp Hananyanın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.有 些 少 年 人 起 來 、 把 他 包 裹 抬 出 去 埋 葬 了
Gençler kalkıp Hananyanın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.有些 少年人 起來 、 把 他 包裹 抬出 去 埋葬 了
Harun'un oğlu Elazar ölünce, onu Efrayim'in dağlık bölgesinde oğlu Pinehas'a verilen tepeye gömdüler.Da Arons Søn Eleazar døde jordede de ham i hans Søn Pinehass By Gibea, som var givet ham i Efraims Bjerge.
Harun'un oğlu Elazar ölünce, onu Efrayim'in dağlık bölgesinde oğlu Pinehas'a verilen tepeye gömdüler.아론의 아들 엘르아살도 죽으매 무리가 그를 그 아들 비느하스가 에브라임 산지에서 받은 산에 장사하였더라
Harun'un oğlu Elazar ölünce, onu Efrayim'in dağlık bölgesinde oğlu Pinehas'a verilen tepeye gömdüler.ואלעזר בן אהרן מת ויקברו אתו בגבעת פינחס בנו אשר נתן לו בהר אפרים׃
Harun'un oğlu Elazar ölünce, onu Efrayim'in dağlık bölgesinde oğlu Pinehas'a verilen tepeye gömdüler.ومات العازار بن هرون فدفنوه في جبعة فينحاس ابنه التي أعطيت له في جبل افرايم
Harun'un oğlu Elazar ölünce, onu Efrayim'in dağlık bölgesinde oğlu Pinehas'a verilen tepeye gömdüler.亞 倫 的 兒 子 以 利 亞 撒 也 死 了 、 就 把 他 葬 在 他 兒 子 非 尼 哈 以 法 蓮 山 地 所 得 的 小 山 上
Harun'un oğlu Elazar ölünce, onu Efrayim'in dağlık bölgesinde oğlu Pinehas'a verilen tepeye gömdüler.亞倫 的 兒子 以利 亞撒 也 死 了 、 就 把 他 葬在 他 兒子非尼哈 以法 蓮 山地 所得 的 小 山上
İbrahim karısı Sarayı Kenan ülkesinde Mamreye -Hevrona- yakın Makpela Tarlasındaki mağaraya gömdü.그 후에 아브라함이 그 아내 사라를 가나안 땅 마므레 앞 막벨라 밭 굴에 장사하였더라(마므레는 곧 헤브론이라)
İbrahim karısı Sarayı Kenan ülkesinde Mamreye -Hevrona- yakın Makpela Tarlasındaki mağaraya gömdü.Sesudah itu Abraham menguburkan Sara istrinya di dalam gua Makhpela di tanah Kanaan
İbrahim karısı Sarayı Kenan ülkesinde Mamreye -Hevrona- yakın Makpela Tarlasındaki mağaraya gömdü.ואחרי כן קבר אברהם את שרה אשתו אל מערת שדה המכפלה על פני ממרא הוא חברון בארץ כנען׃
İbrahim karısı Sarayı Kenan ülkesinde Mamreye -Hevrona- yakın Makpela Tarlasındaki mağaraya gömdü.وبعد ذلك دفن ابراهيم سارة امرأته في مغارة حقل المكفيلة امام ممرا التي هي حبرون في ارض كنعان.
İbrahim karısı Sarayı Kenan ülkesinde Mamreye -Hevrona- yakın Makpela Tarlasındaki mağaraya gömdü.此 後 、 亞 伯 拉 罕 把 他 妻 子 撒 拉 埋 葬 在 迦 南 地 幔 利 前 的 麥 比 拉 田 間 的 洞 裡 、 幔 利 就 是 希 伯 崙
İbrahim karısı Sarayı Kenan ülkesinde Mamreye -Hevrona- yakın Makpela Tarlasındaki mağaraya gömdü.此後 、 亞伯拉罕 把 他 妻子 撒拉 埋葬 在 迦南 地幔 利 前 的 麥比拉 田間 的 洞裡 、 幔利 就是 希伯崙
İbrahimle karısı Sara, İshakla karısı Rebeka oraya gömüldüler. Leayı da ben oraya gömdüm.Di situ dikuburkan Abraham dan Sara, Ishak dan Ribka; dan di situ juga aku menguburkan Lea
İbrahimle karısı Sara, İshakla karısı Rebeka oraya gömüldüler. Leayı da ben oraya gömdüm.아브라함과 그 아내 사라가 거기 장사되었고 이삭과 그 아내 리브가도 거기 장사되었으며 나도 레아를 그곳에 장사하였노라