gömülecek ile cümle
gömülecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tom pazartesi günü gömülecek.Tom will be buried on Monday.
Bir gün tamamen sulara gömülecekOne day, it will end up beneath the waves
Hayır, bu şeyler her ekranın içine gömülecektir.No, this stuff will be built into the bezel of every display.
Sen de esenlik içinde atalarına kavuşacaksın. İleri yaşta ölüp gömüleceksin.but you will go to your fathers in peace. You will be buried in a good old age.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Those who remain of him shall be buried in death. His widows shall make no lamentation.
Sürüklenip Yeruşalim kapılarından dışarı atılacak, Eşek gömülür gibi gömülecek o.››He shall be buried with the burial of a donkey, drawn and cast forth beyond the gates of Jerusalem.
Kurşunlanan ceset daha sonra karakolun bahçesine gömülecektir.El cuerpo fue enterrado más adelante en el jardín de la mansión.
Kurşunlanan ceset daha sonra karakolun bahçesine gömülecektir[4].Następnie zwłoki zostały zakopane w dołku w ogrodzie posterunku [3].
Kurşunlanan ceset daha sonra karakolun bahçesine gömülecektir.Το πτώμα του δράστη βρίσκεται αργότερα εντός του κτηρίου.
Bir gün tamamen sulara gömülecekĐến một ngày, nó sẽ biến mất dưới những con sóng.
Bir gün tamamen sulara gömülecekÎntr-o zi va ajunge sub valuri.
Bir gün tamamen sulara gömülecekJednoho dne zmizí zcela pod vlnami.
Bir gün tamamen sulara gömülecekΚάποια μέρα θα καταλήξει κάτω από τα κύματα.
Bir gün tamamen sulara gömülecekיום אחד, יסיים את חייו .מתחת לגלים
Bir gün tamamen sulara gömülecekيوم واحد، هو سينتهي تحت الموجات
Bu süre zarfınca soğudu va katılaştı, parçalandı ve battı Bir gün tamamen sulara gömülecekЧерез какое-то время остров начнёт разрушаться волнами океана, погружаясь в пучину.
Film yapan bir sürü filmciyi ele alırsak, ki bunlar sessizliğe gömülecekler,제가 지금은 조용히 있는 영화 제작자들에 대해서 생각할때
Film yapan bir sürü filmciyi ele alırsak, ki bunlar sessizliğe gömülecekler,Kun ajattelen nykypäivän elokuvantekjöitä
Film yapan bir sürü filmciyi ele alırsak, ki bunlar sessizliğe gömülecekler,וכשאני חושב על עושי הסרטים שנמצאים שם עכשיו שהיו
Film yapan bir sürü filmciyi ele alırsak, ki bunlar sessizliğe gömülecekler,وعندما أفكر في صناع السينما الموجودين الآن الدين كان من الممكن
Film yapan bir sürü filmciyi ele alırsak, ki bunlar sessizliğe gömülecekler,これまでは声を出せずにいたにすぎないのです
Hayır, bu şeyler her ekranın içine gömülecektir.Không, những thứ nào sẽ được tích hợp vào từng màn hình hiển thị.
Hayır, bu şeyler her ekranın içine gömülecektir.Nee, deze dingen zullen worden ingebouwd in elk scherm.
Hayır, bu şeyler her ekranın içine gömülecektir.Nein, diese Dinge werden in dem Rahmen jedes Displays eingebaut sein.
Hayır, bu şeyler her ekranın içine gömülecektir.Ne, tyto věci budou zakomponovány do rámu každého displeje.
Hayır, bu şeyler her ekranın içine gömülecektir.Nie. To będzie wbudowane w obramowanie każdego ekranu.
Hayır, bu şeyler her ekranın içine gömülecektir.No, este material estará incluido en el armazón de cada dispositivo.
Hayır, bu şeyler her ekranın içine gömülecektir.Non, ça devrait être intégré dans les affichages.
Hayır, bu şeyler her ekranın içine gömülecektir.No, questa cosa sarà costruita nell'incastonatura di ogni display.
Hayır, bu şeyler her ekranın içine gömülecektir.Nu, aceste lucruri vor fi integrate în rama fiecărui ecran.
Hayır, bu şeyler her ekranın içine gömülecektir.Tidak, semua alat ini akan dimuat ke dalam bingkai setiap layar.
Hayır, bu şeyler her ekranın içine gömülecektir.Όχι, όλα αυτά θα είναι ενσωματωμένα στη βάση κάθε προβολής.
Hayır, bu şeyler her ekranın içine gömülecektir.Не, тези неща ще бъдат вградени в панела на всеки дисплей.
Hayır, bu şeyler her ekranın içine gömülecektir.Нет, это все будет встроено в корпус каждого дисплея.
Hayır, bu şeyler her ekranın içine gömülecektir.Ні, цей матеріал буде вбудований в панель кожного дисплею.
JU: Hayır, bu şeyler her ekranın içine gömülecektir.존 언더코플러: 모든 게 디스플레이에 통합될 겁니다.
JU: Hayır, bu şeyler her ekranın içine gömülecektir.ג'.א: לא זה יצטרך להיות מובנה במסגרת של כל צג.
JU: Hayır, bu şeyler her ekranın içine gömülecektir.جون: لا، هذه الأشياء سيتم بناؤها في جسم كل شاشة.
JU: Hayır, bu şeyler her ekranın içine gömülecektir.アーキテクチャの中に組み込まれるのです
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Az õ maradékai dögvész miatt temettetnek el, és az õ özvegyeik meg sem siratják.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Ceice scapă din ai lui, sînt îngropaţi de ciumă, şi văduvele lor nu -i plîng.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Ceux qui échappent sont enterrés par la peste, Et leurs veuves ne les pleurent pas.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.De av dem som slipper unda, legges i graven ved pest, og enkene holder ikke sørgefest over dem.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.de øvrige bringer Pesten i Graven, deres Enker kan ej holde Klage over dem.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.De som slippa undan läggas i graven genom pest, och hans änkor kunna icke hålla sin klagogråt.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Die ihm übrigblieben, wird die Seuche ins Grab bringen; und seine Witwen werden nicht weinen.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.i superstiti li seppellirà la peste e le loro vedove non faranno lamento
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Jeho pozostalí, ktorí unikli, pochovaní budú smrťou, a jeho vdovy nebudú plakať.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Jotka häneltä jäävät, ne saattaa rutto hautaan, eivätkä hänen leskensä pidä itkiäisiä.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Kar preostane njegovih, bodo pokopani v pomoru, in vdove njegove ne bodo žalovale.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Kẻ còn sống sót lại của hắn bị sự chết vùi dập, Và người góa bụa hắn sẽ không than khóc.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Kẻ còn sống_sót lại của hắn bị sự chết vùi_dập , Và người góa_bụa hắn sẽ không than_khóc .
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.그 남은 자는 염병으로 묻히리니 그의 과부들이 울지 못할 것이며
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Którzy po nim zostaną w śmierci pogrzebieni będą, a wdowy jego nie będą go płakały;
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Os que ficarem dele, pela peste serão sepultados, e as suas viúvas não chorarão.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Pozůstalí po něm v smrti pohřbeni budou, a vdovy jeho nebudou ho plakati.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Sanaknya yang masih ada, mati karena wabah, dan janda-jandanya tidak menangisi mereka
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Sus sobrevivientes serán sepultados por la plaga, y sus viudas no llorarán
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Οι εναπολειφθεντες αυτου θελουσι ταφη εν θανατω και αι χηραι αυτου δεν θελουσι κλαυσει.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Оставшихся по нем смерть низведет во гроб, и вдовы их не будут плакать.