gölgesi ile cümle

gölgesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Tutulmanın etkisiyle dünyaya ayın düşen gölgesi!A sombra da Lua caiu sobre a Terra devido ao eclipse!
Tutulmanın etkisiyle dünyaya ayın düşen gölgesi!Cień Księżyca rzucony na Ziemię podczas zaćmienia.
Tutulmanın etkisiyle dünyaya ayın düşen gölgesi!Det er månens skygge, som formørkelsen kaster på jorden.
Tutulmanın etkisiyle dünyaya ayın düşen gölgesi!Kuun varjo lankeaa pimennyksessä maan päälle.
Tutulmanın etkisiyle dünyaya ayın düşen gölgesi!¡La sombra de la Luna, proyectada sobre la Tierra por el eclipse!
Tutulmanın etkisiyle dünyaya ayın düşen gölgesi!L'ombra della luna, gettata sulla Terra dall'eclissi!
Tutulmanın etkisiyle dünyaya ayın düşen gölgesi!Månens skugga på jorden under solförmörkelsen.
Tutulmanın etkisiyle dünyaya ayın düşen gölgesi!Η σκιά της σελήνης πέφτει πάνω στη Γη, λόγω της έκλειψης!
Tutulmanın etkisiyle dünyaya ayın düşen gölgesi!Тень луны, отброшенная на землю во время затмения!
Ve bunu yaradılışın bir parçası olarak algılamalıyım. bir tarafımın Tanrı'nın bir gölgesi olduğuna inanarak.E devo capire ciò come una parte della creazione, come la parte di me fatta ad immagine di Dio.
Ve bunu yaradılışın bir parçası olarak algılamalıyım. bir tarafımın Tanrı'nın bir gölgesi olduğuna inanarak.E eu tenho de a entender, como uma parte da criação, como parte de mim feita à imagem de Deus.
Ve bunu yaradılışın bir parçası olarak algılamalıyım. bir tarafımın Tanrı'nın bir gölgesi olduğuna inanarak.그렇기에 저는 제 자신이 세상의 일부분이며 동시에 하느님의 형상의 일부분이라는 사실을 알고 있습니다.
Ve bunu yaradılışın bir parçası olarak algılamalıyım. bir tarafımın Tanrı'nın bir gölgesi olduğuna inanarak.Muszę zrozumieć to jako część stworzenia, jako ktoś stworzony na obraz boski.
Ve bunu yaradılışın bir parçası olarak algılamalıyım. bir tarafımın Tanrı'nın bir gölgesi olduğuna inanarak.Och jag måste förstå det som en del av skapelsen, som en del av att jag är gjord till Guds avbild.
Ve bunu yaradılışın bir parçası olarak algılamalıyım. bir tarafımın Tanrı'nın bir gölgesi olduğuna inanarak.Và tôi phải hiểu rằng là một phần của tạo hóa, là một phần của tôi được tạo ra bởi hình ảnh của Thượng Đế.
Ve bunu yaradılışın bir parçası olarak algılamalıyım. bir tarafımın Tanrı'nın bir gölgesi olduğuna inanarak.І я повинна це розуміти, тому що я є частиною всього живого, бо я створена за подобою Божою.
Ve bunu yaradılışın bir parçası olarak algılamalıyım. bir tarafımın Tanrı'nın bir gölgesi olduğuna inanarak.Я должна понимать это, будучи частью сотворения мира, будучи созданной по образу Бога.
Ve bunu yaradılışın bir parçası olarak algılamalıyım. bir tarafımın Tanrı'nın bir gölgesi olduğuna inanarak.ואני חייבת להבין זאת, כחלק מהבריאה, מכיוון שחלק ממני נברא בצלמו של אלוהים.
Ve bunu yaradılışın bir parçası olarak algılamalıyım. bir tarafımın Tanrı'nın bir gölgesi olduğuna inanarak.وعلي ان استوعب على اعتباري طرف في هذه الصلة وشخص خلق على شاكلة الله
Ve bunu yaradılışın bir parçası olarak algılamalıyım. bir tarafımın Tanrı'nın bir gölgesi olduğuna inanarak.神が創造したものの一部であると理解しなければいけません そして私が必要とすることは
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.Assim que o Sol se põe atrás do templo dela, à tarde, cobre perfeitamente o templo dele com a sua sombra.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.A tak jako slunce zapadá za jejím chrámem odpoledne, dokonale zahaluje jeho chrám jejím stínem.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.En wanneer de zon 's avonds ondergaat achter haar tempel, bedenkt die zijn tempel perfect met haar schaduw.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.I gdy po południu słońce zachodzi za jej świątynią, wtedy pokrywa cieniem jego świątynię.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.해가 차차 저물면서는 오전과 반대로 왕비의 신전 그림자가 왕의 신전을 가리우죠.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.Ko sonce zaide za njen tempelj, meče senco na njegov tempelj.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.Och när solen går ner bakom hennes tempel på eftermiddagen, täcks hela hans tempel av hennes skugga.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.Şi în timp ce soarele apune în spatele templului soţiei, scaldă perfect templul lui cu umbra ei.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.Und wenn die Sonne am Nachmittag hinter ihrem Tempel untergeht, badet sein Tempel exakt in ihrem Schatten.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.Và khi mặt trời lặn phía sau ngôi đền của bà vào buổi chiều, bóng của nó hoàn toàn phủ kín ngôi đền của ông.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.Και καθώς ο ήλιος δύει πίσω από το ναό της το απόγευμα, λούζει ολοκληρωτικά το δικό του ναό με τη σκιά της.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.А во второй половине дня при заходе солнца тень от храма жены закрывает храм правителя.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.А когато привечер слънцето залязва зад нейния храм сянката му съвършено облива неговия храм.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.А коли після полудня сонце сідає поза її храмом, воно повністю обволікає храм короля тінню його коханої.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.ואחה"צ, כשהשמש שוקעת מאחורי מקדשה, היא מטבילה כליל את מקדשו בצילה.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.وعندما تغرب الشمس وراء نصبها في فترة ما بعد الظهر، تغسل نصبه بظل نصبها بشكل رائع.
Ve güneş eşinin tapınağının arkasından batarken, gölgesi kralın tapınağını mükemmel bir şekilde kaplar.妻の影が 王の神殿を優しく撫でる 1300年の時を越えた今も 2人は石碑越しに
Yüceler Yücesinin barınağında oturan, Her Şeye Gücü Yetenin gölgesinde barınır.(90:1) Живущий под кровом Всевышнего под сенью Всемогущего покоится,
Yüceler Yücesinin barınağında oturan, Her Şeye Gücü Yetenin gölgesinde barınır.Aki a Felségesnek rejtekében lakozik, a Mindenhatónak árnyékában nyugoszik az.
Yüceler Yücesinin barınağında oturan, Her Şeye Gücü Yetenin gölgesinde barınır.Aquele que habita no esconderijo do Altíssimo, � sombra do Todo-Poderoso descansará.
Yüceler Yücesinin barınağında oturan, Her Şeye Gücü Yetenin gölgesinde barınır.Celce stă supt ocrotirea Celui Prea Înalt, şi se odihneşte la umbra Celui Atoputernic,
Yüceler Yücesinin barınağında oturan, Her Şeye Gücü Yetenin gölgesinde barınır.Celui qui demeure sous l`abri du Très Haut Repose à l`ombre du Tout Puissant.
Yüceler Yücesinin barınağında oturan, Her Şeye Gücü Yetenin gölgesinde barınır.Den der sidder i den Højestes Skjul og dvæler i den Almægtiges Skygge,
Yüceler Yücesinin barınağında oturan, Her Şeye Gücü Yetenin gölgesinde barınır.Den som sitter i den Høiestes skjul, som bor i den Allmektiges skygge,
Yüceler Yücesinin barınağında oturan, Her Şeye Gücü Yetenin gölgesinde barınır.Den som sitter under den Högstes beskärm och vilar under den Allsmäktiges skugga,
Yüceler Yücesinin barınağında oturan, Her Şeye Gücü Yetenin gölgesinde barınır.El que habita al abrigo del Altísimo morará bajo la sombra del Todopoderoso
Yüceler Yücesinin barınağında oturan, Her Şeye Gücü Yetenin gölgesinde barınır.Joka Korkeimman suojassa istuu ja Kaikkivaltiaan varjossa yöpyy,
Yüceler Yücesinin barınağında oturan, Her Şeye Gücü Yetenin gölgesinde barınır.Kdor stanuje v zavetju Najvišjega, bo počival v senci Vsemogočnega.
Yüceler Yücesinin barınağında oturan, Her Şeye Gücü Yetenin gölgesinde barınır.지존자의 은밀한 곳에 거하는 자는 전능하신 자의 그늘 아래 거하리로다
Yüceler Yücesinin barınağında oturan, Her Şeye Gücü Yetenin gölgesinde barınır.Người nào ở nơi kín đáo của Ðấng Chí cao, Sẽ được hằng ở dưới bóng của Ðấng Toàn năng.
Yüceler Yücesinin barınağında oturan, Her Şeye Gücü Yetenin gölgesinde barınır.Người nào ở nơi kín_đáo của Ðấng_Chí cao , Sẽ được hằng ở dưới bóng của Ðấng_Toàn năng .
Yüceler Yücesinin barınağında oturan, Her Şeye Gücü Yetenin gölgesinde barınır.Orang yang berlindung pada Yang Mahatinggi, dan tinggal dalam naungan Yang Mahakuasa
Yüceler Yücesinin barınağında oturan, Her Şeye Gücü Yetenin gölgesinde barınır.Ten, kdož v skrýši Nejvyššího přebývá, v stínu Všemohoucího odpočívati bude.
Yüceler Yücesinin barınağında oturan, Her Şeye Gücü Yetenin gölgesinde barınır.Ten, kto býva v skrýši Najvyššieho, bude nocovať v tôni Všemohúceho.
Yüceler Yücesinin barınağında oturan, Her Şeye Gücü Yetenin gölgesinde barınır.Ten, który mieszka w ochronie Najwyższego, i w cieniu Wszechmocnego przebywać będzie;
Yüceler Yücesinin barınağında oturan, Her Şeye Gücü Yetenin gölgesinde barınır.Tu che abiti al riparo dell'Altissimo e dimori all'ombra dell'Onnipotente
Yüceler Yücesinin barınağında oturan, Her Şeye Gücü Yetenin gölgesinde barınır.Wer unter dem Schirm des Höchsten sitzt und unter dem Schatten des Allmächtigen bleibt,
Yüceler Yücesinin barınağında oturan, Her Şeye Gücü Yetenin gölgesinde barınır.Wie schuilt bij de Allerhoogste God, kan rustig slapen, want de Almachtige werpt Zijn schaduw over hem.
Yüceler Yücesinin barınağında oturan, Her Şeye Gücü Yetenin gölgesinde barınır.Ο κατοικων υπο την σκεπην του Υψιστου υπο την σκιαν του Παντοκρατορος θελει διατριβει.
Yüceler Yücesinin barınağında oturan, Her Şeye Gücü Yetenin gölgesinde barınır.ישב בסתר עליון בצל שדי יתלונן׃

İlgili Sayfalar