gölgesi ile cümle

gölgesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Gölgesiz IşıkСвітло без тіні
Gölgesiz Işıkאור ללא צל
Gölgesiz Işıkضوء بدون ظل
Gölgesiz Işık影なし
Görüntülenmiş belgelerin gölgesi:A már megtekintett dokumentumok árnyéka:
Görüntülenmiş belgelerin gölgesi:Assombrissement des documents & affichés & #160;:
Görüntülenmiş belgelerin gölgesi:Barva za & videne dokumente:
Görüntülenmiş belgelerin gölgesi:& Bóng các tài liệu đã xem:
Görüntülenmiş belgelerin gölgesi:Cień obejrzanych dokumentów:
Görüntülenmiş belgelerin gölgesi:Einfärbung für & angesehene Dokumente:
Görüntülenmiş belgelerin gölgesi:Fundal documente & vizualizate:
Görüntülenmiş belgelerin gölgesi:& Katsottujen asiakirjojen varjostus:
Görüntülenmiş belgelerin gölgesi:Odstín zobrazených dokumentů:
Görüntülenmiş belgelerin gölgesi:Schaduw van bekeken documenten:
Görüntülenmiş belgelerin gölgesi:Sfumatura per i documenti & visualizzati:
Görüntülenmiş belgelerin gölgesi:Sombra de los documentos & visualizados:
Görüntülenmiş belgelerin gölgesi:Sombra dos 'Documentos & vistos':
Görüntülenmiş belgelerin gölgesi:& Visade dokuments skugga:
Görüntülenmiş belgelerin gölgesi:& Viste dokumenters indfarvning:
Görüntülenmiş belgelerin gölgesi:보여진 문서의 색조( V):
Görüntülenmiş belgelerin gölgesi:& Zobrazené dokumenty:
Görüntülenmiş belgelerin gölgesi:Σκιά εγγράφων που προβλήθηκαν:
Görüntülenmiş belgelerin gölgesi:& Затінення переглянутого документа:
Görüntülenmiş belgelerin gölgesi:Подсветка & просмотренных документов:
Görüntülenmiş belgelerin gölgesi:Сянка на отворените документи:
Görüntülenmiş belgelerin gölgesi:& רקע המסמכים הנצפים:
Görüntülenmiş belgelerin gölgesi:見た文書の色(V):
Güneş kralın tapınağının arkasından doğar, ve gölgesi mükemmel bir şekilde eşinin tapınağını kaplar.A nap a király temploma mögött kel fel, és tökéletesen megfürdeti a felesége templomát az árnyékában.
Güneş kralın tapınağının arkasından doğar, ve gölgesi mükemmel bir şekilde eşinin tapınağını kaplar.왕비의 신전은 왕의 신전 뒤쪽에서 떠오른 태양이 만든 그늘 속에 완벽하게 가려지게 됩니다.
Güneş kralın tapınağının arkasından doğar, ve gölgesi mükemmel bir şekilde eşinin tapınağını kaplar.le soleil se levait derrière son temple à lui, et couvrait parfaitement de son ombre, le temple de son épouse.
Güneş kralın tapınağının arkasından doğar, ve gölgesi mükemmel bir şekilde eşinin tapınağını kaplar.השמש זורחת מאחורי מקדשו, ומטבילה כליל את מקדשה בצילו.
Güneş kralın tapınağının arkasından doğar, ve gölgesi mükemmel bir şekilde eşinin tapınağını kaplar.تشرق الشمس من خلف نصبه، وتغسل نصبها بظل نصبه بشكل رائع.
Güneş kralın tapınağının arkasından doğar, ve gölgesi mükemmel bir şekilde eşinin tapınağını kaplar.彼の影が 妻の神殿を優しく撫で 妻の神殿側に日が沈むと
Haçı tüm Apus'un veya Inca'nın dağlarının en kutsalı Ausangate'nin gölgesine, buzun üzerine koyarsınız.Pui crucea pe gheață, la umbra lui Ausangate, cel mai sacru dintre toți munții Apus ai incașilor.
Haçı tüm Apus'un veya Inca'nın dağlarının en kutsalı Ausangate'nin gölgesine, buzun üzerine koyarsınız.Si mette la croce nel ghiaccio all'ombra di Ausangate, la più sacra di tutte le Apu, o sacre montagne Inca.
Haçı tüm Apus'un veya Inca'nın dağlarının en kutsalı Ausangate'nin gölgesine, buzun üzerine koyarsınız.תוקעים את הצלבים בקרח בצילו של אוסנגאטה, המקודש מכל ה"אפוס", ההרים הקדושים של האינקה,
Haçı tüm Apus'un veya Inca'nın dağlarının en kutsalı Ausangate'nin gölgesine, buzun üzerine koyarsınız.وتضع الصليب في الجليد في ظلال جبل الـ:"Ausangate" الجبل الأكثر قدسية في جبال الأنكا المقدسة
Haçı tüm Apus'un veya Inca'nın dağlarının en kutsalı Ausangate'nin gölgesine, buzun üzerine koyarsınız.そこは最も神聖なアプス インカで最も神聖な山 アウサンガテの陰です そして儀式の踊りをして 十字架に力をつけます
Haçı tüm Apus'un veya Inca'nın dağlarının en kutsalı Ausangate'nin gölgesine, buzun üzerine koyarsınız.그 십자가를 잉카의 모든 성산(聖山), 아푸(Apu) 중에서도 가장 신성한 아우상가테(Ausangate) 산의 그늘진 곳 얼음 안에 놓습니다.
Heinkel, daha önce Alphonse'un gölgesini gördün mü?Heinkel, hai visto l'ombra di Alphonse prima?
Heinkel, daha önce Alphonse'un gölgesini gördün mü?Heinkel, viste a sombra do Alphonse?
Heinkel, daha önce Alphonse'un gölgesini gördün mü?Heinkel, ¿viste la sombra de Alphonse antes?
Heinkel, daha önce Alphonse'un gölgesini gördün mü?Heinkel, widziałeś przedtem cień Alphonse'a?
Heinkel, daha önce Alphonse'un gölgesini gördün mü?-Näitkö Alphonsen varjon?
Heinkel, daha önce Alphonse'un gölgesini gördün mü?Så du Alphonses skygge før?
Heinkel, daha önce Alphonse'un gölgesini gördün mü?Såg du Alphonses skugga innan?
Heinkel, daha önce Alphonse'un gölgesini gördün mü?Χάινκελ, είδες πριν τη σκιά του Αλφόνς;
Heinkel, daha önce Alphonse'un gölgesini gördün mü?Хенкел, ты видел тень Альфонса?
İnsan karanlığa son verir, Koyu karanlığın, ölüm gölgesinin taşlarını Son sınırına kadar araştırır.Cíl ukládá temnostem, a všelikou dokonalost člověk vystihá, kámen mrákoty a stínu smrti.
İnsan karanlığa son verir, Koyu karanlığın, ölüm gölgesinin taşlarını Son sınırına kadar araştırır.Človek kladie koniec tme a zkúma vo všetky konce hlbiny hľadajúc kameň mrákoty a tône smrti.
İnsan karanlığa son verir, Koyu karanlığın, ölüm gölgesinin taşlarını Son sınırına kadar araştırır.De gjør ende på mørket, og inn i de innerste kroker gransker de stener som ligger i det sorte mørke;
İnsan karanlığa son verir, Koyu karanlığın, ölüm gölgesinin taşlarını Son sınırına kadar araştırır.사람이 흑암을 파하고 끝까지 궁구하여 음예와 유암 중의 광석을 구하되
İnsan karanlığa son verir, Koyu karanlığın, ölüm gölgesinin taşlarını Son sınırına kadar araştırır.Loài người làm tan tăm tối, Dò xét đến cùng tột, Hòn đá ở nơi âm ẩm tối tăm đen kịch.
İnsan karanlığa son verir, Koyu karanlığın, ölüm gölgesinin taşlarını Son sınırına kadar araştırır.Loài_người làm tan tăm_tối , Dò_xét đến cùng_tột , Hòn đá ở nơi âm_ẩm tối_tăm đen kịch .
İnsan karanlığa son verir, Koyu karanlığın, ölüm gölgesinin taşlarını Son sınırına kadar araştırır.L'uomo pone un termine alle tenebre e fruga fino all'estremo limite le rocce nel buio più fondo
İnsan karanlığa son verir, Koyu karanlığın, ölüm gölgesinin taşlarını Son sınırına kadar araştırır.Man macht der Finsternis ein Ende und findet zuletzt das Gestein tief verborgen.
İnsan karanlığa son verir, Koyu karanlığın, ölüm gölgesinin taşlarını Son sınırına kadar araştırır.Man sätter då gränser för mörkret, och rannsakar ned till yttersta djupet,
İnsan karanlığa son verir, Koyu karanlığın, ölüm gölgesinin taşlarını Son sınırına kadar araştırır.På Mørket gør man en Ende og ransager indtil de dybeste Kroge Mørkets og Mulmets Sten;
İnsan karanlığa son verir, Koyu karanlığın, ölüm gölgesinin taşlarını Son sınırına kadar araştırır.tárt vet [az ember] a setétségnek, és átkutatja egészen és végig a homálynak és a halál árnyékának kövét.
İnsan karanlığa son verir, Koyu karanlığın, ölüm gölgesinin taşlarını Son sınırına kadar araştırır.Tehdään loppu pimeydestä, ja tutkitaan tyystin kivi, jonka synkkä pilkkopimeä peittää.

İlgili Sayfalar